Bir Kahramanlık Hikayesi: ANNELİK

AİLE .

Yüzümü yıkarken alnımın sağ tarafındaki yara izine takılıyor gözüm.  Küçüleceği yerde, biraz daha büyümüş görünüyor gözüme. Yaşlandıkça böyle oluyor demek ki diyorum.  Daha yakından bakmaya çalışıyorum aynaya yapışıp. Elimle bastırdıkça o ilk anki sızıyı hatırlıyorum. O yaranın iz bıraktığı Çarşambayı birde.  Annemin ‘yavaş sallan’ seslenmelerine aldırmadan salıncağı gücüm yettiğince uçurduğum o günü yani…

Parkın taştan parkesine yüzün koyun çakıldığımda, annemin az önce ısrarla tekrarladığı seslenmelerinin sonuna ‘demedim mi’ sorusu eklenerek konuşması devam ediyordu. Kucaklayıp beni sokağın karşısındaki dükkâna götürdü telaşla. Sokağın karşısına giderken annemin kahraman olduğunu düşünmüştüm. Olacakları önceden sezinleyen ve kaza anında ne yapılması gerektiğini çok iyi bilen bir kahraman.

Dükkânın önünde, amcanın uzattığı bir bardak suyla yüzümü yıkıyor annem usulca. Yaramı koruma telaşında. Saçlarımı atıyor geriye bir yandan suyla sıvazlayıp. Ve bir öpücüğün ardından ‘acıyor mu hala’ diye soruyor. Ve tekrarlıyor, “yavaş sallan dedim ama sana yavrum!”.

Başımı çarptığım için beni uyutmamak telaşına düşüyor annem eve döndüğümüzde. Bel fıtığına rağmen, kucağında taşıyarak oyalıyor beni saatlerce. ‘Kahramanlık böyle bir şey demek’ diye düşünüyorum sarılı durduğum boynunda. Karar veriyorum o an, bir gün bende kahraman olacağım!
Yüzümü yıkayıp banyodan çıktığımda, koridorda emekleyerek bana doğru gelen oğlumu görüyorum. Henüz ‘anne’yi net olarak çıkartamadığından ‘hanneee’ deyip cıvıldayarak geliyor bana. Geceyi ateşle kucağımda ağlayarak geçiren yavrumu gülerken görmek bütün yorgunluğumu alıp götürüyor. Kucağıma alıp sarılıyorum ona. Anne olacağımı öğrendiğim günden bu yana kalbimde büyüyen, büyüyen ve hiç durmayan bir çağlayan gibi olan varlığı, sarıyor benliğimi. Sızlayan ne kadar yara izim varsa ( kalbimdekiler dâhil )şifa buluyor.

İçeriye geçtiğimizde açık kalan televizyondan ‘anneler günü’ ile ilgili bir reklamı görüyoruz birlikte. Son dört yıldır hayatta olmayan annemin özlemiyle yaşaran gözlerim bu kez kahraman olmanın gururu ile yaşarıyor. Uzun zamandır ilk kez bir anneler günü, özlemden fazlasını ifade ediyor benim için. Tekrar sarılıyorum kocaman. Teşekkür ediyorum duyacağı şekilde tekrar tekrar…
Ultrasonda O’nu ilk kez gördüğümde, doktorumun gülümsemesine neden olan, “ben daha önce ne için yaşıyor muşum” sözleri dökülmüştü dudaklarımdan hayranlıkla. İlk kıpırtısını hissettiğimde zorlu geçen hamilelik günlerimin tüm yükü bir anda hafifleyivermişti. Eminim ki, annelerin bir bebeği doğana kadar farklı yerlerde saklama imkânı olsaydı da, birçok anne evladını yine karnında, kalbinin hemen yanında taşımak isterdi. Annem bir keresinde şöyle demişti, “anneler çocuklarını önce karınlarında, sonra kalplerinde taşır”.

Doğduğu gün muayene sırasında canı yandı minik oğlumun, mızırdanmalarından başka gerçek bir ağlamayla feryat etti. O sıra tansiyonumu ölçmekte olan hemşire, oğlumun feryadına dayanamayıp gözyaşları içinde olduğuma şahit olmuştu. Gülümsemiş ve “Anneliğin yarısı ağlamaktır, aramıza hoş geldin” demişti.

Sekiz yaşındayken çizdiğim ‘anne-kız el ele’ konseptli o çirkin resmi görünce gözleri dolan rahmetli annemin, “benim için her gün anneler günü” sözünü bugün anlıyorum. Hiç abartısız, bir anne için her gün anneler günüdür. Çünkü akşam uyusun diye gözünün içine baktığınız çocuğunuz sabah uyanmayı biraz geciktirse özlem içinde kıvranırsınız. Anneliği size herhangi bir günün hatırlatmasına gerek yoktur. Gözlerini açtığında sizi görünce gülümseyen bir çift göz her sabah yeniden hatırlatır anneliğinizi. O doymadan acıkmaz, o ağlamayı bitirmeden gülemezsiniz. Bedenler arası ayrılığa düşmüş olsanız bile, kalbinizin ritmi hala onun varlığına tâbidir. Ve kim ne derse desin, evlat, var olunabilecek en güzel nimettir…

Oğlumun gözünde ileride bir kahraman olur muyum bilemem ama hiç şüphesiz o benim her zaman kahramanım olacak…

Anneliğimizin / Annelerimizin / Bir Anneye evlat oluşumuzun günü kutlu olsun…

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • ATakkAAN Pazar, 13:58

    Çok güzel bir yazı. duygu dolu.
  • Fatih Cuma, 11:42

    Okurken gözyaşlarıma hakim olamadığım, çok samimi bir yazı. Tşk ediyorum Feyza Hanım...
  • kilitçi Perşembe, 19:24

    boşa dememişler, "ağlarsa anam ağlar. gerisi yalan ağlar"...
  • asfora_ Perşembe, 17:05

    “anneler çocuklarını önce karınlarında, sonra kalplerinde taşır”. Anneliğiniz Kutlu olsun...
  • anjelika Perşembe, 15:55

    hüüznlü ve güzel bir yazı. tşkr.
  • birisi Perşembe, 15:20

    ölüyoruz yada yaşıyoruz. bir düzendir gidiyor. bize kalan evlatlarımızın hayrı ve hayır duaları....
  • Tuba Çarşamba, 14:37

    Çocuklarımın gzünde kahraman değil de, sımsıcak bir anne olabilsem yeter bana..
  • asuman Çarşamba, 12:21

    annemin,aslında tüm annelerin klasik bir lafı vardır;'anne olunca anlarsın'...aslında öylesine söylenmiş bir söz olmadığını gerçekten anne olunca anlıyor insan.anneyle ilgili her şey ağlatır hale geliyor..gözyaşları içinde okudum,inşallah çocuğumuz hakkında dökülen gözyaşları mutluluktan ve duygu yoğunluğundan olur..yüreğin dert görmesin arkadaşım...
  • zarif-ce Salı, 13:30

    çok çok güzel bir yazı ellerine gönlüne sağlık çok duygusal ...
  • ekrem Salı, 13:02

    annemi geçen yıl kaybettim. hiçbir zaman anne olamayacağım ama evlatlığı ve anne acısını iyi bilirim. bu güzel yazı için sonsuz teşekkürler...
  • aişe betül Pazartesi, 22:32

    çok duygulandım feyzacığım,ne kadar içten anlatmışsın,anneni kaybettin demek Allah sabır ihsan etsin...Böyle günlerde annesiz çocuklar ve çocuksuz anneleri düşününce burnumun direği sızlıyor mahcup oluyorum sanki...
  • hatice Pazartesi, 19:20

    feyzacım bayıldım doğrusu hala aynı hala mükemmel yazıların
    diğerlerini de sabırsızlıkla bekliyorum
  • Nevbahar Pazartesi, 15:33

    Hüngür hüngür ağlıyorum şuanda, şahane... :'(
on5yirmi5.com
Hakkımızda Künye-Biz İletişim
on5yirmi5.com'u takip edin