Bakalım Kim Mat Olacak

GÜNCEL .

Hafta içi telefonla görüştüğüm eski Doğruyol Partisi (yeni adı Demokrat Parti) milletvekili arkadaşımla uzun bir sohbet gerçekleştirdik. Ülkenin durumu ve gidişatı hakkında fikirlerimizi karşılaştırdık.

Tabiri caizse Amerika-Rusya misali birbirimizden ayrı düşmüşüz. Aramızda çok derin uçurumlar oluşmuş. Üstü kapalı olarak, beni hükümetten nemalanan mutlu azınlıklardan olmakla suçladı. Ben ise ona nezaketimden dolayı, milletvekilliği döneminde düzene giren işlerini ve halen bu gün bile devam eden yurt dışı bağlantılarını hatırlatamadım.

Kökenimin Adalet Partisine dayandığını hiçbir zaman inkar etmedim. Zaman zaman yazılarımda bu konulara değindim. Üstelik şu anda Demokrat Parti Genel Başkanı olan Gültekin Uysal benim liseden öğrencimdir. Görev yaptığım okulda yedi yıl yatılı olarak eğitim görmüştür. Defalarca partiden davet almama rağmen hep uzak durdum.

Bu seçim döneminde de politikaya atılmam noktasında yapılan teklifleri hep geri çevirdim. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ile yakın tanışıklığım olmasına rağmen politikadan uzak durmaya karar verdim. Ben politikanın sadece meclis yoluyla yapıldığına inananlardan değilim. Aksine meclis dışında da siyaset çok rahat yapılabilir

Bunları neden yazıyorum: Dostlarımın zanlarının aksine AK Parti ile organik hiçbir bağım yoktur. İktidarda olduğu on üç yıl boyunca bu kanalla aldığım en ufak bir görev bile olmamıştır. Bunun aksini kimse de iddia edemez.

Benim tanıdığım politikacılar içinde, Ak Parti ağırlıklı olmak üzere MHP,CHP hatta HDP’den milletvekili bile var. Nezaket kuralları içinde hepsini eleştirebilirim. Geçmişte Ak Parti yönetimine yaptığım sayısız eleştiriler de olmuştur.

Benim anlayamadığım husus; muhalefet tanımının sadece iktidara kara çalmak ve onun yaptığı her şeye karşı çıkmak şeklinde algılanmasıdır.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bizdeki gibi bir muhalefet anlayışı olduğunu sanmıyorum. Siz hiç bu güne kadar muhalefetten Ak Parti tarafından yapılan olumlu bir şey duydunuz mu?

Yapılan güzel şeyleri örnek verdiğimizde; “neymiş efendim, bunları yapmak zaten vazifesiymiş; hem de kimin parası ile yapıyorlarmış!”cevabını alıyoruz

Peki bunlar geçmişte neden yapılmadı? Madem bu paralar milletin parası-doğrusu da budur- siz milletin parasını ne yaptınız o zaman? İnsan bu soruları sormaz mı?

Hele son yaşanan Şah-Fırat operasyonu yorumlarını dinleyince gerçekten de iktidarın sabrını takdirle karşıladım.

Musul konsolosluğunu zamanında boşaltmadığı için muhalefet tarafından topa tutulan hükümet, bu gün de erken önlem aldığı için şiddetli eleştirilere muhatap oluyor.

Bu gün Suriye’de muhatap mı var Allah aşkına!? Hiçbir kural tanımayan İşid’e karşı, kırk kilometre uzaklıkta olan on dönümlük bir alanı ve kırk askeri nasıl koruyacaksınız. İşid’in karakolumuzu bombalaması ve kırk askerimizi şehit etmesi çok mu zor?

Olay olduktan sonra kimi muhatap alıp kimi sorumlu tutacaksınız. Türkiye’yi Suriye sıcak savaşına çekmek isteyen güçlerle muhalefet acaba iş birliği mi yapmaktadır?

Suriye’nin kırk kilometre içinde bulunan ve İşid güçleri tarafından kuşatılan karakola, bu güne kadar bir saldırı yapılamamışsa bu Türkiye’nin caydırıcı gücünden kaynaklanmıştır. Bu durumun ila nihaye böyle dem edeceğinin garantisi var mıdır?

İşid gibi bir korsan devlet karşısında şayet bu karakolu silah gücüyle korumanın bir yolu varsa muhalefet bunu açıkça göstermelidir.

Süleyman Şah Türbesi bizim için manevi bir semboldür. Sınırlarımız dışında Lozan anlaşmasına dayalı bir toprak parçasıdır. Üstelik yeri ve konumu zorunluluk dolayısıyla daha önce iki kez değiştirilmiştir.

Son yaşanan durum bir zorunluluk değil mi? İleride Suriye’de istikrar sağlanırsa bu türbeyi tekrar yerine taşımak çok mu zor?

Sözde Şam yönetimi bizim yaptığımız operasyonu kınıyormuş. Sevsinler seni! Şam’ın içine hapsolmuş bir Esad rejimin o topraklarda acaba hükmü nedir. Biz oraya gidene kadar neredeydiler.

Çok basit bir mantık yürüten Anadolu köylüsünün rahatça anlayabildiği bu konuyu çarpıtarak hamaset nutuğu atanlar, 7 Haziran sonrası nasıl çarpıldıklarını göreceklerdir.

Bunu burada yazıyorum! Seçimlere çok az bir zaman kaldı. Bu muhalefet bu kafayla gittiği müddetçe bırakın iktidar olmayı, tersine oy kaybetmeye devam edecektir.

Hükümet bu hareketiyle satrancı çok iyi oynamıştır. Bu operasyonda Şah çekilmiştir. Bakalım kim mat olacak

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Bakalım Kim Mat Olacak | Mehdi Çetinbaş

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.