Cs Go dünyasındaki gururumuz İsmail Can ''Xantares'' Dörtkardeş ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik

Türkiye'nin Cs Go arenasında yetiştirmiş olduğu en büyük yetenek olan Xantares, bize kapılarını açtı ve Türkiye'nin en büyük Gençlik platformu On5Yirmi5 için daha önce sorulmayan soruları yanıtladı. Kendisine bizi kırmadığı için teşekkür ediyoruz.

KÜLTÜR SANAT .
cs go dünyasındaki gururumuz ismail can xantares dörtkardeş ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik

Cs Go dünyasındaki, ülkemizin yetiştirdiği en büyük yetenek olan Xantares’in evine konuk olduk. Geçtiğimiz ay sansasyonel bir şekilde BIG takımına transfer olan Can, takımıyla geçirdiği ilk turnuva olan ELEAGUE’den sonra tatil için memlekete geldi.

Polonya’da düzenlenecek olan Major için başlayan hazırlık kapsamında dün gece yola çıkan Xantares, bizleri kırmayarak doğup büyüdüğü mahallede bizi misafir etti.

Kendisini evinde ziyaret etme imkanı bulduğumuz Can’ın babası ve amcasıyla da tanışma şansına eriştik. Dünya’nın en büyük yeteneklerinden biri olan Xantares’in ailesinin yanında ne kadar da mütevazi ve saygılı bir evlat olduğunu kendi gözlerimizle görme imkanı bulduk. Özellikle babası Adem Dörtkardeş’in, oğlunun kariyerini anlatırkenki heyecanı görülmeye değerdi. Hele ki amcası Adnan Dörtkardeş’in Sırbistan’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda yaşadığı hisler.. O Türk bayrağını Sırbistan’da dalgalandırdılar ya işte o zaman benim için tamam diyordu.

Bir bilseniz koca koca insanlar aynı aslında bizler gibi.. Can’ın maçları başlayınca ekran başına geçiyorlar. Hele ki artık amcası bizzat Cs dünyasının bir tutkunu olmuş. Ben artık futbol maçı yerine Cs maçları izliyorum dediğimde bana, kendisinin de epeydir aynı durumda olduğunu söyledi.

Çok geç saatlerde bize kapılarını açıp misafir ettiği için bu güzel aileye, On5Yirmi5 ailesi olarak bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Tam bir sohbet havasında geçen muhabbetimizde klişe konulardan açıkçası uzak kalmaya çalıştım. Ne zaman başladın, hangi mouse veya kulaklığı kullanıyorsun gibi aslında Can’ın 50 defa anlatmış olduğu soruları es geçerek keyifli 1 saat geçirdim. Umuyorum sizler de bu sohbetimizden keyif alırsınız.

 

Can öncelikle bizi kırmadığın için çok teşekkür ediyorum. Sabah yola çıkıyorsun ve gene de bize vakit ayırdın.(Siz bunu okurken Can Polonya’ya varmış oluyor) Öncelikle siz Major’e doğrudan katılım hakkına sahipsiniz aslında ve ana turnuva ayın 20 sinde başlıyor. Erkenden gitme sebebiniz nedir?

Ben de ilginiz ve alakanız için teşekkür ederim. Aslında çok önceden planlı bir şey değildi. Hatta Polonya’da kalacağımız yer bizim Almanya’da yaşadığımız yere arabayla 1 saat uzaklıkta. Ancak bazı vize sorunlarına da maruz kalmamak adına kendim özellikle geçmek istedim. Ayrıca takımımız orada bir Gaming House ayarladı. Herkesin tanıdığı Taz var biliyorsunuz, eski Virtus Pro’lu yeni Kinguin’li.. Kendisinin orada bir evi var. Çalışmalarımızı orda sürdüreceğiz ve turnuva yaklaşınca da otele yerleşeceğiz.

 

Peki şimdiden başarılar diliyoruz bu vesileyle. Asıl konuya gelirsek herkesin merakla beklediği, aslında yıllardır beklediğimiz ama artık umutlarımızı kaybetmeye başladığımız anda Xantares, bize resmen bir yeni yıl hediyesi verdi ve hayranlarının en büyük hayallerinden birini gerçekleştirerek BIG takımına transfer oldu. Nasıl gelişti bu süreç?

Çok uzun zamandır aslında bu benim de düşündüğüm bir şeydi. Bu kararı geç verdiğimi kabul ediyorum. Bazı şeyleri içindeyken çok iyi ayırt edemiyorsunuz. Dışarıya çıkınca görüyorsunuz ki orada bambaşka bir dünya var. İyi ki çıkmışım diyorsunuz ancak içindeyken gerçekten kapalı kapılar ardındasınız. Dediğim gibi bunu çok istiyordum ancak kısmet bugüne nasip oldu. Bunda tabi ki kız arkadaşımın desteği ve motivasyonu çok büyük bir önem taşıyor. (Bu noktada bir kadının hayatımıza kattığı,katabileceği  anlamlar adına biraz konudan uzaklaşıyoruz. :) )

 

Peki Neden BIG? Bildiğimiz kadarıyla Faze ve Mousesports gibi dünya devlerinden de teklif aldın. Hatta Faze çok eskiden beri gözünü sana dikmiş durumda. BIG’i tercih etme sebebin neydi?

İlk olarak bir şeyi ifade etmekte yarar var. Pek çoklarının hala bilmediği konu BIG’in aslında bir Türk takımı olması. Sahibi, yöneticisi hepsi Türk. Resmen ismi gibi koca bir aileler. Ben onları Berlin’e aslında ziyarete gitmiştim. Kesin bir kararım yoktu. Görmüş olduğum ortamları beni gerçekten etkiledi. Hem bizim toplumumuz gibi aile yapısı kurmuşlar, hem de bizim gibi duygusallığın içinde boğulmuyorlar. Gerektiğinde gayet profosyonel duruş da sergileyebiliyorlar. Bütün bunları bir araya getirince BIG tercihi kaçınılmaz oldu. Özellikle takımın her şeyi diyebileceğimiz Nuran ablamız(Nuran Ozan) bizim için her şey oldu. Şu an bu tercihi yapmış olmaktan dolayı gerçekten mutluyum.

İnan bana bu tercihten yana biz de çok mutluyuz. Artık senden umudu (Avrupaya açılma umudunu) kesmek üzereydik. :) Eski defterleri çok açmayı sevmem ama merak edilenlerden de konuşmak istiyorum. Bir tık geriye gidip Space Soldiers meselesine bir el atalım. Muhteşem bir azim, nerdeyse dipten zirvelere çıkış.. 2 tane Major,ESL Koln… Sayısız başarı ve dereceler… ve son birkaç ay da gelen ciddi motivasyon kaybı.. Ne oldu neler oldu bu konu hakkında ne söylemek istersin.

Aslında dediğiniz gibi ben artık önüme bakmak istiyorum. (Polemiklere girmek istemediğini söyledi, uğradığı haksız ithamları örnekleriyle anlattı. Kendisine isnat edilen, takım arkadaşlarına yardımcı olmadığı suçlamaları vermiş olduğu örneklerle öyle bir çürüttü ki ağzımız açık dinledik. Ancak Can kısır tartışmalar ile artık vakit kaybetmek istemiyor. Zaten yeterince kaybettiğini ve artık kazanmaya aç olduğunu söylüyor.)

Takımda son aylarda ciddi bir motivasyon kaybı olduğu açıktı. Gerek kulüp yönetiminin tarzı gerek takım içi iletişimimiz gerekse üst üste gelen kayıplar bizi yeterince yordu. Ve ben o zaman artık kafama koymuştum. Zaten sizin de bildiğiniz gibi 2 senedir sayısız teklifler geliyordu. Ben vaktinin geldiğini anlamıştım. Ex-Space Soldiers olarak biz devam ederken 40’ın üzerinde organizasyon aslında kapımızı çaldı. (Bunların arasında Beşiktaş var mıydı diyerek Beşiktaş’ın kurduğu etkileyici kadın Cs Go takımına ben atıfta bulununca, Beşiktaş’tan çok daha büyük akıl almak organizasyonlar geldi diye ekledi) Fakat Türkiye’de yukarıda da ima ettiğimiz gibi bu iş ne yazık ki yeterli profosyonelliğe ulaşamadı. Adamlar hala belli bir noktada Terörist,bomba vb. şeylere takılıyor. Kafa yapısı değişmediği için de biz hiçbir zaman gereken desteği aslında bulamadık. Aktif federasyonlar bile daha yeni kuruluyor.

 

Peki bazı çevrelerde buna rağmen takımını yarı yolda bıraktığın konuşuluyor hatta sattın diye ileri götürenlerden bile var. Bu konuda ne düşünüyorsun? (Bu konuda bizim fikrimiz de çok net. Açıkca Can’ın yüzüne karşı, sen üzerine düşeni fazlasıyla yaptın. Biz kendi aramızda rakabetçi oynarken, 30-40 vurduğumuz maçta birisi gözünün önündeki adamı vuramayınca delirip klavye parçalayacak seviyeye geliyoruz. Ve biz bunu tamamen hobi olarak, hiçbir profosyonel anlayış olmadan yapıyoruz. Sen ise ekmeğini bu işten kazanıyorsun. Ve gene sen her maç fazlasıyla yükü sırtlıyorsun. Hiçbir şey yapmasan gene bu sakin,olgun,motive edici tavrın bile bazı insanlara fazla.. dedik. )

Konuştuğumuz anlattığım şeyler ortada. Ben arkadaşlarımın yüzüne de gittiğimiz buluşmada takımdan ayrılmak istediğimi ifade etmiştim. Çok uzun zamandır teklifler geldiği ve benim kabul etmediğimi bildikleri için belki de gene kabul etmeyeceğimi düşündüler. Ancak ben artık kararımı vermiştim.

 

O zaman biraz da geleceğe odaklanalım. İnşallah seni HL TV’nin 2019 Top 20 listesinde göreceğiz. Önümüzde yeni takımınla ilk Major’ün ve ikinci turnuvan var. Çok kısa süre önce takıma geldin ve hemen ilk turnuvada boy gösterdin. ELEAGUE senin açından nasıl geçti? Major’den beklentin nedir?

Evet çok fazla zaman geçmedi ama pek çabuk uyum sağladığımı düşünüyorum. Bunda da yukarıda söylediğim gibi bir aile ortamı olması çok etkili oldu. Özellikle ‘’Tabsen’’ ve ‘’gob b’’ bir çok konuda yardımcı oluyor. Kendime bu manada güveniyorum aslında. Bazı ufak tefek talihsizlikleri yaşamasak ELEAGU’de sonuç farklı da olabilirdi. Hızlı uyum sağladığımı düşünüyorum. Major’de ise kesinlikle herkes gerçek gücümüzü daha iyi görecek. Şampiyon olmamız kimseyi şaşırtmasın çünkü biz bunu başarabilecek bir güçteyiz. Şimdi takımımıza ‘’smooya’’ yerine ‘’nex’’ katıldı. Kendisi ciddi bir sakatlık yaşamıştı. Hatta bildiğim kadarıyla doktor cs oynamasını bile yasaklamıştı kendisine. Oyun tarzını ve aimini çok takdir ettiğimi bir oyuncu ‘’nex’’. Kendisinin de takıma katılımıyla birlikte muhteşem bir turnuva geçireceğimize inanıyorum.

 

Peki takımda tabi Türk kökenli çok tecrübeli bir IGL’niz var Fatih ‘’gob b’’ Dayık. BIG’i tercih etmende ne gibi etkileri oldu. Fatih’in Türkçesi nasıl? Takım içerisindeki rolünden bahsedebilir misin bize?

Öncelikle Türkçesi gayet iyi, çok rahat anlaşabiliyoruz. Takımı tercih etmem de tabi ki önemli sebeplerden biri. Sağolsun pek çok konuda yardımcı oluyor. Oyun içi liderliği ise tartışılmaz. Belki de gördüğüm en iyisi diyebilirim. Glave ve Zeus gibi liderler de çok başarılı ama Fatih gerçekten bambaşka. Muazzam soğuk kanlı. Oyun bilgisi,smoke bilgisi muhteşem. Gerektiği yerlerde çıkıp çok büyük sorumluluklar alıyor. İşte geçen turnuvada Overpass haritasında Aug ile neler yaptığını herkes gördü. Bir anda biz bitti derken işleri döndürebiliyor. Onun haricinde bizi yönlendirmesi çok önemli ve başarılı. Benim oyun içi rolümün belirlenmesinde de kendisi çok etkili oldu. Bir yıkıcı güç olarak gördükleri için şu an oyun içi rolüm entry-fraggerlık. Antremanlarımızı, çalışmalarımızı da bu yönde yapıyoruz. Bazı günler nerdeyse yemek ve temel ihtiyaçlar dışında tüm günüm antreman yaparak geçiyor olabilir. Sıkı çalışıyorum,hızlı adapte oluyorum. Geldiğim zamana göre İngilizcem çok daha iyi. Her geçen gün kendimi daha da geliştiriyorum. Hatta Almanca öğrenmek istiyorum. Yakın zamanda bununla ilgili eğitimlere de başlayacağım.

 

Birazda daha renkli konulara değinmek istiyorum. Nedir bu Avcı Bıçağı tutkun? Resmen senin yüzünden milli bıçağımız olarak adı kaldı. :)

Valla aslına bakarsanız artık değiştirmek istiyorum. Ciddi manada kelebek kullanmak istiyorum. Ama nasıl bir alışkanlık olmuş ise bıçağı değiştirdiğim zaman oyun tarzım bozuluyor, aimim bozuluyor. O bıçağın hareket tarzı öyle bir alışkanlık oturtmuş ki, başka bir şey artık dikkatimi dağıtıyor. Yoksa gerçekten epeydir kelebek kullanmak istiyorum.

 

Peki ya p2000 sevgisi? Senin seviyendeki hiçbir oyuncu p2000 kullanmıyor. Herkes Usp’nin daha iyi olduğunu düşünüyor.

O da bir alışkanlık belki. Ben daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Daha rahat kullanıyorum. Kısa bir dönem Usp kullandım birkaç ay önce. Ancak şimdi tekrar geri dönüş yaptım.

 

Çok tartışılan Cs’de ki ekonomik düzenlemeler hakkında ne diyorsun. Artık 2. Elden silah çekilebiliyor. Ben şahsen çok olumlu bulmadım bu değişikliği.

Ben tam tersi düşünüyorum. Oyuna ciddi manada heyecan getirdi. Özellikle izleyicileri daha fazla oyunun içerisine çekmiş gibi geliyor bana. Önceki sistem oyun 3-0’a çok hızlı geliyordu. Bir de güzel bir taktik yaparsan 4. roundu alıyorsun ve skor bir anda sonraki eco round ile birlikte 5-0. Sonrasında geri dönüş motivasyonu oldukça zor oluyordu. Şimdi ise örneğin T side başladın oyuna. Eli kaybettin ama bombayı kurdun. Alıyorsun 2 keleşi. Kendi takımımız adına konuşayım, bana ve Tabsen’e veriyorsun örneğin. Ct side’a göre gayet avantajlı bile sayılabilir. O yüzden ben oyuna iyi bir ivme getirdiğini düşünüyorum.

 

Peki gene benim gerçekten hiç sevmediğim yeni bir düzenleme daha. Aug/SG güncellemesi hakkında ne düşünüyorsun? Sen pek meyil etmiyorsun ama pek çok tier 1 takım ve oyuncu bu geçişi yaptılar.

Aslında eskiden de alınıyordu ama fiyat değişikliği ile çok daha tercih edilir oldu. Ben şahsen dediğiniz gibi pek kullanmayı sevmiyorum. M4 ile oynarken daha rahat hissediyorum. Ancak pek çok kişi muazzam seviyede kullanıyor. Özellikle Fatih(Gob b) muhteşem oynuyor Aug ile. Ben majörden önce bu konuya bir güncelleme geleceğini düşünüyorum.

 

Bir de senin şu M4A4 sevgini bir sormam lazım. Artık yapmıyorsun ama ben zamanında bizzat round sonu yerde duran keleşi almayıp M4 ile oyuna devam ettiğini çok iyi bilirim. Ve aslında herkes özellikle Mirage Ct side oynarken midi M4 ile nice AWPcilerden daha iyi tuttuğunu gayet iyi biliyor. Nedir bu M4 sevgin?

M4A4’ü ben aslında çok kontrollü buluyorum. Özellikle karşı taraf light armor aldığında kafaya da tek attığı için spray kontrolü çok daha kolay geliyor. O yüzden şimdi bile Aug yerine hala M4A4 ile devam ediyorum.

 

Bu arada Cobblestone aslında bu majör map havuzuna döner diye konuşuluyordu ancak henüz hiçbir açıklama yapılmadı. Sence bir son dakika açıklaması gelir mi?

Sanmıyorum. Büyük ihtimal cobblestone haritasına öbür majorde kavuşacağız gibi geliyor.

 

Dikkat çeken bir konu daha var. Biz Türkler biliyorsun Nuke ve Overpass haritalarına karşı biraz ön yargılıyız. Keza Space zamanı siz de hemen hemen hiç tercih etmezdiniz. Şimdi bakıyoruz izliyoruz her mapi olağanüstü şekilde oynuyorsun. Nedir bu işin sırrı?

Ben bu mapleri daha önceden de oynuyordum aslında. Kendime her mapte güveniyorum ve yapabileceğimi biliyorum. Takım arkadaşlarımın tercihi dolayısı ile bu mapleri oynamıyorduk yoksa bu benim için de pek de yeni bir şey değil.

 

Ve merak edilen bir konu daha var. İlyas Yalçıntaş-Mahmut Orhan meselesi. Herkes o gece twitch yayınında İlyas Yalçıntaş ve Mahmut Orhan ile Cs oynarken gördü sizi. Tabi sonrasında konserler,yemekler falan.. Nasıl tanıştınız İlyas Yalçıntaş ile?

İlyas abi tam bir Cs fanatiğiymiş. Uzun yıllardırda oynuyormuş ve bizi takip ediyormuş sağolsun. Zaten yayında da gördünüz oyun bilgisi cidden muhteşem. Bizim Çağatay ile (Despe) tanışmış önce. Bizimle de tanışmak istemişti. Bir araya geldik çok güzel ortam oldu. Hatta Berlin’den onun konserine, İstanbul’da Mahmut abinin konserine gittim. İlyas abi konserden sonra bizi evinde de misafir etti. Hatta BIG’e transfer olmam konusunda da beni çok destekledi ve yanımda durdu. Bundan dolayı da kendisine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. (Can’ın İlyas Yalçıntaş ile yayınını kaçıranlar veya bilmeyenler Youtube’a bir göz atsın derim. Muhteşem bir keyifli yayındı. Özellikle İlyas’ın Can’ı kırmayarak gecenin sonuna bir şarkı söylemesi de unutulmazlar arasına girdi)

 

Can bizi kırmayıp bu saatte ailenin yanında misafir ettiğini için gerçekten teşekkür ederiz. (Bunu söylediğimde saat 00.30 ve birkaç saat sonra Can uçağa binecek.) Bayrampaşa’dan Almanya’ya uzanan bir başarı öyküsünün baş kahramanısın. Gerçekten de gururumuzsun. Sana önümüzdeki Majorde yürekten başarılar diliyorum. İnşallah eminim ki bizi mutlu edip o haklı gururu bir kez daha yaşatacaksın. (Bu noktada senin yüzünden BIG’i sticker zengini edeceğiz diye takılıyorum :) Tanıştığımıza da çok memnun oldum. İnşallah tekrar görüşmek üzere.

Ben de çok teşekkür ederim ilginiz ve alakanız için. E-sporun Türkiye’de tanınması ve alışılmış hale gelebilmesi en büyük temennimiz. Dualarınızı bekliyorum.

 

 

Ve bu noktada babasıyla beraber Can’ı taksiye bindirirken, babası Adem amcanın oğluna kemerini bağla demesi gerçekten görülmeye değerdi. Böyle güzel bir ailenin böylesi güzel bir çocuğunun bayrağımızı gururla yüceltmesi en büyük temennimiz.

Biz de kendisine On5Yirmi5 ailesi olarak tekrar ve tekrar teşekkür ediyor, Polonya’da düzenleyecek olan Major’de bir kez daha başarılar diliyoruz. GO BIG XANTARES!!

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Cs Go dünyasındaki gururumuz İsmail Can ''Xantares'' Dörtkardeş ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik

Yorumlar

bu röportaj için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Diğer Röportajlar

bunlar da ilgi çekebilir Röportaj Anasayfa
Prof.Dr. Necati Cemaloğlu ile eğitim üzerine
Eğitim Güncel

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu ile eğitim üzerine

Liderlik hedef kitleyi etkilemek, onları ayağa kaldırmak ve harekete geçirmektir. Liderlik slogan olarak ifade edilirse meydan okumaktır. Okul müdürü lider olursa öğretmeni etkiler. Öğretmen lider olursa, öğrenciyi, veliyi etkiler. Birbirini harekete geçiren kelebek etkisine benzer bir durum ortaya çıkar.

Prof. Dr. Celaleddin Vatandaş İle Kurtuluş Savaşı ve Lozan Üzerine
Fikir

Prof. Dr. Celaleddin Vatandaş İle Kurtuluş Savaşı ve Lozan Üzerine

Celaleddin Vatandaş Hoca ile Kurtuluş Savaşı’na, Lozan Antlaşması’na ve Meclis’in birinci ve ikinci dönemine dair bilinenler ve bilinmeyenler üzerine konuştuk. Yüz sene öncesinin mevcut durumu, Meclis’te alınan kararlar, itiraz edilen konular ve ilk meclisin tasfiye süreci ve Lozan’a dair hala cevaplayamadığımız sorular röportajda okuyucusunu bekliyor. Röportajı istifadelerinize sunuyoruz.

Tayyar: Adil Öksüz ABD Konsolosluğu'nda aranmalı
Politika

Tayyar: Adil Öksüz ABD Konsolosluğu'nda aranmalı

Pes ettim demişti. İsyanım var diye ekledi. FETÖ ile ilgili sıra dışı sözlerle gündeme gelen AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, AKŞAM Gazetesi’nden Pınar Işık Ardor’a konuştu. Tayyar, Adil Öksüz için Abd Konsolosluğu aranmalı derken, Chp liderinin Fetö’nün elinde rehin tutulduğunu ifade etti.

Mazlumder’de “fabrika ayarlarına” dönüş
STK'lar

Mazlumder’de “fabrika ayarlarına” dönüş

Türkiye’deki siyasi çekişmelerin bir tarafı olduğunda Mazlumder, malesef eksik görüyor meseleyi. Bütün olarak görmesi gerekirken eksik görüyor. Gerek ülkede gerekse ülke dışında mesela uluslararası camiada, İslam dünyasında, Avrupa’da, Amerika’da bir sürü insan hakları ihlalleri var. İslamafobia var, başörtülülere baskı var, ayrımcılık var, ırkçılık var ama biz oranın politik çekişmesine baktığımızda maalesef göremiyoruz.

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.