Biri ABD'yi Durdursun!

GÜNCEL .

Hayır, ABD’nin,
Kana bezenmiş demokrasisi,
Gayri insani insan hakları, bize dokunmasın!
Ve mümkünse de hiç kimseye dokunmasın!

ABD, son günlerde çok sıcak bir şekilde ellerini ovuşturmakta olup, yine hümanizma! kokan bir anlayışla, bir yerlere güvenlik ve demokrasi götürmenin derdine düşmüştür! Ve bu konuda, en yakın kurban olarak da, ne yazık ki Suriye'yi seçmiş durumdadır.

Çünkü ABD, İsrail üzerinden, en direk de olsa Suriye’ye girmiş olduğu halde, bununla da yetinmeyip kendisi de direkt olarak Suriye'ye girmek için, fırsat kollamakta, toplantı üzerine toplantılar yapmakta, ABD halkı ve medyası da Obama’ya bu yönde/ABD’nin Suriye’ye girmesi konusunda baskı yapmaktadır. Hatta gelen haberlere göre, artık ABD halkı, neden şimdiye dek, Suriye’ye girmediği için, Obama ile dalga bile geçmeye başlamış. Ancak burada üzülerek ifade etmeliyim ki, Obama’ya bu çağrı yapan, sadece ABD halkı ve medyası değil; bununla birlikte ne yazık ki, başta Türkiye olmak üzere, bazı İslam Devletleri! de bulunmaktadır.

Öncelikle şunu ortaya koyup kabul edelim;
Suriye sorunu aslında, ne yazık ki günümüz uluslararası siyaseti, hangi parametreler, hangi doğrular üzerinden gidiyorsa gitsin, ne yazık ki geldiği nokta itibariyle çökmüştür, bu anlayış dumura uğramıştır, bu konuda kesin bir şekilde başarısız olmuştur.

Bu siyaset ve diplomasi, nasıldır ya da bu siyasetin insanî, herhangi bir yönü var mıdır, bilmiyorum.
Ancak eğer bu siyaset, doğru bir siyaset olsaydı, bu siyaset ve diplomasinin pratikte bir karşılığı olsaydı, karşı taraftaki kim olursa olsun, bugün Suriye’de tek bir kişi dahi hayatından olmazdı, kimse kendi anavatanından kopup mülteci ya da sığınmacı duruma düşmezdi.  

Eğer bu siyaset iş görüyor olsaydı, bugün devlet terörleri olmazdı, devletler arasındaki sorunlar, söz ve anlaşma yerine; silahlarla, tecavüzlerle, bebek ve insan katliamlarıyla çözme! teşebbüsünde bulunulmazdı.

Bugün, Suriye’de ne yazık ki bir katliam vardır, bir iç çatışma vardır, kardeşler arasında bir kırım harekâtı vardır.
Dil, din, ırk, mezhep farkı gözetmeksizin, toplu bir katledilme operasyonu vardır.

Koca koca insanların kimisi, iki yıldır, kendi öz yurtlarında parya muamelesi görürken, kimisi de ne yazık ki, çeşitli ülkelere göçüp sığınmacı konumuna düştü/düşürüldü.
Ve peş peşe gelen daha bir sürü gayri insani, nice harekâtlar…

Tüm bunlar karşısında ve bundan sonrası için, bize, yani ”İslam” ülkelerine, düşense;
Bu sorunu kendi içimizde, mümkün olan kısa zaman dilimi içerisinde çözmek için, somut ve yetkin adımlar atmaktır,

“İslam Ülkeleri”, siyasi ve ekonomik yaptırım gücü olan, uluslar arası tek bir çatı altında bir araya gelip, bundan sonraki kendi kaderlerini kendileri belirlemelidir,

“İslam Ülkeleri”, fikri ve siyasi olarak birbirine daha çok yaklaşıp, yarım ve yanlış bir şekilde, bin bir parçaya bölünmüş olan İslam’ın, tam ve doğru bir şekilde algılanıp yaşanması için, gerek devletler arasında, gerekse de üniversite ve sivil toplum kuruluşları arasındaki, somut iş birlikleri daha da arttırılmalı,

Bu ülkelerdeki gençlik teşkilatları arasında, insan ve ahlakı esas alan, aynı ortak hedef ve ideallere dayalı, çeşitli program ve projeler üzerinde çalışılmalı,

Ve yine bu ülkelerdeki başta çocuk, kadın, iş dünyası ve öğrenciler arasında da olmak üzere, yetkin ve ortak hedefler etrafında, düzenli olarak somut çalışmalar yapılmalıdır.

Sonuç olarak ise; temel konularda, yani insan, adalet, ahlak, hak, hukuk, nizam konusunda tek ve yetkin bir ses,
Kendi kimlik ve yerel ve bölgesel farklılıklarını, kültürlerini, dillerini, sevinçlerini yaşamakta ise, rengârenk olan, temel insani değerlerle bezenmiş güzel bir dünya, yaşanılabilir bir coğrafya… 

Sonuç olarak, her olursa olsun, kesinlikle ama kesinlikle, ABD ve Batı, başta Suriye olmak üzere bu coğrafyaya kesinlikle ama kesinlikle girmemelidir, buna engel olunmalıdır, buna çanak tutulmamalıdır.

Ve bugün, Türkiye de dâhil olmak üzere, sefil bir şekilde batıdan gelecek “çözüm” öneri ya da harekâtı beklenmemeli; bilakis, kendi içimizde, sonuca dayalı yetkin çözüm adımları atılmalı, taraflar arasında iletişim, hiçbir şekilde kesilmemeli ve öyle bir çırpıda ön görüsüz hamleler de yapılmamalıdır.

Çünkü orada, insanlar ölüyor, hayatlar son buluyor. Ve hiçbir dünyalık ve mazeret de, bunun önüne geçemez, bundan daha önemli olamaz.

Amerikan insan hak ve hürriyetleri mi!?
Yok, biz almayalım!
Ve mümkünse “Bizden olmayan”a da, dokundurtmayalım!

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Biri ABD'yi Durdursun! | Selim Atlıhan

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.