Abdülvahap Yaman: AK Parti maalesef güç zehirlenmesine yakalanmıştır.

Haritada yerini bile bulmakta zorlandığımız Yeni Zelenda’daki camiye yapılan saldırıda bile saldırganın silahındaki Osmanlı ve Türkiye düşmanlığının işaretlerini böyle okumak gerekmektedir.

KÜLTÜR SANAT .
abdülvahap yaman: ak parti maalesef güç zehirlenmesine yakalanmıştır.

Türkiye yeni bir seçim dönemini daha geride bıraktı.

Nasıl ki Türkiye’deki her olay dünyada ilgi görüyorsa seçimler de adeta sadece Türkiye’nin seçimi değil dünyanın seçimi gibi algılanmaktadır. Türkiye’nin jeopolitik durumu ve kültürel havzası değerler çatışmasının öbek noktasını oluşturmaktadır. 1071’de Anadolu’nun İslam’la tanışması ve bin yıllardır İslam’ın bu topraklarda hâkimiyetini devam ettirmesi ülkemizi adeta siyasal ve kültürel savaşın arenası yapmıştır. Bu özelliğinden dolayı Selçuklular, Osmanlılar ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde Batı ve emperyalist egemen güçler daima bu topraklarda tahakküm kurarak güçsüz ve emredilenleri yerine getiren bir ülke görmek istemişleridir. Selçuklular döneminde Haçlılar, Osmanlılar döneminde Batı’nın elbirliği ile yaptıkları saldırılar, son yüzyılda da Nato’nun, ABD’nin ekonomik ve siyasal baskıları ve şantajları bu düşüncenin ürünleridir.

Haritada yerini bile bulmakta zorlandığımız Yeni Zelenda’daki camiye yapılan saldırıda bile saldırganın silahındaki Osmanlı ve Türkiye düşmanlığının işaretlerini böyle okumak gerekmektedir.

Yukarıda bahsedilen konular uluslararası güçlerin bizim topraklarımız üzerindeki emellerini açıkça ortaya koymaktadır. Diğer yandan ise yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti laik, liberal ve jakoben bir mantıkla formatlanmıştır. Uzun yıllar toplumla, değerleriyle, devlet gücü ile savaşan siyasal iktidarların eline bırakılmıştır. Tek tip insan yetiştirme projeleri ve toplumun İslam’la arasına setler koyma çalışmaları zaman zaman başarılı da olmuştur.

Seçim öncesi yazdığım ve yaptığım değerlendirmelerde 2019 mahalli seçimlerinin sıradan bir seçim olmadığı; küresel güçlerin Adalet ve Kalkınma Partisi’ne seçimlerde yenilgi tattırmak istediğini, Türkiye’de yerli ve İslami birikimi tüketmeyi amaçladıklarını ve küresel güçlerin başta İslam coğrafyasında olmak üzere Türkiye’ye duyulan umut ve sempatiyi yok etmeye çalıştıklarını yazdım ve söyledim. Seçimin de böyle algılanması gerektiğini belirttim.

Ancak emperyalist devletlerin Türkiye ile ilgili baskıcı tavırlarına karşı toplumun dindarlaşması, bilinçlenmesi, yerli ve milli olanı tercih etmesi, bu projelere engel olma düşüncesiyle ortaya çıkan siyasal partileri iktidara taşımaya başlamıştır.

On yedi yıldır da Türkiye’de bu düşüncelerle siyasal mücadeleye atılmış Ak Parti iktidardadır. Ancak iktidarının ilk günlerinden itibaren Recep Tayyip Erdoğan’ı da diğer Başbakanlar gibi korkuttular. Batarız, tükeniriz, ülkenin imkânları müsait değil, IMF ne der, ülke konkardota ilan etmek zorunda kalır masalları en çok seslendirilen korku argümanı olmuştur.

İktidarının ilk yıllarında ürkek davranan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devleti ve sistemi tanıdıkça korkutulan şeylerin birer masal olduğunu, egemen güçlerin kendi ceplerini doldurmak için böyle korkular saldıklarını anladı.

Türkiye’nin çökertilmesi tezinin boş ve sıradan bir proje olmayacağı konusundaki dikkatler içeride ve dışarıda çok iyi algılandı. Oluşan yerli ve İslami birikimi heder ettirmeyelim. Eğer bu birikim saf dışı edilebilseydi, sadece Türkiye’deki vesayetçi, ulusalcı ve sınıfsal ayırımcı kafa değil, dünya üzerindeki küresel güçler sevineceklerdi. 

Seçmen bu oyunu şimdiye kadarki tüm seçimlerde bozmuştur.

Sıra siyasal iktidarı elinde tutan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin;  adaletten ayrılmadan, haksızlıklar doğurmadan, kuşatıcı bir tebliğ diliyle seçmenin kendisine verdiği desteğin gerektirdiğini yerine getirmesine gelmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne, yerli ve İslami bir kimliğin topluma kazandırılması ve bu kimliğin kuşanılmasının önündeki engellerin kaldırılması için destek verilmiştir.
Küresel saldırılar ise “bu kimlik Türkiye’de taban bulur da Türkiye bizim kontrolümüzden çıkar” diye yapılmaktadır.

Türkiye’de ve dünyada umut bekleyen, ezilmiş, horlanmış, geri bırakılmış, ülkeleri işgal edilmişlerin umudunun Türkiyeli Müslümanlar olduğunu unutmayalım.

Bu savaşın büyümesine maalesef siyasal iktidarın bazı mensuplarının yaptığı adaletsiz, hukuksuz, kendi menfaatlerini önceleyen, hatta bazen yolsuzluk boyutlarına varan uygulamaları da tuz biber ekmiştir. 
Bunların hepsine küresel güçlerin değirmenine su taşımadan karşı koymak, ülkesini ve coğrafyasını seven herkesin görevidir.

Hiç kimse kirlenmeyi ve kirliliği savunamaz. Ancak kirlenmeler öne çıkartılarak Türkiye'nin çökertilmesi politikaları da görmezden gelinmemelidir.

 

Kirlenme, Kirletme!

Uzun yıllar ülke yönetiminde tek başına, mahalli idarelerde de kahir ekseriyetle yönetimi elinde bulunduran Adalet ve Kalkınma Partisi maalesef güç zehirlenmesine yakalanmıştır. Parti içerisinde haksızlıkları, yolsuzlukları ilke edinen pek çok menfaat şebekesi oluşmuş, bunlar ülke yönetiminin her kademesinde kirliliğe bulaşmış, uzun yıllar şikayet ettiğimiz vatandaşa üstten bakan jakoben anlayışı benimsemişlerdir. Bu herkesin gördüğü bir gerçektir. Bunların akçeli işlerdeki marifetlerini sağır sultan bile duyar hale gelmiştir. Bu durumu bizzat Cumhurbaşkanı metal yorgunluğu diye isimlendirmiş ve bunların temizleneceğini bildirmiştir.

Ancak belediyelerin ve her kademede bürokrasinin içerisine çöreklenmiş bu hak ve hukuk tanımayan, yolsuzluğu ve rüşveti kendisi için hak kabul eden, vatandaşa tepeden bakan kirli insanların partiyi de yıprattığı bir gerçektir. Bu alçaklar İslami kimlikleri ile bulundukları makamları elde etmişlerdir. Kendilerine temiz kalmaları için tavsiyelerde bulunanların sözlerine maalesef duyarsız kalmışlardır. Hem dindar hem kirli olunmaz. Her kademede bulunan bu vampirler mutlaka ve acilen görevlerinden uzaklaştırılmalıdır. Çünkü sadece kendileri kirli kalmıyor, çevrelerini de kirletiyorlar.

Dikkat edilmesi gereken bir durumun da şu olduğu kanaatindeyim: Adalet ve Kalkınma Partisi genç nesille temasını geliştiremedi. Gördüğüm kadarı ile özellikle mütedeyyin ailelerin çocukları ile ortak düşünme ve ortak dil konusunda parti zorlanıyor. Sanki farklı dünyaların adamları imiş gibiler. Çevremdeki gençlerin pek çoğu Ak Parti’ye oy vermeyeceklerini ve partiyi cezalandıracaklarını söylemişlerdir. Çıkan sonuç da bunu göstermektedir. Parti seçim afişlerini bile para ile astırıyorsa durum vahim demektir. Onun için kuşatıcı, değer verici, kucaklayıcı bir tavırla, gençlerin sözünü dinleyen babacan bir abi abla mantığıyla yaklaşacak bakış açısına ihtiyaç vardır.

Modernizmin kıskacı altına alınmış genç nesiller emredici, baskıcı bir tavırdan oldukça rahatsız olmaktadırlar. Bu gençlerle yeniden gönül ve kalp yoluyla iletişime geçmek gerekmektedir. Ancak bu yolları kapatanların ise bedel ödemeden bir yerlere gelenler, rüşvetçiler, yolsuzluğa bulaşmışlar, halkı hor gören ve sadece kendi cebini düşünüp koltuk sevdalısı tipler olduğunu görmeyen, bilmeyen yoktur. Bunlar kim olursa derhal def edilmelidir.

Seçimler bir süreliğine tercih beyanıdır. Mağlubiyet galibiyetin kardeşidir. Oyunu gayret eden, temiz kalan, hak eden kazanır. Adalet ve Kalkınma Partisi hiçbir yerde suçlu aramadan bir özeleştiri yaparak içerisindeki çürükleri acilen temizlemelidir.

Kendi Oyununu Kendin Kur!

Toplumdaki adaletsizliğin, sömürünün, yozlaşmanın önüne geçebilmek, Türkiye'de emperyalizme karşı bir bilinç uyandırmak, milli politikalar geliştirip insanımıza yerli çözümler sunarak onları mutlu etmek, ileri, kalkınmış bir ülkede yaşamak ideali, yatan değil yola çıkan insanların çabaları ile gerçekleşir. 

İslami hayat tarzının toplumda yer edinmesi mücadelesinde İslamcıların, öncelikle kendilerini eğiterek uzun vadeli bir mücadeleyi sürdürmeyi benimsemeleri; hayalleri ve hedefleri olan, ilkeli, kendisini disipline etmiş, düşünce ve eylem birliği sağlamış insanlardan olmayı becerebilmeleri ile gerçekleşir.

Kirlilikle mücadele edelim. Ülkemizde ve coğrafyamızda ezilen ve sömürülen devlet ve toplulukların umudu olan Türkiye’nin küresel güçlerin çökertmesi projelerine karşı duyarlı olalım.

Genç Öncüler Dergisi

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Abdülvahap Yaman: AK Parti maalesef güç zehirlenmesine yakalanmıştır.
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.