Mutlaka izlenmesi gereken 3 sessiz film !

Özgün senaryoları ve etkileyici kurgularıyla bugün dahi ilgiyle izlenebilecek 3 muhteşem sessiz filmi siz değerli on5yirmi5 okuyucuları için derledik

SİNEMA .
mutlaka izlenmesi gereken 3 sessiz film !

1 ) Doktor Caligari'nin Muayenehanesi

Dr. Caligari’nin Muayenehanesi Alman sessiz sinemasının en çok tartışılan filmlerinden biridir.Anlattığı gizemli cinayet öyküsünün yanı sıra resimli panolardan oluşan dekorları, boyayla elde edilmiş gölgeleri, eğik bacalı, yamuk duvarlı evleriyle filmin yarattığı fantastik ve ürkütücü dünya bugün bile ilgiyle izlenmesini sağlamaktadır.

Ä°lgili resim

Film, bir bahçedeki bankta oturan genç bir adamın (Francis) yanındakine bir öykü anlatacağını söylemesiyle başlar.Francis, küçük bir kasabada yaşamakta, yakın arkadaşı Alan’la birlikte Jane’in sevgisini kazanmaya çalışmaktadır.Bir gün kasabada panayır kurulur.Çadırlardan birinde gösterilerine başlayan Caligari, resmi bir işlem için belediyeye gittiğinde bir memur ona kötü davranır.Bu memur aynı gece öldürülür.Kasaba bu cinayetin esrarıyla sarsılırken Caligari’nin çadırı izleyicilerle dolmuştur.Gösteri, Caligari tarafından hipnotize edilerek uyutulan Cesare’nin, seyircilerin geleceğe ilişkin sorularını yanıtlamasına dayanmaktadır.Sonraki gün, gösteriyi izleyenler arasında Alan ve Francis de bulunmaktadır.Alan, Cesare’ye ne kadar yaşayacağını sorar.Aldığı yanıt : “Şafağa kadar!” olur.Nitekim, ertesi gün Francis arkadaşının öldürüldüğünü öğrenir.Arkadaşının ölümünün arkasında  Caligari’nin  olduğunu düşünen  Francis onu takip etmeye başlar.

Dr. Caligari’nin Muayenehanesi, Alman dışavurumcu sinemasının ilk örneği olarak kabul edilir.Yönetmen Robert Wiene ise hem Caligari, hem de ondan sonra çektiği iki film aracılığıyla dışavurumculuğun Alman sinemasındaki en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmiştir.Caligari’yle tedirgin bir iç dünyanın dışsallaştırılması açısından çarpıcı bir örnek sergileyen Wiene, bir yandan kişilerin karanlık yönlerinin irdelenmesinde sinemanın çarpıcı olanaklarından yararlanmanın yolunu açıyor, bir yandan da yönetenler-yönetilenler ilişkisini ve “despot”ları ele alıp işleyecek birçok filmin ilk örneğini veriyordu.

 

2 ) Metropolis

Geleceğe ve gelecekteki teknolojiye dair bir fantezi olma niteliği taşıyan Metropolis’in çekimleri iki yılda tamamlandı.Almanya’da yapılan en pahalı filmdi ve sektörü büyük bir mali sıkıntıya sokmuştı.Yöneticilerin yeryüzündei çalışanların ise katı kurallarla düzenlenmiş yer altı dünyasında yaşadıkları bir ülkeyi anlatan Metropolis, Nazilerin gözde filmlerinden biri oldu.

İşte bu ülkede bir gün, yöneticinin oğlu, rastlantısal olarak işçilerin dünyasına iner ve beyazlar giyinmiş bir kıza aşık olur.Barışla kardeşliğin sözcülüğünü yapan Maria, haçlar ve mumlarla dolu mağarasında verdiği siyasi söylevleriyle işçileri yatıştırmakta, kalbin ellerle beyin arasında bir aracı olması gerektiğini anlatmaktadır.Bu toplantılardan hoşlanmayan yönetici, kızın bir benzerini yaptırarak işçilere ders vermek ister.

metropolis ile ilgili görsel sonucu

Metropolis’te insanlar adeta dev makinelerin ve mimari modellerin birer parçasıdır.İşçiler robot gibi yürürler; kendilerini kışkırtmakla görevlendirilmiş robot kızdan bile mekaniktirler.

Robot kız her türlü etkiye açık işçileri isyana teşvik eder ve korkunç bir karmaşa baş gösterir.Kent, sel sularının baskınına uğrar.Maria ise sevgilisiyle bir olup şehri kurtarmaya çalışır.

Film Alman toplumuna, gerçekleştirilecek herhangi bir işçi hareketinin getireceği varsayılan tehlikeleri sunmakta, üstelik akıllı yönetici sınıfın her zaman bu ayaklanmayı bastıracak ya da ezecek güçte olduğunu göstermeye çalışmaktadır.Filmin kötü kişisi, kapısındaki yıldızdan Yahudi olduğu anlaşılan bilim adamıdır.En şeytani ifade onun suratındadır ve robotu, yöneticilerin istemediği denli şiddete yönelik ve denetlenemez biçimde yapmıştır.1920’lerin sonlarında iyice su yüzüne çıkmaya başlayan Yahudi düşmanlığı filmde kendini bu şekilde ortaya koyar.

 

3 ) Hoşgörüsüzlük

Altı hafta provası yapılıp dokuz haftada çekilen kurgusu üç ayda tamamlanan, dört bin figüranın kullanıldığı film, sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir.

Hoşgörüsüzlük, hepsi farklı tarihsel dönemlere ait olayları anlatan dört öyküden oluşur : İsa’nın çarmıha gerilişi, 1572 yılının Aziz Bartelmi yortusunda Prostestanların  Fransa’da uğradığı kıyım, Perslerin Babil’i ele geçirişi ve son olarak da kurmaca bir yirminci yüzyıl öyküsü.

Ä°lgili resim

Önce uzunca sayılabilecek sahnelerle birbirini izleyen öyküler, her birinin içindeki gerilim tırmandıkça giderek hızlanan bir tempoyla, bir çekimden ötekine, zamandan zamana geçecek biçimde kurgulanmıştır.Bölümler, belli aralıklarla, zamanın ya da sonsuzluğun ve yeniden doğuşun simgesi olan   “beşik sallayan kadın” kılavuz kavramıyla birleştirilmiştir.Yönetmen David W. Griffith filmde birçok yazı kullanmış, İncil’den yaptığı alıntılarla, kendi ağdalı cümleleriyle temasını açıklamaya çalışmıştır.

 

KAYNAKÇA : Abisel,Nilgün.Sessiz Sinema

 

IMDb'nin TOP 250 listesinde yer alan 2 Türk Filmi

 

Film Analizleri için buraya tıklayın

 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Mutlaka izlenmesi gereken 3 sessiz film !
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.