AK PARTİYLE MUHAFAZAKARLAŞTIK MI?

KÜLTÜR SANAT .

      Ekonomi kötüye gidiyor, dolar yükseliyor diye bazıları neredeyse zil takıp oynayacaklar. Sırf Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı yüzünden ülkeye ihanet dercesine gelen insanları anlamakta güçlük çekiyorum.

     Bu nasıl bir mantıktır, bu ülkenin ekonomisi batarsa, bundan zarar görmeyecek kimse olabilir mi? Olsun, ülke batsın ,neticede Tayyip Erdoğan da gider mantığıyla bilhassa sosyal medyada çığırtkanlık yapanlara sesleniyorum.

     Boşuna sevinmeyin bu ülke batmayacak, ekonomisi de düze çıkacak Buna bütün kalbimle inanıyorum.

     Her ağızlarını açışlarında, ağızlarından salyalar damlayarak, iktidarı şeriat getirmekle suçlayan, bazı fevri hareketleri ,bilhassa habbeyi kubbe yaparak sunan çevrelerin aksine benim de şikayetlerim var.

     Şizofrenik bir psikopatın ,metroda bir şortlu kadına tekme atmasını dillerine dolayarak dindar ve muhafazakar kesime ağız dolusu küfürler eden güruhun aksine,ben Türkiye’nin Ak Parti döneminde yozlaştığına inanıyorum.

     Bu gün Avrupa’da bile olmayan ölçüde televizyon programlarındaki denetimsizlik almış başını gidiyor. Dizilerde halkın yaşamadığı, en azından marjinal denebilecek tarzdaki yaşamı normalleştirerek topluma sunma, en çok Ak Parti döneminde yaygınlaştı.

     Sırf reyting uğruna evlenme programlarına, orta gelirli halk tabakasını ve baş örtülü kızları çıkararak evlilik müessesesini sulandırma bu dönemde yaygınlaştı.

     Avrupa’da bile olmadığı kadar, evlenme yaşını on sekize çıkaran bu iktidar, buna rağmen entel dantel kesime yaranamamıştır.  Hem kız ve hem de erkeğin rızasıyla bir şekilde gerçekleşen erken yaş evliliği, on sene sonra sonuçlanan mahkeme sonucunda kocanın hapse girmesi ve kadının çocukları ile ortada kalmasına sebep olmuştur.

     Bu durumu düzeltmek için, sadece üç bin kişiyi ilgilendiren bir yasayı çıkarmaya çalışan iktidar, tecavüzcüyü affetmekle suçlanmıştır.

     Bunları neden mi yazıyorum? Aynı iktidar, bu televizyonlarda yaşan rezaletlere müdahale etmeye kalksa, başına gelecekleri çok iyi biliyor. Başında devamlı olarak irtica giyotini sallanan bu iktidar döneminde, Türkiye’de homosexsüeller ramazan gününde Beyoğlu’nda binlerce kişiyle yürüyüş yapabilmişlerdir.

     Yine bu iktidar döneminde, ne iş yaptığı ve ne idüğü belirsiz bir insan, sosyal medya fenomeni adı altında her gün televizyonların magazin programlarında pazarlanmıştır. Homosexsüelliği özendiren bu delikanlı, Samsunda saldırıya maruz kaldı denilerek yine iktidar aleyhine yaygaralar koparılmaktadır.

     Gözaltına alınan çocuklardan birinin götürülürken söylediği bir söz karambole gitmiştir. Genç delikanlı polis nezaretinde giderken bağırıyor. “ Yeter artık bu gençliğe ib…..ği aşılama çalışmalarından vazgeçin”

     Yaptıkları eylem doğru olmamakla birlikte, bu delikanlının sözlerinde hiç gerçek payı yok mu? On altı yaşındaki kızları ailesi evlendiriyor diyerek yaygara koparanlar, aynı yaştaki bir kızın bar ve pavyonlarda sarhoşlara meze yapılmasına neden ses çıkarmazlar.

     Ortaokul öğrencilerinin sokaklarda flört adı altında ulu orta davranışları hiç sizleri rahatsız etmiyor mu? Günlük kira ile tutulan evlerde, küçük yaştaki çocukların cirit atması hiç vicdanınızı sızlatmıyor mu?

     Ak Parti yönetimi bunların hakkından gelmesini çok iyi bilir ama, ktidar hala gerici ve yobaz fobisini üzerinden atabilmiş değildir. Basit bir bira yasağında feveran edenler, iktidarı esir almışlardır. En basit bir olayda hemen iktidara saldırarak, iktidarın bu yozlaşmaya karşı atabileceği adımları baştan engellemiş oluyorlar.

     Türk sosyetesi ve entelleri Cumhuriyetin kurulduğundan bu yana hiç bu kadar özgür olmamışlardır. Televizyon dizilerinde her türlü çarpık ilişki rahatça yayınlanabilmektedir. Bu yayınlara karşı önlem almanın adı da sansür olmaktadır.

     On beş yıldır bu ülkede yol , köprü, baraj ve havaalanı yapıldı. Her ile üniversite kuruldu. İnternet her eve girdi. Kasabalar dahil yüzlerce özel televizyon kanalları kuruldu. Ama maalesef ahlak erozyonuna karşı önlem alınamadı.

     Ülkeyi imam hatip sayısının çoğalması sonucu irticaya gider gibi gösterenler, imam hatipli kızlarımızı bile yozlaştırmayı başarmışlardır. Efemine kılıklı popçu konserinde başörtüsü ile çığlık atan İmam hatipli kızlarımız en ön safta yer almıyorlar mı?

     Sürekli ülkenin ekonomik refahını ileri götürmeyi baş hedef olarak koyan Ak Parti iktidarı, bununla her şeyi başarabileceğini sanmıştır. Eğitimde ahlak konusu maalesef sosyal baskılar sonucu yeterince işlenememiştir.

     Türkiye’yi değişik metotlarla yıkmaya çalışan güçler, başarısızlıkları karşısında yeni metotlara yönelmişlerdir. Dümeni elimizde olmayan dolar ve avro  ile sürekli oynayarak bizi çökertmeye çalışıyorlar. Bu duruma sessiz kalmamalıyız.

     Yabancı paraların değerinin yükselmesi sonucu elde edeceğimiz kazanç  ülkemizin kasasından gidecektir. Böyle zor zamanlarda hepimizin vazifesi ülkeye sahip çıkmaktır. Nasıl 15 Temmuzda ülkemize sahip çıkmışsak yine sahip çıkmalıyız.

     Bu yazıma gelebilecek eleştirileri de tahmin edebiliyorum. Hırsları ve öfkeleri akıllarının önüne geçen insanlara ne söylerseniz söyleyin faydası yoktur.

     Allah herkese akıl ve izan versin.

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git AK PARTİYLE MUHAFAZAKARLAŞTIK MI? | Mehdi Çetinbaş

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.