“Kutlu Doğum Haftası bir FETÖ projesidir” iddiasının amacı nedir?

İddialarında emin olanlar, ellerinde sağlam belge bulunanlar Bolay’ın “Lanetleşme çağrısına” cevap vermeliydiler. Bunu yapmadıklarına göre yapmaları gereken, tevbe edip Allah’tan af dilemek, suçladıkları insanlardan özür dilemek ve helâllik istemektir. Bu kardeşlerimiz bir tuzağa çekilmişlerdir.

KÜLTÜR SANAT .
“kutlu doğum haftası bir fetö projesidir” iddiasının amacı nedir?

Prof.Dr. Burhanettin Can’ın Milli gazetedeki: “Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3: “Kutlu Doğum Haftası bir FETÖ projesidir” iddiasının amacı nedir?” başlıklı yazısı…

“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez,

Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.” 

Mehmed Akif

 

Geçen iki yazıda Diyanet İşleri Başkanlığının ihdas ettiği “Kutlu Doğum Haftası”nın ismi, amacı, zamanı ve kapsamı ile ilgili tartışmalar ele alınıp incelenmişti. 

Kutlu Doğum Haftası ile ilgili tartışmalarda cevaplandırılması gereken temel soru;“Kutlu Doğum Haftasının” niçin bir FETÖ projesi olarak ilan edilmiş olduğudur. “Kutlu Doğum haftası bir FETÖ projesidir” diyenlerin dayanakları, amaçları, hedefleri nedir ve niçin 28 yıl geçtikten sonra şimdi bunu ilan etmişlerdir? 

Bunun muhtemel sebepleri ve sonuçları neler olabilir?

Bu yazıda, bu konu ele alınıp değerlendirilecektir.

 

“Kutlu Doğum Haftası’nı Bir FETÖ Projesi” Olarak İlan Eden Kim?

Kutlu Doğum Haftasının 28 yıllık mazisi vardır (1989-2017). İsmi, muhtevası ve zamanlaması konusunda yol boyu değişik tartışmalar yapılmıştır. 2017 yılı hariç, Kutlu Doğum Haftasının bir FETÖ projesi olduğu gündeme gelmemiş ve tartışılmamıştır. Ama bugün, bunun bir FETÖ projesi olarak inşa edildiği, fikrin tamamen Gülen Hareketine ait olduğu iddia edilerek, Diyanet İşleri Başkanı Görmez istifa etmeye çağrılmakta ve 1989 yılından bu yana gelmiş ve geçmiş tüm Diyanet İşleri Başkanları töhmet altına bırakılmaktadır. Şu söylenseydi anlaşılabilirdi: “Fikir FETÖ’ye ait değildir; fakat yol boyu, süreci etkilemeye çalışmışlardır.” 

 

Bu iddiada bulunanlar haklı mı? İddia kasıtlı mı? Hem fikrin, hem ismin hem de zamanlamanın FETÖ’ye ait olduğunun 28 yıl sonra gündeme gelmesi, getirilmesi, amacın, niyetin ve hedefin ne olabileceğinin tartışılmasını gerektirmektedir. Bunu bugün kim ortaya attı ve gerekçeleri nedir? Bunları ele alıp incelemekte, değerlendirmekte fayda vardır.

 

Medyada yer aldığı şekliyle, 2017 yılında Kutlu Doğum haftasının bir FETÖ projesi olduğunu ilan edip saldırıyı başlatan ve birçok ismi karalayıp itibarsızlaştırmaya çalışan grup, “Pelikancılar” denilen bir gruptur:

“İlk adım, öteden beri kampanyayı örtülü operasyonlar şeklinde yürüten Pelikan Şebekesi’nden geldi. Sosyal medyadan verilen startın şampiyonları Salih Tuna ve Ömer Turan’dı. Daha düne kadar “Fetullah Gülen Hocaefendi’yle birlikte ağlayıp gözyaşları döken” Salih Tuna, Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini FETÖ’nün icat ettiğini, bu vesileyle kitleleri efsunlayıp kelime-i tevhid’i dinamitlediğini ifşa etti. Ömer Turan’ın eleştirileri de benzer bir biçimde çok köklüydü. Miladi-Kameri takvim ayrımı üzerinden “Bu uygulamanın dinimizde yeri yok. Bu yanlışa son verin” çağrısı yaptı” (1). 

 

Ancak kavgayı ilk başlatanlar, “Pelikancılar” olmasına karşılık, kavgayı derinleştirip yaygınlaştıranlar, başlatılan yangına benzin dökenler başkaları olmuştur: 

“Sonra Kutlu Doğum’la mücadele bayrağını TGRT ve Türkiye gazetesi burada da Ramazan Ayvallı ve hassaten Ahmet Şimşirgil alıp burçlara dikmek üzere üstlendi.” (1)

 

Kutlu Doğum Haftasının FETÖ Projesi Olduğuna İlişkin İddialar

Kutlu Doğum Haftasının FETÖ projesi olduğunu söyleyenler, genelde Diyanetin son yıllarda yaptığı her şeyi, FETÖ’ye mal etmektedirler. Bu kesimin medyada yer alan iddialarını aşağıdaki gibi özetleyebiliriz (2-5):

* 1989 yılında Kutlu Doğum Haftası fikrini teklif edenler ve teklifi de kabul edenlerin hepsi FETÖ’ye mensup kişilerdir.

 

* Teklif, Gülen’den övgü ile bahseden Süleyman Hayri Bolay ve Zaman gazetesi yazarı Mümtaz’er Türköne’den gelmiş, kutlamaların ismini de Ayvaz Gökdemir bulmuştur. 

 

* Kutlu Doğum Haftasının FETÖ’ye ilişkin bir proje olduğuna ilişkin en önemli dayanak, delil, “25 yıldır Gülen örgütü içinde yer alan Ahmet Keleş ile tutuklu Mümtaz’er Türköne’nin “Kutlu Doğum Haftası FETÖ projesidir” demiş olmalarıdır.

 

* Kutlu Doğum Haftasının Nisan ayının son haftasına sabitlenmiş olmasına ilişkin iki gerekçe ileri sürülmektedir. 1- Kutlu Doğum Haftasının zamanı değişken olduğu zaman kış ayına rastlamaktadır. 2- Gülen’in, Nisan ayının son haftası içinde (27 Nisan 1941) doğmuş olmasıdır. Dolayısıyla Hz. Peygamberin Doğum günü değil, gerçekte Gülen’in doğum günü, kamufle edilmiş bir şekilde kutlanmaktadır.

 

* Kutlu Doğum Haftasının tarihinin Gülen’in Doğum gününe denk getirilmiş olmasına karşı halkın tepkisi, 2008 tarihinden itibaren Kutlu Doğum Haftasının haftanın tarihinin bir hafta öne alınmasını sağlamıştır.

 

* Kutlu Doğum Haftasının muhtevası, bir Fransız Profesör’ün (Yazılarda ismi zikredilmemektedir) yaptığı teklife uygun olarak, her yıl ayrı bir konu olmak üzere düzenlenmektedir.

 

Kutlu Doğum Haftası İle İlgili İddialara Verilen Cevaplar ve “Lanetleşme Çağrısı”

Bütün bu iddialara en geniş ve sert cevap, projenin ilk sahibi Süleyman Hayri Bolay ile projenin bugün fiili uygulayıcısı Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den gelmiştir. Hem açıklamalarının daha geniş tarihsel arka planı olması, hem de proje ile ilgili suçlama yapan iddia sahiplerine yaptığı “Lanetleşme Çağrısı”nı ve yer darlığını göz önüne alarak, burada sadece Bolay’ın yaptığı açıklamalara yer vereceğiz.

 

Bolay, Kutlu Doğum Haftası Projesini FETÖ’den aldığına ilişkin iddiaya şöyle cevap vermiştir:

“Ben, bu hafta ihdasını kimseden almadım. FETÖ, 1993’de bizden aldı. FETÖ’nün görevlendirdiği Cemal Uşşak bana gelerek “Bu haftayı siz başlattınız ve yaydınız, biz de “vahdet haftası” adıyla bir hafta başlatıp, sizin faaliyetlerinize bir türlü destek vermek istiyoruz. Bu münasebetle Ankara Atatürk Spor Salonu’nda bir açılış toplantımız var, sizi açışla davet ediyoruz. Mutlaka iştirakinizi arzu ediyoruz.”

 

Ben de bu davete icabet ettim o salonun hakemler kulesinde FETÖ, merhum Prof. Dr. Sabahaddin Zaim ve bazı partilerin temsilcileriyle beraber açılışı takip ettik. Ben o günden sonra Fetö’yü ne gördüm, ne de görüştüm.”

“…Başlattıkları “Vahdet Haftası” faaliyetini beş sene bile sürdürememişlerdir.” (6)

 

Bolay’ın açıklamalarına göre FETÖ, 1993 yılında Kutlu Doğum Haftasına alternatif “vahdet haftası” diye bir hafta organize etmiş ve bunu ancak beş sene devam ettirebilmiştir. Diğer taraftan, muhtemelen, “Vahdet Haftasına” bir hazırlık ve Kutlu Doğum Haftasına bir alternatif olarak da 1991’de Gülen Hareketi mensubu Suat Yıldırım tarafından ‘Ebedi Risalet Sempozyumu’ düzenlenmeye başlanmıştır (7).

 

FETÖ’nün 1991›de ‘Ebedi Risalet Sempozyumu’ ve 1993 yılında “Vahdet Haftası” isimli bir hafta düzenlemiş olmasını ve bunu beş yıl devam ettirmiş olmasını, “Kutlu Doğum Haftası Bir FETÖ Projesidir” iddiasında bulunanlar, bilmemekte midir? “Kutlu Doğum Haftası”nın ortaya çıkışı ile ilgili çok kesin ve iddialı konuşan kardeşlerimiz, “Vahdet Haftası”ndan ‘Ebedi Risalet Sempozyumu’ndan niçin hiç bahsetmemektedir? 

 

Anlaşılan o ki, bu kardeşlerimiz, bir tuzağa/oyuna çekilmişlerdir.

Bolay, özellikle kendisinin Gülen’e methiyeler düzdüğü iddiası ile ilgili çok daha sert bir cevap vermekte ve iddia sahiplerini Âl-i İmran suresinin 61. ayetinde ifade edilen “mübahale/lâ’netleşme”ye davet emektedir:

“Bu iddiayı bazı gazeteciler ve prof. unvanlı birkaç kişi ileri sürdüler. Ben onları ispata davet ettim. Cevap vermediler. İddialarında ısrar edince onları, gerek adı geçen TV kanalında ve benden mülâkat alan gazetelerde, Âl-i İmran suresinin 61.ayetinde “mübahale/la’netleşme”ye davet ettim. Davetim halen geçerlidir. Bilindiği gibi bu la’netleşmenin sonunda haksız tarafa Allah’ın la’neti üç gün içinde tecelli eder, la’nete uğrayan kişi veya kişiler ya ölür veya ağır bir felâkete duçar olurlar. Mesele, bundan ibarettir” (6).

Bolay’ın Kutlu Doğum Haftasının bir FETÖ projesi olduğu iddiası ile kendilerini suçlayanlara, Âl-i İmran suresinin 61. ayetinde ifade edilen “mübahale/la’netleşme” çağrısına cevap vermemiş olmaları, iddiaların mesnetsiz olduğuna en büyük bir cevap olarak değerlendirilmelidir. 

 

Kutlu Doğum Haftası fikrinin isim babası olan Hayri Bolay, Kutlu Doğum Haftasının miladi takvime göre Nisan ayında sabitlenmesinin nedenini, insanların toplantılara katılıp katılmamasında etkili olan mevsim şartlarına ve Hz. Peygamberin doğum gününün milâdi karşılığına bağlayarak izah etmektedir (6). Kutlu Doğum Haftası “Ağustos ayına gelindiğinde salonlarda dinleyici bulunamaz” olmuştur. Bunun üzerine Mütevelli Heyeti, Hicrî takvimde 12 Nisan’ın mukabili olan 21 Nisan’da haftayı sabileştirme kararını vermiştir. 2001 yılına kadar bu tarihte kutlamalara devam edilmiştir. Ancak “Dinden hoşlanmayan bazı çevrelerin “Bu hafta 23 Nisan Çocuk Bayramı’nı itibarsızlaştırmak için yapılıyor” iddiasına karşı haftanın, 14 Nisan gününde başlatılmasına karar verilmiştir.” (6)

 

“Kutlu Doğum Haftası Bir FETÖ Projesidir” iddiasında bulunanlar, Mümtaz’er Türköne’nin “İlerleyen yıllarda, Mevlid Kandili kış aylarına tesadüf edince, Kutlu Doğum’u sabitlemeye karar verdik.” (4) tarzındaki açıklamasını referans almaktadırlar. Bu kesim, Kutlu Doğum Haftasının zamanının miladi takvime göre sabitlenmesinin sebebini “kış ayları” ve “Gülen’in doğum günü” olduğunu iddia ederken; Bolay ve Görmez, Ağustos aylarında salonlarda dinleyici bulunamamış olmasından ve de Hz. Peygamberin Doğum Gününün Miladi takvimde 21Nisana tekabül etmiş olmasından dolayı yapıldığını ifade etmektedirler. Gerçekten de kış ayları, toplantılara katılımın en fazla olduğu, yaz ayları da katılımın en az olduğu dönemlerdir.

“Kutlu Doğum Haftası”nın ortaya çıkışı ile ilgili çok kesin ve iddialı konuşan kardeşlerimiz, zaman sabitlenmesinin sebebini niçin gerektiği gibi araştırmamışlardır?

 

Sonuç: Yeni Fay Hatları İnşa Etme ve Güvensizliği Yayma Stratejisi

Farklı düşünme bir zenginliktir. Sorun, farklı düşünmede, ihtilaf etmede değildir. Sorun, ihtilafları tefrikaya dönüştürmede ve fırkalaşmadadır. Kutlu Doğum Haftası ile ilgili her türlü tartışma, Kuran’ın “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et/tartış...” (16 Nahl 125) kapsamında olduğu sürece hiçbir sıkıntı yoktur. Aksi takdirde ayrışma, gerilim ve kavga söz konusudur.

 

Kutlu Doğum Haftası ile ilgili iddia sahiplerinin hem kullandıkları dil, hem de ileri sürdükleri iddialar sağlam değildir. 28 yıl sonra FETÖ iddiasında bulunmak, bu sürece katkıda bulunmuş, gelmiş geçmiş birçok Diyanet işleri başkanını ve mensubunu, FETÖ’cü olmakla suçlamak ve fakat hiçbir ciddi belge sunmamak, yanlış olmuştur. 

 

İddialarında emin olanlar, ellerinde sağlam belge bulunanlar Bolay’ın “Lanetleşme çağrısına” cevap vermeliydiler. Bunu yapmadıklarına göre yapmaları gereken, tevbe edip Allah’tan af dilemek, suçladıkları insanlardan özür dilemek ve helâllik istemektir. Bu kardeşlerimiz bir tuzağa çekilmişlerdir.

 

Bu konunun 2016’da değil de 2017 yılında gündeme gelmesinin, FETÖ’nün 15 Temmuz Sosyolojik Savaş amaçlı Askeri darbe girişiminden sonra yapılmış olmasının, yürütülen sosyolojik savaşın amaçları ve hedefleri ile bağlantısı olmalıdır. 15 Temmuz sonrasında harcanmak, tasfiye edilmek, karalanmak ve itibarsızlaştırmak istenen herkes, her kurum, bizzat FETÖ’nün kripto elemanları, CIA, MOSSAD ajanları ve de kifayetsiz muhterisler, medyadaki troller, tetikçiler ve sosyal medyadaki ahlâksızlar tarafından FETÖ’cü olarak ilan edilmektedir. İhanet şebekelerinin oltasına takılan şuursuz, ahlâksız, kifayetsiz muhterisler, güvensizlik virüsünün toplumsal bünyede yayılmasına hizmet etmekte ve kanserin “metastas” olmasına (sıçramasına, yayılmasına) katkıda bulunmaktadırlar. Böylelikle Türkiye’de yeni fay hatları inşa edilmekte; hem inşa edilen fay hatları, hem de mevcut fay hatları enerji ile doldurulup harekete geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu açıdan sosyolojik savaş amaçlı 15 Temmuz Askeri darbe girişimine katkı sağlanmakta ve darbenin sosyolojik olarak derinleşip devam etmesine hizmet edilmektedir. O nedenle Kutlu Doğum Haftası eksenindeki iddia ve talepler, dinî mahiyetli olmaktan ziyade sosyal ve siyasal amaçlıdır.

Bu gerçeği, Siyasî iktidarın ve Diyanetten sorumlu Başbakan yardımcısının görmemesi/görememesi gerçekten üzücüdür. 

 

Kaynaklar

1- Alpay, K., Diyanet’e ‘Siyer Haftası’ Operasyonu, Yeni Akit, 23.05.2017.

2- Şimşirgil, A., Kutlu Doğum Haftası Fetö Projesidir ,Türkiye 14.04.2017

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/464579.aspx

3- Şimşirgil, A., “Bu Fitnenin Sahibi Kim?”, 19.04.2017, http://ahmetsimsirgil.com/bu-fitnenin-sahibi-kim-kutlu-dogum-haftasi/

4- Arvas, A., “Kutlu Doğum Fetö Projesi” , Türkiye 21.04.2017

turkiyegazetesi.com.tr/gundem/466561.aspx

5- Diyanet’e ‘Kutlu Doğum’ Çağrısı, Türkiye 21.04.2017.

6- Bolay, H., “Kutlu Doğum Haftası Ve Sonrası”, Yeni Şafak, 06.05.2017

http://www.yenisafak.com/hayat/kutlu-dogum-haftasi-ve-sonrasi-2653649

7- Kılıçarslan, İ, “Kutlu Doğum Haftası’nın Bilinen Tarihi”, Yeni Şafak 25.05.2017

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git “Kutlu Doğum Haftası bir FETÖ projesidir” iddiasının amacı nedir?
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.