Kadir Gecesini 1000 aydan daha hayırlı kılan şey nedir?

Bu gece aslında bir zarftır. Zarfa kıymet veren şey zarfın içindekidir. Zarfa kıymet verip de içindekine kıymet vermemek akıl kârı değildir.

İNANÇ .
kadir gecesini 1000 aydan daha hayırlı kılan şey nedir?

Gelin hep beraber Kadir gecesi olması muhtemel bir gecenin sabahında bir nefis muhasebesi yapalım. Bu muhasebenin en önemli sorusu olan şu soru ile başlayalım: “Bu geceyi bin aydan hayırlı kılan şey ne?” 

Normalde bu gecenin, bir zaman dilimi olarak diğerlerinden bir farkı yok. Önceki gece ne ise, sonraki gece ne olacaksa bu gece de öyle. Peki öyleyse bu gece niçin “bir ömre bedel”?

Bu gece aslında bir zarftır. Zarfa kıymet veren şey zarfın içindekidir. Zarfa kıymet verip de içindekine kıymet vermemek akıl kârı değildir. 

Rabbimiz “Kadir” sûresinin ilk âyetinde bu gecenin kıymetinin nereden geldiğini şu şekilde ortaya koyuyor: “Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik” (Kadir, 1)

Öyleyse her bir müminin kendisine bu gece vesilesiyle sorması kaçınılmaz olan soru şu:

İndiği geceyi bir ömürden kıymetli hale getiren Kur’an, benim aklıma, kalbime, ruhuma, organlarıma indi mi?

Kur’an’ın akla inmesi demek insanın düşünme tarzını Kur’an’a göre ayarlaması demektir. Benim tefekkürümde Kur’an’ın yeri nedir? Aklımı ve fikrimi Kur’an’da Rabbimin anlattıkları ne kadar meşgul ediyor? Kur’an’ın defalarca tekrarladığı “bunda, akıl sahipleri için ibretler vardır” dediği konuları ne kadar düşünüyorum? Kur’an’ın verdiği örnekler, yaptığı benzetmeler ne kadar aklımda? Yoksa aklımı-fikrimi basit uğraşlar, gündelik telaşlar mı kaplamış? Bugün ne yesem, ne giysem, altın yükseldi mi, döviz düştü mü konularının aklımı meşgul ettiği kadar Kur'an beni meşgul etmiyor mu yoksa?

Kur’an’ın kalbe inmesi demek insanın duygularını Kur’an’a göre ayarlaması demektir. İnsanın sevgi ve nefreti, sevinç ve hüznü, hoşnutluk ve kızgınlığı, şaşkınlık ve hayranlığı hep Kur’an’a göre ayarlanırsa Kur’an kişinin kalbine inmiş demektir. Rabbimiz, kendisinin âyetleri okunduğunda hakiki anlamda iman edenlerin kalplerinin Allah’a olan saygı ve korku hissiyle titreyeceğinden söz ediyor. Benim kalbim hiç titredi mi? Kur’an’ın âyetleri okunduğunda tüylerim diken diken oluyor mu? Allah’ın azametiyle ilgili âyetler okuduğumda kalbim heybet hissiyle doluyor mu? Cennet âyetleri okuyunca şevk ve iştiyakim, cehenneme ilişkin âyetler okunduğunda korkum ve telaşım artıyor mu? Yoksa benim kalp dünyamı nefsânî ve dünyevî sevgiler ve nefretler mi kaplamış? Cismânî sevdalara tutulmuşum da Rabbimin sevgisini ikinci, üçüncü plana mı atmışım? "Allah için sevmek ve Allah için nefret etmek" benim hayatımda neye tekabül ediyor? Ben, sevdiklerimi ne için seviyor, kızdıklarıma ne için kızıyorum?

Kur’an’ın ruha inmesi demek insan ruhunun ubudiyyet (kulluk) ve tevhid şuuruyla dolması, yegâne Rab, İlah, Mabud olarak Allah Teâlâ’yı görmesi demektir. Fıtratın derinliklerinde Rabbinin iz ve işaretlerini bulması, “ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sözünü ruhunun derinliklerinde hissederek cân ü gönülden “evet sen bizim Rabbimizsin” diye cevap vermesidir.

Kur’an’ın organlarımıza inmesi demek, her bir organa Kur’an tarafından yüklenen vazifenin yerine getirilmesi demektir. Kur’an gözümüzle neye bakmamızı, neyi görmemizi istiyorsa ona bakıp onu görmek, gözümüzü nelere kapatmamızı istiyorsa ona karşı kapatmaktır Kur’an’ın göze inmesi. Kur’an kulağımızla neyi dinlememizi istiyor, nelere kulak tıkamamızı istiyorsa kulağı öylece kullanmakla iner Kur’an kulağımıza. Kur’an dilimizle neyi söylememizi istiyor, nelerden uzak durmamızı istiyorsa dili bu yönde kullanmaktır Ku’an’ın dile inmesi. Böylece her bir organımıza ne emredilmiş ne yasaklanmışsa o organı öyle kullanmakla Kur’an’ı organlarımıza indirmiş oluruz. 

Evet dostlar… Kadir gecesi Rabbimizin övdüğü bir gecedir. Ama bu övgünün sebebi, o gecede gerçekleşen olaydır. O gece, Rabbimiz son ilâhî kelamını en yüce elçisiyle buluşturdu. O gece, Abdullah’ın yetimi olan Muhammed, bir anda Allah’ın Resûlü, enbiyaların server oldu. 

Bu Kitap, Hz. Muhammed’i “son elçi” kıldı. 

Bu Kitap, ümmî ve şirke batmış toplumun kaderini değiştirerek onları “ashab-ı kiram” kıldı.

Bu Kitap, bir ümmetin kaderini değiştirerek onları üç kıtada asırlarca hâkim olan, yeryüzünün gördüğü en köklü medeniyetlerinden biri olan İslam medeniyetini kuran bir hale getirdi. 

Şimdi ise…

Bu kitap sahipsiz. Bu kitap sadece dilimize okunmak üzere inmiş gibi. Akıllar onunla düşünmüyor, gönüller onunla coşmuyor, ruhlar onunla huzur ve tatmin bulmuyor, organlar onunla amel etmiyor. 

Camide okunan kitap sokakta uygulamaya geçmiyor. Minber ve mihrapta seslendirilen kitap mahallede unutulup gidiyor. 

Bu kitap şimdi dilde nağme, kulakta sadâ olarak yankılanıyor ama akılda düşünce, kalpte iman, organda amele dönüşmüyor. 

Öyle ise…

Bu Kadir gecesi vesilesiyle gelin bu geceye kıymet veren Kitapla aramızdaki buzları eritelim, onunla yeniden buluşalım. Nefsimizi ve neslimizi bu Kitapla buluşturalım ki dünya yeniden bizim vasıtamızla adalet ve hakkaniyete dayalı bir medeniyete şahitlik etsin. 

Rabbimiz Kadir gecesine kadrini veren Kitapla hakkıyla haşır neşir olmayı, dilimizle okumayı, aklımızla anlamayı, kalbimizle hissetmeyi, organlarımızla amel etmeyi cümlemize nasip eylesin.

(Soner Duman/26.Ramazan.1440/31.Mayıs.2019/Cuma)

Kadir Gecemiz idrak edebilme duası ile 

Mübarek olsun..

 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Kadir Gecesini 1000 aydan daha hayırlı kılan şey nedir?
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.