Vahap Yaman: Genç, herkesten farklı olmak ister..

Gençlik, çocuklukla erişkinlik arasında yer alan, gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemidir.

KÜLTÜR SANAT .
vahap yaman: genç, herkesten farklı olmak ister..

Gençlik, çocuklukla erişkinlik arasında yer alan, gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemidir. Gençlik, çocukluk ile erişkinlik arasında bir köprüdür. Genç için çocukluk dönemi geride kalmıştır fakat henüz yetişkin de değildir. Bu yüzden gençlik çağı bir belirsizlik ve arayış devresidir. Yön ve hedefin arandığı, meslek ve ailevi rollerin üstlenilmesi için gerekli kişilik özelliklerinin kazanılmaya çalışıldığı, bireysel hareket etmeye başlanıldığı bir dönemidir.

Gençlik çağı topluma karışma çağıdır. Bu dönemde genç evden kopar, çevreye yönelir. Bu dönemde gencin kimlik problemi vardır. Genç bu geçiş döneminde hayallerin, tutkuların, idealizmin, kendi yaş gruplarının, değerler sisteminin etkisindedir. Genç, özgürlük ve özgür davranma -ne demekse- arayışı içindedir. Topluma kendini ispatlamak durumundadır. Yaptığı atılım ve girişimlerin engellenmemesini ister.

Gençlik dönemi, hareketli bir dönemdir. Bu dönemde gence duyguları hâkim olduğu için acele, düşünmeden, çabucak karar verir. Bu nedenle kolaylıkla yanlış yapma ve hataya düşme ihtimali vardır. Gençlik, enerji dolu ve hareketli bir dönemdir. Genç sahip olduğu enerjiyi harcayabilmek için daha çok harekete ihtiyaç duyar. Birçok meseleyi çözebilecek heyecan, dinamizm ve fiziksel beceriye de sahiptir; kendisine fırsat verildiğinde çok önemli başarılara imza atabilecek yeteneğe sahip bulunmaktadır. 

Bu dönem gencin enerjik, atak, hislerle davranma çağı olduğu için isyankar, bilgiçlik taslama duyguları, otorite kabul edilme istekleri ön plandadır. Bu dönemde ana-babanın öğütlerinden ve karışmalarından usanan genç, kendini dışarı atar. Evinde anlaşılmadığını, kendisine değer verilmediğini, çocuk gözüyle bakıldığını sanan genç için arkadaş grubu bir kurtuluş, bir sığınaktır. Ergenlik çağı gencin sorgulama çağıdır, aynı zamanda bu çağdaki genç yoğun bir değişim sancısı içindedir. Fikirleri, davranışları sık sık değişir.

Bu yaş grubu gençler aşırı koruyucu-himayeci bir yaklaşımdan rahatsızlık duyarlar. Bütün ihtiyaçları birileri tarafından karşılanan genç ileriki yaşlarda sorumluluk almakta zorlanabilir. Gençler arasında şiddet, kaba davranış, sert hareketler sıkça görülebilir. 

Gençler, bu dönemde haz odaklı bir yaşamın içine hızla çekilmektedir. Gençler çok yanılırlar. Sevgide de nefrette de aşırıya kaçarlar. Her şeyi bildiklerini sanır ve onun için yanlışlarında bile direnirler. Gençlik çağı evden kopma, topluma ve çevreye açılma dönemidir. Bu dönemde gence evi dar gelir. Ana-babanın öğütlerinden ve kendisine karışmalarından bıkar, soluklanabildiği, özgür davranabildiği yer, dışarı ortamıdır diye düşünür, kendini dışarı atar. Toplum içinde düzgün ve iyi bir yer edinemeyen, genç geleceğinden de umudunu keser topluma sırt çevirir.

Genç, herkesten farklı olmak ister, bu döneminde duygular yoğundur  ve sürekli dalgalanma gösterir, yani iniş-çıkışlıdır, bu yönleriyle genç kendisini ispatlama, kendisi olma gayreti ve çabası içindedir. Gençlerde genelinde kurallara karşı bir tepki vardır. Tutarlılık gençlerin çok örselediği davranış şeklidir. Gençler, yaşları gereği, tartışmaktan ve çekişmekten, gereğinden fazla konuşmaktan büyük zevk alırlar. Gençliğin kimlik ve kişilik konusunda önemli sıkıntıları vardır. Modern hayat gence, özgürlük adı altında, sorumluluktan uzak, istediğini istediği zaman yapan, hesap vermeyen, sosyal ilişkilerini ve arkadaş çevresini sanal ortamla sınırlayan, anlık zevk ve eğlence düşkünü, başarıyı zahmetsiz elde etmek isteyen, geleceğini sadece para kazanmak olarak planlayanlar olmalarını önermektedir. Gençler genellikle kendilerine doğrunun ve yanlışın ne olduğunu anlatılsa dahi, onu bizzat tecrübe etmek ister.

 

Aile kendi yapamadığını gençten istememelidir.

Gençlerdeki dalgalanma, gençleri yetiştirmekle görevli olan ailelerin kendilerini yetiştirmemelerinden, onlarla yeterince ilgilenmemelerinden kaynaklanmaktadır. İnançsız evlerde, bilinçsiz aile ortamında yetişen genç kimlik ve davranış sorunu yaşar. Aileler, hayal edip de yapamadıklarını gençlerden bekler, onları kabiliyetlerinin ve ilgilerinin olmadığı alanlara yönlendirebilir. Bu tip gençler aileyle, çevreyle sürekli çatışır. Başarılı da olamazlar. Ailelere gençlerin ilgilerine göre eğitim aldırmalarını öğütlemek gerekmektedir. Gençler,  gerek ailede, gerekse toplumda dini  konuda  yeterli destek bulamamaktadırlar. Bir de modern hayatın çekiciliği, İslam’ı öğrenme ve yaşamada gençleri zorlamaktadır.

Bu yaş grubu gençler çevreleri tarafından fark edilmeyi istemektedirler. Her şekilde kendini ispat etmeye çalışmaktadırlar. Kimi zaman çok konuşarak kimi zaman anormal şekilde gülerek kimi zaman kendini anlatarak kimi zaman da alakasız şeyleri paylaşarak dahi gösterebilmektedirler. Aileleri ile ilişkileri ciddi anlamda kötüdür. Birçok şeyi ailesinden gizli yapmaktadırlar. Günlük hayatta dert edindikleri şeyler oldukça basit şeylerdir. Gençler bu dönemde yapmış oldukları yanlışlıklardan dolayı kınanmayı sevmezler. Gençlerin, dini, sosyal ve siyasal faaliyetlerde aktif hale getirilmeleri sağlanmalı, öğrendiklerini bu faaliyetlerle sahaya yansıtmalarına vurgu yapılmalıdır.

Gençlere istikbalimizin teminatı sizlersiniz diyerek aşırı taleplerde bulunmak ve yapamayacakları görevleri üstlenmelerini istemek veya gençlerden sadece sürekli şikayetçi olmak ailenin ve toplumun alışkanlıkları arasındadır. Gençlik döneminin bir kimlik arama, sorgulama ve değer sistemine kavuşma dönemi olduğu unutulmamalıdır.

Yukarıdaki satırlarda anlatıldığı üzere bir gençlik dönemi analizi yapılmıştır. Bu analizden hareketle gençle temas kurmada problem yaşamamak ve onların kimliklerinin kazanılmasına yardımcı olmak üzere bazı tecrübelerimi de aktarmak istiyorum. Umarım faydalı olur.

Nasıl ve ne şekilde temas kurulmalı?

Söylenenle  uygulananlar  arasındaki çelişkinin başarının düşmesine sebep olduğundan hareketle, aile ve eğitimciler, gençlere anlattıklarını özellikle kendileri kesintisiz yaşamalıdır.

Gençler, modern hayatın kendilerine sunduğu seküler hayat tarzı ile aileden gelen dini kültür ve geleneklerin çatışmasını yaşamaktadır. Gençlerin yaşadığı bu ikilem göz önünde bulundurulmalıdır.

Gençlerin, inançlarına bağlı, sorumluluk sahibi, çevrelerinde sevilen, odak merkezi insanlar olmaları teşvik edilmelidir.

Gençlerin Müslüman kimlik sahibi olmalarına destek ve öncelik verilmelidir. Kimlik oluşumunun Allah’a karşı kullukta belirleyiciliği sıkça hatırlatılmalıdır.

Gençlere, dinin bilerek tercih edilen bir değer olduğu, dinden haberdar olmanın başka, dindar olmanın başka olduğu prensibi iyi kavratılmalı ve tercihlerini bilerek yapmaları ve dinde derinleşmeleri hatırlatılmalıdır.

Haram ve helal sınırlarının çokça karıştığı günümüzde, gençlerin haram ve helal sınırlarına dikkat çekilmeli, haram alanlara asla girmemeleri, modern hayatın tuzaklarına düşmemeleri tembih edilmelidir.

Gençlerin ilgi ve kabiliyetleri keşfedilmeli, yetenekleri doğrultusunda toplumun değiştirilmesinde görev alabilecek konuma gelmeleri teşvik edilmelidir.

Gençlere aynı hassasiyeti paylaşan sosyal çevrelerle, ortak amaçlı çalışmalar yapmalarını, çalışmalarda uyumlu olmalarını anlatmalıdır.

Gençlik sorunları teorik ve pratik bir şekilde planlanmış, sürekli ve planlı bir eğitimle giderilebilir. Bunun için donanımlı ve birikimli insanların birlikteliğine ihtiyaç vardır.

Genç eğitimi, şekilcilikten arındırılmış ve içselleştirilmiş olmalıdır. İçselleşmiş bir eğitimde, genç kendisini eğiticisi ile özdeşleştirir. Sevgi ve samimiyetle geliştirilen ilişkiler, daha işlevsel ve daha etkili olduğundan gencin değişimi ve sorumluluk alması kısa sürede gerçekleşir.

Eğitim, öncelikle gençlerin davranış değişimini öncelemelidir.

Gençler farklı olmak için çabalamaktadır. Ancak medya onları farklılaştırmak vaadiyle aynileştirmektedirler. Eğitimlerde gençlerin yetenekleri keşfedilmeli; bu durum gençlere hissettirilmeli ve yetenekleri ile farklılıklarını ortaya koymalarına yardımcı olunmalıdır.

Gençlik döneminin, eğlence, heyecan, haz odaklı bir süreç olduğu dikkate alınarak gençlere bu ihtiyaçlarını meşru yollardan gidermeleri, yasak ve haram alanlara bulaşmamaları anlatılmalı, meşru alanlar meydana getirilmelidir.

Gençlik dönemi zor ve kaygan bir zemindir. Gencin değişim sürecini sabırla ve kesintisiz sürdürmesine yardımcı olmalıdır. Sürekli eğitimin değiştirmeyeceği kimse yoktur.

Eğitimlerde temel inanç konuları öncelenmelidir. Daha sonra davranış değişimini önceleyerek kılık kıyafet temizliği ve düzgünlüğü, saç sakal bakımı, tesettür, hürmet, paylaşım, görev üstlenme, işten kaytarmama, laubali davranmama, küfürlü konuşmama, kadın erkek ilişkilerinde sınırları zorlamama, küçükleri ve zayıf olanları koruma, başkalarının zayıf yönlerini araştırmama konuları işlenerek kimlik inşasına öncelik verilmelidir.

İbadet, gençlerin hayatında yeterli derecede kendilerine yer bulamamakta, oysa iman etmekle kabul edilen İslami değerlerin, ibadetlerle hayatta yaşanılır kılınması gerektiği, namaz, oruç, zekât, tevbe, dua gibi konuları gençlerin ıskalamaması vurgusu yapılmalı, Dinin; iman, ibadet ve ahlâk esaslarından oluştuğu ve bu bütünlüğün hiçbir zaman bozulmaması gerektiği vurgulanmalıdır.

Eğitimin bir süreç olduğu, ilk basamak eğitimden, olgunluğa giden bir yolda gereği kadar bilginin, gerektiği şekilde verilmesi gerektiği asla unutulmamalıdır.

Taklitçilikle ve ezbercilikle dindar olunmaz. Genç için din bilerek tercih edilen bir değer olmalıdır. İlişkilerde gençlerin dini hayatlarını bilerek ve isteyerek inşa etmelerine destek vermelidir.

Gençlerle işi olanların gerek davranış gerek ibadet gerekse kıyafet konularında örnekliklerini asla unutmamalıdırlar. Cetvel eğri ise çizgi doğru olmaz prensibi asla unutulmamalıdır.

Gençlerin örnek alabilecekleri modeller, medya kanalıyla önlerine konan, çoğu zaman da ahlaken düşük tiplerdir. Gençler kendileri için popüler kişileri örnek olarak almaktadırlar. Gençlerle ilişkide iyi bir model olmalı, ayrıca İslam tarihinden model kişilikleri hayatlarıyla örneklendirmelidir.

Bu yaş grubundaki gençlerin gündeminde kız-erkek ilişkileri oldukça fazla yer edinmekte, haram helal kavramları da örselendiği için zaman zaman olumsuz sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Her iki cins için de sınırların aşılmamasına ısrarla vurgu yapılmalıdır.

Kendisini Müslüman olarak adlandıran gençlerde bile imanın eylemsel şekli olan ibadetler göz ardı edilmekte, özellikle namaz kılma alışkanlığı ortadan kalkmaktadır. Günahın imanla amel arasındaki bağın kopmasından kaynaklandığını, sadece inandım demenin yetmediğini, inandığı şeylerin hayat tarzına yansıması gerektiği vurgusu göz ardı edilmemelidir. 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Vahap Yaman: Genç, herkesten farklı olmak ister..
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.