Ahlaklı kapitalistler ve maskeli balo

GÜNCEL .

Devlet tarafından üstün hizmet madalyasıyla ödüllendirilen bir girişimci Aynur Bektaş. Hey Tekstil ise: onu bu madalyaya götüren çalışmalarından en önemlisi. Ama bu iki markanın bambaşka hatta maskeli balo diyebileceğimiz bir durumu var son zamanlarda; kimsenin görmek istemediği.
 
Google’a bu iki ismi tek başına yazdığınızda gözleri yaşartan bir başarı hikayesi dökülüyor ekrana. Firmanın web sitesinde başarı öykülerinin süslediği medya haberlerine bol bol yer verilmiş. Ama bu iki ismin yanına bir grev kelimesini ekleyin; maskeli baloyla karşı karşıya olduğunuzu hemen anlayacaksınız.
 
Geçtiğimiz Şubat ayında; kadınlar için model olarak gösterilen bir iş kadınının şirketinde çoğunluğu kadın 420 işçi; kapı önüne konuldu. Kapı önüne konulmalarından önce; yani çalışırken de bin bir sıkıntı çektiler. Vaktinde ödenmeyen maaşlar, şefler tarafından yapılan hakaretler, yemek ve diğer sosyal haklardaki kötüleştirmeler. Bir anlamda işten kendi istekleriyle çıkmaya zorlanmışlar ancak büyük çoğunluğu neredeyse 10 yıldır çalıştıkları firmadan ayrılmayı kabul etmediği için kapı önüne konulmuş. Aynur Bektaş, 2005’de Devlet Üstün Madalyası aldığında Hey Tekstil’de 2 bin 500 kişi çalışırken, çalışan sayısı şu an 490 kişiye düşmüş. Zaten bu sayılar durumu yeterince ortaya koyuyor.
 
Şubat ayından beri Mahmutbey’deki fabrika önünde eylemlerini sürdüren ve seslerini duyurmak isteyen Hey Tekstil işçilerini bazı sol örgütler dışında neredeyse duyan yok. Meclis’te İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel’le birlikte basın toplantısı düzenledikleri, Valilik ve İstiklal Caddesi’nde gösteri yaptıkları halde sessizlik sürüyor.  Emek ve Adalet grubunun bir toplantısında haberdar oldum bu durumdan ben de doğrusu. Çünkü medyada haber değerleri yok. Emek ve Adalet’in sitesinde işçilerin geçtiğimiz haftalarda yapmaya çalıştıkları ancak müdahale sonucu yapılamayan eylemle ilgili uzun bir izlenim var özellikle tavsiye ederim.
 
Seslerini duyurabilmek için Başbakan’ın Kısıklı’daki evinin önüne gitmeye çalışan iki otobüs dolusu işçi Zincirlikuyu’da polis tarafından durduruldu ve Mahmutbey’deki fabrikaya geri döndürüldüler. Bu olay da yer bulmadı yaygın medyada. Çünkü basın da iktidar da kulağını üstün hizmet madalyalı bir girişimciye açıyor; çünkü tek değer ölçümüz artık ‘başarı’, ‘emek’ değil.
 
Yaşananlar geçtiğimiz günlerde bir konuşmasını dinlediğim Hak-İş Başkanı Mehmet Şahin’in haklılığını ortaya koyuyor. Şahin, konuşmasında: “İşçinin alın teri kurumadan emeğinin karşılığını verin’ düsturundan ne kadar uzaklaşıldığını  çok çarpıcı bir şekilde dile getirerek bizi yaşanan ruh değişikliğine uygun yeni bir kavramla tanıştırıyordu:   “Ahlaklı kapitalizm
 
Kısacası, son yıllarda ekonomik düzenin insan onurundan önce gelmesine çarpıcı bir örnek; Hey Tekstil direnişi. Bu direniş; ‘Benim kapitalistim iyidir’ diyecek kadar emek ve adaleti unutan güç ve iktidar sahiplerine ne anlatır bilemiyorum ama; hepimizin gözleri önünde bir ‘maskeli balo’ tadında devam edeceğe benziyor.
 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Ahlaklı kapitalistler ve maskeli balo | Emine Uçak

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • ali atakay Çarşamba, 00:53

    merhaba,Emine hanım.bu anlattıklarınız yerden göyekadar dogru.Türkiyede bundan daha kötü işçilere davranan bir sektör dahavar.şoförlerle ilgili bir araştırma yapsanıza.yalnız araştırma yaparken patronlara sormayın.bazı arkadaşlarımızda korkudan konuşmazlar.siz hanımlarına sorun.birde sözüm ona şoförler cemiyeti var,var ama yalnız kendine var.aidatları alır hizmete gelince sıfır.ben tır şoförüyüm.uluslararası çalışıyorum.Türkiyede çalışanlara ALLAH yardım atsin.msn..atakay.ali@windowslive.com.saygılar.elinize.kaleminize saglık.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.