Yalnız yaşlanmak

KÜLTÜR SANAT .

Zamanın tespih taşlarında, tevekkülle dolanan yaşlılarımız vardı. Bir zamanlar hepimizin evinin başköşesinde en güzel odasında otururlardı. Kuranın mırıltılarıyla büyürdük sayelerinde. Kitabı bırakıp gözlüklerini özenle katlamalarını hayranlıkla izlerdik. Evin küçükleri, kutsal kitabı kabzasına koymak için yarışırdık. Abdestsiz olduğumuz gerekçesiyle reddedilirdik. Canımız sıkıldıkça hikâyeler anlatmalarını ister, kaçıncı baskı olduğuna aldırmazdık. Hayata hazırlanırdık yanı başlarında. Azarlanarak kimi zaman aferinler alarak. Annemizin hışmından kucaklarına sığınırdık. Bazen de bize arka çıkmazlar bozulurduk. Gizlice gözlüklerini taktığımızda kocaman görünürdü gözlerimiz. Dünya ise boz bulanık.  Sakız beyazı dastarını düşürmeden öperdik yanaklarından. Beyaz sakallarını incitmeden okşardık yüzlerini. Güreşmezdik şimdiki çocuklar gibi.

Bizler için de eğlencelerin bir sınırı ama ziyadesiyle tadı vardı. Şimdi oyalanacak çok şeyimiz var. Onların da öyle… En son rafa kaldırıldığında çok geçmeden açılacak sandığımız sahifelerin kınadıkları ile geçiriyoruz zamanlarımızı. Veyl olsun diye başlayan davranışları alkışlayarak. Ortak olarak topluca işlenen suçlara… Bir tebessümü ortasında keser gibi aniden yaşlılarımız yalnız kaldılar. Sıvaları dökülmüş odalarda kimsesizliğin komasına girdiler. Gözleri kesif karanlıklarda takılı kaldı. Küçükken dizimizin üstünde bir hayat bilgisi kitabının sayfasında kaldı çekirdek ailenin tanımı. Onlar için hırpani bir hatıra.  Bizim içinse özlem kokulu bir rayiha…

Yalnız bırakılmışlığın acısını izdivaç programlarından çıkaran,  arasındaki reklamları sabırla bekleyen ihtiyarlarımızdan bahsediyorum. Zamanın koyu renk bulamacında toza toprağa bulanmış yaşlılarımız. Annelerimiz, teyzelerimiz, babaannelerimiz, dedelerimiz. . .  Kimsesizliklerini üçüncü sayfa haberlerin insafına bıraktığımız ton ton büyüklerimiz. Son yıllarında, yorgun demlerinde televizyon karşısında zamanları çalınan yakınlarımız.

Torunsuz, gelinsiz, oğulsuz yaşlılarımız nasıl tutkalsı bir tuzağın içindeler. İçinde cevabı sırıtan çözümsüz soru kim bilir kaç kişinin kafasında dolanıyor daha?

Her şey değişirken olumsuza gidenlere karşı tedbir almalıyız. Romatizmadan değil yalnızlıktan muzdarip şimdi 60 lı yaşlarda insanlar. Vaktiyle yokluğa, açlığa, savaşa, tüm sıkıntılara dayanan aile büyüklerimiz tek bir şeye güçlerini yetiremiyorlar. Yalnızlık. Her şeyden mutlu olmasını bilirdik diye anlatan ihtiyar yürekleri, beton duvarlara bakarak yaşlanmaktan hiç hoşnut değiller. Zar zor kullanmayı öğrendikleri cep telefonları garip kalacak bir gün arkalarında.  Ne rehberden silebilmeyi ne o numarayla artık bir başkasına ulaşmayı içimiz götürmeyecek. Geç kalmadan ve geç olmadan ilgimizi belli etmeliyiz. Pamuk ellerinden samimiyetle tutmalıyız.

Bu gerçeği farkeden Diyanet İşleri Başkanımızın geçen yıllarda bulunduğu tavsiyesine katılıyorum ahir ömürlerini ziyan eden büyüklerimiz günde yarım saat hatta daha fazla televizyona ara vermeliler. Bir de başkalarının sıkıntılarını da yorgun yüreklerine yük etmemelidirler. Ve gönüllere huzur veren kitabın sahifelerinde gezinmeliler. Kalplerin ancak okumakla tatmin olacağını idrak ederek. Yaşlılık insanın dağılan ilgisini tekrar gönül âlemine çevirmesi ve heybesini hayırlarla doldurması için bir fırsattır elbette. Derin tecrübeler edinmeye fırsat bulmuş yaşlılarımız muhasebe bilincini çok iyi kazandıkları için aslında, etrafındaki gençlerin yükünü hafifletmektedirler. Biz koştuğumuzda terleyen, biz düştüğümüzde kanayan, biz uyuduğumuzda rüyalara dalan büyüklerimiz hepimiz için çok kıymetli. Bundan onların da haberi olsun. Ve kalplerinin tüm kenarları ve köşesi tebessümle dolsun.
 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Yalnız yaşlanmak | Betül Şatır

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • engin Cumartesi, 23:24

    En yakin zamanda buyuklerimi ziyaret edecegim
    Allah sizden razi olsun

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.