Tehlikenin farkında mıyız?

GÜNCEL .
 
Çocuğunuzu hiç tanımadığınız bir ortamda tek başına bırakır mısınız? Diye sorsak hiçbir ebeveyn kolay kolay ‘evet’ cevabını vermez. Hele de bu ortamda şiddetten, cinsel istismara, zararlı alışkanlıklardan, tüketim pompalamasına kadar çok farklı etkilerin birebir hissedildiğinden bahsetsek, böyle bir soru sormamız bile ebeveyn için hakaret sebebi olarak değerlendirilebilir?  Ancak yapılan bir araştırmadan öğreniyoruz ki; bugün 100 çocuktan 30’un odasında televizyon var. Başka bir deyişle her yüz çocuktan 30’u, televizyonun bütün etkilerine karşı tek başına…
 
RTÜK Başkanı Prof Davut Dursun, bu vahim durumu geçtiğimiz gün yapılan Medya ve Çocuk çalıştayında dile getirdi. Dursun’un, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Kadın Platformu ile İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi işbirliğiyle hazırlanan yaptığı konuşmadan kısa bir bölüm şöyle:
 
‘Çocukların günde ortalama 3 saat televizyon izlediklerini tespit ettik. Çocukların yüzde 82'sini televizyon izlemekle ilgili kararları kendileri veriyor. Bakın bu önemlidir. Yani annesi ve babası karar vermiyor. Çocuklar yılda 900 saati okulda geçiriyor ama buna karşılık 1200 saatini televizyon karşısında geçiriyor. Yani okuldan çok televizyonla haşır neşir oluyor. İlköğretim çağını tamamlamış bir çocuk, ortalama 100 bin kadar şiddet sahnesi seyrediyor, 8 bin kadar ölüm ya da öldürme sahnesi izliyor. Bunun çocukların zihin dünyasındaki etkisini lütfen düşünelim. 100 çocuğun 30'unun odasında televizyonu var. Bu televizyonu istediği gibi kullandığı anlamına geliyor. Ailelerin yüzde 58'inde 2 televizyon var."’
 
Çocuk odaklı tematik kanalların yanı sıra; dizilerden, reklamlara, üçüncü sayfa haberlerinden, dergi yayıncılığına kadar medya ve çocuk konusunun detaylı irdelendiği çalıştaya sunumlarıyla Balçiçek İlter, İpek Çalışlar, Yalvaç Ural ve TRT Çocuk Koordanitörü Can Uysal da katıldı. Dinleyiciler arasında çocuk ve aile konularıyla yakından ilgilenen sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de vardı. Doğrusu ben Can Uysal’ı bulmuşken bir kısmını daha önce yazdığım ‘reklam’ konusunu detaylı bir şekilde açıkladım.
Yapılan tüm değerlendirmelerde; çocuğu medyanın zararlı etkilerinden uzak tutmak için ebeveyn, yayıncılar, reklamverenler, STK’lar ve kamunun birlikte hareket etmesinin öneminde ortak kanaate varıldı diyebiliriz.
 
Çalıştayın sonunda yayınlanan ortak bildiride ise çözüm önerileri şöyle sıralandı:
 
Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin dikkate alınarak, konunun taraflarının (ebeveynler, reklamcılar, yayıncılar ve sivil toplum kuruluşları) kendi iç denetimlerini yapmaları.
— Medyanın çocuğu sosyalleştirici işlevinden yola çıkılarak, cinsiyetçi, ırkçı, dilsel ve dinsel farklılıklara yönelik söylem ve ötekileştirmenin ortadan kaldırılması.
— Türkiye'deki çocuk yapımlarının içeriğinin zenginleştirilmesi.
— Medya okur- yazarlığı dersinin bu konuda yetkin uzman eğitimciler tarafından verilmesi,
Ailelere yönelik medya okur- yazarlığı eğitimi verilerek, ebeveyn ve çocukların bir arada seyredecekleri yapımların artırılması. Bu konuda TRT'nin öncü bir misyon üstlenmesi.
— Kitle iletişim araçlarında, çocuklara yönelik programlarda dil engellerini ortadan kaldırmaya yönelik bir yayıncılık yapılması.
Çocukları görmezden gelen, mağdur durumda gösteren ve onları olumsuz yönlendiren medya içeriklerinin kurgulanma ve yayınlanma biçimlerinde (dil-görsel) çocukların fiziksel-zihinsel ve ruhsal sağlıklarının göz önünde bulundurulması.
— Çocukları istismar eden medya içerikleriyle ilgili caydırıcı ve etkili yasal yaptırımların artırılması ve uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi.
— Çocukların sağlıklı bireysel gelişimini engellemeyen (güçsüzleştirmeyen, yabancılaştırmayan, korku yaratmayan vs.) medya içeriklerinin hazırlanması, çocuk programları içeriklerinin hazırlanmasında, evrensel insani değerler ve farklı kültürlerle karşılaşmazdan önce kendi kültür dünyamızın içerik ve renkliliğinin verilmesi.
— Çocuklara yönelik medya içeriklerinde bilimi ve sanatı öncüleyen yayınların teşvik edilmesi.
— Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde ticari yayın kuruluşlarını cesaretlendirmek için finansal ve diğer yollarla kamusal desteğin geliştirilmesi.
 
Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Tehlikenin farkında mıyız? | Emine Uçak

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • derya Cuma, 13:48

    sürekli konuşuluyor ama hiçbir şey yapılmıyor bana göre tek çare TV'yi evden dönmemek üzere göndermek öylede yaptım.gördüm ki kendim bile izleyemediğim şeyleri çocuklarım her gün izliyor,birileri çocuklarımıza bunları biz farkında olmadan izletiyor.özellikle ilköğretim okullarında bu konularda velilerimizi bilinçlendirmek amacıyla seminer düzenlensin.evlatlarımız elden gitmeden bu olayları engelleyelim

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.