Tuvalet İşletmeciliği…

KÜLTÜR SANAT .

Başlığa bakınca komik bulabilirsiniz, ancak şehrin şöyle bir altını üstüne getireyim dediğinizde meydanlarda öylece kalınca ciddiyetini kavrarsınız.

Evet, tuvalet işletmeciği çok önemlidir, özellikle de İstanbul, Paris, Londra gibi büyük şehirlerde.

Tuvalet konusu genellikle ihmal edilmekte, iğrenme veya utanmayla ele alınmaktadır.

Oysa insanın yemek, içmek ve nefes almak gibi doğal olarak yaptığı bir şeydir ve aynı zamanda bunların sonucudur.

'Tuvalet' kavramının tarihi çok eskilere dayanır. İnsanlık tarihiyle eşdeğerdir.

En eski tuvaletlere, M.Ö 4000’li yıllarda Mezopotamya'da rastlanır.

Hindistan'da, Suriye'de ve daha başka yerlerde tıpkı bizdeki gibi alaturka tuvaletler bulunuyordu.

Hitit uygarlığında da dönemine göre bir hayli gelişmiş kanalizasyon sistemi vardı...

İslam öncesi cahiliye toplumu tuvalet nedir bilmezdi.

İhtiyacı gelen uygun bir yer bulmak için oradan oraya gezerdi. Onları bu sıkıntıdan yüce dinimiz İslamiyet kurtarmıştır. Onlara, ihtiyaçlarını nezih bir ortamda nasıl gidereceklerini öğretmiştir. 

Bir de işletme boyutu var…

Böylesine bakir bir alanı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi doldurdu da mafyalaşmasından kurtulduk.

Umumi tuvalet işletmeciliğinin dünya’da ve ülkemizde ilginç bir gelişim serüveni vardır.

Günümüzde büyük getirisi olduğu yadsınamaz bir gerçektir. 1 lira gayet yüksek bir ücret!

Ancak yalnızca ticari boyutuyla düşünmek yanlıştır. Sağlık, turizm ve sosyal boyutları vardır.

Tarihçiler, bir "mekan" olarak tuvaletin, Doğudan Batıya yüzyıllar içerisinde geçtiğinde hemfikirler.

Umumi tuvalet, ev dışı ortamlarda, halka açık bir şekilde ticari amaç ile yapılmış tuvaletlerdir.

Birden fazla kişinin kullanabildiği bu tuvaletlerin uluslar arası normları vardır.

Amerikan Tuvalet Birliği standartlarına göre, her 300 kişiye bir tuvalet yapılması, günde 2 binden fazla yayanın kullandığı yollarda 500 metrede bir tuvalet olması gerekiyor.

Türkiye’de tuvalet’in gelişimi

Batı’da tuvalet üzerinde ilginç gelişmeler yaşanmıştır, şapka ve parfüm gibi geçici çözümler üretilmiştir.

Avrupa’da bu gelişmeler yaşanırken bizde durum biraz daha farklı gelişmiştir.

Tuvaletin, Anadolu’da milattan önce 1000’li yıllara dayanan bir tarihi vardır. Tuvalet, Türklerin Anadolu’da yaygınlaşmasından sonra çoğalmıştır.

Selçuklular döneminde cami, medrese, kervansaraylara yapılan tuvaletler ücretsiz olarak halkın kullanımına açmışlardır.

Osmanlı Devleti döneminde ise seyyar tuvaletler oluşturulmuştur.

Yakın dönemlerde Anadolu’da tuvaletler evin dışında yer almıştır.

Şehirlerde ise evin bir bölümü tuvalet için ayrılmıştır.

Türk toplumunda son dönemde bakıldığından batıdan farklı olarak alafranga tuvaletlere taharet musluğu yapılmıştır.

Ülkemizde umumi tuvalet işletmeciliğinde bir düzen olmadığı; ancak çözme yönünde gayretler olduğunu görüyoruz.

Umumi tuvaletler; genellikle belediyeler, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve özel sektörce işletiliyor.

Umumi tuvaletlerin çoğu camilerin avlularında bulunuyor.

Belediyeler, modern tuvalet anlayışını uygulamaya çalışıyor.

Bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Şehir Tuvaletleri” projesi başarıyla sürüyor. Gayet öncü bir proje, diğer illere de örnek olmalıdır.

Unutulmamalı ki, ülkemizden ayrılan yabancılarının en çok yakındıkları konuların başında hala umumi tuvaletlerin pisliği geliyor.

Turistlerin ataları tuvalet bilmezken, bu ülke insanlarının ataları biliyordu.

Yapılması gerekenler uluslar arası standartlar kapsamında belirlemiş, bunları alıp uygulasak, bazılarını da İslami hassasiyetlerle donatsak yeter de artar bile.

Kamuya açık tuvaletlerin gerek sayı gerekse nitelik bakımından iyileştirilmesi oldukça önemlidir.

Tuvalet ihtiyacını belirlemek için bilimsel yöntemlerle çalışmalar yapılmalıdır.

Tuvalette görevli kişiler eğitilmelidir.

Bunlarla birlikte turistlerin konakladığı ve ziyaret ettiği bölgelerde ortak kültürlerine uygun tuvaletler yapılmalıdır, tuvalet haritaları hazırlanmalıdır, uygun yönlendirme ve işaretlemeler yapılmalıdır.

Özellikle tuvalet temizliği ve güvenliği sağlanmalıdır.

Belirli bir prosedür çerçevesinde denetlenmelidir.

Umumî tuvaletlerin planlama, tasarım ve işletmesinde kadınlar, engelliler, yaşlılar ve çocukların ihtiyaçları dikkate alınmalıdır.

Biz bu aşamalardan geçerken Japonya bu konuda çağ atlamış gibi görünüyor.

Bir gazete haberine göre gelecekte tuvaletler laboratuvar işlevi görecek.

Obama’nın kullandığı tuvalet, laboratuar oldu…

Olayın boyutunun anlaşılması adına, Sabah Gazetesi internet sitesinin, 13 Ekim 2013 Pazar Eki,  “Gelecekten Mesajınız Var” konulu haberle konumu noktalamak istiyorum.

"Şu an üretilen teknolojiler sayesinden 20 yıl sonra bir kadının günü şöyle olabilir: Sabah kalktığında tuvalete girince, küçük bir laboratuvar olan tuvalet, idrar ölçümleri yaparak kadının meme kanseri ihtimalini doktoruna mesaj atar. Doktoru kadını arayıp randevu verir. Kadın doktora gittiğinde damar yolundan bir nanorobot verilir. O nanorobot gidip kanserli hücre yapısını bularak tedavi etmeye başlar. Bu sürede kadın gündelik yaşamına devam eder... Bu bahsettiğim tuvaleti şu an Obama dahil pek çok politikacı kullanıyor. Ancak maliyeti yüksek olduğundan henüz yaygın değil."

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Tuvalet İşletmeciliği… | Ayhan Çiftçi

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • mahmut Salı, 11:01

    Aynen hocam, taksim'de tuvalet yok. Caminin ki de uzak ve paralı. Ücretsiz olsun tuvaletler
  • ali kemal Pazartesi, 20:33

    Tesekkurler hocam yine ufuk açmaya devam ediyorsunuz...

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.