Ya İçimizde ki Savaş?

KÜLTÜR SANAT .

İnsanoğlu pek nankördür, yer yer yine de doymadım der. Makam mevki ister, olmadı böyle değildi der. Aşk’ı ister, öteki daha mı iyiydi acaba der. İnsanoğlu nankördür dünyayı versen cenneti ister de, bunları yaratan Allah’a sırtını döner.

Bir konuyu ele almakla anlatılması ve anlaşılması gerekenden ziyade, dünyada ve içindekilerden söz açıldığı zaman şikâyet eden insanları incelerim çoğu zaman. Bazen bana rehberlik eden alakasız bir söz olurken, bazen de adını nanköre çıkardıkları masum kedileri incelemek bana cevapların en güzelini verir.

Çiğlik, merhametle uzanan ele, kızgın gözlerle mukabele etmektir.
Namertlik, iyiliğini gördüğünüz kişiyi ilk fırsatta unutmaktır.

Kötülük, yediğiniz yemek kabına tükürmektir. (Buna ihanette denilebilir eş, dost, arkadaşa karşı)
Kaybetmek, ince ince sevgiyle dokunmuş olan bir kalbi, hoyratça örselemektir.

İnce uzun bir yolda yürürken, etrafımda kaç tane mutlu yüz var diye baktığım zaman, sadece yaşlı çiftleri görüyorum.

Neden mutlular? Çünkü hayattan beklentileri en asgariye inmiş, kenetlenmişler en yakınındakinin yüreğine. Ne çıkar savaşlarıyla ruhlarını kirletmişler, ne de makam ve mevki uğruna en yakınındakinin hakkına tecavüz etmişler. Ne önyargıyla sevdiklerinin kalbine hançer saplamışlar, ne de kendilerine sığınan muhtaç birine kapılarını kapatmışlar. Yapmışlarsa da vakti evvelinde, günahlarını temize çekmişler zaten.

Ne çok insan var etrafımızda mutsuz, sıkıntılı ve sadece önyargılarının kurbanı olmuşlar. Korkuyoruz hepimiz, birbirimizden, kendimizden, kendi içimizde büyüyen iyiliklerden. İyiliğin nefesinden. İyi olmaktan, iyilik yapmaktan… 

Kötülük düşünüyoruz, “acaba ne eder nasıl ederimde ona zarar veririm” planlarını kurguluyor ve kendimizi yüceltmeye çalışırken, en büyük handikabı da kendi varlığımız için inşa ettiğimizi unutuveriyoruz.

İnsanların içlerinde büyüttükleri nefret ve kin, bazen de bilinçsizce tasavvur ettikleri hareketlerin içinde iyi niyet barındırmadığımız için kötülük, bütün ruhumuzu kaplıyor. Kötülüklerle çevrelenmiş bir zihnin tohumları manevi iklimimize serpiliyor ve iç dünyamızda kök salmaya başlıyor. O andan itibaren istesek de manevi bir iklimde büyüyemiyor ve huzuru hissedemiyoruz.

Dergâha yeni giren Yunus Emre’ye Taptuk’un ilk tespihi gibi, “bilmem” kelimesini vird edinmekte çok mu geç kaldık acep?

Ne çok sorularla boğuşuyordu oysa Yunus ve üstadı bu gerçeği bildiği halde ve Tanrı’sını sorgulaya sorgulaya, “bilmem” virdini yıllarca çektiren üstadın bu vazifeyi öğrencisine tayin etmesi, sizce ne anlama geliyor?

Bütün bunları yazarken İsrail ve Filistin, İsrail ve Gazze, Suriye ve Suriye meseleleri ile ilgili binlerce twitter ve mesaj gözlerimin önünden geçiyor. Dünya zaten ateşler içerisinde, savaş doğudan başladı Rahman her şeyi Hakk’ı ile bilendir lakin!

Peki, ya içimizdeki savaşlar?
 

Yorumlar

bu köşe yazısı için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • manaya bak Salı, 16:19

    imlacılar ve diğerleri diye yorumcuları da, manayı gören ve üretmeden eleştirenler olarak ikiye ayırmak gerekiyor. fikir üretenler hep taşlanırdı nihayetinde değil mi?
    yazılarınızı ilğiyle takip ediyoruz, KOnya EdebiHayat ve Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi olarak, sizinle gurur duyuyoruz Ayşe Büşra Erkeç. Siz yazın. Hep yazın.
  • gülten Salı, 12:11

    kalemin varolsun arkadaşım:)
  • şeyma Pazartesi, 20:37

    içimizdeki savaş olacak ki ayrı yazılmayacaktı burada
  • Yorumunuz gösterilemiyor : Yazım kuralları hatası...Pazartesi, 19 Kasım

  • imlacı Pazartesi, 13:32

    imla hatalarınız var sayın yazar, dikkat!!
  • akhdar Pazartesi, 10:18

    Tebrik ederim.Bu yazının devamını umarım yazarsınız.Mutlak olarak iyilik/kötülük nedir ? veya varmıdır ? Davranışlarımızı belirleyen şeyler ve onlarla olan ilişkilerimiz.Bunları yazıp hepimizi şöyle içerlere doğru bir yolculuğa çıkarsanız.
  • afacool Pazartesi, 10:03

    yüreğindeki genişliği hissetmek ne güzel. Allah daim etsin.
  • Gökhan42 Pazartesi, 09:52

    Yüreğinize Sağlık Ayşe Büşra Hanım.. Çok Güncel Bir Konu Hakkında Güzel, Mantıklı ve Düşündüren bir yazı olmuş.. Devamını bekliyoruz.. Başarılar dilerim..
  • derya p Pazartesi, 09:45

    Çiğlik, merhametle uzanan ele, kızgın gözlerle mukabele etmektir...bu bile yeter bu yazı için yüreğine sağlık genç yazar.
on5yirmi5.com
Hakkımızda Künye-Biz İletişim
on5yirmi5.com'u takip edin