Kadın olmak değil esas bu ülkede

YAŞAM .

I-

Vazifemiz şimdi başlıyor

Akan su kir tutmaz. Akacağız her birimiz öyleyse.

Her gün, her saat Fetih Suresi okuyacağız.

Hiçbir şey eskisi olmayacak.

Öyleyse önce biz eskisi gibi kalmamayı temrin edeceğiz.

Küresel dünyanın köşelerinden arınmış çehresine her gün yeni bir renk hediye edeceğiz.

En çok da gençler hediye edecek. Toplumsal barışı kazanacağız.

Ama en çok da gençler üzerinden kazanacağız.

Terör şiddeti, terör hiddeti terör sınırlar çizmeyi hedefler.

İçimizdeki şiddet duygularını bastıracak, hiddetimizi verimli hale getirecek bir kalpten bir kalbe sınırları kaldıracağız.

II-

Türkiye'de kadın olmak zor mu sorularına muhatap kaldım yıllarca.

Muhatap kaldım de ne yaptım!

Sessizce dinledim.

Sorunun cevabını düşündüm.

Uzun uzun düşündüm.

Cevap vermedim lakin.

Zor demedim.

Kolay demedim.

Sadece insan olmanın mücadelesini veriyorum dedim her defasında.

İnsan kalmak çok zor.

Sonra bir gün...

Bir gün dediğime bakmayın!

Dün kadar yakın bir gün.

Hani İzmir'e gitmiştim Anneler Günü'nde.

Yani Mayıs ayında.

İzmir'den dönerken iki delikanlı oturdu uçakta yanıma.

Delikanlı dediğime bakmayın.

Yaşları 25-30 arası.

Konuşuyorlar kendi aralarında.

Üç saat rötar yapmış uçağı beklemekten bitkin.

Başka bir şey konuşuyor olsalardı duymazdım ihtimal.

O yorgunlukla içimdeki ülkenin kıyılarında dolaşırdım uyku ile uyanıklık arası.

Ama duydum onları.

Her kelimeleri zihnime bir hançer gibi battı.

Dinledikçe onları.

"Bu Ülke" de askerliğini yapmamış bir erkek olmanın da, askerliğini yapmış bir erkek olmanın da artık ne kadar zor olduğunu kavradım.

İki delikanlı terörün can aldığı bütün olayları biliyordu.

Yıl yıl biliyorlardı.

Şehit düşen askerlerin hayat hikâyeleriyle yaşıyorlardı.

Birisi cümleyi yarım bırakmış iken öteki devam ediyordu.

Hep fakirlerin çocukları ölüyor diyordu birisi.

Öteki yok bir tane Bursalı çocuk vardı hani diyordu.

Evet diyordu arkadaşı kimden bahsettiğini hatırlayıp. Ama onun annesi isyan etmişti. Fakirlerin anası babası isyan edemiyor diyordu.

Onları dinledikçe terörün sadece şehitleri değil yaşayanları da öldürdüğünü kavradım.

Zihnim "azalan erkek kavramı" için yeni bir bahis açtı.

Bu iki delikanlı zihinlerindeki hikâyelerle "yaşamıyor gibi yaşıyorlardı."

Not: 26 Haziran'da (yarın) Avanos Belediyesi'nin konuğu olarak saat 14.30'da bir söyleşi programımız olacak. "Keşke haberimiz olsaydı" diyen okuyucularım bu satırları davet kabul etsinler lütfen.

Yeni Şafak
 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Kadın olmak değil esas bu ülkede | Fatma K. Barbarosoğlu

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.