twitterfacebook

Radi Hoca'nın Tek Rakibi Kim?

radi hoca'nın tek rakibi kim?
TRT Okul'un Radi Hocası bakın neler söyledi?
Röportaj: Arzu ERDOĞRAL
1985 doğumlu başarılı bir genç mi desek yoksa hocaların hocası mı? Bizler iki seçenekten hiçbirini tercih etmeyerek hem Murat Özsoy hem de Radi Hoca dedik… Artık geriye ise önce TRT Okul kanalında programı yayınlanan Radi Hoca’yı, ardından da Murat Özsoy’u ziyaret etmek kaldı. Sıcak bir ekip karşıladı bizi… Radi Hoca ile sohbet sonrası Murat Özsoy’u da tanıdığımıza pek memnun olduk. Başarılı, sevecen, saygılı, kendini bilen bunun yanı sıra özgüveni de tam olan bir isim vardı karşımızda…
Önce Radi Hoca’ya kulak verelim;

 

video yukleniyor
 
KAZMA KÜREK’E GÜLE GÜLE, EĞİTİM İLE BİLİME GERİ DÖNMECE!
Radi Hoca, nasıl bir gençti?
Radi Hoca büyüklerine saygılı, küçüklerine sevgili, çalışkan ve de başarılı bir gençti. Sonra neden böyle oldu anlamadım. Başta ne güzel insandı! Bir rehavet geldi bana. Bir ara emekli moduna girdim. Fakat son zamanlarda toparladım kendimi. TRT Okul’daki program da bana çok güzel bir enerji verdi. Bahçe bakayım diye aldığım kazmayı küreği sattım, eğitime bilime geri döndüm.
İLKOKUL BİRİNCİ SINIFTA GÖZLER ÖĞRETMENİN KOLTUĞUNDA
Öğretmen olmaya nasıl karar verdiniz?
Öğretmen olmaya ilkokul birinci sınıfa başladığım gün karar verdim. Baktım biz 2 kişilik sırada aramızda sırt çantalarıyla 3’er kişi oturuyoruz... O orada mis gibi sandalyede cam kenarında tek başına oturuyor. O gün karar verdim ve dedim ki ¨ben de bir gün onun yerinde olacağım¨. Oldum!
DERSANEYE GİTMEYEYDİM DÜNYAYI SARSARDIM!
Öğretmen olmasaydınız hangi mesleği seçerdiniz?
Öğretmen olmayaydım dünya çapında bir bilim adamı olurdum. Atom fiziği ve kuantum üzerine çok önemli, çok derin, dünyayı sarsacak çalışmalar yapmaktaydım gençliğimde. Sonra dershaneden teklif gelince bıraktık.
İLERİDE ESRA EROL GİBİ BİR KİTAP ÇIKARABİLİRİM!
Boş zamanlarınızda ne yaparsınız?
Boş zamanlarımda kitap okurum, müzik dinlerim. Selami Şahin’in çok büyük hayranıyım. Onu dinlerken çok fena ilham gelir bana, bir şeyler yazarım. İleride bir gün belki ben de Esra Erol gibi bir kitap çıkarabilirim.
BAYRAMPAŞA’DA KÖPEK BALIĞI GÖRDÜM!
Hayatta sizi en çok korkutan şey nedir?
En çok korktuğum şey vahşi hayvanlar. Vahşi hayvanlardan gerçekten çok tırsarım. Ülkemiz de biliyorsunuz tropik bir coğrafya olduğuna her tarafta vahşi vahşi hayvanlar var. Ormanda piknik yaparken, sahilde denize girerken, çevre yolunda giderken çok dikkatli olmak gerek. Mazallah emniyet şeridinden hayvanın biri çıkıverir, yok yere gümbürtüye gidersiniz. Tehlikelerle dolu yani hayat. Bayrampaşa’da köpek balığı gördüm ya!
ŞEFİN TABAĞINDA MERCİMEK, YANINDA DA TURŞU
En çok sevdiğiniz yemek nedir? Mesela aşçı olsanız şefin tabağında ne olurdu?
İskender’i çok severim. İskender’i babam da sever! Fakat aşçı olsam herhalde şefin tabağında mercimek olurdu. Yeşil mercimek. Soğuk kış günlerinin yoldaşı, gariban dostu yeşil mercimek. Çok da güzel yaparım. Turşuyla götürürüm. Herkese de buradan tavsiye ediyorum.
CANIM OĞLUM ŞEVKET...
Radi Hoca çocuğunuz var mı? Varsa siz nasıl bir babasınız?
Şevket adında bir oğlum var. Görseniz... pırlanta gibi delikanlı. Öğretmenlerinin bir numarası ya okulda! Ben de tabi ki eğitimci kökenli bir baba olduğuma, hayatın her anında eğitim-öğretimine önem veririm oğlumun. Sade biraz dağınıktır ama arkasını toplamaktan gocunmam. Geçen okula giderken kitaplarını evde bırakmış. Taaa kıraathaneye kadar gittim, kitaplarını verdim, çok sevindi. Abi-kardeş gibi bir ilişkimiz var.
KIZDI KIZDI RADİ HOCA KIZDI!
Gençlerden gelen soruları yanıtlarken neden hep sol tarafa dönerek konuşuyorsunuz?
Sağ tarafımda fıtık var, dönünce ağrıma yapıyor. Sirsari misin evladım? Kamerayı o tarafa koymuş yönetmen, ben ne yapayım? Yakına koy dedim kamerayı, izleyicime yakın olmak istiyorum sorularını cevaplarken dedim. Sol tarafa koymuş. O yüzden de oraya dönüyorum.
GİTTİ BİZİM ARSA…
Size gelen sorulardan hiç unutamadığınız bir soru var mı?
Var tabi! Olmaz olur mu? Binlerce soru okuduk şimdiye kadar, nerdeyse hepsini hatırlıyorum. En ilginci ama herhalde Kahramanmaraş’an aldığım mektuptu. Yaşlı bir izleyenim 3000 dönüm arsasını bana miras bırakmak istiyordu. Hayırsız evlatları araya girdi. Olmadı o iş! Bir keresinde de bir izleyen bir yıllık ödenmemiş fatura koleksiyonunu göndermişti ödeyeyim diye. Tür tür izleyici var işte. Hepsini seviyorum. Fakat o arsa işi olaydı, iyi olacaktı.
ANNE BABALAR SAĞOLSUN!
Gerçekten soruların hepsini gençler mi size yolluyor?
Hepsini gençler yollamıyor. Bazıları annesine babasına veriyor işe giderken postaneye kadar bıraksın diye.
SENİ SİRSARİ SENİ…
Hani çocukken anneler çocuklarına minik kuşum falan derler ya anneniz size ne diye seslenirdi?
Sirsari derdi bana annem. Küçükken zaman zaman yaramazlık edermişim. Bir de küçükken gözlerim maviymiş benim, mavişim dermiş bana. Maviymiş benim gözlerim küçükken, evet! Sonra sonra kararmış, şimdi keçi şeysi gibi... keçi gözü gibi... siyah, kara!
BENİM CANIM MÜZİK ÖĞRETMENİM
Radi Hoca, öğrenciyken en çok hangi öğretmenini severdi?
En çok müzik öğretmenimi severdim öğrenciyken. Blokflüdü sevdirdi bana. Çok severim kendisini. Hala anarım... Hala aklıma geldikçe anarım kendisini... O blokflüdü iyi ki sevdirdi bana. İyi ki onu sevdirdi.
BENİM SESİM VAR YA BENİM SESİM…
Şarkı söylemeyi sever misiniz?
Çok severim. Fakat etrafımdakiler sevmez. Yani sesim kötü olduğundan değil de... ¨Fazla buğulu sesin Radi¨ derler. ¨İnsanı kendinden geçiriyor¨ derler. ¨Şimdi bizi şu saatte hüzne gark etme¨ derler. Yoksa sesim kötü değildir yani, güzeldir.
OKULLARDA PAPYON TULUM GİYİLSİN!
Hani bazen eğitim sistemindeki sorunları dile getiren bir isim olarak siz “Milli Eğitim Bakanı olsaydım ilk olarak şunu yapardım” dediğiniz bir konu var mı?
İlk yapacağım hareket okullardaki pantul-ceket-kravat uygulamasını kaldırmak olur. Kimse zaten kravatı düzgün takmıyor, göynekler hep dışarda... Kaldıralım gitsin madem. Böylece biz öğretmenler de teneffüslerde koridorda sirsari avına çıkmak zorunda kalmayız. ¨Oğlum topla etekleri, oğlum göyneğini içeri sok, oğlum kravatını bağla, oğlum Fatmagül’e dönmüşsün¨ demekten ses tellerimiz yıpranıyor. Buna bir son verelim. Onun yerine papyon ve tulumdan oluşan okul kıyafetini öneriyorum ben. Çıkarması zor! Dağınık gezemezler.
ANKARA DUYMASIN AMAA…!
Milli Eğitim Bakanı demişken Radi Hoca sizce ne zaman müdür olur?
Vallahi şimdi biliyorsunuz İdare Amiri Büro Şefi oldum ben. Müdüriyet, yani, ne bileyim... Şimdi yani... Bunu siz nerde yayınlıyorsunuz bu röportajı? Ankara’dan falan girip okunabiliyor mu yani? Ona göre şimdi bir şey derim, sonra sıkıntı olur falan... Onu şey yapmasak mı acaba, ne bileyim şimdi?
ANKARA BUNU DUYSUN AMA…!
Bazı programları eleştiriyorsunuz ama mutlaka beğenerek izlediğiniz bir programda vardır. Nedir o? Sizce gençler ne izlesin?
Güzel bir noktaya değindiniz. Çok program var televizyonda. Sade bizim kanalda yüz küsür program var. Gençlere seçici olmalarını tavsiye ediyorum. Eleştirel gözlüklerle baksınlar yayınlara. Benim gözlüklerle baksınlar. Gerçi benim gözlüklerle göremezler de... Eleştirel baksınlar işte yani. Benim önerebileceğim programlar ¨Kilometre Taşları¨ olabilir, ¨Demokrasi Platformu¨ olabilir, ¨Radi Hoca¨ olabilir. Bunların hepsi de bizim kanalda. Şansa bak, nasıl da denk gelmiş değil mi? 10 numara kanalımız var! Ankara’dan okunabiliyor değil mi bu röportaj?
RADİ DAYI…
Size öğretmen olarak bir filmde oynamanız teklifi gelse yanıtınız ne olurdu?
Öğretmen olarak filmde oynamak istemem. Başka başka roller de kendimi göstermek isterim. Mesela çılgın bir bilim adamı... Ya da yılların eskitemediği bir aşkın pençesinde duygusal ama bir o kadar da asi, yorgun ama bir o kadar da savaşçı bir dayıyı oynamak isterim. Bakalım... Güzel bir proje gelirse, neden olmasın? Değil mi?
DERSİ ÖNEMSEYİN GENÇLERRR…
Radi Hoca gençler sizce hangi konuda doğru hangi konuda da yanlış yapıyor?
Gençler dersleri pek önemsemiyorlar. Bence yanlış yapıyorlar. Logaritma anlatıyoruz, sallamıyorlar. Analitik anlatıyoruz, dinlemiyorlar. Yok efendim neymiş, hayatta nerde karşımıza çıkacakmış! Ya mol teorisi gibi bir konu insana gerekmez mi ya? Ne bileyim, yani gerekir değil mi? Hani gerekmez gerekmez, bir gün olur gerekir değil mi? Öyle düşünmemek lazım yani o yüzden. Öğrencilerin doğru yaptığı şey ise üniversiteyi hedefliyor olmaları. Ülkemizde üniversiteyi hedeflemeyen öğrenci yok. Üniversite okumayan inşaatta bile iş bulamıyor artık. O yüzden doğru yapıyorlar üniversiteyi hedefleyerek. Sınava giriyorlar, puan alıyorlar, puan nereyi tutuyorsa orayı yazıyorlar. Artık işletme mi olur, atçılık mı olur, arıcılık mı olur... Bu çok doğru! Aferin onlara! Onu çok iyi yapıyorlar.
FİKİRTEPE’NİN FİKİR ADAMI…
Bu röportaja kapak olacak bir slogan söylemenizi istesek ne dersiniz?
¨Radi Hoca¨ derim... ¨Fikirtepe’nin fikir adamı¨ derim... ¨Tersine beyin göçü¨ derim... ¨Tek rakibim Ahmet Hakan¨ derim... Çok söz var söylenecek. Birini seçersiniz. Çok doluyum!
GENÇLERİN DOSTU, YARDIMCISI, YOLDAŞI…
Radi Hoca’yı daha ne kadar izleme fırsatımız olacak?
Vallahi kısmet bu işler, biliyorsunuz. Fakat şimdilik görüken, yeni yılda da gençlerimiz Radi Hoca’larından mahrum kalmayacaklar. Yeni yılda da Radi Hoca çıkıp insanları aydınlatacak. Yeni yılda da Radi Hoca ülke gündemine bilimsel açılardan yaklaşacak. Yeni yılda da Radi Hoca gençlerin dostu, yardımcısı, yoldaşı olacak. Yeni yılda da çorbamız kaynayacak. Ankara’dan okunuyor mu bu röportaj?
RADİ HOCA BANA HİÇ BENZEMİYOR…
ŞİMDİ DE SIRA MURAT ÖZSOY’DA…
Gerideki Murat Özsay'a baktığımızda Radi Hoca öncesi ve sonrası var mı yoksa…?
Radi Hoca benim çıkardığım bir karakter. Benden de bir şeyler taşıyor ama daha çok benim gözlemlerimden de bir şeyler taşıyor. (Öğretmenlerden, her zaman her yerde gördüğümüz ve her şeyi bilen adamlardan bir şey taşıyan hoca.) Fikirleri bazen benimle örtüşüyor. Bazen benden faklı düşünebiliyor. Bazen kendi fikirlerimi değil, herkesin saygı duyabileceği fikirleri konuşmaya çalışıyoruz. Benim fikirlerim her zaman doğru olmayabilir. Radi Hoca'nın bir doğrusu olması lazım. Güvenilir bir tipe benziyor. Nöbetçi öğretmen vasfı var. Benden de bir şeyler taşıyor ama kendine özgü bir şey. Eğer ben kendim yapıyor olsaydım programı ‘Radi Hoca’ gibi konuşmazdım. Karakterine göre konuşuyor. Kendi doğruları var. O yüzden benden yabancılaşan bir karakter. Öncemle çok uyuşmayan bir karakter.
TİYATRO, KISA FİLM VE KÜÇÜK BİR GRUP…
Radi Hoca öncesi Murat Özsay gerilerde ne bıraktı?
Daha önce tiyatro yapıyordum. Küçük bir gurubum vardı. Sinema televizyon mezunuyum. Kısa filmlerim vardı. Bunları festivallere gönderiyorduk. İyi derece aldık. Bir kaç tane filmim internette de mevcut. Onun dışında televizyon projeleri hazırlıyordum sürekli. Benim kafamda tiyatroculuğu, filmi, fotoğrafçılığı birleştirebileceğim bir platform vardı. En uygun yer televizyon ve internet geldi. Televizyon, işin mesleki ticari anlamını dökebileceğiniz bir yer. İşin içinde tiyatro var, oyunculuk var, yazarlık var. Sevdiğim bir şey televizyon. Çok izlerim ben televizyonu. O yüzden bu projeyi televizyona getirdik. Ondan öncesinde ise yerel televizyonda yaptığım bir kaç iş vardı. Ama onları saymıyorum. Bu yola giden bir süreçti onlar. İlk kendi adıma çıkışımı yaptığım proje Radi Hoca.
HAYALİN GERÇEKLEŞTİĞİ BİR DÜNYA YOK!
Hayaliniz miydi bu meslek?
Benim hayalimden öte bir şey. Çocukluğumdan beri yaptığım bir şey bu. Çocukken de kuzenlerim gelir, elime masa ampulü alır, sinema çekerdim. Kuzenlerime bilet kesiyordum. O anda uydurma bir hikayeden film çekiyordum. Çocukken de yaptıklarımla kendi yazıp, kendi yöneten bir adam oluyordum. Hayalimdi dersen uzak bir yere koymuş oluyorsunuz. Hayal olarak kaldığı zaman o hayalin gerçekleştiği bir dünya yok. Hayal dediğin zaman yatarsın, kalkarsın o hayal hep orada durur. Hayalden öte bir amaç. Hayal dediğin zaman onu kendin uzaklaştırıyorsun. Amaç diyeceksin bir gün orada olacağını bileceksin. Oraya yürüyeceksin. Ben öyle görüyordum bunu.
Murat Özsoy başarılı bir televizyoncu artık. Gençlere hayatlarından örnekler vererek bir şeyler sunması oldukça hoş. Murat Özsoy için yarın var mıdır? Yoksa bugün mü yaşanır?
Bugünün hiç bir anlamı yok. İşime de yansır bu. Çünkü günlük iş yapıyoruz. Bugün böyle geçiyor, yarın yazı, ondan sonraki gün başka bir şey. Salı ve cumaya kadar benim diğer günlerim yok. Çekimi düşünerek yaşıyorum. Kendi hayatımda da böyle düşünüyorum. Günle işim olmaz. Kafamda Radi hoca çok önemli bir proje ama benim için sadece bir başlangıç. Çok duraklara kapılmamak lazım. Amacı net koyup oraya gitmek lazım.
Öğretmenlerinizden izleyip, irtibata geçen oldu mu?
Benim hocam coğrafyacıyı tanıyor musunuz diye mailler alıyoruz. Aslında biz onun coğrafyacısını tanımıyoruz. Bütün öğretmenlerimiz onun coğrafyacısı. Lisedeki kimyacı aradı. Hiç sevmezdim, dersine girip uyurdum. Sirsari kelimesini ondan almıştım. O bakışlar falan bizim kimyacımız. Kimyacıyla karşılaştık. Hatta bir kere telefonla konuştuk. Hoşuna gidiyor. Bu benim demiyor ama ondan bir şeyler var. Eğitim sistemindeki yanlışlar aslında bu işe girmek isteyen insanları eğitiyor. Sinema ve Televizyon dersi verseydim. Bu kadar mizah üreten bir insan olmazdım. O hocaların ciddiyeti komik olduğu için o seni mizaha itiyor. Buradaki yanlışlıklar aslında insanı doğruya itiyor.
RADİ HOCA’YI EN ÇOK O SEVİYOR!
Ailenizde en çok Radi Hoca'yı kim seviyor?
En çok anneannem seviyor. Ailecek izliyorlar.
ŞUNU DA BİRİ SÖYLEDİ YA…
En çok soru bölümüne ilgi var. Neden?
Ben soru bölümünü aslında diğer bölümlerden ayrıcalıklı bir düzeyde sevmiyorum. Soruları beğenen kitlenin yaş ortalaması daha küçük olanlar.
Yoo bu bölümü yaş ortalaması epey büyük olanların da sevdiğini biliyorum…
Öylemi bakın bunu bilmiyordum. Enteresan… Aslında iki bölüm arasında keskin çizgi yok. Sorular daha çok makaraya odaklanmış. İnce dokundurmaları olan soru kısmı. Bu anlamda benim yapmak istediğim ilk bölüm. Radi Hoca'nın fırçalaması. İnceden bazen sert dokundurması yapmak istediğim şey bu. Televizyon programı olduğu için geniş kitlelere hitap etmelidir. Bu yüzdende iki bölüm olmalıdır. Bir kısmın soruları sevdiğini, diğer tarafınsa izlemediğini biliyorum. Sorular ikinci planda. O işin tuzu, kreması. Asıl olayı altında. Programda bir şeyleri ifade etmek hoşuma gidiyor. Bana dokunanları orada söyleyebilmek, bende deşarj etkisi yaratıyor. Belki çok büyük bir kitlesi yok ama şunu da biri söyledi ya demek tatmin ediyor. Keşke diyorum ben izleyici olsaydım, gecenin bir vakti ben bu programa rastlıyor olsaydım. O yüzden birinci bölüm benim için favori bölüm.
Soruları kendiniz mi hazırlıyorsunuz?
Her programda 5 soru okuyoruz. 2 sorusunu facebook sayfasından alıyoruz. Çok güzel sorular geliyor. Metin yazarları da katkı sağlıyor. Ben yazıyorum, bir arkadaş daha var. O da yazıyor soruları. Çocuklar daha iyi soru yolluyorlar. Bazen neden soru yollasınlar diyorum. Ama çok güzel sorular geliyor. Onlara yer ayırmaya çalışıyorum. Ama bizim programlarımız önce çekildiği için, geç cevap alıyorlar. Öyle olunca sorulara cevap vermiyor oluyoruz. Ama takip ederlerse mutlaka sorularının cevabını görecekler.
GİDEREK RADİ HOCA’YA DÖNÜŞÜYORUM
Gün içinde Radi Hoca oluyor musunuz?
Ben yazdığım için benden çok şey var. Radi Hoca olduğumu arkadaşlarım söylüyor. Normalde de çok seri konuşurum. Giderek Radi Hocaya dönüşüyorum. Yaşlanınca belki öyle adam olacağız.
RADİ HOCA GÜZEL ADAM!
Radi Hoca peruğunu değiştirecek mi?
Radi Hoca tarzını değiştirmez. Ünlü olduğu peruğu değiştirmez. Bir ara programda olmuştu. Saçlarını kestirmişti. Berbere gitmişti. Biliyorsunuz bizim memleketimizin berberi istediğiniz modeli vermez. Çok insanında başına gelir. Radi hocanın başına bir olay gelmişti programda. Peruğu ters taktık. Arkalar uzun, önler kısa. Apaçi tipi. Onun dışında adamın tipi güzel.
İNSAN EN BÜYÜK MÜCADELEYİ KENDİSİ İLE VERMELİ
Takıntınız var mı?
Takıntım çok. Aşırı mükemmeliyetçiyim. İnsan en büyük mücadeleyi kendisiyle vermelidir. Benim alanımda bu işi yapan birçok kişi var. Ben şimdi onların arasına giriyormuş gibi gözüküyorum. Ben öyle algılanmamasını istiyorum. Tamamen kendimle yarışım var. Bir takıntı halinde sürekli kendimle uğraşırım mesela. Bir bölümün iyi olması beni üzer. Çünkü ondan sonraki yarışmanın daha iyi olması gerektiğini bilirim.
Üniversite hayatına başladığımdan beri hiç tatil yapmadım. Gel, dinlen dediler. Amaçsızca, para almadan bir sürü yerde birçok iş yaptım. Sürekli bir yere gelmek, o işleri hızla aşmak istiyorum.
HERŞEYE HAZIRLIKLIYIM
Değişmeyeceğim iddiasında bulunuyor musunuz?
Kötü anlamda değişmek istemem. Belki insanı maddiyat, şan ve şöhret değiştirir. Kendime takıntının faydası da bana o oldu. Kafa olarak kendimi çoğu şeye hazırladım. O nedenle şimdiki ve sonraki ilgi beni şaşırtmayacak.
PLAN SADECE MOTİVASYON İÇİN YAPILIR
Bir gün hiçbir şey yapmamakta korkutur mu sizi?
Yapamamamın sebebi bensem o üzer. Mesela Radi Hoca benim bir planladığım bir şey değildi. Skeç programı vardı. Onun içinde birçok tiplemeler vardı. Radi Hoca'ya benzer bir adam vardı. O benim için en arka planda bir tiplemeydi. Ben başka bir tiple yürürüm diye düşünüyordum. Benim planlamadığım şekilde gelişti işler. Ben adapte oldum. Plan sadece insanın motivasyonu için yapabileceği bir şey.
 
İnsanlar hayatlarında bir kimlik taşırlar. Murat Özsoy kendi kimliğini taşımaktan mutlu mu? Gençlere bu konu çerçevesinde ne söylersiniz?
Şöyle ki az önce de söylediğim gibi insanın yarışı başkasıyla değil kendisi ile olmalı. O zaman kendinle de barışık oluyorsun. Meslek sahibi olmak isteyen gençlerde baksınlar. Kendilerini olmak istedikleri yerlerdeki insanlarla kıyaslasınlar. O oradaysa benimde onun üzerinde olmam gerekiyor desinler. Diyemiyorlarsa demek için uğraşsınlar. Bunda olup da bende olmayan ne var diye düşünsünler. Ben olmak istediğim yerdeki insanlara bakıyorum o yaşta onlardan çok ötede olacağımı biliyorum. Bu sürekli kendimi geliştirmeye itiyor beni. Eksiklerini bil ve onları kapatmaya çalış. İnsan kendi eksiklerini örterse o kadar iyi olur. O kadar başarılı olur. Öncelikle eksiklerimiz görmek, üzerine bir şeyler yapmak lazım.
MESAJ VERMEKTEN KAÇINANLARDANIM
Röportaj boyunca gözlemlediğim kendine özgüveni olan bir genç olmanız. Peki gençlere özgüven konusunda bir mesajınız olur mu?
Mesaj verme deyince akla ilk gelen isim Levent Kırca mesela. Ama verdiği mesajlar yıllarca aynı mesajlar. Halk böyle olursa, iktidarda böyle olur mesajı. İnsanlar mesaj verilmesinden çoğu zaman kaçıyor, bende o yüzden kaçıyorum.
İMKANSIZ OLMAMASI İÇİN İNANMALARI GEREKİYOR
Gençlerin en büyük sorunu ne?
En büyük sorun amaçsızlık. İstanbul'da okuyan bir genci ele alalım. Soruyorsun ne olacaksın. Okuyorum, üniversiteye gideceğim, askerlik, ardından bankada çalışacağım gibi cümleler kuruluyor. Hayat burada bitiyor. Bana göre hayatın orada başlıyor olması gerekir. Gencin planı orada bitiyor. Ofis çalışanı dediğimiz tip ortaya çıkıyor. Metrobüslerde bu tiplerden çok. İşten çıkıyor, işe geliyor. Dünyadan gittikten sonra hiçbir şey geriye kalmıyor. Bunun gibi milyonlarca genç var. Bence gençler farklı bir şey yapıyor olmayı amaçlamalı. Gençlerin bir hayali olması lazım. Ülkemiz şartlarında öncelik ekmek diyor insanlar ama kafa olarak daha üstün yetenek lazım. Bankacılık okuyacaksa, işletmecilik yapacaksa: kendine Sabancı’yı, Koç'u örnek almalı. Gençlerin hayali evlenip, çocuk sahibi olacağım olmamalı. O zaten gideceğiniz yolda çıkacaktır karşınıza. İnsanları örnek almalılar. Küçükken yaptığım en güzel şeylerden biri sevdiğim tüm ünlülerin hayatını ezberlerdim. Sevdiğim edebiyatçı, devlet adamı, sanatçı. Açtım biyografilerine baktım, nereden geçmiş onları araştırdım. Bir umutsuzluk var insanlarda. Ben Van'dayım, Hakkari’deyim nasıl olabilir ki diyor. Tam tersi o örnek aldıkları insanlara bakarsalar hepsinin dipten geldiğini görecekler. Aslında o, Allah'ın insanlara verdiği umut ışığı. Hiçbir zaman okulda, arka sırada oturan şımarık çocuk başarılı olmamıştır. Her zaman en önde oturan fakirin çocuğu başarılı olmuştur. Hep onlar Boğaziçi'ni kazanıyorlar. Fakir çocuklar bir yerlere geliyorlar. Neden? Buradan nasıl kurtulabilirim anlayışı var. Bakarsanız her zaman fakir çocuk kurtuluş yolu arayıp durmaktadır. Kendilerine amaç edinmeleri gerekir. Ne kadar hayat imkânsız gibi gelse de bence olur. İnanmaları lazım.
AMACIM BUZDAĞININ ALTINDAKİNİ ÇIKARMAK
Radi Hocalar ile ilgili ilerleyen başka projeler var mı?
Sinema düşüncem hep oldu. Radi hoca bir proje. Benim yapabileceğim şeylerden bir tanesi. Ben Recep İvedik gibi 5,6,7,8 gitmem. Radi Hoca'yı bırakırım tadında, bambaşka bir şey yazarım. Radi Hoca'yı da tepe noktasına geldikten sonra bırakmak isterim. Ben sürekli yeni projelerden yanayım.
Radi Hoca'da yapmak istediğimde bu. Çok karakter oluşturmak istiyorum. Mesela denediğim tipler oluyor. Radi Hoca'da Ercüment tiplemesi var. Bir kere soktuk onu, beğenilirse devam ederiz dedim. Beğenildi ve devam ettim. Sonra bunların ayrı ayrı projeleri olabilir. Ama bu sadece işin gözüken tarafı. Ben aslında buzdağının altındakini çıkarmaya çalışacağım.
SÖYLENEN HER SÖZÜN DEĞERLİ OLMASI GEREKİYOR
Reyting uğruna yapılan gençlik programlarını Radi Hoca'yı sevdiren bir isim olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bana gelen en olumlu eleştirilerden biri küfürsüz güldürebiliyorsunuz. İlla küfür olması gereken bir durum varmış gibi algılanıyor. Bazen de haksızlıkta ediliyor o insanlara. Cem Yılmaz'a küfürle güldürüyor diyorlar ama haksızlık ediyorlar. Zeki bir adam olduğu her yerinden belli. Ama bazıları da var ki bipli sahnelere dayayarak oradan bir komedi çıkarmaya çalışıyor. Bu komediyi sokaktaki, kahvedeki insanda yapıyor. Senin bir farkın varsa onu yapmaman lazım. Ben çıkayım televizyona ağza alınmayacak küfürleri sıralayayım. Komik bir insan söylesin bunu, mutlaka gülen bir insan çıkar. Ama bu bir iş değil, çünkü bunu sokaktaki adamda yapıyor. Benim programım 15 dakika sürüyor. İnsanlar açıp 15 dakikasını ayırıyor ve beni izliyor. Benim söyleyeceğim her sözün değerli olması gerekir. Bir kelimenin diğerinden aşağıya düşmemesi lazım. Ben bir genç olarak televizyonda gülebileceğim bir şey göremiyorum açıkçası. Okan Bayülgen, Beyaz izliyorduk. Şimdi hepsi ayrı köşelerde ayrı kişiliklerin, imajların altında. Çok tuttuğum bir şey yok. Gençlerin izleyeceği pek bir şey yok. Zor bu yüzden işleri. Benim örnek aldığım çok proje vardı. Okan Bayülgen'in projeleri. Bunlar çok iyi projelerdi. Şahan'ın ilk TV8 projeleri. Levent Kırca'nın eski zamanları. Ben bunları örnek alarak kendi mizahımı inşa ettim.
ANDY COHEN’DEN DAHA İYİ OLMAK İSTİYORUM
Dünya genelinde gelmiş geçmiş en iyi mizahçıları araştırdınız mı?
Benim örnek aldığım Andy Cohen diye biri var. En büyüleyici tarafı tiplemeler üzerinden yaşıyor. Apayrı konuları, mizahları ayrı karakterlerde işliyor. Kimlik bölünmesi yaratıyor. Daha iyisi olmak isterim. Bir sürü gazeteyle röportaj yaptım, projeyi bir yere getirmek adına bir şey yapmıyorum. Gelin bizimle röportaj yapın demiyoruz. En tırt şarkıcı bile bütün gece ve gündüz programlarında çıkıyor. Biz kendi adımıza uğraşarak bir şey yapıyoruz. Bence iyi bir şey yaparsan insanlar seni bulurlar. İyi bir şey yapıp da atlarsan insanlar senden rahatsız olurlar. Ben buna böyle bakıyorum. O yüzden fazla duyurmamaya çalışıyoruz.
HERKESİN GÖRDÜĞÜNÜ SÖYLÜYORUM
Radi Hoca'nın eğitim sistemine yaptığı eleştiride geri dönüşen bir tepki oluyor mu? Bunu söyledik değişti dediğiniz oldu mu?
Söyleyip de değişen bir şey olmadı. Mutlaka bir yerlerden ses geliyor. Her yaptığımız programda değişik kesimlerden ses geliyor. Biz TRT okuldayız. TRT'nin değer verdiği bir yerdeyiz. Yaptığımız program kitlemize çok uygun. Mutlaka ses geliyor. Bugün Milli Eğitim Bakanı çıktı ve dedi ki; Eğitim sistemimiz rezil durumda. Siyasi olarak bakarsan sen ne iş yapıyorsun orada diyebilirler? Bu bir senede olan bir şey değil. Yıllarca böyle olan bir şey. Biri çıkıp herkesin gördüğü şeyi söyleyebilir. Bende bunu yapmaya çalışıyorum. Herkesin gördüğünü söylüyorum. Herkesin söylediği şeyi söylemek istiyorum.
Murat Özsoy'a bugün çok mutluyum sözcüğünü ne kurdurabilir?
Hiç öyle bir cümle kurmam hayatımda. Ben hayatımı sıkıntı ve mutsuzluk üzerine kurarım. İnsanı her şeyin iyi olması, süperim demesi aşağıya çeker. Anneannemin televizyon programımı izliyor olması beni mutlu ediyor mesela. Sinema Televizyon bölümüne gittiğimde anneannem umudu kesmişti benden. Artist olacak diye düşünüyordu herhalde… İnsanların izlediğini ve iyi şeyler yapıldığını görünce hoşuna gidiyor. Benden fazla izlemiştir programları. Radi Hoca programında 50 yaşındaki adamdan mail alıyoruz. 8 - 9 yaşındaki çocuklardan da mail alıyoruz. Buda güzel benim için.
Yükümlülük hissediyor musunuz?
Yükümlülük kesinlikle var.   Yazdığım şeyleri defalarca okurum. Orada bir laf ediyorsun, ne olacak ki herkes böyle düşünmüyor mu diyorsun. Ama dememen lazım. Çünkü sen televizyondasın, farklı bir yerdesin. Sahneye çıkıyorsan orada söylüyorsan televizyonda her şeyin iki üç katı daha fazla anlam buluyor. Deprem konusu vardı, ondan önce şehitler konusu vardı. Bunlar çok hassas konular. Bunlardan kaçmamak lazım. Ama kişisel, şahsi düşünceleri sokmamak lazım. Radi Hoca'da dikkat ettiğim şey bu. AVM'ler ile ilgili bölüm yaptık. Benim en çok kızdığım şey bu. İstanbul’un her yerinin alışveriş merkezlerine dönüşüyor olması.
Beni çocukken annem pazarda sepete koyup gezdiriyormuş. Pazar kültürü farklı. Hayatımızı söndüren bir şeyden bahsediyoruz. Pazar günü insanlar o otoparktan bu otoparka gidip, en kötüsünden İskender yiyor. İnsanlar mecbur buna. İnsanların suçu yok bu konuda. Tamamen zamanın bunu bu noktaya getirmesiyle ilgili bir şey. İnsanlarında yapacak bir şeyi yok. Ne varsa ona uyuyorsun. Zamandan şikâyetçiyim.  O bölümü yazarken sinirle saydırasım geliyor. Ama diyorum ki bu Radi Hoca’nın sözleri olmaz. O nedenle nerede durulması gerektiğini de biliyorum.
 
İKİ BAYRAMIN BİR TANESİ TATİL!
Bize ait olan, unutulmaya yüz tutan geleneklerimiz var. Eskiden var olan şimdi unutulan ve devam etse halen yaparım dediğiniz bir gelenek var mı?
Aslında bu bir bahane. İnsan devam ettirebilir. Şimdi insanlar iki bayramın bir tanesini tatilde geçiriyorlar. Bu önceden böyle değildi. Yılbaşında ya anne tarafında ya da baba tarafında geçirirdik. Sülalece evde takılırdık. Bir yerden mangal yakılır, bir yandan da sohbetler edilirdi. Bunlar kalmadı. Çünkü koşturmaca var artık. Koşturma yaşı daha aşağıya çekilmiş durumda. 14 yaşında çalışmaya gidiyor. Hafta sonları bir şey öğrensin diye bir yere gidiyor. Hızlandı hayat. Kültürel değerleri severim, dediğim gibi bahane hepsi.
FOBİM YOK!
Korktuğunuz bir şey var mı?
Korkulacak şeyleri severim. Heyecanı severim. Adrenalini severim. Aklıma gelen fobim yok. Spor yapmayı severim. Futbol izlemeyi severim.
Hangi takımı tutuyorsunuz?
Onu da söylemeyeyim şimdi. Radi Hoca olarak algılanır. Radi Hoca'nın bir takımı yok. Şikeyle ilgili bir şey yaptık. Aman Trabzonsporlusun aman Fenerbahçelisin dediler. Benim tuttuğum takım….!
Gençlere 5 cümleden oluşan bir şey söyleyin desem ne dersiniz?
Klasik hayat yaşamasınlar, düz insanlar gibi düşünmesinler.
Dini, mezhebi ne olursa olsun, iyi insan olsunlar.
Derslerine çalışsınlar, kafaları hep açık olsun.
Mutlaka bir spor ile uğraşsınlar.
Ülke sandıkları kadar kötü değil… Bir şekilde insanlar ayakta durabiliyor… O nedenle kafaları hep açık olsun ki bahtları da açık olsun.
MURAT ÖZSOY BİYOGRAFİ
1985 İstanbul doğumlu. 2002 yılında ¨Geyik Tiyatrosu¨ adında amatör bir tiyatro grubu kurarak kendi yazdığı oyunlarla sahneye çıkmaya başladı. 2004 yılına kadar 3 oyun sahneledi.
2003 yılında karikatür çizerliğine başladı. Çeşitli mizah dergilerinde çizimlerini yayınladı.
2004 yılında yerel bir televizyon kanalında bir canlı gece programıyla başladığı televizyon kariyerine, 2005 yılında bir müzik kanalında sunduğu ¨Küçük Adam¨ isimli programla ve ardından 2007 yılında bir ulusal kanalda ¨Benim Sinemalarım¨ adlı bir kültür-sanat programıyla devam etti.
2007 yılında moda fotoğrafçılığına başladı. Pek çok tanınmış firmanın katalog çekimlerini gerçekleştirdi.
Bilgi Üniversitesi Sinema-Tv bölümü mezunu olan Murat Özsoy’un ”Siyah-Beyaz”, “Biri veya Türevleri”, “Rüzgara Karşı İşeyenler”, “Yol” adlı 4 kısa filmi bulunmakta.
Murat Özsoy şu anda TRT Okul kanalında Radi Hoca programıyla ekranda!

yayın : 14 Kasım 18:36

radi hoca murat özsoy trt okul

Yorumlarınız
Adınız

ÇİÇEK DÖRTLÜSÜNÜ HER GÜN ÇIKMASINI İSTİYORUM

Perşembe, 21 Mart

Fikirtepenin fikir adamı RADİ HOCA bitanesin sen, seni bize tanıştıranlara saygılar olsun, en sıkı takipcinim

Çarşamba, 11 Temmuz

hocam konuşmalaranız ilk başta sıkıcı geçiyor ama fırtına sonrası sesizlik beyazperdeye yansıyo eeee..
daha sonrada komedi başlıyo tabi:)))

Pazar, 8 Temmuz

Radi Hoca
Merhaba
Fork what is your name
Adiniz

Salı, 19 Haziran

RADİ HOCA GÜZEL

Salı, 17 Nisan

cok guzellll

Cuma, 20 Ocak

valla radi hoca resminize bakılırsa çok değişik ve sesiniz de öyle şaştım ben valla ... Radi hoca lütfen YAYINLAYIN YORUMUMU BEN HEP SİZİ İZLİYORUM HADİ GÖRÜYÜM SİZİ NOOLURRRRRR.TELEVİZYONDA SİZE YAZDIĞIMI OKUYUN NOLURRRRRRRRRRRRRRRR

Pazar, 25 Aralık

kardeşim ne biçim site yahu,2 dakikada bir yenileniyor sayfa okutmadınız bi röpörtajı,sinirlerim yıprandı inat etmesem ve radi hoca hayranı olmasam ilk yenilemede kapatırdım sayfanızı

Pazartesi, 21 Kasım
ÇOK OKUNANLAR
ÖZEL DOSYALAR
/Scripts/lib/jquery-2.0.0.min.js