Tarihte Bazı İlginç Vakıflar ve Vakfiyelerinden Örnekler

Vakıflar Genel Müdürlüğünce yayımlanan Tarihte İlginç Vakıflar kitabından ilginç vakıfları derliyoruz.

KÜLTÜR SANAT .
tarihte bazı ilginç vakıflar ve vakfiyelerinden örnekler

Aşağıdaki liste ve vakfiyelerinden iktibas edilen bölümlere baktığımızda vakıfların rikkatini, incelikle her güzel yerde, eylemde bir mevzi tuttuğunu görüyoruz.

 

Kadın Sığınma Evi Vakfı: “... ve mezkûr odalarda meydân-ı harb ve ğâzada fedâ-yı can etmiş şühedâ-yı müsliminin afife olan dul hatunları... sakine olalar ve mezkûr ebniyenin (binaların) çatı altı salonu sükkânın (oturanların) ictima ve ibâdetine ve bağçesi teneffüsülerine ve dükkân ittisalindeki (bitişiğindeki) salonu icrâ-yı san’atlarına mahsûs ola... (Mehmet Bey oğlu Safvet Bey, Bursa 1916)

 

Kızlara Çeyiz Hazırlayan Vakıf: “Vakf-ı mezkûre vüs’at (bolluk) geldik de... Vücuh-i birre sarf oluna yani tezvic ü teçhiz-i ebkâr u ifam ve ilbas-ı eramil ü eytam ve kaldırım tamiri misüllü vücuh-i birre sarf oluna… Aher meblağ-ı mezid... Bir nefer miskin-i şer’i derecesinde olan kız cihazına ve... Kâr ve kisbden kalan acezeye verilip...” (es-Seyyid Mehmed Esad Efendi, İstanbul, 1845)

 

Yetim Öğrencileri Giydiren Vakıf: “...Ve dahî... Zikrolunan mektebde yirmi nefer yetimlere yirmi kapama ve yirmi pabuc alına ve Kurban bayramında dahî yirmi adet kumaş kavuk ve muallimlerine ve halifelerine birer mücter kaftan ve düğme bahâ onar akçe ve nalça bahâ beşer akçe it’a oluna...” (Canfeda Hatun, İstanbul, 1773)

 

Hastalara İlaç Yapan Vakıf: “Bitkilerin isimlerini bilen ve bunlardan hastalıklara göre karışım yapabilen, bu işler için gerekli malzemenin başhekim tarafından alınmasını ve bunların kilere konulmasını sağlayan bir kişinin şifalı bitkiler uzmanı olarak atanmasını, bu kişinin aldırdığı malzemenin yeni olmasını, eski ve bozuk malzeme kullanmamasını ve bu kişiye günlük dört akçe; bitkilerin dövülmesi ve çekilmesi için iki kişi dövücü tayin edilmesini ve bu kişilere görevleri karşılığı günlük üçer akçe verilmesini şart kıldım.” (Kanuni Sultan Süleyman, İstanbul, 1547)

Duvar Yazılarını Silen Vakıf: “Aklı başında dirayetli birisi vakfın mahi’n-nukuşu (resim, yazı silen görevli) olup her an cami, medrese, darü’t-ta’lim, imaret vs. hangisi olursa olsun duvarlarının temiz kalmasına dikkat edecek, yazı yazan, çizen veya pisleyen kendini bilmezlerin pisliklerini temizleyecektir.” (Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul, 1470)

 

Yaz Günlerinde Soğuk Su Dağıtan Vakıf: Şeyhülislam Ebussud Efendi’nin talebelerinden Ataullah Efendi’nin vakfiyesinden: “Ve keza cenabı vakıf mezkur vakıf para ile... Sultan Bayezid’in su yoluna vasıl olan küngüne sarf olunarak yine o menzilin hariminde bir sebil yapılmasını ve keza her sene dört ay sıcak günlerde buzlu ve karlı soğuk su için mahsulat-ı şeriyyeden kâfi derecede sarf edilüp buzlu veya karlı tatlı soğuk su ile vakıf paralarla alınan bardaklarla gelen geçen her susuza içirilmesini sonra diğer aylarda yalnız su akıtılmasını... şart eyledi.” (İstanbul, 1571)

 

Türbeleri Tamir Ettiren Vakıf: “Hîn-i şerifte şerbet-i şehadeti nûş eden şühedanın kabirleri ve be-tahsis Davud el-Kayserî kuddise sırruhu’l-azizin medfeni olup şehitlik tabir olunan mahall-i mekabir-i mücahidînin murur-i eyyam ile müsrif-i harap ve mezbelelik olduğuna mebnî hasbeten lillahi teâlâ mahall-i mezbûrede muayene olunan kabristanın cavanib-i erbaası taş diva rile ihata ve müceddeden bir bi’r-i ma hafr ve inşa…” (Gümrük-i Kebir Emini Osman Ağa, Kayseri, 1832)

 

Haliç’te İstirahat İçin Tesis Kuran Vakıf: “... Balat Kapusu haricinde vaki’ âmme için terk olunan arsadan olub üzerine izn-i veliyü’l-emr ile sayf ve şitada âmme-i nâsın istirahatı içün mücededen bina eylediğim lonca tabir olunur…” (Vildan Hatun, İstanbul, 1754)

 

Deniz Kazazedelerine Yardım Eden Vakıf: “…deniz seferi yüzünden İstanbul’da kazaya uğramış, gemileri batmış ol fukaraya ve… felakete uğrayanlara yardımda bulunulması...” (Süleyman Subaşı Vakfı, İstanbul, 1576)

 

Sakal-ı Şerifi Mübarek Günlerde Ziyaret Ettiren Vakıf: “... Lihye-i saadet-i nebeviyye dahi leyle-i mevlid-i nebevî... ve leyle-i kadir ve leyle-i adhâda... ve zi’l-hicceti’ş-şerifesinin onuncu gecelerinde teyemmümen ve teberrüken güşâd ile huzzâr-ı meclise kemâl-i keremlerinden üç ihlas bir Fatiha-i şerife kıraat ve tilavet etdirülüp ucûr...” (Mehmed Nuri Bey, İstanbul, 1866)

 

Fakirlere Yardım Gıda Dağıtan Vakıf: “Ramazan-ı şerifde fukaraya it’am olunmak üzre galle-i mezkûreden yüz elli kuruşluk dakik ve beş yüz kuruşluk rugan-ı sade (tereyağ) ve yüz yirmi kuruşluk şeker ve seksen kuruşluk el-van reçel ve altmış kuruşluk rugan-ı zeyt (zeytinyağı) ve üç yüz otuz kuruşluk lahm ve seksen kuruşluk bebabir ve nebun ve tuz ve biber ve yüz yirmi kuruşluk sebze ve otuz kuruşluk kahve ve seksen kuruşluk mum ve yirmi kuruşluk sabun ve otuz kuruşluk gaz ve seksen kuruşluk kömür ve seksen kuruşluk hatab dahi mütevelli yediyle bi’l-iştira’ harc ve sarf ola...” (Mehmed Said Efendi Vakfı, İstanbul, 1904)

Muallimlere Tütünü Yasaklayan Vakıf: “…zinhar ve zinhar şarib-i duhân (duman/tütün içici) muallim-i sibyân olmaya…” (Mehmed Ragıb Efendi, Diyarbakır, 1833)

 

Helalleşme Vakfı: “Bursa’da vâkıfın bahçeye bitişik olarak yaptırdığı dâru’t-ta’limîn muallimine burada ücretsiz çocukları okutup sevabını vâkıfın üzerinde hakkı olup da eda edemediği ve gıybetini yapıp şerefine dokunduğu ve helalleşmek istediği kimselere bağışlamak üzere Cenab-ı Hakk’ın bunu vâkıfın günahlarına kefaret kılması ümidi ile her gün üç dirhem tayin etti.” (Molla Güranî, Bursa, 1484)

 

Meyve Yediren Vakfı: “Ve Harmanyeri dairesinde zeytün ağaçlarından ma’ada armud ve elma ağaçlarının meyvesini hâzır olan fukara, rızaen lillâh ma’an ekledeler... ve birer dest-i mal mikdarı dahi götüreler. Ziyadesine ta’arruz etmeyeler... Ve bir ferd mani olmaya...” (Bıyıklızade Mehmed Ağa, İznik, 1594)

 

Şehir Estetiğini Koruyan Vakıf: Mehmed Hayri Paşa’nın vakfının şehir estetiğine destek veren şartlarında, cami manzarasını kesmemesi, şehre güzellik ve ahaliye gezinti mahalli olması için mahallin üzerine bina yapılmaması ısrarla belirtiliyor: “…Ve mezkûr iki bin yüz yirmi üç arşun mahall, cami-i şerif manzarasının adem-i ihlali ve her türlü ahvalde ahaliye ilticagâh ve mahall-i tenezzüh olmak üzere hiçbir sebep ve bahane ile ve hatta muvakkat bile olsun baraka ve salaş tarzında bir gûne ebniyye inşa edilmeyüp daimen ebniyyeden âri olmak ve yalnız bağçe haline ifrağ ve münasib mahalline havuz inşası ve kabil-i nakl-i kanape ve iskemle vaz’ı…” (Selanik, 1903)

 

Sıcakta Sebillere Kar Suyu Koyan Vakıf: Yaz günlerinde her gün bir katır yükü kar satın alıp kasaba camiinin sebilhanesine döktürerek müminlerin soğuk su içmesine vesile olan Hüseyin oğlu Ali Ağa Vakfı’nın vakfiyesinden: “Her yevm bir yük kar iştira olunup bir dengi cami-i mezkûr kapusunda vaki... sebilhaneye... verilip eyyam-ı sayfda doksan gün tebridima olunarak iska-i cemaat-i müslimin-i âbirin oluna… (Aydın, 1860)

 

Kışın Abdest Alanlara Sıcak Su Temin Eden Vakıf: “... Cami-i mezkûrun ittisalinde müceddeden bina ve ihya ettiğim abdesthanede vaz ettiğim kazanda eyyam-ı şitada kifayet mikdarı hatab ile sab olunan suyu kaynadıp iznimle âmme-i müslimîn abdest almalılar” (Kocabeyzade Abdülhadi Efendi Vakfı, Ankara, 1721)

 

Müslüman Esirleri Kurtaran Vakıf: “Merkûm vâkıfe, üserâ-i müslimînin mahzûl frenklerin ellerinden kurtarılmasına... ve kurtardığı kimseler bilâd-ı müslimîne vâsıl oluncaya kadar onların nafaka ve kisvelerini de i’tâ edilecek.”  (Saliha Hatun Vakfı, Şam, 1308)

 

Savaşa Giden Gazilere At Veren Vakıf: “Fî sebîlillah vakf olunan yundlardan hâsıl olan atları, ... guzâtı müslimîn ve kihat-ı alâ simat-ı mücâhidînden herhangi gazinin atı olmayub küffar-ı bed-tebâra gaza etmek için at isteye, ... ol gaziye bir yarar at verile...” (Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa, İstanbul, 1574)

Boğazda Temiz Hava Aldıran Vakıf: “Çeşme kurbunda bina eylediğim köşk ve liman dahi vakıf olub ümmet-i Muhammed teneffüs eyleye...” (Peksimetçibaşı Ramazan Efendi Vakfı, İstanbul, 1730)

Eğitimde Kaliteli Personel İstihdam Eden Vakıf: “Vâkıfenin inşa etmiş olduğu mektebe gelince: Kıraat ve tecvid ehlinden Kur’an-ı Mecid’i bilmekte mahareti olan, güzel vasıflarla muttasıf, iyi ahlakla mütehallik bir kimse oraya muallim tayin olunup Müslüman çocuklarına öğretir... Onlara şefkat kanatlarını indirir, onlar arasında hiçbir fark yapmaksızın cümlesine kendi evladına baktığı gözle bakar, talim ve terbiye kanunlarına riayet eder. Onlara karşı samimi bir dost hatta müşfik bir baba gibi davranır... Vazifesi altı dirhemdir..” (Haseki Hürrem Sultan, İstanbul, 1551)

 

Suleyha Şişman

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Tarihte Bazı İlginç Vakıflar ve Vakfiyelerinden Örnekler
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.