Soner Yalçın: Yatarız, çıkarız ve yine yazarız

"17-25 Aralık 2013 operasyonunda; ya Erdoğan'dan yanasınız ya da Fetullah Gülen taraftarısınız" gibi absürtlük hukukun-yargının konusu olabilir mi?

KÜLTÜR SANAT .
soner yalçın: yatarız, çıkarız ve yine yazarız

Erdoğan diyor ki:

"Bizim için ölçü 17-25 Aralık sonrasıdır."

Erdoğan diyor ki:

"Bizim miladımız 17-25 Aralık sonrasıdır."

Erdoğan diyor ki:

"17-25 Aralık'tan sonra ilişkili olanlardan hesap soracağız."

Bunu ne için diyor; FETÖ ile mücadele için!

Evet, Erdoğan böyle bir ölçü getirebilir...

Evet, Erdoğan böyle bir milat belirleyebilir...

Siyaseten istediğini söyleyebilir...

Makamı ne olursa olsun; bakan, başbakan, genel başkan, cumhurbaşkanı vs. istediği tarihi milat seçebilir. Hepsi kendilerini bağlar!

Çünkü:

Yargı böyle bir milat belirleyemez.

Hukuk böyle bir ölçü belirleyemez.

Belirlerse buna adalet denmez!

Türkiye Cumhuriyeti'nin savcısı, siyasetin/ siyasetçinin sözüyle hareket etmez/edemez.

Türkiye Cumhuriyeti'nin hâkimi, iktidarın ölçütleriyle karar vermez/veremez.

O halde...

Erdoğan ne derse desin...

Hukuk açısından FETÖ ile mücadelede bir ölçü- bir milat olamaz.

Ne yani...

"17-25 Aralık 2013 operasyonunda; ya Erdoğan'dan yanasınız ya da Fetullah Gülen taraftarısınız" gibi absürtlük hukukun-yargının konusu olabilir mi? Erdoğan öyle konuşabilir, politikasını belirleyebilir; ve hatta belediye başkanlarını vb. görevden alabilir. Bize ne? Partisini ilgilendirir! Ama bu siyasal duruşu soruşturmaların-yargılamaların miladı olamaz/olmamalıdır...

Ve fakat:

Yargı; 17-25 Aralık'tan önce FETÖ ile işbirliği yapanlardan hesap sormamaktadır!

Çağırıp tek soru bile yöneltmemektedir! Bu durumda soruşturma ölçüsünüErdoğan belirlemiş olmuyor mu? Böyle adalet olur mu? Olabilir mi?

SAVCIYA-POLİSE KANANLAR

Erdoğan'a göre...

17-25 Aralık 2013'ten önce -kendisi dahil- insanları, FETÖ kandırdı-aldattı!

Peki...

17-25 Aralık 2013'ten sonra insanları, savcılar-polisler kandırmış-aldatmış olamaz öyle mi?

Böyle bir ölçü olabilir mi? Yani:

-Fetullah Gülen'e kananlara dokunma!

-Devletin polisine-savcısına aldananları yargıla!

Hadi canım sende...

Bakınız:

Benim 17-25 Aralık sürecinde neler yazdığım SÖZCÜ'nün arşiv kayıtlarında duruyor. 30 yıl FETÖ konusunda araştırma yapıp, haberler yapmış gazeteciyim.

FETÖ konusunda bilgiliyim...

Erdoğan ile Fetullah Gülen arasındaki ittifak bozulunca -kimi doğru kimi yanlış- belgeler ortaya serildi. FETÖ, AKP'yi hassas yerinden "Aşil topuğundan/yolsuzluktan " vurarak iktidardan düşürmek istedi. Başaramadı. Erdoğan ancak başına gelince kandırıldığını anlamış oldu! Ya başına gelmeyenler? Mealen hâlâ ısrarla diyor ki Erdoğan, "ya bizdensiniz ya da FETÖ örgütünün destekçisisiniz!"

Hadi ben şerbetliyim! Peki, her şeyin birbirine karıştığı o karışık dönemde/17-25 Aralık'ta insanlar mecbur muydu iki taraftan birini seçmeye? Ki...

17-25 Aralık sürecinde -SÖZCÜ gibi- merkez gazeteler aynı manşetleri atıpbenzer haberleri yapmadı mı?

Eğer Erdoğan suçlu/suçlular arıyorsa kendine şunu sormalıdır:

O savcıları...

O polisleri...

O kritik görevlere kim atadı?

Gazeteleri-gazetecileri değil, kendi iktidarını sorgulaması gerekmiyor mu? İnsanlar, iktidarın atadığı güvenlik ve yargı görevlilerine inandı ise asıl suçlu kim?

FETÖ'yü 30 yıl yazdık, gerçek yüzünü defalarca gösterdik, maalesef Erdoğanlar aldatılmayı seçti. Sonra insanlara dönüp laf söyleyemezsiniz. Çok hatalısınız.

Tek suçlu sizin iktidarınız.

Keza:

Salt "kandırıldık" demekle olmuyor, değişmek zorundasınız. Değişmiyorsunuz maalesef!

İNSANLAR BIKTI-YORULDU

Tabii ki...

-Gecikmiş olsa bile- Erdoğan'ı FETÖ ile mücadelesinde yalnız bırakmamak gerekiyor.

Kuşkusuz tehlike bitmiş değil. Karşımızda FETÖ den daha derin yapılanmalar var; CIA-MOSSAD gibi...

Fakat.

Bu mücadele akılcı yapılmak zorunda. Kripto FETÖ elemanları mücadeleyi sulandırıyor. Hınç duyduklarına dün "Ergenekoncu" diyenler, bugün aynı kinle"FETÖ" damgası vuruyor herkese! Emin Çölaşan, Necati Doğru, Metin Yılmaz, Mustafa Çetin, Yücel Arı’dan FETÖ'cü olur mu?

Amacınız başka ise bilelim:

-İntikam mı almak istiyorsunuz?

-Suçunuzun üstünü mü örtmek istiyorsunuz?

-Muhalif basını susturmak mı istiyorsunuz?

-Korkutarak mı yine seçim kazanmak istiyorsunuz?

Biliniz ki...

İnsanlar artık bu tür yargılamalardan usandı. On yılı aşkın süredir ülke gündeminde gözaltılar, tutuklamalar, yargılamalar, cezaevleri var. Muhalifleri temelsiz iddialarla- iddianamelerle hapse atmanızdan ülke yoruldu.

Bizler de yazmaktan bıktık-bezdik.

Ve... Bu sadece bizim sorunumuz mu?

Yandaşlar arasında cesur bir ahlak savunucusu yok mu?

Yandaşlar arasında cesur bir hukuk savunucusu yok mu?

Yanıtı bana/bize değil, kendinize verin! Böyle bir iddianameyle 78 yaşındaki Emin Çölaşan'ı, 74 yaşındaki Necati Doğruyu yargılamak, zindana atmak hangi hakkaniyete sığar?

Sanmayınız ki, korkuyoruz.

Sanmayınız ki, kalemimizi eğip bükeceğiz.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

Odatv.com

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Soner Yalçın: Yatarız, çıkarız ve yine yazarız
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz


paykasa

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.