Estetik ve estetik ameliyatlar

"Allah insanları kendine özgü bir fıtrat üzerinde yaratmıştır, O'nun yaratışında değiştirme olmaz. İşte dosdoğru din budur, ama insanların çoğu bilemezler" (Rûm 30/30).

İNANÇ .
estetik ve estetik ameliyatlar

Faruk Beşer'in Yenişafak gazetesindeki yazısı...

Geçenlerde İstanbul Tıp Fakültesi öğrencilerinin kurdukları Sosyal Sorumluluk Kulübü'nün davetiyle tıp öğrencileri ve hocalarıyla estetiği konuştuk. Bilindiği gibi estetik felsefenin bir dalı, yani benim at oynatacağım bir alan değil. Meseleye sadece estetik ameliyatların fıkhi hükmü açısından bir nebze bakabildiysek onu söylemeye çalıştık. Söylediklerimi güncelleyerek vermek istiyorum.

Estetik aynı zamanda güzel demekse, güzelin ne olduğundan başlamak lazım. Bunda bile insanlar ittifak edemezler. Herkesin bir güzeli vardır. O halde bir de güzeller üstü güzel olmalı. "Allah güzeldir, güzelliği sever" (Müslim). Bu hadisi şerifte güzeli değil de güzelliği denmiş olması da ilginç. Güzeli denmiş olsaydı, eşyanın haddi zatında güzel olanı ve olmayanı vardır demek olacaktı. Oysa o takdirde, her şeyi yaratan Allah güzel olmayanı neden yarattı diye düşünülebilirdi. Güzellik denince, güzelin varlık cevherini, bir de insanın fiillerini akla getiriyor. Yani varoluşun özü zaten güzeldir. Gazali'nin dediği gibi, "varoluşta olandan daha güzeli yoktur". O halde Allah'ın sevdiği şey, insanın zaten güzel olan varoluş üzerindeki eylemlerinin ve müdahalesinin de güzel olmasıdır. Buna ihsan da diyebiliriz. İhsan, yani haddi zatında güzel olan bir fiili en güzel şekliyle yapma.

Demek ki güzellik, bizatihi güzel olan Allah'tandır. İnsan önce bunun farkına varmalı, güzellikleri kendinden bilip kibre ve gurura kapılmamalı, daha güzelini yapabileceğini zannedip ilahlaşmaya kalkışmamalı. Yukarıdaki hadisi şerif bunu anlatıyor.

Rasulüllah bir gün buyurdular ki, "kalbinde zerre miktarı kibir bulunan kişi cennete giremez". Bir sahabi sordu, "ey Allah'ın rasulü, insan elbisesinin, ayakkabısının güzel olmasından hoşlanır, bu da mı kibirdir? Rasulüllah cevap verdi, Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir hakkı kabullenmemek ve insanları hakir görmektir". Yani güzel olanı sezme, fark etme, onunla sevinme, ondan haz alma kötü değildir, kötü olan güzelliği kendinden bilip, böyle olmayanları aşağı görmedir.

Evet, güzel kimin güzeli olmalı. Güzel göreceli olsa da güzeller üstü bir güzel, ya da güzelliğin asıl madeni, güzelliğin bizatihi kendisi yok mu? Allah, "insanlara güzelliği/hüsnü söyleyin" buyurur. Yani güzel sözden öte, güzelliğin bizzat kendisini söyleyin demek. Bu, hem güzel olanı hem de güzel şekilde söyleyin anlamına gelir.

İnsanın güzeli bulup belirlemede bir payı ve katkısı olabilir mi? Yoksa kim olursa olsun, kişiye güzel gelen gerçekte ve bizatihi güzel mi olmuş olur? Göze güzel gelenle, gönle ya da nefse güzel gelen arasında fark olamaz mı?

Biz en azından şunu sezinleyebiliyoruz: Güzel sadece göze hoş gelen değildir, gönlün de bunda payı var. O halde güzelliğin de bir metafiziği olmalı. Güzelliğin en güzeli ahlak güzelliğidir buyruluyor. Bu da onu anlatmıyor mu?

Bu mesele etiği ve aksiyolojiyi de ilgilendiriyor. Hatta İslam hukukçuları husün – kubuh, yani güzel ve çirkin olan şeyler adı altında işin hukuka yansıyan yönünü bile tartışmışlar. En azından orta çizgideki fıkıhçılar insanın da bazı konularda da olsa güzeli ve çirkini bulabileceğini söylemişler. Bu, sonuçta hukuki hükümler de bazen insan aklının güzel bulmasına göre verilebilir demektir.

Ama bizatihi Allah'ın güzel ya da çirkin dediği şeylerde insan aklı O'nun hükmüne muhalif bir güzel ya da çirkin yargısı koyarsa bunda isabetli olamayacağı kesindir. Mesela insan aklı sütkardeşle evlenmeyi güzel görebilir. Ama Allah bunun çirkin olduğunu söylemişse o halde bu haddi zatında çirkindir. İnsanoğlu bunun çirkinliğini bilahare anlayabilir ya da anlayamaz, ama hüküm değişmez. Bu durum en azından insanın anlayamayacağı şeylerin olabileceğinin de kabulüdür.

Demek ki, Cemil olan Allah bir halife olarak yarattığı insana da güzeli seçme ve belirleme hakkını bir ölçüde vermiş. Ama zamanı, mekânı, kültür ve medeniyetleri, bilimin verilerinin oluşturduğu kabulü, kısaca algı oluşturan zamansal etkileri aşan konularda mutlak güzeli belirleyen sadece, işte o Cemil olan Allah'tır. Çünkü bu saydığımız şeyler insanların güzellik ve çirkinlik algılarını etkiliyor. O halde bunlar evrensel değildir.

yazının devamını okumak için...

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git Estetik ve estetik ameliyatlar
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz


paykasa

Copyright © 2008-2019 - Tüm hakları saklıdır.