Padişahım çok yaşa

KÜLTÜR SANAT .

     Anayasa değişikliği, referandum sayısı olan 330 eşiğinin üstünde oy aldıktan sonra,karar resmi gazetede yayınlanmadan kampanyalar halk tarafından başlatılmış oldu.

     CHP ve HDP ittifakı ,hayır kampanyası yürütecekmiş. Bize de hayırlısı demek düşüyor. Başkanlık sistemi gündeme geldiğinden bu yana, buna neden karşı çıkıldığını somut delillerle anlatan birine rastlamadım.

     Sakız gibi çiğnenen ve tekrarlanan tek şey, bu sistemin padişahlığa geri dönüş olacağı ve diktatörlük yolunu açacağı.

     Gerçi bunu yazan ve söyleyenlere göre ne değişiyor onu da anlamış (!) değilim. Yıllardır Tayyip Erdoğan için diktatör diye yazıp çizmiyorlar mı? Bu duruma göre bana göre de değişen bire şey yok. Erdoğan sadece bu unvanı resmileştirmiş (!) olacak.

     Şaka bir yana 21. yüzyılda teknolojinin zirve yaptığı, iletişimin doruğa çıktığı bir dönemde demokrasi tecrübesi olan bir toplumun, Kuzey Kore modeli bir diktatörlüğü benimseyeceği  vehmine insanların nasıl kapılabildiklerine şaşıyorum.

     Demokrasiye kastedenlere karşı ,sokaklara çıkıp tankların önüne yatan insanların diktatörlüğe oy verebileceklerini düşünen aptallara da ben şaşıyorum. İnsanlar tankların önünde mücadele verirken, sokağa çıkılmaması ve herkesin evine girmesi çağrısı yapanların hayır oyu kullanacaklarını açıklamaları da doğrusu beni hiç şaşırtmıyor.

     Yıllarca bu ülkeyi babalarının tapulu malı gibi görüp bizlere zenci muamelesi yapanlar, ülkenin gerçek sahiplerinin silkinip de mirasına sahip çıkmasının şaşkınlığını bir türlü üzerlerinden atamıyorlar.

     Dillerinde sürekli olarak Atatürk ve onun kurduğu cumhuriyete karşı bir düşmanlık varmış gibi bir his yaymaya çalışanlar bu paranoyadan tez zamanda çıkmalıdırlar.

     Neredeyse yüz yıla yakın bir zaman geçti. Makarayı geri sarıp o döneme geri de dönemeyiz, geri dönmek isteyenin olduğunu da sanmıyorum. Hiç kimsenin cumhuriyet ve demokrasi ile de problemi yoktur.

     Sürekli olarak Cumhuriyet kelimesini telaffuz ederek buna kutsal bir mana yüklemenin de bir anlamı yoktur. Cumhuriyetin tek başına da bir anlamı yoktur. Türkiye 1950 yılına kadar cumhuriyet, ancak aynı zamanda da tek adam rejimi yani diktatörlüktü.

     1950 yılına kadar CHP karşısına çıkan hiçbir siyasi partiye hayat hakkı tanınmamıştır. 1950 yılından sonra da CHP asla tek başına iktidara gelememiştir.

     Bu memlekette CHP ideolojisi ,son birkaç yıl öncesine kadar iktidar olamasa bile sürekli olarak muktedir olarak gelmiştir. Bunun en güzel örneği olarak Miili Şef döneminin Ankara valisi Nevzat Tandoğan’ın söylediği “Siz kim oluyorsunuz, eğer bu memlekete komünizm gelecekse onu da biz getiririz” sözüdür.

     Türkiye literatüründe, Beyaz Türkler ya da Boğaziçi Aşireti olarak adlandırılan elitist kesimin etkisinde meydana gelen azalma, Türkiye’de doğal olarak dengeleri değiştirmiştir. Bu kesim konumunu muhafaza etmek için mutlaka sonuna kadar direnecektir.

     Hatırı sayılır bir ekonomik güce sahip olan bu kesim, yıllarca devletin sırtında bir parazit olarak yaşamıştır. Hafıza-i beşer  nisyan ile maluldür derler . Derler ama bu söz görsel ve yazılı basın sayesinde anlamını yitirmiştir.

     Bu gün Osman Gazi Köprüsü, Avrasya Tüneli,Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden  vaat edilen araç sayısı geçmiyor, devlet zarara uğruyor diye vaveyla koparanlar,geçmişi ne çabuk unutuyorlar.

     Bu ülkede, yüzde elli faizle üç aylık hazine bonolarını acaba kimler satın alıyordu. Hiçbir iş yapmayan, elinde kuru parası olup devlete faizle para satan asalaklara, bu insanların geçmişte karşı çıktıklarını duydunuz mu.?

     Bırakın karşı çıkmayı, eminim ki bu tefeciler bugün bile CHP saflarında mücadele ediyorlar. Düşünebiliyor musunuz; iki milyon lira kuru parası olan biri,aldığı hazine tahvili sayesinde üç ayda bir milyon lira kazanıyordu.

     Yapılan köprüye devlet belki bir, belki iki sene destek verir,sonuçta köprü devlete ait. Zaman gelip buradan geçen sayı limiti aşarsa bu da devlete kar kalmaz mı.? Her yapılana kör gözüne parmağım hesabı karşı çıkmak bizim ülkemizde olur.

     Bu gün ülkede yaşanan sıkıntıların temelinde, yem borusu kesilen oligarkların sorumluluğu olduğu gerçeğini hiç kimse inkar edemez.

     Bu ülkede kaoslar, sürekli olarak meclis aritmetiğine dayalı hükümet kurma senaryoları üzerine inşa edilmiştir. Güneş Motel pazarlıklarını merak edenler Google’de araştırma yapabilirler.

     Yeni sistemde, en basit ifadesiyle Başkan beş yıl için seçilecek, bu seçim beş yıl için verilen güven oyu yerine geçecek, bakanlar kurulunu oluşturup ülkeyi yönetmeye başlayacak. Beş yıl göz açıp kapayana kadar geçecek, sonra hesap zamanı gelecek. Başarısız dönem geçiren başkanın seçilme şansı olabilir mi?

     Bu milleti aptal mı zannediyorsunuz.?Beş yıl sonra oy vermez,yenisini seçer olur biter. Dileyenin parti kurup seçimlere girdiği, sandıkta istediği kadar gözlemci bulundurduğu ortamda  nasıl bir hileden bahsedilebilir.

     7 Haziran seçimlerinde kullanılan oy gerçek oluyor da, 3 Kasım oyları sahte mi oluyor. Böyle çarpık mantığa kim inanır.

     Bu saatten sonra tren artık yola çıkmıştır. Herkes kanaatini korkusuzca ortaya koymaya başlamıştır. Ülkenin önemli ve popüler insanlarının yürüttüğü evet kampanyasına tepki gösteren insanlar hiçbir somut delil ortaya koyamıyorlar.

     Bu sanatçıları, yalakalıkla suçluyorlar. Barcelona’da oynayan Arda Turan’ın kime ve niçin yalakalık yaptığını açıklamalılar. Rıdvan Dilmen Federasyon başkanı olmak için yalakalık yapıyormuş. Benim bildiğim federasyon seçimi delegelerin oylarıyla alınır.

     Melih Gökçek’in oğlu ATO’da aday oldu sonuçta seçilemedi. Onun kararını üyeler verir. Rıdvan federasyon başkanı olacaksa,burada Erdoğan’ın ne kadar faydası gelir. Bu kampanyayı yürütenlerin her biri kimseye muhtaç olmayan kimseler.

     Aynı şey hayır oyu kullanacak kişiler için de geçerlidir. Dileyen dilediği şekilde kampanya yürütür. Sonuçta kararı millet verir.

     Ben de oyumu kendi özgür irademle kullanıp, kurulacak olan yeni padişahlık (!) sistemine evet diyeceğim. Padişahım çok yaşa! (!)

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Padişahım çok yaşa | Mehdi Çetinbaş

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • nevzat Perşembe, 00:22

    PADİŞAHIM ÇOK YAŞA...
    GÜZEL YURDUM ELLERE BİR MAL GİBİ SATILDI !..
    Evlatlarımızın, şehitlerimizin ve bebeklerimizin katili APO'nun "EVET" demesi tehlike arzedmiyor.
    Aldanmamış,aldatmamış Erbakan Hocamızın Milli Görüş Camiasının Türkiye'yi uçurumdan alması için "HAYIR" demesi mi ?
    Tehlike arzediyor.
    Geçen seçimde güya Gazze'nin, Filistin'in üzerinde havai fişekler patlayacaktı;
    Seçim sonrasında Gazze'de bombalar patladı,
    Türkiye İsrail ile anlaştı, Mavi Marmara'da şehit kanları satıldı, Doğu Akdeniz (israil!) petrol ve doğalgazı Türkiye üzerinden Avrupa'ya gitmesinin anlaşması imzalandı.
    İsrail'de Havai fişekler patır patır patladı !
    Referandumda "EVET" çıkarsa havai fişekler bu sefer "Diyarbakır'da, Brüksel'de, New York'ta, Beyaz Saray'da, Tel Aviv'de Knesset semalarında patlayacak.
    Çünkü HDP "EVET" Diyecek;
    Türkiye'nin yavaş-yavaş-yavaş Federe Devlete dönüşmesinin önü sonuna kadar açılacak, bizim ŞUURSUZLAR yine "SAFMIŞIZ" diyecekler.
    Dikkatinizi çekiyorum;
    HDP'nin kafa adamları tutuklanıp bu süreç önce

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2015 - Tüm hakları saklıdır. Yıldızlar Eğitim Organizasyon A.Ş.