Hakan Gezer: Eğitim Şart

Şu an okumaya başladığınız satırlar bu saygı değer gençlik sitesinde ilk yazım olmasındandır ki çok kısa kendimi tanıtmalıyım öncelikle. Uzun uzadıya söylemektense kendim için kısaca Allah’ın eğitimci bir kulu desem yeterince söz söylemiş olacağımı düşünüyorum. Sizlerle bu köşede edebiyattan, tarihten ve işim gereği eğitimden konuşacağız bol bol.

KÜLTÜR SANAT .
hakan gezer: eğitim şart

Bu yazıyı okumaya başladığınızda 2019-2020 Eğitim ve Öğretim yılı başlamış olacak inşallah. İlgili yetkililerce yapılan çalışma sonucu bu sene biraz alışılagelmişin dışında bir takvim bizi bekliyor. Sene bitmeden, sonuçlarını görmeden olumlu veya olumsuz bir söz söylemek peşin hükümlülük yapmak olur diye düşünüyorum. Bu seneki takvime göre, 2019-2020 eğitim öğretim yılı bir hafta öne çekilerek 9 Eylül 2019'da başlayacak. 18-22 Kasım 2019'da ilk ara tatil yapılacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün) Yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020 tarihleri arasında olacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün) İkinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi 3 Şubat 2020'de başlayacak. 6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün) 13 Nisan'da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı ise 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek. Ayrıca ilkokula başlama yaşını 69 aya çıkaran kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Kanuna göre, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi, ortaokul ve ortaöğretim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığının iznine bağlı olmaya devam edecek. Yükseköğrenim düzeyindeki yurtların açılması ve işletilmesi ise Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın iznine bağlı olacak. Yurtlarla alakalı düzenlemeyi çok olumlu görüyorum. Yeni düzenlemelerin ise şekilsel olmaktan çok yapılandırıcı sonuçlar vereceğini umut ediyorum.

Bir ülkede birçok sorun vardır. Var olacaktır da. Eşyanın tabiatı, insanın fıtratı gereği sorunlar çözülmek suretiyle hep var olacaktır. Fakat tüm sorunları çözmek bahsinde en zahmetli olsa da en kesin ve kalıcı yol, eğitim ile çözüm yolları açmaktır. Bu hususta zaman zaman tökezlesek de iyi niyetli olduğumuz kesin. En azından bazı sorunların hal-i hazırda var olduğunun farkında olup sürekli farklı farklı çözüm önerileri getirme gayretinde olmamız bile önemli bir adımdır.

Eğitim, şansa bırakılmayacak bir meseledir devletler için. Genç nesiller ve çocuklar, geleceğin yapı taşlarıdır şüphesiz. Gençlerin; gelişiminde kendi yetenekleri doğrultusunda, rehber öğretmenlerin özverili çalışmalarıyla yollarını açıcı bir şekilde bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Alan dersleri öğretmen arkadaşlarımızın öğrencilerimize fedakârca yaklaşmaları gerekmektedir. Spor ve kültür-sanat dersleri öğretmenlerimizin çocuklarımıza bu hususta doyurucu bir eğitim vermeleri gerekmektedir. Öğretmen-öğrenci ilişkisi soğuk değil; iyi niyet zeminine oturtulmuş bir usta-çırak ilişkisi olarak şekillenmelidir. Öğrencilerimize sorumluluk verilmeli, hatta bazen bocalamalarına dahi müsaade edilmelidir. Bu çocukların düşüp dizlerini kanatmasına izin vermeliyiz. Çünkü biz bunu yapmazsak ehil olmayan şer odaklı oluşumlar bu çocukların geleceklerini çalıyorlar. Hem bizim yanımızda düştüklerinde kalkmaları için el uzatan da yine biz öğretmenler oluruz. Kendi davranışlarımıza da özen göstermeli, bal yemeyi kendimiz kesmeden, gençlere bal yemeyi kes dememeliyiz. Çocuklarımızın ders hususundaki başarısının yanında ülkemize ve ümmete faydalı nitelikte gençler olması için titizlikle bir çaba yürütülmelidir. İnsani değerlerden uzak bir başarının ne kadar ehemmiyeti olabilir ki? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dediği gibi; ‘Cahilsin, okursun öğrenirsin, adam yok yetiştirirsin, paran yok kazanırsın, her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu bunun çaresi yoktur.’  Eğitim-öğretim müddetince öğrenci aileleri ile sürekli iletişim halinde olunmalı ve muhtemel olabileceği istenmeyen olaylar vuku bulmadan bu yolla önüne geçilmelidir. Ayrıca veliler çocuklarının yetenekleri hususunda detaylı bilgilendirilmelidir. Gördüğünüz gibi öğretmen olmak kolay değildir. Öğretmenin emeği ay sonunda aldığı ücret ile kıyaslanamaz. Bir ülkenin geleceğini ilmek ilmek örmenin nasıl bir ücreti olabilir ki?

Ama nasıl bir eğitmen? Peygamber Efendi’miz Hz Muhammed (sav)’in “Âlimin âbide üstünlüğü, benim sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir” dediği bir dine mensupken, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘’Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz millet namını almak yeteneğini elde edememiştir. Ona basit bir kütle denir, millet denmez.’’ dediği bir ülkenin vatandaşıyken bu mefkûreye uygun eğitimciler olmak zorundayız.

Yeni eğitim ve öğretim yılına girerken başta güzide ilçemizde görevini yerine getiren, daha sonra yeri geldiğinde canı pahasına yurdun dört bir yanında gelecek nesillerin yetişmesinde emektar olan öğretmen arkadaşlara ve sayın idarecilere Allah’tan kolaylık ve güç diliyorum. 

16ncı Alay 1 inci Tabur' da Birinci Dünya Savaşı'na fiilen katılıp Irak cephesinde şehit düşmüş Abdülkerim öğretmeni, Batman’da terör saldırısı sonucu şehit olmuş Aybüke öğretmeni ve vatana hizmet yolunda şehadete yürümüş nice öğretmenlerimizi sıkça anımsayınız. Anılarını yâd eder, rahmetle ve minnetle anarım… 

Hakan Gezer

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Hakan Gezer: Eğitim Şart
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.