Ankara "müzeler şehri" olmaya aday

On binlerce yıldır farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan Anadolu'nun tarih ve kültürüne ait önemli izler, başkentteki müzelerde korunarak gelecek nesillere taşınmaya çalışılıyor.

KÜLTÜR SANAT .
ankara müzeler şehri olmaya aday

AA muhabirinin Ankara Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, Başkentte Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 7, TBMM'ye bağlı 1, 9 askeri müze, kişi ve kurumlara ait 36 özel müze bulunuyor. 

Başkentlilerin yanı sıra çok sayıda yerli ve yabancı turistin de ziyaret ettiği müzelerde, yurt dışından iadesi sağlanan "Kanatlı Denizatı Broşu" ve "Troya Hazinesi" gibi kıymetli eserler de yer alıyor. 

Toprak mahsulleri de var plastik sanatlar da

Başkentte Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Cumhuriyet Müzesi, Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Gordion Müzesi, Roma Hamamı Açık Hava Müzesi ve Ören Yeri, Kurtuluş Savaşı Müzesi, Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, Haritacılık Müzesi, Hava Kuvvetleri Müzesi, Jandarma Müzesi, M.S.B. Arşiv Müzesi, Sakarya Şehitleri Zafer Anıtı ve Müzesi, Topçu ve Füze Okulu Sınıf Müzesi, AOÇ Müze ve Sergi Salonu, Anadolu, Mimarlık ve Mobilya Kültürel Miras Müzesi, Ankara Çocuk Müzesi, Ankara Üniversitesi Oyuncak Müzesi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Müzesi, Ankara Vakıf Eserleri Müzesi, Cumhurbaşkanlığı Atatürk Müze Köşkü, Çengel Han Rahmi Koç Müzesi, MTA Tabiat Tarihi Müzesi, Mustafa Ayaz Vakfı Plastik Sanatlar Müzesi, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü 100. Yıl Müzesi, Prof. Dr. Ülker Muncuk Müzesi, PTT Pul Müzesi, Sebahattin Yıldız Müzesi, MKE Sanayi Ve Teknoloji Müzesi, Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, Toprak Mahsulleri Ofisi Müzesi, Milli Mücadelede Atatürk Konutu, TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi, TRT Yayıncılık Tarihi Müzesi, Türk Hamam Müzesi, Türk Hava Kurumu Müzesi, Ulucanlar Cezaevi Müzesi ve 75. Yıl Cumhuriyet Eğitim Müzesi öne çıkıyor.

Anıtkabir

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi istirahat yeri olarak Rasattepe'de (Anıttepe) 9 Ekim 1944 tarihinde törenle temeli atılan Anıtkabir'in inşası 9 yıllık bir süre içinde dört aşamalı olarak yapıldı. Anıtkabir, Türk mimarlığında 1940-1950 yıllarında II. Ulusal Mimarlık dönemi olarak adlandırılan dönemin özelliklerini taşıyor.

Anıtkabir yaklaşık 750 bin metrekare alanı kaplayan Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılıyor. Barış Parkı'nda Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden ve yabancı ülkelerden getirilen 104 ayrı türden yaklaşık 48 bin 500 süs ağacı, ağaççık ve süs bitkisi bulunuyor. Öte yandan Anıt Bloku adı verilen bölüm de aslanlı yol, tören meydanı ve mozole olarak üç bölümden oluşuyor. Anıtkabir Atatürk Müzesi'nde de Atatürk'ün kullandığı eşyalar, kendisine hediye edilen armağanlar ve giysileri teşhir ediliyor.

Müzede ayrıca Atatürk'ün madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından Afet İnan, Rukiye Erkin, ve Sabiha Gökçen'in müzeye armağan ettikleri Atatürk'e ait eşyalar da sergileniyor. 

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Atpazarı olarak adlandırılan semtte, Ankara Kalesi'nin dış duvarının güneydoğu kıyısında yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı binasından oluşuyor. Müzenin Mahmut Paşa tarafından 1464-1471 yıllarında yapıldığı tahmin edilirken, Kurşunlu Han'ın ise Fatih dönemi baş vezirlerinden Mehmet Paşa'nın İstanbul'un Üsküdar ilçesindeki imaretine vakıf olarak yaptırılmış. 1881'deki yangından sonra terk edilen her iki yapı daha sonra Atatürk'ün isteğiyle Anadolu'dan toplanan eserleri sergilemek amacıyla uzun yıllar süren yenileme çalışmaları sonucunda müzeye dönüştürülmüş. 

Kısa süre önce modern müzecilik anlayışıyla yeni bir düzenlemeye de gidilerek müzeye, mimari canlandırmalar ve interaktif uygulamalar da eklendi.

Etnografya Müzesi

Etnografya, Ankara'nın Namazgah adıyla anılan semtinde, Müslüman mezarlığı olan tepede yer alıyor. Müze 1930'da halka açıldı ve 1938 yılının Kasım ayında iç avlusu geçici kabir olarak ayrılarak Atatürk'ün naaşı,1953'te Anıtkabir'e nakline kadar burada kaldı.

Bu kısım halen Atatürk'ün anısına hürmeten sembolik bir kabir şeklinde korunuyor. Müzede maden eserler, dokuma giysi, silah ve ağaç işçiliği sergileniyor. Geleneksel Türk sanatının nadide örnekleri arasında Anadolu'nun çeşitli yörelerinden derlenmiş halk giysileri, süs eşyaları, ayakkabı, takunya, Sivas yöresi kadın ve erkek çorapları, keseler, oyalar, çevreler, uçkurlar, peşkirler, bohçalar, yatak örtüleri, gelin kıyafetleri, damat tıraş takımları görülebiliyor. Ayrıca Uşak, Gördes, Bergama, Kula, Milas, Ladik, Karaman, Niğde, Kırşehir yörelerine ait dokumalar da bulunuyor. Müzede Anadolu etnografya ve folkloru, sanat tarihi ile ilgili eserleri içeren bir ihtisas kütüphanesi de mevcut.

Cumhuriyet Müzesi (II. TBMM Binası)

Ankara Ulus Meydanı'nda bulunan müze, Cumhuriyet Halk Fırkası binası olarak tasarlanmış ancak I. Büyük Millet Meclisi binasının yetersiz olması ve gelişen cumhuriyet Türkiyesi meclisinin ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle binada değişiklik yapılarak II. Türkiye Millet Meclisi olarak kullanıldı. 30 Ekim 1981'de de Cumhuriyet Müzesi olarak ziyarete açılan müzede özgün eşyalarıyla meclis toplantı salonu, Atatürk ilke ve inkılaplarının anlatıldığı odalar ilk üç cumhurbaşkanı Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar dönemlerini yansıtan belgeler, fotoğraflarla bazı şahsi eşyalar sergileniyor. 

Toplantı salonunda ise Mustafa Kemal Atatürk'ün 15-20 Ekim 1927 tarihinde okuduğu Büyük Nutuk'tan bir bölüm ve balmumu heykellerle meclis oturumu canlandırılıyor. 

Kurtuluş Savaşı Müzesi (I. TBMM Binası)

Ankara Ulus Meydanı'nda bulunan I. Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası 1961'de "Türkiye Büyük Millet Meclis Müzesi" adıyla halkın ziyaretine açıldı.

Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun 100. yılı kutlamaları çerçevesinde restorasyon ve teşhir tanzim çalışmaları yapılarak 1981'de Kurtuluş Savaşı Müzesi adını alan müze, Türk mimari stilinde iki katlı olarak tasarlandı. Meclisin, 23 Nisan 1920'de çalışmalarına bu binada başlaması kararlaştırıldığında henüz bitirilmemiş olan bina halkın katkısıyla tamamlandı.

Bina koridor, Riyaset Divanı, Bakanlar Kurulu Odası, Encümen Odası (Komisyon Odası), Dinlenme Odası, Şer'iye Encümeni Odası, İdare odaları, Meclis Toplantı Salonu, Mescit, Reis Odası (Meclis Başkanı Odası), fotoğrafhane, eser depoları ve sergi salonu olarak kullanılan alt katın yer aldığı bölümlerden oluşuyor.

Resim ve Heykel Müzesi

Ankara'da Namazgah Tepesi'nde Etnografya Müzesi yanında 1927'de inşa edilen bina Cumhuriyet dönemi Türk mimarisi örneklerinden birisi olma özelliğini taşıyor.

Müzede, Türk resim sanatı ve yaklaşık 100 yıllık geçmişi olan Türk plastik sanatının seçkin örnekleri sergileniyor. Müzede her geçen gün zenginleşen plastik sanatlar kütüphanesinin yanı sıra amatör ve profesyonel sanatçıların çalışabileceği resim, heykel ve seramik atölyeleri de mevcut. Dış ülkelerle geliştirilen kültürel anlaşmalar çerçevesinde programlanan resim, heykel, seramik, baskı sanatları ve fotoğraf sergileri, periyodik sergiler üç galeride gerçekleştiriliyor.

Roma Hamamı

Ulus Meydanı'ndan Yıldırımbeyazıt Meydanı'na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde yer alan Roma Hamamı'nın bugün görülebilen kalıntıları alttaki ısıtma katları ile servis kısımlarıdır. Hamamda yapılan kazılar sonucunda ele geçirilen sikke ve yazıtlar ile Korinth başlıkları gibi mimari buluntulardan yapının İmparator Karakalla döneminde (211-217) inşa edildiği ve Bizanslılar döneminde de onarılarak kullanılmış olduğu anlaşılıyor.

Son yıllarda kısmen restore edilen Roma Hamamı'da bugün Roma devri Ankara'sından toplanmış yazıtları kapsayan zengin bir koleksiyon sergileniyor.

Gordion ve Gordion Müzesi

Gordion Müzesi, 1963'te bugün Yassıhöyük olarak tanınan 500 nüfusa sahip bir küçük köyün yanında kuruldu. Müzede her dönem, karakteristik örneklerle temsil ediliyor. Üç vitrinde Eski Tunç Devri eserleri, bunu takiben Kral Midas ile son bulan Erken Frig Dönemine ait eserler yer alıyor.

Son yıllarda ziyaretçi sayısındaki büyük artış yaşanması burada yeni düzenlemeler yapılmasını da gündeme getirdi. Gordion çevresi geniş bir alan üzerinde M.Ö. 8. asrın son çeyreği ile M.Ö. 6. asrın ortalarına kadar uzanan bir zaman dilimine tarihlenen çeşitli ölçülerdeki tümülüslerle kaplı. 

Tümülüsler, Frig soyluları ve ileri gelen kişilerin mezarlarına verilen isim. Tümülüslerin içinde "Midas Tümülüsü" olarak tanınanı ise görünümüyle ilgi çekiyor. Kazısı 1957'de gerçekleştirilen Midas Tümülüsü, 1960'lı yılların başlarında Türk mühendislerince beton destek konstrüksiyonunun tamamlanmasıyla halkın ziyaretine açıldı.

Augustus Tapınağı

Eski çağlardan günümüze kalmış yapıların en önemlilerinden birisi olan Augustus Tapınağı Ulus'ta Hacı Bayram Camisi'nin bitişiğinde yer alıyor. Tapınak, Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olarak inşa edilmiş.

Çengelhan Rahmi Koç Müzesi

Ankara'nın ilk sanayi müzesi olan "Çengelhan Rahmi Koç Müzesi"nin yer aldığı han 1522'de yaptırıldı. Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı Damat Rüstem Paşa'nın vakfına bağlı olduğu bilinen Çengelhan, Ankara'nın hanlar bölgesinde özgünlüğünü bugüne kadar koruyabilen ender yapılarda birisi olarak tanımlanıyor. 

Dönemin en büyük dört hanından biri olan Çengelhan, Koç Holding'in kurucusu Vehbi Koç'un iş yaşantısına başladığı yıllarda kullandığı bir dükkana da ev sahipliği yapıyor. Müzede 32 odada denizcilikten karayolu taşımacılığına, havacılıktan tıbba kadar pek çok sanayi kolunun geçmişini gözler önüne seren 4 binden fazla obje ile ziyaretçilerini karşılıyor.

Objeler büyüklükleri açısından ise küçük modellerden buhar motorlarına ve klasik otomobillere kadar uzanan zengin bir çeşitliliği barındırıyor.

 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Ankara "müzeler şehri" olmaya aday
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.