Son Yazısı

Ben Yusuf

KÜLTÜR SANAT .


-Hayallerini, ümitlerini, geleceğini, evini, ülkesini, her şeyini terk edip yollara düşen, Türkiye’ye gelen bütün Muhacirlere ithafen-
Ben

Ben Yusuf.
Mısır’ın değil Irak’ın Yusuf’u.
Yakub’un değil ama Yakub gibi bir babanın Yusuf’u. 
Hüznünü, kederini, şikâyetini Rabbine arz eden yüzlerce adamdan birinin evladıyım ben. 
Türkiye bana zindan mı yoksa saray mı, bilmiyorum.

Ben Yusuf. 
Ufacık bir şekere dahi paha biçilemez gülüşler serecek binlerce Yusuf var, onlardan biriyim. 
Her biri ayrı bir hikâyeden ayrı bir kahraman; ama hepsi Yusuf... 
Ümmetin binlerce Yusuf’undan yalnızca biriyim ben. Ben Yusuf. 
Başının okşanmasını bekleyen binlerce Yusuf var, evet, onlardan biriyim. 
Hayat dediğiniz ‘mücadele’ bizde... Sizce de mücahid sayılmaz mıyız biz? Evet, ‘hayat’ demek ‘mücadele’ demek bizde... Bu yüzden, biz hepimiz biraz Yusuf, biraz Yiğit, biraz da Mücahid...

Dağ gibi babalar, nice dağ yürekli analar... Ve çocuklar... Yusuf Yusuf, Yiğit Yiğit çocuklar...
Her şeylerini bırakıp yola çıkıyorlar. Bilmezsiniz siz, ‘hicret’ der geçersiniz. 
Ve anlatmayacağım ben de... Bilmeyin.

Hesap edemediğimiz ölümler gördük biz. Vedalar, ayrılıklar... Yitirişler, vazgeçişler, türlü türlü çaresizlikler... Ve hep sizin hayal bile edemeyeceğiniz endişeler... Hepsi bir çırpıda unutulmuyor biliyor musunuz? Pek çok şeyimizi yitirdik, gün geçtikçe de biz yitiyoruz. Biriken tüm an(ı)lar gözyaşı bizde... Bizim için ‘gündelik acı’lar bütün bunlar... Bilemezsiniz her gün omuzlarımızda nice acılar taşıdığımızı... Ve biz sizin bilmediğiniz daha bir sürü şey biliriz. Aynı anda birkaç hayatlık acılar yaşayabiliyoruz. Her gün nasıl ölünür ve her şeye rağmen ölmeden nasıl yaşanır, öğrendik biz. Siz onlarca plan yaparken, biz gelişine yaşıyoruz. Siz yarın ne giyeceğinizi düşünürken, biz ne yiyeceğimizi bilmiyoruz. Bakın, siz kendi kurduğunuz zindanlarda mutluluk arayışlarındayken, biz ufacık şeylerle mutlu olabilenleriz. Siz size sunulan fırsatların hakkını veremezken, biz bize sunulmayan her birinin hayalini cennetler için kuruyoruz çoğu zaman. Biz haklarımızın hepsini cennetlere erteliyoruz. Ve aslında sizinkilerin fazlası bizim hakkımızdı, unuttunuz siz. 
Ve biliyor musunuz, biz de sizin gibiydik. Bir anda oldu hepsi, bir gecede... İmtihanımızı biz seçmedik.

Ben Yusuf.
Anlatılmıyor, sizin dilinizde anlaşılmıyor bu yaşıma rağmen yaşadıklarım, suskunluğum bu yüzdendir. Ve fotoğraflara sığmıyor hüznüm, göremiyorsunuz. Hüzünsüz bir yaşam zaten yok... Bu yüzden cennetlere iman ediyor hüznüme rağmen tebessümüm. Hiçbir hüznün, ayrılığın, çaresizliğin olmadığı cennetlere...

Ben Yusuf.
Bakın, her şeye rağmen gülebiliyorum ben. Ben bile içten gülerken, içten olmayan her şeyiniz için ağlayın siz. Cepleriniz, evleriniz dolu ama elleriniz, kalpleriniz, amelleriniz bomboşken bir kez daha ağlayın. Biz en çok bizim için hiçten olan bu dünyada, böylesine içten, böylesine masumiyetle gülümseyebilirken iki kez ağlayın siz. Bize bakın, umudumuzun her şeye rağmenliğine bakın; sonra da sönük vicdanlarınıza, çölleşen yüreklerinize, dillerinizin şükürsüzlüğüne bakın... Ağlayın. 

Ben Yusuf...
Buradayım ben, çok yakınınızda... 
Gözleriniz açılsın diye Yusuf'la... Yusuf kokusuyla uyansın diye Yakub yanınız.

Bilmiyorsunuz, imtihanımla imtihanınız oluyorum ben, d/uyuyor musunuz?

Ben Yusuf. 
Zindanlardan sonra gelecek saraylara, kıtlıklardan sonra gelecek bolluklara inanıyorum. Kıtlıklardan sonra gelecek bolluklara...

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2015 - Tüm hakları saklıdır. Yıldızlar Eğitim Organizasyon A.Ş.