twitterfacebook

Hz. Musa Peygamberle ilgili bir kıssa

hz. musa peygamberle ilgili bir kıssa
Hz. Musa'nın kişiliği...

Hz.Musa'nın kişiliği

 

 

 
Kur'an'da Hz Musa'nın dil, konuşma açısından bir fiziksel özür taşıdığı, Firavun'un alaycı tavırlarıyla Musa'yı aşağılayıcı sözlerinden anlaşılmaktadır.

"Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?" (43 / Zuhruf / 52)
Tevrat'ta ise daha geniş bir ifadeyle, Musa'nın@ bu fiziksel özrü ifade edilmektedir.

"Musa, "Aman, ya Rab!" dedi, "Ben kulun ne geçmişte, ne de benimle konuşmaya başladığından bu yana iyi bir konuşmacı oldum. Çünkü dili ağır, tutuk biriyim."

"Ama Musa, "İsrailliler beni dinlemedikten sonra, Firavun nasıl dinler?" diye karşılık verdi "Ve dudakları sünnetsiz bir adamım." (Tevrat; Çıkış, 6/12)

Lakin Hz. Musa'nın yardımcı isteğinin kabulü, sanki daha sonrası için İsrail oğullarının; Allah katında, Musa'nın gerek Allah ile buluşmaları gerekse Âlim kul ile yolculuğu gibi ayrılıklar esnasında başımızda bir peygamber yoktu gibi bir mazeret öne sürmemeleri için önceden alınan bir tedbir gibidir. Çünkü Allah, Musa'nın bu fiziksel özrünü düzeltir. Ona şifa ihsan edebilirdi. Böyle fiziksel bir özrü olanın Vahiy’i tebliğ eylemi ile ilgili mazeretinin olabileceğini bilen Allah; doğuştan da bu arızayı giderebilirdi. Nitekim Tevrat'ta Musa'nın @ bu mazeretinin geçerli olamayacağına dair şöyle bir anlatım vardır.

"RAB, "Kim ağız verdi insana?" dedi, "İnsanı sağır, dilsiz, görür ya da görmez yapan kim? Ben değil miyim?"                                              
"Şimdi git! Ben konuşmana yardımcı olacağım. Ne söylemen gerektiğini sana öğreteceğim."                  "Musa, "Aman, ya Rab!" dedi, "Ne olur, benim yerime başkasını gönder." (Tevrat; Çıkış, 4/11–13)

Kur'an'da ve Tevrat metinlerindeki, Allah ile Musa arasındaki konuşmalarda, Musa'nın bir "huyu" ortaya çıkmaktadır. Musa yaratılışı gereği aceleci, hiddetli "cedelci" bir kişiliğe sahiptir ve bu "huyu" Allah ile mükâlemelerinde de gündeme gelmektedir. Vahyi iletmekle görevli hiçbir peygamber ile Allah arasında yaşanmayan istekler diyalogu, Musa ile Allah arasında gerçekleşmektedir.

"Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver" (20/TaHa/29)
"Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder. Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum." (28/Kasas/34)
"Musa dedi ki: Rabbim! Ben onlardan birini öldürmüştüm, beni öldürmelerinden korkuyorum." (28/Kasas/33)
Hz. Musa'nın hiddetli, aceleci mizacının oluşturduğu ani tepkiselliğin meydana getirdiği Kıpti'ye yumruk vurma hadisesinin; onun için bir yol haritasına dönüştüğünü gözlemlemekteyiz. Musa @ mizacının verdiği acelecilik ve hiddetle; durup anlamadan fevri bir hareketle İbrani soyundan birini kayırarak, Kıpti'ye yumruk savurur. Onun bu hareketinin yanlışlığını daha sonra şöyle anladığını beyan etmektedir.
"Musa da ötekine bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu. (Bunun üzerine:) Bu şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcı, apaçık bir düşman, dedi."

"Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim."
"Rabbim! Bana lütfettiğin nimetlere andolsun ki, artık suçlulara (ve suça itenlere) asla arka çıkmayacağım, dedi." (28/Kasas/15–17)

Musa'nın bu Aceleci ve itirazcı "huyu" Alim kul ve Musa arasındaki yolculuklarındaki, Alim kula itirazlarında da görülmektedir.

“0: “Eğer benimle geleceksen, sana açıklamadıkça bana hiçbir şey sorma dedi.”
“Musa: “İnşaallah sabrettiğimi göreceksin. Sana hiç­bir konuda karşı gelmeyeceğim” dedi.” (18/Kehf/69–71)

Musa'nın bu sabretme sözüne rağmen; Âlim kula devamlı itiraz ettiği görülmektedir. 
"Musa ona: “Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin! And olsun çok kötü bir iş yaptın.” (18/Kehf/71)
"Musa: “Bir cana karşılık olmadan masum bir cana mı kıydın! Andolsun çok kötü bir şey yaptın.” dedi.” (18/Kehf/74)

"Musa: “Dileseydin buna karşı bir ücret alabilir­din” dedi.” (18/Kehf/77)
"Ey Rabbimiz! (Onlara bu nimetleri), insanları senin yolundan saptırsınlar ve elem verici cezayı görünceye kadar iman etmesinler, diye mi (verdin)? Ey Rabbimiz! Onların mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver (ki iman etsinler)."   (10/Yunus/88)

Hz. Musa; Kardeşi Harun’a, Samiri’ye ve kavmine karşı, kızgın ve hiddetlidir.

"Musa, kızgın ve üzgün bir halde kavmine dönünce: "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yapmışsınız! Rabbinizin emrini (beklemeyip) acele mi ettiniz?" dedi. Tevrat levhalarını yere attı ve kardeşinin (Harun'un) başını tutup kendine doğru çekmeye başladı…." (7/Araf/150)
"(Musa) benim yolumu takip etmedin? Emrime âsi mi oldun?
"(Harun:) Ey annemin oğlu! dedi, saçımı sakalımı, yolma! Ben, senin: "İsrail oğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!" demenden korktum.”  (20/TaHa/93–94)

 Musa'nın Tevrat metinlerinin yazılı olduğu metinleri yere atma esnasındaki hiddeti Tevrat'ta daha şiddetli olarak anlatılır.
"Musa ordugâha yaklaşınca, buzağıyı ve oynayan insanları gördü; çok öfkelendi. Elindeki taş levhaları fırlatıp dağın eteğinde parçaladı." "Yaptıkları buzağıyı alıp yaktı, toz haline gelinceye dek ezdi, sonra suya serperek İsraillilere içirdi."   (TevratÇıkış,32/19–20)
Musa peygamberin hiddeti, yanlış yapan herkesi kapsamaktadır.
"Musa: Ya senin zorun nedir, ey Sâmirî? Dedi."
"Musa: Defol! dedi, artık hayatın boyunca sen: "Bana dokunmayın!" diyeceksin. Ayrıca senin için, kurtulamayacağın bir ceza günü var. Tapmakta olduğun tanrına da bak! Yemin ederim, biz onu yakacağız; sonra da onu parça parça edip denize savuracağız!" (20/TaHa/96–97)
İsrail oğulları, Musa'nın Tur'a çıkışını müteakip; Hz. Harun başlarında bir peygamber olarak görevli olmasına rağmen, Allah'ın yolundan hemen dönerler ve buzağıya taparak şirke girerler.
"Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: Kavmimin içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yoluna uyma." (7/Araf/142)

"Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz. "  (2/Bakara/51)

"Musa, kızgın ve üzgün bir halde kavmine dönünce: "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yapmışsınız! Rabbinizin emrini (beklemeyip) acele mi ettiniz?" dedi. Tevrat levhalarını yere attı ve kardeşinin (Harun'un) başını tutup kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi): "Anam oğlu! Bu kavim beni cidden zayıf gördüler ve nerede ise beni öldüreceklerdi. Sen de düşmanları bana güldürme ve beni bu zalim kavimle beraber tutma!" dedi."(7/Araf/150)
 

yayın : 4 Ağustos 09:00

ramazan kıssaları kıssa ramazan ayı

Yorumlarınız
Adınız

Kusura bakmayın ama ben bu söylenenleri kabul etmiyorum. Muharref tevrattan delil getirmek de ne demek!

Pazar, 5 Mayıs

idare eder

Çarşamba, 3 Nisan

güzellllll

Pazar, 3 Mart

çok güzel ama çok uzun biraz hem uzun hem özetlenik haliyle yani 2 haliylede olsa daha güzel olurdu

Çarşamba, 5 Aralık


ÇOK OKUNANLAR
  • Boşnakların Türkiye sevgisi nedir arkadaş?..

    Boşnakların Türkiye sevgisi nedir arkadaş?..

    Yazar

  • İkinci üniversite için son başvuru 17 Ekim'de /

    İkinci üniversite için son başvuru 17 Ekim'de

    Üniversite öğrencisi veya mezunsanız ikincisi sınavsız. 400 bin kişi Açıköğretim Fakütesi'nde bunu yapıyor. Son başvuru 17 Ekim'de

  • TEOG sınav tarihleri değişti /

    TEOG sınav tarihleri değişti

    Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Uygulaması kapsamında gerçekleştirilecek olan 2014-2015 öğretim yılı birinci dönem ortak sınavların tarihi, 27-28 Kasım 2014 yerine 26 - 27 Kasım 2014'de yapılacak.

  • CIA Başkanı Hakan Fidan'ı tebrik etti /

    CIA Başkanı Hakan Fidan'ı tebrik etti

    IŞİD’in elindeki 46 Türk vatandaşının 101 gün sonra başarılı bir operasyonla kurtarılması üzerine CIA Başkanı John Brennan'ın MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı arayıp tebrik ettiği ortaya çıktı.

  •  3 kuruma 1465 kişi alınacak /

    3 kuruma 1465 kişi alınacak

    KYK, Orman Genel Müdürlüğü ve Göç Genel Müdürlüğü memur ve işçi statüsünde çok sayıda personel alımı yapacak

  • Geleceğin bisikletleri /

    Geleceğin bisikletleri

    Hızla gelişen teknolojiyle birlikte çevreye daha duyarlı olan elektrikli ve hibrit otomobiller hızla yayılmaya devam ederken, ulaşımın çevre için en ideal aracı olarak görülen bisikletler de teknolojiye ayak uydurmaya başladı.

  • Gözlük seçmenin incelikleri /

    Gözlük seçmenin incelikleri

    Gözlük seçiminde sadece estetik görünüme önem vermeyin. Dikkat etmeniz gereken diğer önemli noktalar da göz sağlığınız için oldukça önemli.

  • 100 bin kişi IŞİD'den kaçtı /

    100 bin kişi IŞİD'den kaçtı

    Suriye'deki çatışmalardan kaçanlar Türkiye'ye gelmeye devam ediyor. AFAD Başkanı Fuat Oktay, sığınmacıların 100 bini bulduğunu açıkladı.

  • Çözüm sürecine yeni atama /

    Çözüm sürecine yeni atama

    Ulvi Saran'ın görevini bırakmasının ardından İçişleri Bakanlığı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'na MİT Müsteşar Yardımcısı Muhammed Dervişoğlu atandı.

ÖZEL DOSYALAR

/Scripts/lib/jquery-2.0.0.min.js