Anasayfa / Yazarlarımız / Zümrüt Sönmez / Seçim kirliliği!

Seçim kirliliği!


etiketler: zümrüt sönmez seçim kirlilik

Bir gürültüdür gidiyor. Şarkılar, türküler, marşlar bir yandan; sloganlar, vaatler, suçlamalar öbür yandan. Etrafı yüzlerce politikacı tarafından sarılmış “zavallı” bir halkız şimdi. Yüksek dozda siyasetten telef olan tek millet biz olacağız böyle giderse. Gürültü zehirlenmesi diye bir şey varsa baş gösterecek, daha da tehlikelisi, şayet başımızı kapının dışına çıkarmazsak başka türlüsünün mümkün olmadığına inanıp hayal etme yetimizi de hepten kaybedeceğiz.

Seçim öncesi Türkiye, ne yazık ki çalgılı çengili bir pazar yeri gibi. Bugüne kadar başka türlüsünü görmedik, sokaklardaki seçim kirliliği alıştığımız türden. Ancak bu kez gelişmiş teknolojileri de kullandığımızdan gürültü katmerli oluyor. Yeni moda popüler şarkıların içinden eksik olmayan ve insanı deli eden bir tonda bağıran dum tıs dum tıss’lar da eklendi şimdi. Hani böyle müzikler eşliğinde yapılan dans değil olsa olsa tepinmektir ya, işte bu tarz bir siyasette de yaptığımız enerji israfından başka bir şey değil ne yazık ki.

Ciddi bir enerji dökümü var bu ülkede. Aylardır miting miting koşturan liderler son günlerde sesleri kısılmış bir halde televizyon programlarında boy gösteriyor. Hâlbuki herkes biliyor, millet olarak gelene ağam gidene paşam deriz (misafirperverliğimizden!), hiçbir siyasetçiyi sırf dükkânımızı ziyaret etti diye tercih etmeyiz, ya da miting meydanlarında fikrimiz değişmez hiçbir zaman. Etkisi geçince insanı yorgun düşüren, hepten bloke eden, aslında hiçbir hastalığa da iyi gelmeyen yalancı haplar gibi. Bu curcuna sadece duygulara hitap ederek coşturuyor bizi.

Genelde duygularıyla hareket eden, çabuk gaza gelen, hemen ağlayıp aniden gülebilen hassas bir millet olduğumuzdan her işimiz cümbüşlü, tamam. Bu kadar yoğun ve kalabalık yaşamaktan bitkin düşene kadar zorluyoruz kendimizi adeta. Ama işin kötü tarafı; gittikçe fanatikleşiyoruz. Futbol takımı tutar gibi parti tutuyoruz.
Muhatap duygular olunca siyasilere de esaslı şeyler söylemek yerine slogan atmak, seyirciye uygun gösteri sunmak yetiyor. Onlar takım kaptanı bizlerse taraftar oluyoruz sadece. Oy kullanmak derbi maça bilet almaktan başka bir anlam ifade etmiyor. Siyasi partileri, siyasileri, iktidarı, muhalefeti yani bizim edip-eyleme biçimimizi sorgulayacağımıza/soruşturacağımıza dönüp dolaşıp demokrasiyi sorguluyoruz. “Kazanacak gibiyse ona oy vereyim”, “oyum boşa gitmesin” vb. nev’inden hesap-kitap işine dönüyor demokrasi.

Bunca yorgunluğu boşuna enerji kaybı olarak görüyorum. Tüm bunlar yerine daha kalıcı etkiler bırakacak, zihinleri bloke etmeyen, seçmenin hakikaten bir şeyi seçmesine müsaade edecek bir usul geliştirilebilir pekâlâ. Yeni teknolojileri eski usulle karıştırıp gürültüyü iyiden iyiye çekilmez hale getirmek yerine eskiyi bir kenara bırakıp yeni teknolojinin pratikliğiyle daha estetik ve işe yarar bir model geliştirilebilir. Televizyon reklamları bu dönem seçim kampanyalarının en hoş ayrıntısı mesela. Sokaklardaki bayraklar, bangır bangır bağıran seçim otobüsleri, sosyal iletişim araçlarının bu denli geliştiği, internetin ceplerde taşındığı bir çağda size de komik gelmiyor mu?

Bu seçim de böyle geçti. İyi tarafı seçim sisteminin değişmesi gerektiğiyle ilgili artık daha fazla eleştiri okuyoruz. Umarım artık siyasiler de kolaya kaçmayı bırakıp önümüzdeki seçimlerin (kampanya sürecinden oy kullanma şekline kadar) bundan çok farklı olabilmesi için kolları sıvar. Seçmeni skor hesabı yapmaktan kurtarıp aktif bir katılımcı haline getirebilen, hem bu toprağın rengine uygun hem de yepyeni, modern bir siyaset tarzı geliştirmek hiç de zor değil…

Son Güncelleme 11 Haziran 2011 | 11:08




  • Yorumunuz:

  • hakan
    tebrik ederim..
    13 Ocak 2012 15:08
  • buyrukbay
    düşünürsek secim kirini ancak istikrar deterjanı temizler değilmi??
    27 Haziran 2011 01:26
  • muharrem
    ben bir vatan daş olrak türkü ve şarkıya oy vermiyorum bu ülkeye hizmet edecek insanlara oy verdim inşallah ülkemiz için hayırlı olur.size saygılarımı sunuyorun zümrüt hanım.
    12 Haziran 2011 19:41