Mehmet Akif ruhu

KÜLTÜR SANAT .

Büyük düşünür Mehmet Akif Ersoy, 1873’te Fatih’te dünyaya geldi.

Fatih’in ve İstanbul’un maddi ve manevi imkânlarından nasiplendi.

Eğitimine Fatih’te başlamış, yine İstanbul’da yüksek tahsilini tamamladı.

Memuriyete başlamış aynı zamanda Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi ile İstanbul Darülfünunu’nda dersler vermişti.

Çok yönlü çok gayretli biriydi.

Balkan Harbinde bu vazifelerinden istifa etmiş, vatan savunmasına koşmuştu.

I. Dünya Savaşı’nın en acı günlerini yaşamış, yüreğinde hissetmiştir.

Milli Mücadele’ye katılmış, Anadolu’yu karış karış gezmiş milleti bilinçlendirmiştir.

Mısır macerası ve hastalıklı günlerin ardından bünyesi yorgun düşmüştür.

26 Aralık 1936 akşamı vefat etmiş, Edirnekapı Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Mehmet Akif milletimizin bağrından çıkardığı ve yine bağrına kabul edip sakladığı büyük kıymetlerimizden biridir.

Mehmet Akif milletimizi ortak amaçta birleştirir.

Onun anlattığı camilerde, şehirlerde farklılıklar ayrılmaz, bütün olur.

Çatışmaz kardeş olur.

Onun anlattığı yüreklerde herkese yer vardır.

Kin, nefret yoktur sevgi ve dayanışma vardır.

Aynı zamanda devletle insanımız arasındaki manevi bir köprüdür.

Onun anlattığı devlet milleti için vardır.

Milletinin güvenliği ve refahı için vardır.

Mehmed Akif şiirleriyle, makaleleriyle vaazlarıyla bu milletin dertlerini dile getirmiştir.

O hislenişiyle, heyecanıyla, yaşayışıyla bu milletten bir parçaydı.

Bu necib milletin tercümanı, san'atkarı, bir temsilcisiydi.

Bu yüzdendir ki, Yüce Türk Milleti O’nu muhabbetle bağrına basmış, hiçbir zaman unutmamıştır.

Bin yıl geçse de unutmayacaktır.

M. Akif, bizim Meşrutiyet ve Cumhuriyet devrimizin, en büyük âbide şahsiyetlerinden biridir.

O, milletinin, inancını küçümsemez, hor görmez.

Şekilciliğe bağlamaz, içselleştirir.

Modern dünyayı da dışlamaz.

Farklı görüşlerin tüm boyutlarına vakıf bir aydındır, gerçek bir entelektüeldir.

Şiirdeki gücünün ve etkileyiciliğinin en önemli sebeplerinden biri hiç şüphesiz yazdıklarındaki samimi inançtı.

O, inanmadığını söylememiş, hissetmediğini yazmamıştı.

Mehmet Akif, İstiklâl Marşı' mızı yazabilecek tek değilse bile en ideal insandı.

İstiklal Marşı'nı ancak İstiklal Savaşı'nın içinde yaşayan ve İstiklal Savaşı'nı içinde yaşatan birisi yazabilirdi.

İstiklal Marşı ile ilgili olarak bakın neler söylüyordu;

"O günler ne samimi, ne heyecanlı günlerdi. O şiir milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir.

Binbir fecayi karşısında bunalan ruhların ıstıraplar içinde halas dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o Marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır...

O şiir bir daha yazılamaz, O'nu ben de yazamam. O'nu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım.

 O şiir artık benim değil, milletin malıdır. Benim, millete en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın."

Bu büyük vatansever’in sesi, yaşadığı her dönemde milletin sesi olmuştur. 

Balkan Harbi esnasında; Beyazıt, Fatih, Süleymaniye camii şeriflerinden,  Milli Mücadelede Balıkesir Zağanos Paşa, Kastamonu Nasrullah Camileri ile daha pek çok camiden millete seslenmişti...

Akif, ilk önce ümitsizliğe karşı çıkmış, daha sonra fikir birliği için, vatanın bütünlüğü için çalışmaya başlamıştı.

Akif diyor ki;

"Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince

 Günler er geç şu heyulayı da silecektir

 Rahmetle anılmak ebediyet budur ama

 Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir?”

O bir vefa insanı idi.

Vefalı nesiller onu unutmadı, bundan sonra da unutmayacak.

Akif’i bileceğiz, İnsanımıza ve gelecek nesillere de öğreteceğiz.

Onun bize armağan ettiği İstiklal Marşı'nın ve Safahat'in ruhuna ve manasına uygun nesiller yetiştireceğiz.

Akif'in ideal nesil olarak önümüze koyduğu Asım'ın nesli olabilmek için gayret göstereceğiz.

O, sözünü geçmişte söylemiş; ancak geçmişte kalmayacak bir düşünürümüzdür.

O'nun düşüncesi bugün de dipdiridir, yarın da öyle olacaktır.

Milletimiz aradan ne kadar zaman geçerse geçsin O’nu arzu ettiği gibi rahmetle anacaktır.

İstiklalimizin en güzel hediyesini bizlere veren merhum Akif’i bir defa daha rahmet ve minnetle anıyorum.

Bugünlerde onu daha fazla okumalı, anlamalı ve ona göre tercihlerimizi yapmalıyız.

Milletimizin yaşadığı zor günler; ancak geçmişten aldığı derslerle aşılabilir.

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Mehmet Akif ruhu | Ayhan Çiftçi

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • Abdülhamid Perşembe, 10:06

    Allah rahmet etsin, bizlere de onu anlamayı nasip etsin inş.
  • ali Çarşamba, 09:08

    Hocam, malesef bugün pek de öyle olmuyor. Kim kime gaz veriyor kim boru döşüyor belli değil.
  • mehmet emin Çarşamba, 09:04

    Kaleminize, ruhunuza sağlık. Kısa ve öz bir yazı olmuş.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.