Siyasetimizde Muhteva Mı!?

KÜLTÜR SANAT .

Aklıyla hareket etmek,
Aklını his ve öfkenin önüne geçirmek, sadece siyasetçinin işi midir?

Bizde, siyasi konuşmalar, hep yarımdır, hep hayattan bir parça kopuktur, hep değerler ve insan merkezli siyasetten bir parça uzaktır.

Halkın çok biliyor olduğundan mıdır; yoksa başka bir şeyden midir, bilmiyorum.
Ama siyasi konuşmaların halk katındaki karşılığı; hep bir tıngırtı ve ön yargılar havasında olmuştur.
Bunun içindir ki de, bizde, siyasi konuşmalar, siyasi manifestolar hiçbir zaman bir konferans, bir bilgi edinme eylemi olarak telakki edilmemiş; bilakis siyasetçileri dinlemek, genel olarak zaman israfı olarak telakki edilmiştir.

Ya kullanılan ifade ve kavramlar yarım yamalak ve gerçek değerlerinden/anlam dairesindeki gerçek yerlerinden kopuktur, ya da bir parça üslup sıkıntısı vardır.

Hitabet becerisiyle birlikte gelen bazı hissi konuşmalar dışında, herhangi siyasi bir konuşma, hiçbir zaman aynı anda hem bam telimize ve hem de düşünce dünyamıza dokunmamıştır/dokunamamıştır ne yazık ki.

Oysa çoğu zaman merak edilir; 
Siyasiler, kürsü ve meclislerde yaptıkları konuşmalar sonrasında, dönüp kendilerini tekrar tekrar okuyorlar mıdır? Dönüp okuyorlarsa; biraz önce/bir vakit önce yapmış oldukları o “Siyasi” konuşmayı, alıp kendileri yaşarlar mı acaba; ya da kendileri bile, gerçekten kendilerine inanırlar mı?
İnanıp inanmadıklarında olduğu gibi, böyle bir okuma yapıp yapmadıkları da ayrı bir vahamettir, ayrı bir sıkıntının ayak sesleridir.

Ağzından bir şey çıkar ve güruh, basar alkışı. Bir “İcraat” yaparlar, yapılan o icraatın doğru olup olmadığını dahi kimselere sormadan, hemen etraftan gelen ve de gelecek olan rüşvet-i kelamı beklerler, etrafını çepeçevre sarmış olan o “Kişileri”n bir kısmını, bukalemunluğa, dalkavukluğa zorlarlar.

“Kişiler” diyorum, çünkü bunlar, ne yazık ki bazı fanilikler uğruna, belki de farkında dahi olmadan kendi kişiliklerinden, kendi insani melaikelerinden feragat etmişlerdir, kalıplarının adamı olma vasfını yitirmişlerdir. Bunun içindir ki de, bunlar hiçbir zaman kendileri, kendi ayakları üzerine duramazlar. Hep güdülmeye, hep önünde el pençe duracakları efendilere ihtiyaç duyarlar/duymuşlardır.
Bizdeki siyaset çoğu zaman;
-“Gelecekse, alkış tufanı ve methiyeler gelsin!
Gelecekse, bir an önce siyasi istikbalimin zirvesi/bir adım daha ötesi gelsin!” ifadelerinin farklı varyantları ile hareket etmiştir ne yazık ki.

Aykırılık ve farklılıklara ise zerre dahi tahammülleri yoktur bizdeki siyasetçilerin. Ola ki, kaza ile gelen bir eleştiriyi de, hemen bir art niyet ve bir yıkıcı güç! olarak telakki eder ve gereğini de yapıp, bir an önce kapıya! koyar/koydurur. Ve bu tahammülsüzlüğün, bir özgüven yoksunluğu, kendinden emin olmama/olamama emaresi olmuş olduğunu kimseler fısıldamıyor olmalı ki, hep, tek bir koro havası vardır.

Ve bizde her zaman, sadece iki taraf/iki yol vardır: Ya sağdasındır, ya soldasındır. Ya bendensin, ya da karşımdasın. Ya kökten reddedeceksin, ya da topyekûn kabul edeceksin anlayışı vardır ne yazık ki. Ve nedense, üçüncü bir yolun da olabileceği hiç mi hiç akledilmez/akledilemez.
Ya, o var olan iki taraf da yanlışsa…!?

Osmanlıda içki içen ilk padişah olarak bilinen Yıldırım Bayezid, Bursa’da, Ulu Camii’nin açılışında, Emir Buharî Hazretlerine dönüp;
-“Nasıl camii, Efendi Hazretleri?”
Diye sorar:
-“Çok güzel oldu; ama bir eksiği var; bitişiğinde bir meyhane eksik!” der koca din adamı Emir Buharî Hazretleri.
-“Nasıl olur?” der padişah; “Allah’ın evine bitişik meyhane olur mu?”
Ve o net cevap gelir:
-“ Allah’ın evi, asıl senin kalbindir. Sen, kalbini pisletiyorsun da, camiye bir meyhane eklemişsin, ne çıkar!?

Bu sakin ve kendinden emin yanıt karşısında, Yıldırım Bayezid ağlar ve hemen Yüce Allah’a sığınıp tövbe eder.

Facebook/Selim Atlıhan
Twitter/muhammedselim
 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Siyasetimizde Muhteva Mı!? | Selim Atlıhan

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.