Vahap Yaman'dan İbretlik bir Müslümanca Yaşam Hikayesi: Kazakistan'dan Doğan Güneş!

Ey Vahap! Sen kaç kere namazda Allah için ağladın? Kaç kere secdede gözyaşı döktün? Böyle bir teslimiyet ve kulluk bilinci ile kaç kere namaz kıldın?

YAŞAM .
vahap yamandan ibretlik bir müslümanca yaşam hikayesi: kazakistandan doğan güneş!

Siz hiç yaşadınız mı? Bilemem

Benim cevabım?

Bugün sizlere yaşanmış dönüş ve diriliş hikayelerinden birini aktaracağım. Orta Asya’daki farklı ülkelerden; Kırgızistan ve Kazakistan’dan yüksek tahsillerini yapmak üzere ülkemize gelen öğrencilerin Türkiye’de eğitimlerine hem ekonomik, hem de ilmi çalışmalarına destek veriyorum. 

Bu öğrencilerimden birisinin kendi ülkesinde karşılaştığı bir erkek akrabası ile yaşadığı ilginç bir durumu aktaracağım.

Kız öğrencimi altı sene önce Türkiye’ye İslami ilimleri öğrenmesi için Türkiye’ye gelmek istediğini bildirdi. Kendisinin talebi bu yöndeydi. Kendi ülkesinde İslam’ı öğrenmeye merak sarmış, İslam nedir? Müslüman kimdir? Nasıl Müslüman olunur? Namaz nedir? Kur’an nedir? Peygamberin insanlara sunduğu mesaj nedir? Oruç nedir? Namaz nasıl kılınır? Örtünme nedir? Kadınlarda başörtüsü neden? İslam’ı bizlere neden kimse anlatmıyor? Rus kültüründen nasıl uzaklaşırız?... gibi temel sorulara kısmen cevaplar bulmuş. İslam’ı bilen arkadaşlarından bazı kolay kuralları öğrenmiş, öğrendikleriyle hayatını değiştirmeye karar vermiş. Arkadaşlarından ve çevreden aldığı cevapları yeterli bulmamış ki; İslam’ı tam anlamıyla nereden öğrenebilirim araştırması yaparken, dini Türkiye’de öğrenmeye karar vermiş. Daha önce Türkiye’ye gelen ve benim desteklediğim bir arkadaşının Türkiye’ye İslam’ı öğrenmeye gelir misin teklifine fazla düşünmeden olur cevabı vermiş. Durumdan benim haberim oldu. Ben de gelmesine destek verdim.

 

Türkiye’ye geldikten sonra hızlı, coşkulu ve yoğun bir çalışma ile İslam’ı, Kur’an’ı öğrendi. Tesettüre girdi, kendi ifadesi ile --EN BÜYÜK AŞKIM BAŞÖRTÜM -- dediği başörtüsünü taktı. 

Hamdolsun bugün dini ilimlerde çok iyi bir yerde bulunuyor. İlahiyat fakültesinde Fıkıh dalında yüksek lisansını tamamladı. Çok iyi bir uzman hoca oldu. Kendi ülkesinde kendisi gibi gençlerin İslam’ı öğrenmelerine destek veriyor.

Bir gün bana dedi ki; Hocam ---Allah beni ödüllendirmek için Kazakistan’daki o kadar insanın arasından seçerek hiç bilmediğim, hiç kimseyi tanımadığım Türkiye’ye gönderdi. Nerede kalacaktım? Nerede okuyacaktım? Param ve imkanlarım yoktu. Gittiğim yerde ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum. Ama kararlıydım. Dinimi öğrenecektim. Allah’ın beni ödüllendireceğini bildiğim için hiç tereddüt etmeden Türkiye’ye geldim. Sizinle karşılaştım. Şuna inanıyorum ki; sizi de benim gibileri kollamak ve desteklemekle görevlendiriyordu. Size de böyle görev vererek ödüllendirmek istiyordu RABB’im! 

Bana da bu ödüle layık olmak düşüyordu, Allah’a çok teşekkür etmem lazım diyebilen, Allah’a kendisini adayan birisi...---

 

Size bu kızımın bir Kazakistan ziyareti dönüşü orada yaşadıklarını aktarmak istiyorum. Kendisinin bir erkek akrabası var. Hak hukuk bilmez, hırsız, gaspçı, tecavüzcü, madde bağımlısı, herkesin korktuğu bir adam. Kendisi de bu akrabasından herkes gibi çekindiği için uzun zamandır görüşmemişler. 

Kazakistan’da bir akrabalarının birinin düğününde bu kişi ile karşılaşmışlar. Ancak karşılaşmada şaşırtıcı bir durum var. Akrabası karşısına başında takke, yanında başörtülü bir kadınla çıkıyor. Bizim kız da başörtülü. Birbirlerinin geçirdikleri değişimden ikisinin de haberi yok. Her ikisi de şaşkınlık içerisinde birbirlerine koşmuşlar. Diyor ki hocam sanki bir yitiğimi buldum. Yıllar önceki son görüşmemizde her ikimiz de şu anki durumumuzdan farklı insanlardık. 

Kısa bir şaşkınlıktan sonra birbirlerine kendilerinin yaşadığı değişimi anlatmışlar.

Ben de size bu karşılaşmadan bir anı aktaracağım. Akrabası olan erkek yaptığı yanlışlardan kurtulmak, hayat tarzını değiştirmek ister. Birisi vasıtası ile İslam’la tanışmış, İslam’ı öğrenmiş ve Müslümanca bir hayatı yaşamaya başlamış. Müslüman bir kızla evlilik yapmış. Mutlu ve huzurlu bir evliliği var.

Akrabası değişim hikayesini anlatırken konuşmanın bir bölümünde diyor ki; Ben üç senedir, yaptığım her ibadetimde ağlıyorum. Üç senedir kıldığım namazlarda sürekli ağlıyorum. Her secde edişimde gözümden yaşlar akıyor. Secdeden kalkamıyorum, kalkmak da istemiyorum. Çünkü secde insanın Allah’a en yakın olduğu yer diye biliyorum. Titriyorum. Namazımı zor tamamlıyorum. Acaba ALLAH beni affedecek mi diye kendimi sorguluyorum. Çünkü çok suçlarım, çok günahlarım var.

Bunları konuşurken şunu da ifade ediyor.  Öğrendim ki Allah hidayet öncesi işlenen suçları affedecek, ama benim işlediğim suçlar o kadar çok ki, beni affetmezse ne yaparım diyerek ağlamaya başlıyor. O anlatırken öğrencim olan kızım da ağlamaya başlıyor. Birlikte ağlıyorlar. Ağlıyorlar. Ağlıyorlar.

Öğrencim bunları anlatırken ben de ağlamaya başladım. Dönüşüm, teslimiyet, af edilmek arzusunun coşkusu, kulluk bu olmalıydı... diye düşünerek

Bir yandan da ben Vahap olarak kendi hayatımı düşündüm. Elli yıldır düzenli namaz kılan birisi olarak kendimi sorguya çekmeye başladım. 

Ey Vahap! Sen kaç kere namazda Allah için ağladın? Kaç kere secdede gözyaşı döktün? Böyle bir teslimiyet ve kulluk bilinci ile kaç kere namaz kıldın?

Öğrencim anlatmaya devam ediyor. Ama ben dinleyemiyorum. Kendi dünyama dalmış, kendimi sorgulamaya devam ediyorum. Ben ise o kişinin teslimiyetinin içerisinde kaybolmuş, sessizce dinliyorum, dinliyorum, dinliyorum. Ağlıyorum, Ağlıyorum, Ağlıyorum. Onun yaşadığı tevbe lezzetini dinleyerek, kendimi sorgulayarak yaşamak istiyorum.

İslam’ı bilerek ve isteyerek tercih eden mü’minlerin dönüşüm ve teslimiyet ruhunu sizlere da aktarmak istedim. Kendimi oldukça etkileyen bu dönüşüm ve hidayet hikayesinden sizlerin de etkileneceğinizi umut ediyorum. 

Sizlerin de benim gibi kendinizi daha iyi sorgulamak, hakkıyla teslim olmak, dosdoğru yolda dosdoğru yaşayabilmek için çabalayacağınızı biliyorum.

Rabbim kendisine kullukta problem yaşamayan, teslimiyetin lezzetini tatmış, arınmış güzel mü’minlerden olmayı hepimize nasip etsin dualarımla!

Davana sevdalan ki,

O sevda seni hem bu dünyada, hem de ahirette mutlu etsin.

 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Vahap Yaman'dan İbretlik bir Müslümanca Yaşam Hikayesi: Kazakistan'dan Doğan Güneş!
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.