Nasıl bir yaratık bu?

SİNEMA .

Bu yaz izlediğim bir filmden, Alien (Yaratık), Diriliş filminden bahsetmek istiyorum.

Serinin son filmini, daha önce Alien 1, Aliens, Alien 3’ü izlemiş olmama rağmen devam filmlerinin sonuncusunu bir türlü izleyememiştim. Çok tutulan bir filmin devam filminin çekilmesi sıradan bir hale geldi. Matrix üçlemesi, İndiana Jones'un dört filmlik serisi, Zor Ölüm üçlemesi (4 şu an çekim aşamasında) ve Rocky sanırım beş filmdi. Örnekler gerçekten çok.

Neyse biz gelelim Yaratık’a. İzleyenler bilir ilk film beğenilmişti. Hatta kendinden sonraki birçok bilimkurgu ve yaratık filmine de ilham kaynağı olmuştu. İlk filmi Ridley Scott ( hani şu Gladyatör filminin yönetmeni ) yönetmişti. İkinci filmi genelde gişe filmleri çeken yönetmen James Cameron (Titanic’in yönetmeniydi aynı zamanda) yönetir. İkinci film de birincisi gibi çok iyi gişe yapar. Gişe bir tarafa film gerçekten birincinin bittiği yerden gerilimi alıp devam ettiriyordu. Bu, devam filmlerinde çokça görülen bir durum değil haliyle. Üçüncü filmi ise David Fincher çeker. Üç başarılı film. Ve son, diyecekken dördü de çekildi. Aslında izleyici sanrım böyle bir şey beklemiyordu; çünkü filmin asıl karakteri kendini kızgın demir lavları arasına atarak hayatına son veriyordu. E, nerden çıktı bu Diriliş?

Alien serisinin üçüncüsünde Ripley (Sigourney Weaver), içinde son yaratıkla beraber ölmüştü. Olaydan 200 yıl sonra, bilim adamları yaratıkla tanışabilmek için bazı hücre birleştirme ve DNA çalışmaları yaparlar ve Ripley'i tekrar hayata döndürürler. Yaratık Ripley'in içinden alınır fakat Ripley'de yaratığın izleri görülmektedir. Uzay gemisi Dünya'ya doğru hızla ilerlemektedir ve yaratık tekrar ortaya çıkmaktadır. Onunla baş edecek tek kişi tabiî ki yine Ripley. Bu dördüncü "Alien" filminin sürprizi, Winona Ryder.

Daha önce Ridley Scott, James Cameron ve David Fincher tarafından çekilen "Yaratık" filmlerinin sonuncusu olan "Alien: Diriliş", 80 milyon dolarlık bir bütçesiyle, görsel yönden son derece zengin bir yapım. Hollywood'un yüksek teknolojisinden faydalanılarak gerçekleştirilen film, zengin hayal gücüyle tanınan Fransız Jean Pierre Jeunet'in imzasını taşıdığı için de, yönetmenin sıkı takipçileri tarafından ilginç bir deneyim sunmakta...

Yaratık, bizim hırslarımız, ihtiraslarımız, benliğimiz, egomuz… Bizden başka hüküm sahibi olsun istemiyoruz ne de olsa; onun için ay ya da maçin kimin umurunda! Zafere giden yolda her şey mubah diyen bir zihniyetten ne beklenir ki?

İnsanoğlu, hırs ve ihtiras için bu dünyadan geçti, diğer dünyaları keşfedip onlara da hâkimiyet kurmak için bakalım daha neler yapacak!

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Nasıl bir yaratık bu? | Yılmaz Yılmaz

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • tuna Cumartesi, 17:58

    Sahi bu sinema yazisi neden yazilmis. Bence lise seviyesindeki kompozisyonlardan sinema yazilari cikmiyor ve fazlada zorlamam gerekmezmei
  • Umut Sözen Cuma, 02:05

    Bu tarz yazılar yazılırken, okura aktarılan bilgilerin doğruluğu hakikaten önem taşır. Hani zor birşey de değğil yani, imdb den google dan verdiğmiz referansları doğrulayabiliriz. Nihayetinde yazı da bir web sitesinde yayımlanıyor, internete bu kadar aşina bir yazar için google da bir iki sorgulama yapmak zor olmasa gerek.

    İkincil olarak bu yazı, ki cidden zerre ilgi uyandıramıyor, neden yazılmış? diye sormaktan kendimi alamıyorum. Hollywood tarihinde çekilmiş devam filmlerinin yarım yamalak bir analizi mi? Yoksa üç beş yönetmenin yetersizce değerlendirilmesi mi?

    Son olarak, yazının sonuna eklenmiş pasaj... "hani hissemizi de verelim, insana, daha dar çerçevede hollywood a iki eleştiri çakalım" klişesinden öte nedir? Yazının başından kopuk, hızlıca bitireyim gayri der gibi...
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.