13 Yaşındaki Bingöllü Zelal NASA’nın dikkatini nasıl çekti?

Madem 23 Nisan’ı henüz geçtik. Madem 23 Nisan çocuklara atfedilen bir gün. Madem devlet erkânı koltuklarını 23 Nisan’da çocuklara bırakıyor. Ben de bugün köşemi Zelal’e bırakıyorum.

YAŞAM .
13 yaşındaki bingöllü zelal nasa’nın dikkatini nasıl çekti?

Star gazetesinin haberine göre Zelal Barakazi 13 yaşında Bingöllü bir ortaokul öğrencisi. Orada yaşıyor. En büyük hayali astronot olmak.

Geçtiğimiz haftalarda NASA'ya bir mektup yazdı. Sosyal medyada paylaştı. Astronot olmak için desteklerini istedi. NASA'da çalışan bir Türk Astrofizikçi onun bu isteklerine kayıtsız kalmadı ve onunla temasa geçti.

Zelal ile ben de iletişim kurdum. 13 yaşında Bingöllü bir kız ne olmuştu da astronot olma hayali kurmuştu?

Ailesi onu yetiştirirken ne yaptı da Zelal böyle meraklı ve vizyon sahibi bir kız oldu?

Kendisini yaşadığı şehir ya da ülkeden dolayı dezavantajlı görüyor mu?

Bu sorular ve diğer tüm soruların cevapları için buyrun Zelal'in dünyasına kısa bir yolculuğa çıkalım;

***

Soru: Kendini ve aileni tanıtır mısın? Yaşadığın ve büyüdüğün ortamı anlatır mısın?

Cevap: Ben 2003 doğumlu ve hayalleri ile beslenen bir kız çocuğuyum, tek çocuğum. Ben iki yaşındayken annem ve babam ayrıldılar. Beni annem büyüttü. Annem sağlık sektöründe aile sağlığı hemşiresi olarak görev yapmakta. Annem çalıştığı için ben anneannem ve teyzelerimle büyüdüm. Onların da üzerimde annem kadar emekleri var. İlkokul hayatım başarıyla geçti ortaokula başladım. Ailem tarafından “ayaklı ansiklopedi” olarak bilinirim. Bingöl küçük bir şehir ve çok fazla sosyal imkanı olmayan bir yer.

***

Soru: Ne gibi hayaller kurdun şimdiye kadar? Bu hayallerin ilhamını nerden aldın?

Cevap: Her çocuk gibi benim de ne olacağım hakkında görüşlerim zaman içinde değişti. İlk önce bilim insanı sonra kimyager sonra da astronot olmayı hayal ettim. Bilim benim her şeyim. Gerek Bilim-Çocuk dergileri gerek benim araştırmalarım sırasında elde ettiğim bilgiler bana bu konuda ilham verdi.

***

Soru: Ailen seni Nasıl yetiştirdi? Nelere özen gösterdi? Nelere dikkat etti?

Cevap: Annem benim erdemli bir çocuk olmam için çok uğraştı. Toplumsal ve manevi değerlerimi bana o öğretti. Kendime saygımı bana o kazandırdı. Hayal kurmayı ve peşinden koşmamı söyledi hep. Bir de çok fazla TV ve internet bağımlısı olmamam için özel bir çaba gösterdi ve beni her zaman kitap okumaya yönlendirdi.

***

Soru: Bu astronot olma fikri nereden çıktı? Nereden esinlendin? NASA ile iletişim kurmak nerden aklına geldi ve sonrasındaki olaylar nasıl gelişti ?

Cevap: Ben hep sıradışı bir kızdım ve hayallerim de sıradışıydı. Küçükken gökyüzünün güzelliği  beni hep etkilemişti ve bu konularda araştırmalara başlamıştım. Belgeseller izliyor ve uzay hakkında bilgi ediniyordum. Bu bilgiler sonucunda hayranlıkla ve çok büyük istekle astronot olmaya karar vermiştim. Yaşıtlarım Justin Bieber ve One Direction hayranıyken ben Selçuk Topal ve Umut Yıldız hayranıydım. (NASA’da çalışan Türk astrofizikçiler). NASA’ya ve orada çalışan Türk astrofizikçilere sosyal medya üzerinden birer mektup yazdım ve hayalimi anlattım. Hayalime giden yolda yani astronot olabilmem için gerekli motivasyonu kendileriyle tanışmakla sağlayabileceğimi düşündüm ve söyledim. İkisinden de cevap geldi ve ben cevapları aldığımda hüngür hüngür ağladım. Ayrıca Umut Yıldız mektubumu retweetleyince birçok kişiye ulaştı. CNNTürk kanalından Gizem abla mektubu görünce bana ulaşıp canlı yayına konuk ettiler.

***

Soru: NASA'yla iletişim kurdun sonra TV’lere çıktın. Sonra ne gibi gelişmeler oldu?

Cevap: TV’ye çıktıktan sonra sosyal medyada takipçi sayım ve mesaj isteklerim çok fazla arttı. Annem ile mesaj ve arkadaşlık isteklerini kontrol ediyor, sadece tanıdığımız kişileri kabul ediyoruz.

***

Soru: Şimdi hayalin nedir? Ne gibi hayaller kuruyorsun neler yapmak istiyorsun ?

Cevap: Şuanda en çok istediğim şey NASA’ya gitmek, oradaki bilim insanlarıyla, başta Türk bilim insanları Selçuk Topal ve Umut Yıldız olmak üzere yüzyüze tanışmak ve konuşmak. Onların bilgi ve deneyimlerinden faydalanmak.

***

Soru: Türkiye'de ve Bingöl'de yaşıyor olmanın senin için dezavantaj olduğunu düşünüyor musun? Evet ise neden, hayır ise neden?

Cevap: Benim Bingöl’de yaşıyor olmamın dezavantaj olduğunu düşünüyorum.Çünkü Bingöl’ü ele alırsak eğitim alanında pek fazla imkan yok. Türkiye’yi ele alırsak her çocuğun farklı yetenekleri vardır ve bu çocukların yeteneklerine göre sınava tabi tutulmaları gerekirken Türkiye’de herkes tek bir yöntemle sınava tabi tutuluyor ve bence bu yanlış bir sistem.

***

Soru: Türkiye'nin bugünkü durumunu ve konumunu nasıl görüyorsun? Gelecekten neler bekliyorsun ülke adına. Gidişattan memnun musun? Türkiye'de doğduğun ve büyüdüğün için mutlu musun?

Cevap: Türkiye’nin bugünkü konumu bana umut veriyor yani bilimin ilerlemesi için çalışan onlarca insan var ve Türkiye bu insanlar sayesinde daha fazla gelişecektir. Ben de bir gün bunlardan biri olmak istiyorum. Gelecekten ülke adına en büyük beklentim ise bilim ile eğitime daha fazla önem verilmesi ve bilimin daha fazla gelişmesinin sağlanması.Türkiye’de doğduğum ve büyüdüğüm için mutluyum. Türkiye’de doğmak ve büyümek bence ayrıcalıktır. Gelenekleri, görenekleri, kültürü tamamen kendine has ve güzeldir.

***

Soru: Anne babalara çocuklarını yetiştirmekle ilgili ne gibi tavsiyeler vermek istersin? Nasıl yetiştirmeliler çocuklarını?

Cevap: Anne ve babalara tavsiyem şu ki; çocuklarına bilimi sevdirsinler, eğitici belgeseller izletip eğitici kitaplar okutsunlar ki gelecekleri daha da parlak olsun. Ve son olarak ne kadar saçma bulsalar da çocuklarının hayallerini desteklesinler.

***

Soru: Yaşıtlarına ve kendinden küçüklere ne gibi tavsiyeler vermek istersin? Neler yapmalılar sence?

Cevap: Yaşıtlarıma ve benden küçüklere tavsiyem; kendilerini bir kahraman olarak görsünler çünkü onlar geleceğin kurtarıcıları. Bu ülke bugünlere geldiyse, çok daha ileri de gidebilir ve bunu başaracak olan bizleriz. O yüzden kendilerine çok güvensinler, bu ülkenin bizim kendimize güvenmemize ihtiyacı olduğunu unutmasınlar.

***

Zelal’e, Zelal’lere ve Zelal gibi çocuklar yetiştiren anne-babalara çok ihtiyacımız var. Zelal’in saf ve temiz anlatımının satır aralarında hepimize ciddi dersler var.

Yolun açık olsun Zelal.

Bir gün adresini soranlara NASA Headquarters, 300 E St SW, Washington, DC 20546 diyeceksin.

Yetmeyecek, Türkiye’ye dönüp uzay bilimi üzerine çalışmalarını ülkende devam ettireceksin.

Sen inanıyorsan, biz de inanıyoruz.

Sırf sana ne kadar inandığımı göresin diye bu yazımı tamamen sana ithaf ve armağan ediyorum.

Gördüğün gibi bütün yazıyı da sana ayırıyor, başka hiçbir konuya değinmiyorum.

HADİ ZELAL, ÜLKEN SENİNLE!

Zelal gibi hayali olan tüm gençler, çocuklar, HADİ!

ÜLKENİZ HEPİNİZLE!

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git 13 Yaşındaki Bingöllü Zelal NASA’nın dikkatini nasıl çekti?

Yorumlar

bu röportaj için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Diğer Röportajlar

bunlar da ilgi çekebilir Röportaj Anasayfa
Sultan Vahdeddin'in sürgün yılları
Tarih

Sultan Vahdeddin'in sürgün yılları

Sultan Vahdeddin'in Sanremo'daki sürgün yılları, İtalyan araştırmacı Riccardo Mandelli tarafından kaleme alındı. Son Sultan/ Osmanlı İmparatorluğu'nun Sanremo'da Ölümü adlı kitapta; Vahdeddin'in hayatından Mustafa Kemal'le ilgili anılara, uluslararası entrikalardan günlük hayata dair trajedilere, casusluktan cinayete kadar bir çok konu var.

'Muhafazakâr Kürtler sahipsiz'
Fikir

'Muhafazakâr Kürtler sahipsiz'

Yazar Müfit Yüksel, Güneydoğu’daki çatışmalı sürecin ardından muhafazakâr kesimlerin kendilerini sahipsiz hissettiğini, bu kesimleri kazanmak için Kürt sorununa yönelik reformların başlaması gerektiğini söylüyor.

İslamcılık ezberini dergiler bozdu
Kitap

İslamcılık ezberini dergiler bozdu

Son 100 yılda yayımlanan İslami dergiler üzerinden İslamcılık okumaları yapan Vahdettin Işık, İslamcılık düşüncesinin en sağlam temellerinin İslamcı dergilerde attığını dile getiriyor. Mevdudi, Seyid Kutup gibi Radikal İslamcı yazarların ilk tercümelerinin nur talebesi Salih Özcan tarafından yapıldığınına dikkat çeken Işık, Radikal İslamcılık ve nurculuğun bir dönem aynı dergide okurla buluştuğunu söyleyerek ezber bozuyor.

Ersin Çelk:
Medya

Ersin Çelk:"İnternet haberciliği risk,risk almazsan yapmazsın"

"Bilgiyi teyit ettirmektense bu haberi önce ben gireyim anlayışı ile bilgi, haber teyit ettirilmeden yayına sokuluyor. Gezi olaylarında bu ülkenin önemli medya organları Avrasya Maratonu fotoğraflarını “binlerce kişi köprüden geçti” şeklinde geçti. Bunlar hep twitter yanılgılarıydı, yani teyit edilmemiş sosyal medya bilgisiydi."

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.