ODTÜ Öğrencisi Suriyeli Tarık Karaca’nın Anısına

KÜLTÜR SANAT .

Sevgili Tarık, biliyor musun ben önceden, yani ODTÜ’ye ilk geldiğim zamanlar, yabancı öğrencilere büyük hayranlık duyardım. Belki bunun nedeni, hayatımda daha önce hiç bu kadar yabancı öğrenciyle bir arada bulunmayışımdı.  Doğal olarak zamanla bu ilgim ve hayranlığım azalmış olsa da, siz başka diyarlardan gelen insanları sevmekten, sizinle arkadaş olmaya çalışmaktan vazgeçmedim hiç.  

Hatırlıyorum da bu okula yeni geldiğim zamanlardı. Hazırlıktaydım. Namazları beşte beş kılıyordum. ODTÜ beni birçok şeye alıştırmaya başlamıştı. Günahı görünce hayret etmemeye başladığım kadar, uzak diyarlardan insanlarla bir arada olmaya da alışmıştım. İşte o zamanlar, Filistinli bir arkadaşım olmuştu. “Hamasa Selam, Direnişe Devam” sloganlarının atıldığı eylemlerden yol bularak ODTÜ’ye gelmiş birinin ilk edindiği arkadaşının bir Filistinli olmasından daha doğal bir şey olmasa gerek. O zamanlar tabi her Filistinliyi Hamas’ın bir üyesi, her Çeçeni mücahid, her Afrikalıyı fukara, her İranlıyı Şeriat yanlısı ve her Suriyeliyi de Esad karşıtı zannettiğimiz zamanlardı. ODTÜ, yaşatacağı hayal kırıklıklarını 5 seneye yaymaya karar vermiş olsa da, ilk yılda şahit olduklarım, birçok konuda hevesimi kırmaya fazlasıyla yetmişti. İnsana en çok koyan hayal kırıklığı da, eşyanın değil insanın yaşattığıydı Tarık.

Siz yabancı öğrencilere olan ilgimizin nedeni, bir insanın çok uzağında olduğundan görmediği, bilmediği ve sadece kulaktan duyduğu şeye ya da kişiye duyduğu meraktan kaynaklanıyordu muhakkak. Bu okula gelmeden önce çok uzağında olduğumuz birçok kişinin şimdi derste hemen yanında, birçok şeyin ise kampüste şimdi tam dibindeydik. Yani şiirde geçtiğinin aksine, bu okulda bir günahın tenhasında olmadık hiçbir zaman. İşte bu yüzden bir süre sonra sizi değil kalbimizin içindeki yabancıları merak etmeye başlamıştık. Zihnimizde ve kalbimizde siyahı böylece büyütüp dururken, bizi başka hayal kırıklıklarının beklediğinin farkında değildik. ODTÜ’de Kristal gençliğin ne merakı ne de hayal kırıklıkları size özel falan değildi aslında. Ortadoğulu birini merak ettiğimiz kadar Avrupalıları da merak ediyorduk mesela. Ama şu da var ki, sizi tanıdığımıza gerçekten çok sevinmiştik. Öyle ki bu sevinci ailemizle ve arkadaşlarımızla paylaşmaktan, sizi onlarla tanıştırmaktan ve evimizde misafir etmekten alıkoyamadık kendimizi.

Hep merak etmişimdir Tarık, bir yabancı öğrenci üniversite okumak için neden Türkiye’yi seçer? Neyi bulacağını umarak gelir ve ne bulur burada? Filistinli arkadaşım çok hayal kırıklığına uğramıştı mesela. Dışarıdan zannettiği gibi model bir ülke umarak gelmiş buralara. Sana da mı hayal kırıklığı yaşattı bu topraklar? O yüzden mi Ortadoğu’nun kaderini belirleyecek bir savaşta silah tutmayı, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde kalem tutmaya tercih ettin? Benim bildiğim yabancı öğrenciler okul tatil olunca dönerler ülkelerine. Ülkene bu şekilde ve bu amaçla dönmek zorunda değildin. Okumaya geldiği yerden mühendis olup dönmeyi beklerken kaç öğrenci senin gibi eğitimini yarıda bırakıp ülkesine savaşmak için dönmüştür Tarık?

Biz burada zihnimizdekilerle meşgul olup dururken ve etrafa karşı merakımızı gidermenin yollarını ararken, sen buralardan çekip gittin. Biz başımıza ne geleceğini bilmeden kalbimizdeki şeylerin ve kişilerin isimlerini öğrenmeye çalışırken, sen şehid oldun. Facebook’tan hemen duyurduk haberini. Görsen o kadar çok beğeni ve yorum aldı ki şehadetin. Artık İslam böyle de yaşanıyor Tarık. Birileri yapıyor, geri kalanlar beğeniyor. Namaz kılmıyor mesela ama namazla ilgili sözleri ve fotoğrafları beğeniyor, Kuran’a göre bir hayat yaşamıyor ama her paylaşılan ayeti beğeniyor, cihada gitmiyor, hatta karşı bile çıkıyor ama Filistin, Suriye, Çeçenistan şehidlerinin haberini ve fotoğraflarını beğeniyor. Bu duruma olumlu tarafından mı bakmalıyım sence? Bana sorarsan o beğene tıklayanların hepsi gerçekte beğendikleri için yapmıyorlar bunu. Facebook oraya öyle bir seçenek koyduğu için ve Facebook’un “beğen, paylaş, oyun oyna, oyun isteği gönder…” şeklindeki her uygulamasına biat ettikleri için beğeniyorlar her gördüklerini. Ne olacak halimiz böyle Tarık? Biz bu hale düşecek adamlar, ademler, Müslümanlar değildik.

ODTÜ’yü merak ediyor musun? Anlatmamı ister misin sana? Değişen bir şey yok aslında. ODTÜ ayakta, biz secdedeyiz hala. Bugün seni sordum Filistinli bir kardeşe. Beraber sabah namazını kılıyoruz yurtta. İmam oluyor bize. Kıraati çok güzel değil ama olsun. En azından okuduğunu anlıyor. Bu da siz yabancı öğrencilere karşı yaşadığım bir başka hayal kırıklığı işte. Her Arap’ı çok güzel namaz kıldırıyor sanardım.

Ben bu okula geldiğimden beri yaşadığım hayal kırıklıklarına bir yenisini eklediğim günün akşamı Facebook’ta takılırken gördüm şehadet haberini. Hemen beğendim, yorum yazdım ve paylaştım çabucak. Bütün yabancı öğrencilere karşı sahip olduğum önyargılarımı ve yaşadığım hayal kırıklıklarını alıp götürdü şehadetin. Şehadet böyle bir şey mi Tarık? İnsanın bütün hayal kırıklıklarını alıp götürür mü? Normalde ne varlığından, ne gittiğinden haberim vardı. Ama şimdi biliyorum ki Tarık, sen şehidsin ve sen ODTÜ’deki kristal gençliğin hafızasında yer bularak öldün.

Bir daha ölmeyeceksin!

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git ODTÜ Öğrencisi Suriyeli Tarık Karaca’nın Anısına | Mevlüt Uğurlu

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • Orhan İrfanoğlu Cuma, 13:25

    Ölmedi ama gel de anlat ne sana ne başkalarına... Kuran açıkça bildirir de sen bile sallayıp geçiyorsan vay şu müslüman(!!) gençliğe

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.