TBMM'deki Gruplar

Yeni Türk Devletinin çağdaş bir devlet olması için önemli ilkelerden biri,savunulan her görüş ve düşüncenin temsil edilebilmesiydi. Bunun için çeşitli gruplar ve partiler kurulmaya başladı.

GÜNCEL .

23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan Büyük Millet Meclisi üyeleri iki seçimden ve üç ayrı kanaldan gelmekteydiler. Yapılan seçimlerin ilki son Osmanlı Meclis-i Mebusanı için 1919 yılı sonlarında yapılan genel seçimdi. Diğeri ise Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’da toplanacak Meclis için yaptığı 19 Mart 1919 tarihli genelge doğrusunda yapılan ikinci genel seçimdi. Milletvekillerinin geliş kaynakları ise; Osmanlı Meclis-i Mebusanı, yeni seçilen milletvekilleri ile Malta’dan sürgünden kurtularak gelen milletvekilleriydi.

Birinci Büyük Millet Meclisi’nin ilk açılışında 115 milletvekili bulunmuş, bu sayı daha sonra giderek artmıştır. Daha öncede belirttiğimiz gibi bu meclise giren milletvekilleri sayısında bir belirginlik yoktu. Çeşitli toplumsal kesimlerden ve mesleklerden gelen bu milletvekillerinin arasında bir birlik yoktu. Özellikle farklı dünya görüşlerine, fikir ve ideolojilere mensup bu milletvekillerinin üzerinde uzlaştıkları tek konu” vatanın müdafaası ve millî istiklâlin temini için yapılan Millî Mücadele hareketi ile bu hareketin fikir, program ve hedefini oluşturan Misak-ı Millî “olmuştur.

Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal’in Nutuk’ta da belirttiği gibi aynı zamanda Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti’nin siyasal bir grubu niteliğindeydi. Meclisin benimsediği ülkü cemiyetin ülküsüydü. Bu yüzden Büyük Millet Meclisi üyelerinin hepsi Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin temsilcisi sayılmışlardı. Ancak Meclis’te bulunan üyeler çok farklı düşünce, inanç ve görüşlere sahip olduklarından aralarında zaman zaman sert tartışma ve münakaşalar olmaktaydı. Bu türden Mecliste ortak görüşlerin sağlanmasında güçlükler çekilmeye başlanmıştır. Meclis verimli çalışmamaya başlamıştır. Buna çözüm bulmak amacıyla 1920 yılı sonlarına doğru milletvekillerinin bir araya gelerek oluşturdukları gruplar görülmeye başlanmıştır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
 
Sosyalist-Komünist Gruplaşmalar

Yeşilordu Cemiyeti:

Anadolu’da yapılacak bir inkılâbın Rusya’nın yardımını sağlayacağı ve Anadolu’nun Batı emperyalizmine karşı bir direnç oluşturacağını düşünen ve bu amaçla sosyalist düşüncelere yönelen bir grup aydının ve mecliste yer alan milletvekillerinin kurduğu bir gruptur. Kurucularının önemli bir kısmı İttihatçıdır. Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra “Yeşilordu” adını almışlardır. Bir anlamda gizli örgüt hüviyetinde faaliyet göstermişlerdir. İslâmcı sosyalizmi savunmuştur. Çerkez Ethem’inde girdiği bu cemiyetin faaliyetleri hoş karşılanmamış ve Mustafa Kemal Paşa tarafından durdurulması istenmiştir. Bunun üzerine örgüt faaliyetlerini durdurmuşsa da, aşırı kanada mensup bazı milletvekilleri faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. 1920 Eylül’ünde ise örgüt dağılmıştır.

Türkiye Komünist Fırkası:

Ankara’da her geçen gün gelişen ve artık kontrol edilemeyecek kadar dağılan Bolşevik-sosyalist düşünce mensubu olanları, hükümetin denetiminde bir parti etrafında bir araya getirmek amacıyla 18 Ekim 1920’de Türkiye Komünist Fırkası adıyla bir parti kurulmuştur. 9 kişilik kurucu ve 30 kişilik “Merkez Umumisi” olan bu Fırkanın üyeleri arasında Millî Mücadele’nin sivil ve askeri birçok ünlü siması da yer almıştır. Bunlar arasında Fevzi Paşa, Kâzım Karabekir, Ali Fuat Paşa, Refet Bey, İsmet Bey gibi askeri kanattan; Hakkı Behiç Bey, Tevfik Rüşdü Bey, Mahmut Esat Bey, Yunus Nadi Bey, Kılıç Ali gibi sivil kanattan isimler vardı. Böyle bir partinin o dönemde Ankara’da kurulması büyük bir şaşkınlık yaratmıştı. Ne zaman kapatıldığı belli olmayan bu parti kurulduğu günlerde ısmarlama bir parti olarak nitelendirilmiştir.

Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası:

Yeşilordu grubunun sol kanadını oluşturan bazı kişilerce Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası adıyla kurulan bir partidir. Emeği temel ilke olarak alan bu fırkanın kurucuları arasında Tokat Milletvekili Nazım, Afyon Milletvekili Mehmet Şükrü ve Bursa Milletvekili Şeyh Servet gibi isimler vardır. Bu grubun üyeleri, hükümeti yasadışı yollardan devirmeyi amaçladıkları için İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanmışlar ve Hıyaneti Vataniye Kanunu’na göre cezalandırılmışlardır. Bilahare Rauf Bey’in başbakanlığını yaptığı hükümet tarafından sosyalist faaliyetler yasaklandığı için faaliyetleri son bulmuştur.
 
Mecliste Yer Alan Milletvekillerinin Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapılarından Kaynaklanan Düşünce Ayrılıklarının Oluşturduğu Gruplar

Halk Zümresi:

Büyük Millet Meclisi’nde “doğu mefkûresinin” sosyal yanını oluşturan bazı milletvekilleri, Sovyet İhtilâlini kendilerine örnek alarak Anadolu’da da bu düzene benzer bir düzenin kurulmasını istemekteydiler. İşte “Halk Zümresi” bu düşünce içerisindeki milletvekillerinin oluşturduğu bir gruptur.

Mustafa Kemal Paşa’nın sosyalizme karşı fakat “kuvvetin, kudretin, hâkimiyetin, idarenin doğrudan halka verilmesini” öngören halkçılık yanlısı olması ve “bizim noktai nazarımız halkçılıktır” diyerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin ideolojisini mecliste ortaya koyması, bazı milletvekillerinin halkçılık düşüncesi etrafında örgütlenmelerine imkân vermiştir. Bu grubun meclisteki üye sayısı 60-70 kişi olarak belirtilmiştir.

Tesanüd Grubu:

Kuruluşu kesin olarak bilinmeyen bu grubun kuruluş amacı, meclisteki milletvekilleri arasında tesanüdü sağlamak amacıyla kurulmuştur. “Mutedil Milliyetperver” milletvekilleri tarafından kurulan grubun başkanı Yusuf İzzet Paşa, en popüler temsilcisi ise Mazhar Müfit Bey’dir. Meclisteki en örgütlü grup olarak tanınan Tesanüd Grubu siyasi partilileşmeyi düşünmemiş ve bir parlamento grubu olarak çalışmayı tercih etmiştir.

İstiklâl Grubu:

Büyük Millet Meclisi’nde 30-40 kadar milletvekilinin bir araya gelerek oluşturdukları bir gruptur. Bu grup Mustafa Kemal Paşa’nın hayranı, ileri görüşlü hamleci kişilerden oluşmuştur. İstiklâl Grubu üyeleri mecliste “Terakkiperver-Milliyetperver” akımı temsil ettiklerini açıklamışlardır.

Islahat (Reform) Grubu:

Bu grubun ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Millî sınırlar içinde bağımsızlığımızın sağlanabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışmasını savunan grup, ülkenin genel refahını istemekte ve çağdaşlaşmayı savunmaktadır. Ayrıca ülkedeki dengeleri alt üst etmeden halkı yönetime ortak etmeyi amaçlamaktadır.

İttihatçı Grup:

Millî Mücadele’de ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli rol oynayan İttihatçıların oluşturduğu bir gruptur. Meclis açılıncaya kadar Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri içinde faaliyetlerini sürdüren İttihatçılar, Meclis açıldıktan sonra ise milletvekili olarak sürdürmüşlerdir. Ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü şartları kendi amaç ve düşünceleri doğrultusunda değerlendiren İttihatçılar, mecliste kurulan en sağdaki ve en soldaki hiziplerde yer almışlardır. Enver Paşa’ya bağlılıklarını sürdüren bazı İttihatçılar Mustafa Kemal Paşa’ya karşı açıkça bir tavır almamışlarsa da gizli olarak çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Bir kısmı da zamanla Mustafa Kemal Paşa’nın yanında yer almışlardır.

Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti:

Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti, muhafazakâr düşüncelere mensup milletvekillerinin oluşturduğu meclis dışında kurulmuş bir cemiyettir. Erzurum Milletvekili Hoca Raif Efendi’nin başkanlığında kurulan bu cemiyet, Anadolu’da gittikçe artan sosyalist ve komünist faaliyetlere karşı bir tedbir olmak üzere kurulmuştur. İstanbul’dan da yardım görmekte olan bu cemiyetin politikaları, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun kurulmasından sonra gittikçe sertleşmiştir. Hükümete ve yenilikçi düşüncelere de tepki gösteren bu cemiyet Mecliste II. Grubun kurulmasından sonra bu grubu destekleyecektir.
 
Müdafaa-i Hukuk Grupları   

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu ( I. Grup)

Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalara başladıktan sonra art arda yeni kanunlar çıkarmaya başlamıştı. Kanunlar meclis gündemine geldikçe milletvekillerinin birbirlerini tanımaları veya kaynaşmaları daha da kolaylaşıyordu. 1920 ortalarından itibaren görülmeye başlanan gruplaşmalar da giderek artmaya başlamıştı. Ülkede var olan bütün düşünce akımlarının temsilcileri meclise girmiş olduklarından, bu düşünce akımları doğrultusunda bir araya gelerek oluşan değişik gruplar, kendi siyasi programlarını da oluşturmaya başlamışlardı.

Mustafa Kemal Paşa’nın Halkçılık Programının “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu” olarak benimsenmesinden sonra, meclisteki hizipleşmeler daha da artmıştı. Yasama, yürütme ve zaman zamanda yargı görevini üstlenen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kanun çıkarmakta güçleşmişti.

Oysa meclis çalışmalarının gruplara dayanarak daha düzenli bir hale geleceği sanılmıştı. Ancak bu beklenti gerçekleşmemişti. Aksine gruplar arasındaki mücadele kaygı verecek duruma gelmeye başladı. Grupların bu olumsuz tavrından rahatsız olan milletvekilleri de kendi aralarında toplanıp yeni bir grup kurarak, meclis çalışmalarını daha düzenli bir şekle sokmaya yöneldiler. Bu yeni gelişimi Refet Paşa aracılığıyla Mustafa Kemal Paşa’ya yansıttılar. Mustafa Kemal Paşa’da doğrudan bu meseleye müdahale etmek kararı aldı. Önce Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin vatan ve millet menfaatine yönelik faaliyetlerini daha faydalı bir şekilde yapmaları için Meclis Başkanlığı ile ilişkilerinin daha düzenli bir hale getirilmesini isteyen bir genelge yayınlamıştı. Daha sonra da Mustafa Kemal Paşa, “inkılâpçı zihniyete” sahip milletvekilleriyle gruplar halinde vilayet konağında görüştükten sonra “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu” adı altında meclis içinde büyük bir grup kurmaya karar verdi.

10 Mayıs 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i  Hukuk Grubu adıyla geniş tabanlı bir meclis grubu kuruldu. Erkek Öğretmen Okulu Konferans Salonu’nda 133 milletvekilinin katılımıyla ilk toplantısını yapan grup “Madde-i esasiye ile Grup İçtüzüğünü” görüşerek kabul etmiştir. Yapılan seçimler sonunda Mustafa Kemal Paşa grup başkanlığına seçildi. Daha sonra grubun üye sayısı 261’e kadar çıktı.

Grubun iki madde olarak yayınlana programında şöyle deniliyordu:
Madde 1. Büyük Millet Meclisi’nde oluşan “ Anadolu ve Rumeli ve Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun esas ilkesi ve hedefi, Millî Mücadele’nin başından beri Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde tespit ve son Osmanlı Meclis-i Mebusanı ile Büyük Millet Meclisi tarafından kabul ve teyit olunan Misak-ı Millî esasları içinde memleketin tamamını ve milletin istiklâlini temin edecek sulhu sağlamaktır.

Madde 2. Grup, millî gayenin teminine çalışmakla birlikte devlet ve milletin teşkilâtını “Teşkilâtı Esasiye Kanunu çerçevesinde peyderpey tespite ve göstermeye çalışacaktır.”

İkinci Grup (İkinci Müdafaa-i Hukuk Grubu)

Mustafa Kemal Paşa’nın şahsında gerçekleşen yetki toplaşması ve meclisin üstünlüğü ilkesine aykırı çeşitli uygulamalara karşı beliren muhalefet hareketi, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun kurulmasından 14 ay sonra 1922 Temmuz’unda İkinci Müdafaa-i Hukuk Grubu adıyla teşkilatlı bir yapı içine girmiştir. Grup’un lideri Erzurum milletvekili Hüseyin Avni Beydir. Kurucular arasında Mersin milletvekili Selahattin Bey, Sivas milletvekili Vasıf Bey, Erzurum Milletvekili Süleyman Necati gibi milletvekilleri bulunmaktadır.

İkinci Grup bir muhalefet hareketi olarak ortaya çıktığı için, yelpazesini geniş tutmuş, farklı amaç ve düşünceye mensup milletvekillerini bu çatı altında bir araya getirmeye özen göstermiştir. Bu nedenle görüşlerinde ortaklık yoktur. Grup içerisinde; İttihatçısı, Bolşevik’i, muhafazakârı, İslâmcı-Saltanatçısı, mutlakıyet yanlısı milletvekilleri bulunuyordu.

Bölgesel bir özellikte gösteren bu grubun üyelerinin büyük bir kısmını Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgelerinden gelen milletvekilleri oluşturmuştur.

İkinci Grupçular “meclis üstünlüğü ve millî irade” adı altında Mustafa Kemal Paşa’ya ve onun uygulamalarına karşı çıkmışlardır.

İkinci Grup üyelerinin tamamına yakın üyeleri 1923 seçimleriyle tasfiye edilmişlerdir. Daha sonra bazı İkinci Grup milletvekilleri Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurulunca bu partiye katılacaklardır.
 

Görünüm zengin & masaüstü ekranı
Mobile git TBMM'deki Gruplar
Yasal Uyarı: on5yirmi5.com'a ait özel içeriklerin metin, görsel ve diğer dosyalarının tüm hakları on5yirmi5.com'a aittir. İçerikler aktif link verilerek kısmen kullanılabilir

Yorumlar

bu haber için ne düşünüyorsunuz
Küfür, hakaret vb. yorumları yayınlayamayız.
  • KADİR Çarşamba, 13:42

    KÖMİSTLİK VE KAZIM KARABEKİR HA YALANNN
  • tekin Salı, 18:32

    teşekkurler
  • batuhan ege Pazartesi, 18:12

    ben beğenmedim
  • Bella Cuma, 14:22

    Bn beğenmedim
  • ebru Çarşamba, 00:00

    aradığımı buldum teşekkürler
  • Yorumunuz gösterilemiyor : Yazım kuralları hatası...Pazar, 23 Aralık

  • Yorumunuz gösterilemiyor : Yazım kuralları hatası...Cumartesi, 2 Haziran

  • selim Salı, 00:00

    istediğim şey yok
  • serra Salı, 00:00

    saoloun ya inkılap ödevimi sayenizde bitirdim
  • onur Salı, 13:58

    elinize sağlık güzel açıklama olmuş milletimizi bilinçlendirmek için hep bu şekilde bilgi paylaşımında bulunalım
  • elp Cumartesi, 20:52

    tsklrrrrrrrrrrrrrrrrrrr
  • recep Çarşamba, 12:13

    çokpartili hayat ve düzenliparti

Çok Okunanlar

on5yirmi5.com takip edin
Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Hata Bildir - Görüş Yaz

Copyright © 2015 - Tüm hakları saklıdır. Yıldızlar Eğitim Organizasyon A.Ş.