‘Hem slogan müslümanı, hem de milliyetçi’ olmak!

15 yıl öncesinde kendini dindar olarak tanımlayanların çocukları bugün kendilerini öyle tanımlamıyorlar. Slogan müslümanı olup slogancılık yapıp gösteri yapmanın yerini bugün sosyal medya aldı. Sosyal medya eskinin sokak gösterileri.

KÜLTÜR SANAT .
‘hem slogan müslümanı, hem de milliyetçi’ olmak!

Sinan Eskicioğlu

Başlıktaki ifade, kendini bu şekilde tanımlayan milyonlarca gençten birine ait: ‘Hem slogan müslümanıyım, hem milliyetçiyim. Çünkü artık moda bu. Sloganların ne kadar etkili ve güçlüyse, o kadar takipçin olur ve like alırsın’.

Çoğumuza ilginç geliyor.

Anlamakta zorluk çekenler çok fazla. Bu kişiler, tam anlamıyla anlayamadıkları için de dehşete kapılıyorlar.

Türkiye Gençlik STK’ları Platformu bir kamuoyu araştırması yaptı ve sonuçlarını yayınladı. Sonuçların açıklanmasından sonra şaşkınlığa kapılanlar, düşündürücü ve tüyler ürpertici olduğunu yazdılar, çizdiler.

Çıkan sonuç şöyle: Gençlerin % 31’i kendini milliyetçi, % 29’u Atatürkçü, % 16’sı muhafazakâr, % 12’si dindar, % 11’i ise demokrat olarak tanımlıyor.

Gençlerin zihinlerindeki milliyetçilik, Atatürkçülük, muhafazakarlık, dindarlık ve demokratlık tanımlarının karşılıklarının ne olduklarını iyi analiz etmek gerekiyor. Değişen dünyada bütün bu tanımlamalar da eskisi gibi değil. Terim ve tanımların içleri boşaldığı gibi, anlamları da az ya da çok farklılık arzetmekte diye düşünüyorum.

Bu sonuçları değerlendirenler de gençler değil, onlardan yaş itibariyle daha büyük olan ve başka bir jenerasyona ait olan yetişkinler. Bu yüzden ürpertici, korkutucu, garip ve irdelenmesi gerekiyor.

Gençler için çok normal. Çünkü günümüzde hayat böyle.

Telaşa kapılanlar için diyorum ki; artık dünya ve hayat sizin algıladığınız ve yaşadığınız gibi değil, artık bunu anlayın. Kabul etmesi kolay olmasa da böyle.

Eski alışkanlıklar, kabuller, inanışlar artık yok.

Özellikle muhafazakar (dindar/İslamcı) kesimin bazı gerçekleri kabullenmesi gerekiyor. Yerlere göklere sığdırılamayan birçok özellik (başörtüsü gibi), ibadet tarzları, İslam anlayışları raflarda tozlanmaya başladı.

Bunlar için hayıflanmak yerine esas sorunlar üzerine odaklanmak gerekiyor.

Daha önce de ifade ettiğim, ‘Kişisel İçtihat Sistemi İslamı’nı (KİSİ) kabullenseniz de, kabullenmeseniz de gençler hayatlarında uyguluyorlar. Hem başörtülü olup hem kendileri için makul (yapılabilir) gördükleri dünyevi zevkleri yaşıyorlar. Hem slogan müslümanı olup, hem milliyetçi olabiliyorlar. Hem muhafazakar olup, hem sosyal medya dünyasında fütürsuzca paylaşımlarda (resim, video) bulunuyorlar. Çünkü bu onların içtihatları ve yapmaktan da geri durmuyorlar.

Peki bundan rahatsız olan kişiler ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar mı? HAYIR…

Peki neden anlamıyorlar ya da anlamak istemiyorlar? Bunu hiç düşündünüz mü. Neden?

Birincisi, daha önceki jenerasyon belli yerlere geldikleri için gençlerdeki bu değişime çok vakıf olamadılar. İş-güç sahibi olduklarından dolayı gençlerin içinde (bir genç gibi) olmadılar, olamadılar. Onların yanlarında iken hep bilen (nasihat veren, öğreti sunan) kişi oldular. Susup onları dinlemediler.

İkincisi, aynı jenerasyondan olsalar bile ‘akademisyen’ kisvesi altında hep farklı kulvarlarda oldular. Akademik çalışmalar sebebiyle kitapların arasında, diğer akademisyen çevrelerinde zamanlarını geçirdikleri için yaşanan hayattan kopuk bir dünyanın içinde oldular. O gençler, zaman içinde değişime uğrayıp farklılaştıklarında, artık çoktan iş işten geçmişti.

Slogan müslümanlığı eskiden de vardı. Eskiden de birkaç cümlelik sloganlar vardı ve dünyayı kurtaracak sanılan bu sloganlarla yetişen insanlar bugün zorluk çekiyorlar. Slogan müslümanlığının hayatı kurtarmadığını anladılar. Hangi cemaat, grup ve yapılanma olursa olsun, işin gerçeği bu.

Asrı Saadetçilik, imam-hatipçilik, altın nesilcilik, ezberci arapçacılık, mealcilik, radikalcilik, mücahitçilik, tekkecilik vb.

15 yıl öncesinde kendini dindar olarak tanımlayanların çocukları bugün kendilerini öyle tanımlamıyorlar.

Slogan müslümanı olup slogancılık yapıp gösteri yapmanın yerini bugün sosyal medya aldı. Sosyal medya eskinin sokak gösterileri.

Eskiden de öyle değil miydi? Sloganla insan kazanan gruplar için düşünme, tefekkür etme hiç önemli değildi. Bugün de sosyal medyada en etkili sloganları atanlar daha fazla takipçi kazanıyor. Artık gençler bunlara önem veriyorlar. Acı olan da, üzerine düşünmeme, tefekkür etmeme aynı şekilde devam ediyor.

Slogan müslümanlığı mı daha fazla takipçi kazandırıyor, o önemli ve kendini öyle tanımlıyor. Milliyetçilik mi, o zaman da o. İktidar partisi taraftarı olmak mı, o zaman da o.

Asıl önemli soru:

Bu kadar kaygan zemine,

Bu gençlere,

Çok farklı, değişken ve eski jenerasyonun kavrayamadığı bu zaman dilimine hangi İSLAM ANLAYIŞI’nı sunuyorsunuz?

Hayıflanmak, üzülmek, ‘büyük sorun’ demek ya da ‘gençlik yok oluyor, tüyler ürpertici’ demekle sorunlar çözülmüyor.

Realite bu ve bu gerçeklik için alternatifler üretilmesi gerekiyor…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

(Ocak Medya)

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git ‘Hem slogan müslümanı, hem de milliyetçi’ olmak!
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz


paykasa

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.