Vebalı Kelimeler ve Selamet Esintileri

KÜLTÜR SANAT .

Ramazanı karşılayan akşam ezanları eşliğinde yürüyorum. Akşam ipini ufukta çözerken bir ezandan uzaklaşıp diğerine yaklaşıyorum. Ezan meridyen dilimlerinde gezinirken hiçbir sesin veremeyeceği huzuru üflüyor yeryüzüne. Ezan okundu ve artık yeni bir gün başladı. Sadece yeni bir gün değil yeni bir ay da selamladı ihtiyar dünyayı şükürler olsun. Tekrar Ramazanı karşılayabilmemizi nasip eden Allah’a. Şükürler olsun her bahaneyle bizi affetmeyi dileyen ihsanın sahibine. Gökyüzünün kıblesinde cennetten sadece kaşı gözüken huri gibi süzülüyor ay. (Molla Cami) Ben yürüyorum yolum biraz uzun.

Ezanın kulaklarımdan ruhuma yaptığı çağrı giderek dünyalı seslere bırakıyor yerini. Kulaklarımı utandıran seslere. Dünyaya dair umutlarımı tüketen büyük ülke büyük medeniyet olacağımıza dair hayallerimi yerlere çalan, ideallerimi çabalarımı buldozerlerle ezen seslere… Bir insanın ağzını yüzünü ne kadar çirkinleştiriyor küfür. Ve kim bilir kalbini ne kadar çirkefleştiriyordur? Acaba bu insanlar küfür ederken aynaya baksalar ve ne kadar çirkin olduklarını görseler vazgeçerler mi diyorum? Aldırmamaya çalışıyorum ve bir yenisini daha duyuyorum. Ne kadar ivedi ve pervasız çıkıyor iğrenç kelimeler. Birbirlerine bir şeyler anlatan bu insanlar, ya da hemen yanındaki ergen arkadaşına sinirlenen gençler ne de çabuk sarf ediyorlardı bu çirkin sözleri. Sadece yanlarından geçerken karşılarından gelirken duyuyor olmam bile beni altüst ediyorken yüz yüze küfürleşenler çok mutlu çok hissiz, çok öfkesiz dinliyorlardı birbirlerini… 

Uzun zamandır küfür meselesi üzerinde kafa yoruyorum nasıl olurda gençleri bu ses vebasından kurtarabilirim diye çareler arıyorum. Projeler geliştirmeye çalışıyorum. Bir slogan bulmaya uğraşıyorum. “Küfür aslında kendinedir” “Küfür kelimelerin Vebasıdır” “Küfür sizi çirkinleştirir” ve benzeri bir türlü beğenmediğim yeterli bulmadığım spot cümlelerin arasında eziliyorum. Eğer alt yapısını hazırlarsam Aile derneklerini, Aile bakanlığını ve de duyarlı medyayı harekete geçirmek istiyorum. Zamanın Ramazana değdiği bu günlerde inşallah dualarım kabul olur ve çocuklarımız ve gençlerimiz bu illetten kurtarırlar kendilerini ve bizleri. Nasıl olursa olsun yeter ki kurtulsunlar çirkinleşmekten.

Onlar sıradanlıkla kullandıkları kelimelerin derinliğinde ne büyük bir iffetsizliğin, haksızlığın, vebalin bulunduğundan habersizken boylarının giderek küçüldüğünü yüzlerinin masumiyetini terk ettiğini ciltlerinin karardığını kısacası çirkinleştiklerini bilmiyorlardı. Oysa bu sıralar tek dertleri çekici olmaktı. Bilhassa ergen tipler, genç diye tanımlanan yaş aralığında olanlar ve en üzücüsü de kız çocukları… Lise çağlarında kızlar bu vebaya tutulmuş giderek cüzzamlaşıyorlardı benim gözümde. Küfür etmeleri giyinişlerindeki marjinalliği sarsaklığı unutturmuyordu. Güzellik algıları yanılgılardan ibaret olan kızların küfrediyor olmaları ne acı. Ama bunlara neden olan elbette medyanın ahlaksız figüranlarıydılar. Ve onların pervasızca savurdukları edepten bi haber saygıda kusurlu sevgide hatalı söylemleriydi. Çocuklar abi abla olarak şeytanın yeryüzü temsilcilerini örnek alıyorlardı. Ne de olsa hepsinin küçücük yaşlardan itibaren sosyal medyada hesapları vardı. Ve bir ülkenin mukaddesatı sayılabilecek kişiler hakkında ve hayatın değeri olan biricik annelere fütursuzca hıyanet sözcükler savuran terbiye yoksunlarına radyasyon misali sürekli maruz kalıyorlardı. Mezarda merhume olmuş nurlara karışmış saliha annelere bile… 

 Bütün bunların yaşandığı dünyada bir akşam yürüyüşü içimde bütün dengeleri alt üst etmişti. Artık karar vermiştim; Biz kıyametin evlatlarıydık ve bizden adam olmazdı. Bence beklenen yükseliş ve hâkimiyet Osmanlı ile yaşanmıştı. Deccalden tutunda bütün alametler çoktan zuhur etmişti. Bir tek şiddetli zelzeleler, üzerimize yürüyen dağlar ve pamuk gibi atılan toprak yığınları kalmıştı. Eli kulağındaydı kıyametin. *Güneşin katlanıp dürülmesi an meselesiydi. *Çok yakında yıldızlar dökülecek gök çatlayacaktı. **Küçük kıza hangi suçundan dolayı gömüldüğünün sorulmasına çok az kalmıştı. Hem giyimleri hem de küfürleri ile tüm umutlarımın mumlarını söndüren gençlere dua ediyorum bol bol dua. Dünyayı güzelleştiren kimselerden olsunlar diye. 

Ve dönüyorum aynı yoldan adımlarımın canı kaçmış omuzlarım aşağı çekilmiş. Kalbimde ramazanın kandilleri bir kez daha yanmaya yüz tutuyor nedense. Çünkü bir ses duyuyorum Kâbe imamlarından hangisi olduğunu bilemediğim. Ayetler doluyor zavallı kulaklarıma. Az önceki kiri pası yok ediyor ve onarıyor kalbimi. Esmer çok esmer bir delikanlı portatif tezgâhında saatler ve gözlükler satıyor. Afrika’nın neresinden mülteci bilmem imkânsız. Açmış mp3 ünün sesini dinliyor en güzel nağmelerini dünyanın, cennetin yeryüzüne düşürdüğü meyveler ve çiçekler misali. Ve eline küçük bir Mushaf sürüyor izini ayetlerin. Kalın dudakları bir şeyler fısıldıyor kitaptan ayırmadan gece siyahı gözlerini. Rahatlıyorum. Teselli buluyorum. Az ileride bir de çorap tezgâhı var iki kişi oturmuş kıraat çalışıyorlar. Genç olan ihtiyara güzel bir makamda tilavet sunuyor az yaşlı olan adam aksi beğenmiyor, hemen düzeltecek ve sesini hazırlıyor öksürerek…  Yavaş da olsa adımlarım sesleri arkamda bırakıyor usulca. Dünyaya bana ve tüm ümidini yitirmişlere teselli olsun diye devam ediyor ilahi mesajın nağmeleri. Ben uzaklaşıyorum. İki temiz yüzlü insan görüş alanımda selamlaşıyorlar muhabbetle. Allah’ın selamını veriyorlar birbirine. Önümde bir anne kızına teravihe gideceklerini müjdeliyor çok geçmeden…

Ramazan kandillerimi yeniden tutuşturuyor içimde ve ben vazgeçiyorum kıyamet emellerimden. Biraz daha bekle bizi kıyamet diyorum. Bizler zikredelim tebessüm edelim, dua edelim selamlaşalım helalleşelim…

Yarabbi bizlere vereceğin şifa ile hastalıklarımızı bedenlerimizden uzaklaştır. İbadet edebilmenin sevincini yaşat bize sıhhatle. Secdeye varamayacak oruç tutamayacak ismini terennüm edemeyecek kadar mecalsiz bırakma azalarımızı. Araz verme emanetimiz olan bedenlerimize. Ve sözcüklerimize bilhassa gençlerimizin kelimelerine şifa ver! Hayır konuşan Hakkı tavsiye eden aksi halde susan erdemli nesiller eyle onları. Âmin.

*,** İnfitar ve Tekvir surelerinde bahsedilen tanımlamalar…

Betulsatir/twitter    

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Vebalı Kelimeler ve Selamet Esintileri | Betül Şatır

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.