twitterfacebook

Mevlana'nın Kehanetleri

mevlana'nın kehanetleri
Mevlana'nın "şifrelerini çözen" Fransız felsefeci mi çözdü?

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah Öztürk, mezarı vasiyeti üzerine Paris'ten Konya'ya nakledilen, ''Mecalisi Sebai'', ''Fihi Mafih ve Mesnevi''yi Fransızca'ya çeviren Eva De Vitray Meyerovitct'in, Mevlana'nın 13. asırda atom bombasının tehlikelerinden haberdar olduğunu ortaya koyduğunu bildirdi.

Meyerovitct'in manevi oğlu, Selçuk Üniversitesi (SÜ) Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah Öztürk  yaptığı açıklamada, Meyerovitct'in mezarını, vasiyeti üzerine 17 Aralık 2008'de uzun uğraşlar sonucu Paris'ten alıp Mevlana'nın mezarının bulunduğu Mevlana Müzesi'nin yanındaki Üçler Mezarlığı'na naklettiklerini anımsattı.


İslamiyeti seçen Meyerovitct'in aynı zamanda bir sufi olduğunu ve Müslüman olduktan sonra ''Havva'' ismini kullandığını dile getiren Öztürk, ''Mevlana'nın eserleri Mecalisi Sebai, Fihi Mafih ve Mesnevi'yi Fransızca'ya çeviren Meyerovitct, aslında Mevlana'nın mesajlarındaki şifreleri çözmeyi başarmış ender kişilerden biridir. Pek çok Batılı'nın Mevlana'yı tanıması hatta Müslüman olmasına vesile olan Meyerovitct, verdiği konferanslarda Mevlana'nın eserlerinde işaret ettiği hikmetleri açıklıyordu'' dedi.

Öztürk, bugün herkesin Mevlana'yı daha fazla merak ettiğini ve modern yaşamda başa çıkamadığı dertlerine Mevlana ile çözüm yolu bulmaya çalıştığını dile getirerek, ''Meyerovitct'in videoya aldığım konferanslarından, Mevlana'yı anlamak isteyenler için, O'nun ağzından bir sunum hazırladım. Görüntülü ve yazılı olarak bu anlatıları paylaşmayı, hem Hazreti Mevlana'nın hem de İslamiyet'in bir batılı gözüyle doğru tanıtımı için çok önemli görüyorum. Meyerovitct; modern bilimin 1930'da ortaya koyabildiği atom bombasının tehlikesini ve 9 gezegenin bulunduğunu Mevlana'nın daha 13. asırda bildiğini ortaya çıkardı'' diye konuştu.

Prof. Dr. Abdullah Öztürk'ün hazırladığı Meyerovitct'in Mevlana'yı, Batılı bir aydının dilinden anlatan açıklamaları şöyle:

''Fransız dini yetkililerden aldığım bilgilere göre Müslümanlığı kabul edenlerin çoğu aydın kişilermiş. Bunlar bir şeyler arıyorlardı ve aradıklarını, özlemlerini İslam dininde buldular. Çünkü yaradılış efsanesi artık bu özlemleri karşılamıyordu ve maddecilik de onları bütünüyle düş kırıklığına uğratıyordu.

Ben Mevlana aracılığıyla, okulda, üniversitede okutulandan, gazetelerde, televizyonlarda anlatılanlardan çok farklı bir İslam dini keşfettim. Buna ''derin bir İslam dini'' diyebiliriz. Söylemekten gurur duyuyorum, Mevlana'nın son çevirdiğim eseri benim 10 yılımı aldı. Olağanüstü güzel ve büyük bir eserdir bu... Maddeciliğin bütün kimlik ağırlıklı yanına karşın, sanıyorum batı maneviyata susamıştı.

MESNEVİ, KÖKTEN DİNCİLİĞİ, BAĞNAZLIĞI VE TUTUCULUĞU REDDEDİYOR

Bunun da yaşadığımız dönem için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Her yıl Konya'ya gidiyorum ve Mevlana'nın kenti olduğu için O'nu çok seviyorum ve orada olduğum sırada kendimi Konyalı hissediyorum. Kaldı ki benim için İslam ile yakınlaşmayı temsil eden Türkiye'yi de çok seviyorum. Mesnevi'de, kökten dinciliği, bağnazlık ve tutuculuğu, gelenekselliği, kuralcılığı reddeden, çok nitelikli, bütünüyle samimi, hoşgörülü, benim inanışıma uygun bir İslam dini buldum. Türkiye'de çok mutlu oluyorum ve kendimi Türk hissediyorum. Bugün, dünyanın her yanı bilinmektedir. Oysa birkaç yüzyıl önce durum hiç de böyle değildi. Herkes kendi yurdunda yaşıyor, başkalarını tanımıyordu.

Dönemimizin ihtiyacı olan ve tatmin edilmemiş maneviyat ihtiyacı nedeniyle, kabuğuna çekilerek yaşamanın artık mümkün olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bilimdeki gelişmeler evrenin eskiden sanıldığı gibi olağanüstü değil çok şaşırtıcı olduğunu göstermiştir.

İŞTE MEVLANA'NIN SIRLARI

Düşündüğümüzde, bir milyar yıl önce sönmüş bir yıldızın ışığı saniyede 300 bin kilometre hızla bize ulaşır, dolayısıyla aramızdaki mesafe çok kilometre etmektedir, gördüğümüzü anlıyoruz. Ama aynı zamanda Mevlana'da olağanüstü olan şey, kaldı ki İslamı kabul etme nedenim de bu değildir, sanıyorum öngörüleridir ve insanları özellikle de bilime tutkuyla sarılan gençleri etkilemektedir. Düşünün, Mevlana atomu keserseniz güneş sistemini bulursunuz diyor. İçinde ve çevresinde dönen gezegenler bulunduğunu söylüyor, ama dikkat etmek gerektiğini de belirtiyor. Çünkü bu atomlar ağızlarını açtıklarında, bütün dünyayı yok edebilecek bir ateşin çıkacağını ekliyor. Görüldüğü gibi, 13. asırda atom bombasının tehlikelerinden söz ediyor. Dokuz gezegenin bulunduğunu söylüyor. Oysa bilim bunu ancak 1930 da ortaya koyabildi.

Daha önceleri yedi gezegenin bulunduğu sanılıyordu. Sekizincisini 1840'larda bir Fransız bilim adamı, dokuzuncusunu 1930 da Amerikalı bir bilim adamı buldu. Ama Mevlana daha o dönemde dokuz gezegen olduğunu biliyordu. Batı'da güneşin dünya çevresinde döndüğü söylenirken, Mevlana dünyanın öbür gezegenler gibi, küçük bir gezegen olduğunu söylüyor. Hatta gerçekten olağanüstü başka şeyler de söylüyor. Dünyada yaşayan bütün canlılar yıldızların etkisindedir. Güneş bitkileri, hayvanları etkiler, ay denizi etkiler gibi ve dahası bilinmeyen birçok şey daha söylüyor.

Ben Sorbonne Üniversitesinde İslam Felsefesi doktorası yaparken, İslam dinini keşfettim, ama Mevlana üzerine olan bu doktorayı yapmadan önce, üniversitede öğrenim görürken bize, Müslüman düşünürlerden hiç söz etmediler.

Bize, Alman, İngiliz, Latin, Yunan gibi ulusların filozoflarından söz ediyorlardı, ama asla Müslüman düşünürlerden söz etmiyorlardı. Alınacak çok yol var, yapılacak çok iş var. Artık İslam dinini seven, Müslümanlığı kabul etmiş aydın kimseler var. Bunlar İslam dininin özünde neler bulunduğunu dünyaya tanıtmalılar.''

Sabah

yayın : 10 Aralık 20:46

mevlana islam kehanet tasavvuf

Yorumlarınız
Adınız
ÇOK OKUNANLAR
  • Dünya ile ilgili ilginç gerçekler

    Dünya ile ilgili ilginç gerçekler

    Dünya ile ilgili bu verilere çok şaşıracaksınız...

  • Google'dan büyük yenilik! /

    Google'dan büyük yenilik!

    Google Glass’ı dün satışa çıkaran Google, yeni çılgın projesiyle yine dikkatleri üzerine çekti.

  • Bizi lüks batıracak /

    Bizi lüks batıracak

    Mustafa Kutlu Yeni Şafak'taki bugünkü yazısında lüks tüketime olan düşkünlüğümüze dikkat çekiyor.

  • Dicle Üniversitesi paralel yapının merkez üssü  /

    Dicle Üniversitesi paralel yapının merkez üssü

    ‘Paralel yapıya hizmet ettiği’ öne sürülen D.Ü. Rektörü Jale Saraç’ın, üniversiteyi Cemaatin merkez üssüne çevirdiğini söyleyen Prof. Ahmet Keleş, “Dicle Üniversitesi paralel devletin Kandili’dir” dedi.

  • Kamuda işçi ve memur olmak isteyenler dikkat! /

    Kamuda işçi ve memur olmak isteyenler dikkat!

    Kamuda işçi, memur, sözleşmeli tüm personel alım ilanları tek bir sitede yayımlanacak.

  • 2014'ün en iyi telefonları /

    2014'ün en iyi telefonları

    Akıllı telefonda Samsung ve Apple'ın açık ara önde olmasına rağmen diğer markaların çıkardığı akıllı telefonlar da özellikleriyle dikkat çekiyor. İşte 2014'ün en gözde 30 telefonu...

  • Kimse Cumhurbaşkanlığı cebimde dememeli /

    Kimse Cumhurbaşkanlığı cebimde dememeli

    Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Gül, "Seçimlerde halk karar verecektir. Hiç kimse bu benim cebimde dememelidir." dedi.

  • Bakanlıklarda atama rüzgarı /

    Bakanlıklarda atama rüzgarı

    Adalet, Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Çevre ve Şehircilik, Ekonomi, Gençlik ve Spor, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Gümrük ve Ticaret, Kalkınma ile Maliye bakanlıklarındaki atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı.

  • Dev makineler buradan kontrol ediliyor /

    Dev makineler buradan kontrol ediliyor

    Savaş uçakları/helikopterlerlerinin ya da ticari havayollarına ait uçakların pilot kabinleri her zaman ilgi çekici olmuştur.

ÖZEL DOSYALAR
/Scripts/lib/jquery-2.0.0.min.js