Türkan Kaya
etiketler: türkan kaya trabzonspor inter şampiyonlar ligi Avni Aker’de Karadeniz fırtınası esti…
Trabzonspor, güzel bir Şampiyonlar Ligi performansı sergiledi.
Her açıdan güzel bir futbol akşamı yaşandı.
Ve hepsinden önemlisi Şampiyonlar Ligi Trabzonspor’a çok yakıştı…
Futbolun en üst düzeyde oynandığı Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Trabzonspor, deplasman da 1-0 mağlup ettiği İtalyan devi Inter’le sahasında 1-1 berabere kaldı.
Beraberlik sakın yanıltmasın. Inter’i resmen elimizden kaçırdık. İyi başladık iyi oynadık… Ancak 18. dakikada kalemizde beklenmedik bir gol gördük. Buna rağmen paniklemeden, yılmadan devam ettik, beraberlik için yüklendik. Kulakları çınlasın eski milli takım teknik direktörümüz Hiddink’ in tabiriyle, duygusal bir millet olmamız hasebiyle, golü yedikten sonra gaza gelip kontrolsüz oynamadık. Hiddink izlediyse bu maçı gözleri dolu dolu olmuştur kesin. Golden sonra hiçbir şey olmamış gibi kendimizden emin bir şekilde, nasıl başladıysak öyle devam ettik. Bunun en önemli kanıtı hiç kuşkusuz 23. dakikada Halil’in uzaktan vurarak ağlarla buluşturduğu o müthiş gol oldu... Bu gol bizi çok umutlandırdı… İkinci golü bekledik, bekledik, bekledik ama beklediğimiz o gol ilk yarı gelmedi ve umutlar ikinci yarıya kaldı.
Ne ikinci yarıydı ama… Trabzonspor, son derece etkili oynadı. Karşısında adeta Inter yoktu da ……. vardı (şimdi burada hangi takımdan örnek verirsem verim, anlaşamayacağız en iyisi siz vasat bulduğunuz bir takımı koyun). Üstünlük genel olarak hep bizdeydi. Taraftarımızın da desteğiyle Inter'i sahasına hapsettik. Şampiyonlar Ligi’nden ziyade lig maçı oynar gibiydik. Ama ne yazık ki bu güzel oyunu, galibiyeti getirecek o golle süsleyemedik. Pozisyonlar yakaladık ama değerlendiremedik. Adrian ve Alanzinho’nun o harika vuruşları herkesi gol diye ayağa kaldırdı. Ama futbolcuların suçu yoktu, o top kaleye girmemek için resmen direndi, her şeyi yaptı. Velhasıl yuvarlaklığını bir kez daha kanıtladı! Son dakikalara doğru maçın temposu düştü biraz. Gruptan galip çıkmayı garantileyen Inter, resmen beraberliğin üstüne yattı yaa. Kaderde bugünü de görmek varmış. Trabzonspor’un tüm baskısına ve gol arayışlarına rağmen Avni Aker’de puanlar paylaşıldı… Beraberliğe rağmen güzel maçtı, bir 90 dakika daha oynansa izlerdik valla…
Lille, CSKA Moskova’yı 2-0 yendi. Bizde berabere kaldık. Ancak tur şansımız kendi elimizde, ipler bizde. Yani Hiddink’ in tabiriyle sürücü koltuğundayız. Hiç kimseye bağlı değiliz. Kaderimizi kendimiz yazacağız. Kazanırsak turu geçeceğiz, kaybedersek geçemeyeceğiz. Tablo bu. İnanıyorum! Trabzonspor, deplasmanda karşılaşacağı Lille’i yenecek. Maç Fransa’da ama Almanya’dan, Belçika’dan ve diğer ülkelerden gelen gurbetçi vatandaşlarımız stadı dolduracak, Karadeniz fırtınasından, desteklerini eksik etmeyecek… Hem zaten bize her Trabzon değil mi?
Trabzonspor’un sürpriz bir şekilde başlayan Şampiyonlar Ligi macerası henüz bitmedi ama burada dikkatleri çekmek istediğim bir nokta var. Trabzonspor, turu geçse de elense de şu bir gerçek, rakipleri karşısında bu zamana kadar oynadığı hiçbir maçta ezilmedi, aciz kalmadı. Hep dengeliydi. Tarihinde ilk defa devler arenasına çıkan bir Anadolu takımı için bu son derece önemli. Bir yanda iki yıl önce Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan takımın kadrosuyla oynayan Inter, diğer yanda geçen seneki kadrosundan eser kalmayan ve pek çoğu Şampiyonlar Ligi’nde ilk kez oynayan bir Karadeniz takımı… Futbolumuzun zor günlerden geçtiği bu dönemde geleceğe umutla bakmak ve tabi Trabzonspor’un, şampiyonluğun, geçen sene olduğu gibi bu senede en güçlü adaylarından olduğunu gösteren bir maç oldu.
Bir de bu maç Trabzonspor’un 19. maçıydı… Bu sezon ki lig takvimi malum, son derece sıkışık… Bir hafta bitiyor, ertesi gün diğer hafta başlıyor. Hangi hafta ne zaman başladı, ne zaman bitti anlamak mümkün değil. Neyse ki bu sene devrim üstüne devrim yapan Federasyonumuz, geçtiğimiz haftalarda lige bir ayar çekti de nispeten biraz daha düzene girdi. İşte pek çok takım, ligin bu yoğun temposundan şikâyet ederken Trabzonspor, 19. Maçını oynadı. Bu da gözlerden kaçmasın lütfen. Trabzonspor, son derece yorucu, yıpratıcı bu yoğun tempoya rağmen Inter karşısında sergilediği üstün performansla iyi bir takım olma yolunda hızla ilerlediğini de bir kez daha göstermiş oldu.
Trabzonspor’un, Lille ile oynayacağı o tarihi, o kritik, o kalplere ve akıllara zarar maç, Galatasaray-Fenerbahçe derbisiyle aynı gün… Hatta maçın büyük bölümü hemen hemen aynı saatlerde oynanacaktı ki sonradan düzeltildi. Devrimler yapan, göreve geldiğinden beri her yaptığıyla bizi şaşırtan, sürprizlerle dolu Federasyonumuz, yine bir ilke imza atacak ve bize derbi heyecanıyla, şampiyonlar ligi heyecanını aynı gün yaşatacak! Hiç kuşkusuz Galatasaray-Fenerbahçe derbisi de son derece önemli ama diğer tarafta uluslararası bir maç söz konusu… Galatasaray – Fenerbahçe, 350 kere oynandı ve dünya döndükçe de oynanmaya devam edecek. Ama böyle bir maç, yüzyılda bir denk gelir. ‘Tamam, mı devam mı?’ maçı olan bu maç, ne olursa olsun Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin gölgesinde kalmamalıydı…
Ama olsun kazanmak için tek yapmamız gereken bu futbolu Lille karşısında tekrarlamak olacak…
Çok önemli Not: Trabzonsporlu değilim!
Son Güncelleme 23 Kasım 2011 | 14:23