Bırakın mükemmelliğin dar kalıplarını…

Sürekli araştırma yaparak en iyi olmaya çalışan; okul olmaya, öğretmen olmaya, doktor olmaya, kariyer planlayıcısı olmaya çalışan mükemmelin peşinde koşarken yorgun düşen anneler asıl amaçlarını unuttular; mutlu olmayı…

EĞİTİM .
bırakın mükemmelliğin dar kalıplarını…

Bırakın

Hatice Bilici (Eğitimci-Yazar)

Modern çağın gereği mi? Tüketim toplumu olma hırsımız mı? Yoksa hızla bencilleşen bir toplumda yaşadığımız için mi? Emin değilim, ancak şu bir gerçek ki aileler çocuklarını dünyanın merkezine kondurdular. Çocuk merkezli aile anlayışı son dönemde popüler olan ve toplum olarak da teveccüh eder olduğumuz bir tutum maalesef. Maalesef diyorum, çünkü mükemmel olmaya çalışırken bencilleşen, ben merkezli –sadece kendi çocuğu üzerinden dünyaya bakan- çekirdek aile anlayışı ile zamanla daraltılan aile kavramı bu tutumu besliyor. Mükemmeli yakalama konusunda modern psikolojinin, modern düşüncenin empoze ettiği dur durak bilmeyen bilgi akışı, örneklemeler ve özendirmeler; egolarından beslenen insan, egolarla büyütülen çocuklar, egolarla süslenmiş ailelerden öteye gidememekte.

Mükemmel olma sevdasına düşen annelerin mutsuz olmaları da kaçınılmazdır. Mükemmel olmaya çalışırken türlü arayışa giren, her duyduğuna itibar edip arkasından koşuştururken yorulan anneler… Peki, asıl amacımız ne idi? Mutlu bir çocuk, mutlu bir aile değil miydi? Asıl amacımızdan mükemmeli yakalama yolculuğu sırasında maalesef saptık. Bu mükemmel anne olma arayışları; annenin bütün yaşantısını çocuğuna adamasına, kaygısının artmasına, yetersizlik hissi yaşamasına, suçluluk duygusu içinde depresyon ve kaygı bozukluklarına neden olmaktadır. Sürekli araştırma yaparak en iyi olmaya çalışan; okul olmaya, öğretmen olmaya, doktor olmaya, kariyer planlayıcısı olmaya çalışan mükemmelin peşinde koşarken yorgun düşen anneler asıl amaçlarını unuttular; mutlu olmayı…

 Mutlu çocuklar yetiştirelim derken yalnız, şımartılmış, toplumdan ayrıştırıldığı için sosyalleşememiş sorunlu çocuklar büyüttüler.

Mutlu anne olursak çocuklarımızı aynalarız, yani çocuğumuzun duygusal, fiziksel ihtiyaçlarını doğru anlayıp güven verici bir yaklaşımla, sakinlik ve huzur vererek ihtiyaçlarına en uygun yanıtı veririz. Anne, çocuğunun kaygılarını alarak, huzur ve içtenlikle işler ve çocuğuna geri yansıtır. Çocuğun özgüveni kendini güvende ve huzurlu hissettiği ortamlarda gelişebilir. Elbette her istediği yapılan çocukların, özgüven sorununu daha fazla yaşadıklarına şahit olursunuz. Anneler güven kavramını oluştururken çocuklara sınırları öğretmeliler ve yeri geldiğinde “hayır” diyebilmeliler Bu hem annenin hem de çocuğun mutluluğu için önem arz etmektedir.

En çok yapılan anne hatalarından biri de evi okula, kendini de öğretmene dönüştürmektir. Bu öğretme çabası- zamanından önce öğretme çabası- hem çocukta hem de annede kaygının artmasına ve çatışmaların fazlalaşmasına sebep olmakta, dolayısıyla çocuğun asıl ihtiyacı olan güven ve huzur ortamını zedelemektedir. Mutlu anne olmak için, öğretme merakımızdan vazgeçmeli bunu okula ve zamana bırakabilmeliyiz. Öğretimi okullara bırakıp çocukla kaliteli zaman geçirmek en doğru davranış olacaktır.

Çocuklarımızla oyun oynamak, onların yönettiği bir oyunda yer almak hem anneyi hem de çocuğu mutlu edecektir şüphesiz. Çünkü oyun, çocuğun dünyasıdır. Bu dünya içerisinde yer bulamamış anne-babalar, çocuklarıyla sağlıklı bir iletişim dili yakalayamazlar. Oyun dili ile anne, çocuğun gerçek dünyası içerisinde neler hissettiğini neler yaşadığını gözlemlemeli ve çocuğunun maddi ihtiyaçlarından çok manen, ruhunda ihtiyaç hissettiklerini çözebilmelidir. Ancak oyun oynarken de abartıdan uzak ve birlikte zevk aldığınız oyunları tercih etmelisiniz. Öğretici oyunlar oynayalım, oynarken de eğitelim yaptırımları içerisinde çocuklara kalıplarla yaklaşmak eğreti duracaktır. Bu sebepten oyun zamanı mutluluk zamanı olmaktan çıkarak mecburiyete ve zamanla külfete dönüşecektir. Bırakın dar kalıplar içerisinde sonu gelmeyen mükemmellik arayışlarını. Çocuk ve anne en yalın, en sade hâliyle kucaklaştıklarında ve birlikte sağlıklı vakit geçirdiklerinde mutlu olacaklardır.

Mutlu Anneler; Mutlu Çocuklar, Mutlu Yuvalar, Mutlu ve Sağlıklı Nesiller, Mutlu Yarınlar Demektir.

Bırakın Mükemmelliğin Dar Kalıplarını, Mutlu Anne Olmaya Bakın.

*Mutlu anne olmak için koşulsuz ve çok sevin.

*Bırakın dar kalıplar içerisinde sonu gelmez arayışları.

*Kendi çocuğunuzu en iyi kendiniz tanırsınız, size modern psikoloji ve düşüncenin hükmetmesine izin vermeyin.

*Bırakın çocuğun öğretimini okul yapsın, kendinizi bu konuda zorlamayın.

*Çocuklarınızı iyi ya da kötü özellikleriyle etiketlemeyin ve etiketlenmelerine izin vermeyin.

*Birlikte kaliteli zaman geçirin.

*Teşekkür edin, özür dileyin ve sık sık onu sevdiğinizi söyleyin.

*Objektif olun ve ön yargısız gözlemler yapın.

*Her şeye rağmen koşulsuz sevin.

*Saygının hayatınızdaki önemini ona saygı duyarak hissettirin.

*Önce anlayın, sonra anlayışla davranın.

*Duygusallığı ya da katı otoriteyi çocuğunuza karşı kullanmayın.

*Sabırlı olun, sabrı öğretmek hayatı öğretmek kadar zordur.

*Dünyanın merkezine çocuğunuzu değil, değerlerinizi oturtun.

*Mükemmel olmaya çalışmayın, mutlu olmaya ve mutlu etmeye çalışın.

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Bırakın mükemmelliğin dar kalıplarını…
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.