Söylerken İnandığımız Yalanlar Listesi

KÜLTÜR SANAT .

Kendimize söylediğimiz ne çok yalan var düşününce...

Kalbimizin çok temiz olduğu yalanı mesela… Tesettürlü olduğumuz yalanı gerçek manada... Kabalığımız ve duyarsızlığımız arttıkça modern insanlar olduğumuz yalanı...

Öleceğini bilse yalana başvurmayan Peygamberin ümmeti olarak ne kadar da uzun bir yalan listemiz var.

Ufak birkaç hareketimizin bizi cennetin en üst makamlarına savuracağı yalanı mesela. Hiç bir ibadeti yapmazken imani  bir çok konuyu ciddiye almazken günümüzü gün ederken kedilere su vermekle kandillerde kandil simidi yemekle, mezar taşlarını işaret parmağımızla göstermeyerek, gösterirsek de parmağımızı küçük bir kuş görene kadar ısırmakla cennete gideceğimizi zannettiğimiz yalanlar...

Dedelerimizin hacı olması ninelerimiz başörtülü olmasıyla herşeyin hallolacağını sandığımız yalanlar silsilesi.

İyi insanlar olduğumuz yalanı. 

Ve bayramların bayram olduğu yalanı... Ve daha ne yalanlar...

"Kalbimiz temiz" tekerlemeleriyle söylediğimiz akordu bozulmuş din türküsünün düzensiz mısralarında detone seslerle etrafı kirletiyoruz sadece. Kitabımızın kalınlığını ve içindeki mesuliyetlerimizi raflara, askılı heybelere gizlerken incecik bir kaç hurafeyle cennete kanatlanabilir miyiz zannediyoruz? Az bir bedelle çok büyük vurgun yapmanın derdindeyiz. Oysa karşımızda müflis tüccar yok!

Haydi! Bu bayram da yine sımsıkı tut kardeşinin ellerinden, gözlerinin taa içine bak. Gülümse ve Selatü selamı mırıldan. Ellerini yüzüne sürerken;

-Bayramın Mübarek olsun de.

Sonra da içine dön, içinin karanlığına, yak bütün kandilleri. Gerçekten bayram mı bu yaşadığım? Diye sor kendine. Sonra baklavasız bir bayram hayal et. Silahlar patlarken bir ezan duymaya çalış. Mermiler vızıldarken bir bayram namazı kıl. Ya da tüm hakların alınmış özgürce yaşama alanlarına yarasalar uçuşmuş bir ülke de olduğunu hayal et. Dolan dünyanın tüm beldelerini. Kardeşlerin ne alemde bir bak.

Kanlı gömleğini bayramlık elbise diye giymiş şehit gülümsemesine takılan bayramları merak et. Allah'a kavuşmanın an meselesi olduğu bir ortamdasın farzet. Bayram namazı çıkışında üzerine uçan tekmeler savursun silahlı din düşmanları. Çok yakınlarına, mahremine, canının parçası yakınlarına kötülük etmiş olsunlar geçmişte misal. Nasıl bir Bayram yaşardın. Zorla kendini! Bir avuç pirincin etrafında bekleşen on kişilik sofranın bir ferdi de sen olsaydın. Simsiyah derinin inadına bembeyaz kalbinle dünyayı anlamaya çalışan Afrikalı bir Müslüman olsaydın mesela... Ya da toplu şehit mezarlarında ağlaşanlardan biri olsaydın...

Ne olur ki bu bayram gündeminde Fatma teyzenin sarmaları, Ayşe yengenin güllacı, Esma ninenin yamalı cebinde bekleşen akideleri olmasa. Kaçırsan ağzının tadını şekerlere adanmış bayramlara inat. Adı şekerlemiş kristalleşip bayatlamış kutlamalara inat. Pamuk helvasının yumuşacıklığına, horoz şekerinin şekline, balonların renklerine, çikolatanın lezzetine, su böreğinin kokusuna inat bozsan moralini bu bayram. Bu bayram miden çok yemekten değil dünyadaki kardeşlerine üzülmekten sancısa. Stresin bu olsa bu bayram.

Kaç kişi yanaşır bu söylediklerime ben de dahil bilmiyorum. Kim değişir ülserli sofraları ve sofranın çevresinde atılan şen kahkahaları böylesi hüzünlere bilmiyorum. 

Aslında nedir bayramın manası bunca oruçlu günden sonra. Aç kaldığımız günleri telafi etme aceleciliği değilken aslında nedir Bayram? Dolaplarda meyveler soğurken, hoşaf kaseleri damla damla serinlerken, musluktan akan su coştukça bataryası terlerken, ağzımıza bir lokma bile almadan çeşit çeşit yemekleri hazırlarken, elimiz yana yana pideleri dilimlerken nefsimizi aşama aşama dize getirdiğimizin sevinci kutlaması olmalı aslında bu bayram...

Gel bu bayram yeme içmeyle derdimizi bitirişimizi kutlayalım. Artık yüce kitabımızı her gün sahaf kokusu eşliğinde okuyacağımıza söz verişimizi, manasıyla buluşacağımızın müjdesini kutlayalım. Ve inşallah bu bayram tefrikalardan uzak durarak kardeşliğimizi yaşatacak olmamızı bu manada verdiğimiz kesin kararımızı kutlayalım.

Kabul olunmuş dualarımızı, ak olmuş alınlarımızı, temizlenmiş kalplerimizi, günahlarımızın affedilişini, sılada oluşumuzu, anne duası alışımızı, baba hatırı sayışımızı, akrabalarımızın gözündeki gülümseyişi, çocuklarımızın saf sevinçlerini kutlayalım. Sahip olduğumuz konfor ve sefayı değil sahip olduğumuz kederleri kutlayalım. Bil hassa dünyanın neresinde farketmez sımsıkı kardeş yüreklerimizdeki koparılamaz bağları sağlamlaştırışımızı kutlayalım. 

Geçmiş de olsa bayramımız mübarek olsun.

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Söylerken İnandığımız Yalanlar Listesi | Betül Şatır

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.