Ahmet Hakan: Hikâyesi olmayan adamı hikâye sahibi yaptılar

EKREM İmamoğlu’nun en büyük, en temel, en esaslı sorunu şuydu:

KÜLTÜR SANAT .
ahmet hakan: hikâyesi olmayan adamı hikâye sahibi yaptılar

EKREM İmamoğlu’nun en büyük, en temel, en esaslı sorunu şuydu:

Bir hikâyesi yoktu!

Ta en başından beri en büyük sorunu buydu.

*

Herhangi bir bedel ödememişti/Şapkadan çıkar gibi çıkmıştı/Doğal olarak yadırganıyordu/Doğal olarak önemsenmiyordu/Ahaliyle arasında büyülü bir bağ yoktu/Böyle bir bağı oluşturabilecek imkânlardan mahrumdu/Mağduriyet adı verilen baldan tatmamıştı/Sıradanlık çemberinde yitip gidecek gibiydi/Bir çiçekti ama renksizdi, kokusuzdu...

*

Bıraksalardı, hikâyesiz gelip hikâyesiz gidecekti...

Ama bırakmadılar!

*

Seçimden hemen önce ve seçimden hemen sonra yapıp ettikleriyle hikâyesiz kalmaya mahkûm İmamoğlu’na...

Çok gizemli, acayip sürükleyici, su gibi akıp giden bir hikâye armağan ettiler.

*

Ama ne hikâye!

- Rüyasında görse inanamayacağı türden bir hikâye!

- Bir gün değil, iki gün değil, her gün kazandıran bir hikâye!

- Bedavadan bir hikâye!

- Sanki Gogol kaleme almış gibi bir hikâye!

*

Böylece “Memlekette hikâyesi olan adam yok abi” denilen bir ortamda hikâyesi olan bir adam yarattılar.

Kendi elleriyle!

Üstelik adamın hikâyesi, başı sonu belli bir İstanbul hikâyesi olacakken sürprizlere gebe bir hikâyeye dönüşme eğiliminde.

O derece yani!

*

Size bir şey söyleyeyim mi?

Hikâye sahibi olmak...

Hiç bu kadar kolay, hiç bu kadar zahmetsiz, hiç bu kadar bahşedilmiş olmamıştı.

*

Şimdi Ekrem İmamoğlu...

Yatıp kalkıp kendisine bu hikâyeyi bahşedenlere dua etmesin de ne yapsın Allah aşkına?

 

ATATÜRK HAVALİMANI’NA FIRLATTIĞIM SON BAKIŞLAR

BİR gazeteci grubu olarak...

Hikâyesi olmayan adamı hikâye sahibi yaptılar

Terk edilmiş İstanbul Atatürk Havalimanı’nı gezdik.

*

Issız havalimanını gezerken...

Hatıralar canlandı gözümde birer birer:

Hikâyesi olmayan adamı hikâye sahibi yaptılar

*

- İşte tam burada pasaportumu evde unuttuğumu fark edip kafayı yemiştim.

- İşte tam burada peynirli tostu gömmüştüm.

- İşte tam burada vakit geçirmek için hayatta almayacağım ürünleri uzun uzun incelemiştim.

- İşte tam burada uçağı kaçırdığımı anlayıp sinir krizine girmiştim.

- İşte tam burada sinir krizinden çıkıp tuhaf bir rahatlama hissiyle dopdolu olmuştum.

- İşte tam burada pasaport kuyruğunda sıkılmıştım.

- İşte tam burada Cem Karaca’yla karşılaşıp ayaküstü muhabbet etmiştim.

- İşte tam burada bavul beklerken sıkıntıdan telefonumun şarjını heder etmiştim.

- İşte tam burada uçağımın rötar yaptığını öğrenip öfkelenmiştim.

- İşte tam burada “Bugün bu havalimanı amma da kalabalık” demiştim.

*

Hikâyesi olmayan adamı hikâye sahibi yaptılar

Sonra hatıralardan kafayı kaldırıverdim.

Ve “küt” diye...

Koskoca havalimanının bütün ıssızlığı çöktü içime.

*

Sık tayini çıkan bir memurun çocuğu olarak...

Eşyaları toplanmış, terk edilmek üzere olan evlerin yaydığı hüznü çok iyi bilirim.

O hüznü, yüz binle çarpın!

İşte Atatürk Havalimanı’nın ıssızlığının yaydığı hüznün şiddeti budur.

Devamını Oku

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Ahmet Hakan: Hikâyesi olmayan adamı hikâye sahibi yaptılar
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.