İhmal üstüne ihmal

KÜLTÜR SANAT .

Adana Aladağ’da çıkan yangında, bir yardım derneğinin özel yurdunda kalan, yaşları on üç ,on dört olan on bir kız yavrumuz yanarak şehit oldular.

     Gece geç vakitlere kadar televizyon başında olayları takip ettim. Gece ise sabaha kadar kabuslar içinde boğuşup durdum. Kendilerine doğru gelen ateş karşısında, göz bebekleri büyüyerek çaresizce bakan küçük yavrularımız hep gözümün önünde durdu.

     Bu olayı da utanmadan hükümet ve iktidar meselesi yapıp, küfretmeyi adet haline getiren nekrofillerden de midem bulandı.

     Ülkemizde yasal anlamda gerek iş güvenliği, gerekse kanun ve yönetmelik bakımından hiçbir mevzuat noksanlığı olduğu sanmıyorum.

     İnsanların toplu olarak yaşadıkları çok katlı apartman binaları dahil, resmi binalar, okullar,yurtlar ve daha bir çok yerin yangına karşı alınacak önlemler konusunda yasal zorunlulukları mevcuttur.

     Her kurumun yangın talimatı dosyası ve bunun sorumluları mevcuttur. Bunlar yazılı olarak görünen bir yerde asılıdır. Her yıl en az iki defa tatbikat yapılması gerekir. Kısacası yasalar en ince detayına kadar her şeyi belirlemiştir.

     Hal böyle iken, maalesef ülkemiz iş kazaları ve bu tür olaylar bakımından dünyada ön sıralarda yer almaktadır.

     İnsanoğlu mizacı itibariyle bana bir şey olmaz, benim başıma gelmez gibi bahanelerle bazı şeylere aldırmaz. Milyonda bir gerçekleşebilecek bir olayın, yine de ihtimal olduğunu görmez.

     Adana’da yaşanan olay tam bir dramdır. İhmaller zincirinin halka halka dizilmesi sonucu oluşmuştur. Öğrencilerin barındığı bir mekanın, merdivenler dahil, duvarları bir seviyeye kadar çamdan lambrilerle kaplanmıştır.

     Soba tutuşturma, piknikte ateş yakma gibi şeylerde kullandığımız çıranın ham maddesi çam,binada süsleme olarak kullanılıyor. Bu nasıl bir aymazlık ve bu nasıl bir denetim. Hiç kimse bu yanıcı maddelerin tehlikesini görmez mi?

     İşletmeci olarak bulunduğum kurumda, denetim yaptırmak için davet ettiğim bir iş güvenliği uzmanı, denetim sırasında , elektrik panosunun bulunduğu odada büyük bidonlar içinde bulunan deterjanları görünce, bunların derhal kaldırılmasını istedi.

     Az bir ihtimal de olsa, elektrik trafosundan sıçrayacak kıvılcımın deterjanlara sıçramasının tehlike yaratacağını söylemişti. Deterjanların yanıcı özelliği olduğu için, mutlaka ateş ortamından uzak tutulması gereğini ifade etmişti.

     Bu uyarıyı hemen o anda, iş güvenliği uzmanının gözleri önünde dikkate alarak o depoyu derhal boşalttırmıştım.

     Dediğimiz gibi ülkemizde yasalar açısından hiçbir boşluk yoktur. Önemli olan bu yasalara uyacak insan unsurudur.  Denetim çok önemli olmakla birlikte, en önemli konu yine de insandır.

     Çeşitli haber organlarında binanın yangın merdiveninin kilitli olduğu ve öğrencilerin çoğunun burada hayatını kaybettiği belirtiliyor.

     Öncelikle şunu belirteyim ki; emekli olmadan önce çalıştığım kurumlarda sivil savunma konularından sorumlu görevler alan biri olarak ,içeriden anahtar ile kilitli bir yangın merdiveni olayına hiç rastlamadım.

     Yangın merdivenlerinin içeriden kilidi olmaz. Sadece sürgülü bir kilit vardır; o da içeriden rahatça açılır. Eğer bu haber doğru ise; o kilidi oraya takan insanın mutlaka idamla yargılanması gerekir.

     Ülkemizde yapılan tatbikatlar maalesef dostlar alışverişte görsün kabilinden yapılmaktadır. Henüz reşit olmamış çocukların başına sorumlu olarak verilen insanların eğitimi de çok önemlidir.

     Adana yangınında on iki canın yitirilmesi tam anlamıyla ihmaller zincirinin ard arda sıralanması sunucu oluşmuştur. Bu yangın beş on dakika içinde bu binayı sarmamıştır.

     Yangın merdiveninin kilitli olması elbette büyük bir aymazlıktır. Bu durumda çocukların başında bulunan sorumlunun soğukkanlı tutumu olayı çözebilirdi.

     Anlaşıldığı kadarıyla çocukların sorumlusu, olayda yavrularımızdan daha büyük bir panik yaşamıştır. Çocukları yangının henüz sıçramadığı bir odaya alıp, birbirine bağladığı iki çarşafla onları camdan sarkıtmak aklına bile gelememiştir

     Sonuçta ihmal üstüne ihmal ve sonuç belletici dahil, on iki can.

     Kıt imkanlara sahip bu ailelerin, çocuklarını dağ köylerindeki  imkansızlıklara inat okutmak için harcadıkları çabaların sonucu bu mu olmalıydı?

     Bu olay ülkemizin kanayan bir yarasıdır. Olayı politikanın çirkef söylemlerine kurban etmemeliyiz.

     Olayda sorumluluğu olan bina sahipleri başta olmak üzere, belediye , milli eğitim, kaymakamlık kısaca sorumlu kim varsa, ibret-i alem için en şiddetli cezaya çarptırılmalıdır.

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git İhmal üstüne ihmal | Mehdi Çetinbaş

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.