Bekri Mustafa ve muhalefet

KÜLTÜR SANAT .

7 Haziran Milletvekili seçimlerine dört aydan kısa bir süre kaldı. Göründüğü kadarıyla bu süreç çok sancılı geçeceğe benziyor.

İktidara gelme ve ülkeyi yönetmeye talip olma gibi hedefleri olmayan muhalefet partileri için bu süreç, sadece AK Parti’yi nasıl çaresiz duruma düşürürüm düşüncesi üzerine kurulu gibi görünüyor.

Oysa siyasi partiler, programlarıyla halkın karşısına çıkıp, ülkeyi daha iyiye götürmek için neler yapacaklarını anlatarak oy almaya çalışırlar. İktidarın politikalarında yanlış gördükleri hususları eleştirerek, kendi iktidarlarında neler yapacaklarını anlatırlar.

Ben soruyorum?  Allah Aşkına CHP, MHP ve HDP’nin ülke yönetimi için AK Parti politikalarına karşı bir söylemi var mı? Bunun deklere edildiğini duyan var mı?

“Siyasi partilerin programlarını açıp okursanız görürsünüz” diyenler olduğunu duyar gibi oluyorum. Bu söz her ne kadar doğru gibi göründe de, seçmenler parti programlarını okumazlar. Partiler, yapmak istedikleri şeyleri yazılı ve görsel araçlarla seçmenlerine anlatmak durumundadırlar.

Türkiye’de maalesef böyle bir muhalefet göremiyoruz. Yapmak istediklerini anlatan; 2023 hatta 2073 yılı planlarına varıncaya kadar halka bilgi sunan bir Ak Parti iktidarı karşısında, sadece karalama yapan bir muhalefet ile karşı karşıya bulunuyoruz.

Yine soruyorum; iktidar İstanbul’a üçüncü havaalanı, üçüncü köprü, ikinci tüp geçit yapıyor. Bu çalışmalara karşı şiddetli bir muhalefet gösteren partiler, İstanbul için hangi projeleri sunuyorlar bilen var mı?

Üçüncü köprü bağlantı yolları yapılırken ya da havaalanı inşaatı sırasında, yüz binlerce ağacın sökülmesi ya da kesilmesini gündeme getirenler, bu işin başka türlü nasıl yapılması gerektiği hususunda bir öneri sunuyorlar mı?

Sarıyer’de ormanlar katledilerek elde edilen alana, Koç Üniversitesi kurulurken sesi çıkmayanların samimiyetine bu millet nasıl inanır? Üniversiteyi yapmak için o alan gerekli olmayabilir, başka yer de pek ala bulunabilirdi.

Köprü, ya da havaalanı yapacaksanız, çevre yolu yapacaksanız, gerekli olduğu durumda ağaç kesmek zorunda kalırsınız. Bunun aksine bir yöntem varsa, nasıl yapılacağını da muhalefetin anlatması gerekir.

Hadi bunları geçtik! Şu anda mecliste iç güvenlik ile ilgili yasa tasarısı görüşülüyor. Meclis meclis olmaktan çıkmış, sanki bir boks ringine dönmüş. Her oturumda kavga, gürültü ve yaralanan milletvekilleri…

Kırk senedir politikayla ilgilenen ve tartışmaları mümkün olduğunca yakından takip eden biri olarak, neler olduğunu anlamaya çalışıyorum.

Başta Jandarmayı Genelkurmaydan alıp İç İşleri Bakanlığına bağlayan yasa olmak üzere, Molotof Kokteyl kullanmayı ateşli silahla adam öldürme kapsamına alan ve daha birçok yasa ile birlikte kamu düzenini sağlamayı amaçlayan yasa tasarılarına karşı meclisi kilitlemeye çalışanlar acaba ne yapmak istiyorlar?

Başbakan Davutoğlu televizyon ekranlarından çağrıda bulunuyor; “Bu yasada yanlış gördüğünüz yerler varsa gelin konuşalım önerilere açığız” diye haykırıyor. Muhalefet ise, sadece istemezük çığlıkları atıyor.

Neymiş efendim ülke polis devleti oluyormuş, toplantı ve gösteri hakkı gasp ediliyormuş, muş muş muş… İpe sapa gelmez bir sürü gerekçe…

İktidar bu yasa önerisini getirirken, batıdan ve dünyanın bir çok ülkesinden örnekler sunuyor. Dinleyen kim? Hep birlikte koro halinde bağırmaya devam ediyorlar . İstemezük… Neyi istemezsiniz? Bilmezük…

Gerçekten de bu meclis ve bu muhalefet bu ülkeye hiç mi hiç yakışmıyor.

On üç yıldır iktidarda olan AK Parti, halk nezdinde yıpranmadan iktidarını korumayı başarıyorsa ve bu gün için de iktidarın en güçlü namzeti olarak seçimlere giriyorsa, muhalefet partilerinin şapkayı önlerine koyup düşünmeleri gerekir.

Seksenlik Hüsamettin Cindoruk kendinde keramet görüp otellerde toplantılar yapıyorsa vah bu milletin haline.

Yazımızı bir Bekri Mustafa(1) fıkrasıyla bitirelim;

Bekri Mustafa bir gün, bir cenaze evinin önünden geçiyormuş. Görüntüsü, sakalı ve sarığıyla tam bir alimi andırdığı için, cemaat onu büyük bir alim zannederek çevirmiş.

“Hoca efendi ne olur şu bizim mevtamızın cenaze namazını siz kıldırın.” Diye yalvar yakar olmuşlar.

Bekri uzun süre itiraz etse de, bakmış çıkar yol yok çaresizce razı olmuş.

Bekri önce musalla taşında yatan mevtaya yanaşıp kulağına bir şeyler fısıldadıktan sonra namazı kıldırmış.

Namaz sonrası cemaat Bekri’nin mevtanın kulağına eğilip de neler fısıldadığını merak edip sormuş.

Bekri Mustafa cevap vermiş

“Pek adetten değildir ama ona dedim ki; sana öbür dünyada sual sorarlarsa dünyada son ahval nasıl diye; Bekri Mustafa imam oldu ve benim cenaze namazımı kıldırdı de onlar gerisini anlar.”

1 Bekri Mustafa : IV. Murat döneminde yaşamış fıkralara konu olmuş ünlü bir ayyaş.

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Bekri Mustafa ve muhalefet | Mehdi Çetinbaş

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Site yazarları

Diğerleri

Genç yazarlar

Diğerleri
on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2015 - Tüm hakları saklıdır. Yıldızlar Eğitim Organizasyon A.Ş.