Anasayfa / Genç Kalemler / Sevde Kaya / Unutulmaz Veda…

Unutulmaz Veda…


etiketler: sevde kaya

Kafanız karıştığı an bir boşluk ararsınız bakmak ve donup orada kalmak için. Yabancı olmak istersiniz kendinize.  Kapı çalmasın, kimseden bir ses gelmesin diye temennide bulunursunuz. Öyle ya siz hayattan kaçıyorsunuz. Beklediğiniz o titreme bir türlü sarmıyor bedeninizi. Uyansam diyorsunuz ah bir uyansam. İnsan olmak ne zor diye düşünüyorsunuz. Öyle ya siz pişmansınız. Sandığınız kadar kolay değil yaşamak. Yok olmayı beklediğinizde birden hayat uzamaya devam eder. Ölmeye hazır olduğunuz o an boşluktan bir yıldırım çarpar gözlerinize. Sus! Sırası değil dersiniz. Ama unuttuğunuz bir şey bu hayat bencil olamaz.

Gün geçmez, yıllar nasıl geçecek diye düşünürsünüz. Ertesi yıl olduğunu farketmeden son ana yaklaşırsınız. Etkilenirsiniz, etkilersiniz. Ama geriye dönemezsiniz, dönmek için başlamak gerekir. Doğarak başladığınızı sanarsınız. Yılların sizi tükettiğini söyler durusunuz. Ya başlama noktasına hızla ilerliyorsanız, pişman olmak için tek neden bu. Bir ışık alırsınız elinize, artık bitmeyen yollara girersiniz. Acı bazen bunu yaptırır insana. En kötüsü o yerden çıkamamak, geri dönmek istedikçe geriye çekilmek. Bir zamanlar oyun olsun diye karıncaları geri çektiğiniz gibi.

Renkleriniz hep soğumayı tercih eder. Bir de bakmışsınız kalbiniz de buz kesmiş. Oyalanırsınız  öyle bir gelip geçsin diye. Ama geçmez takılı kalır yüreğinizde. Hiçbir şey ağrısız geçmez ki. Sevgi de ağrıtır, acı da ağrıtır. İnsan olmak ağrılı olmaktır. Ama ipucu o ağrının içinde canı yakalamaktır. Ağrıyı sevmek, ağrı istemektir. Biz boşluğa bakarken ağrıya isyan ederiz. Düğümün çözülmesi için kalbimize izin vermeyiz. Kapanırız, dünya zaten çirkindir.  Güzellikleri görmez gözünüz. İçinizdeki umudun katili olursunuz. Ama kendinizi suçlamazsınız, yine eskisi gibi bencilsinizdir.

Yüzüp bir açık denizde sona varamamanın telaşını yaşarsınız. Kulaçlarınız sizi doğru götürmez. Onlar size yabancı değiller ki birkaç yaşanmışlığın yansıması. Hayat bencil değil, o sizin gibi değil. O hem yıldırım hem de güneşle dolu ama siz… Gülümsemeleriniz sizi yalandan oldukları için terkettiler. Çünkü onlar da sizin gibi değiller. Karanlık bir oda size hayret verecek şeyler gösterebilmelidir. Gözyaşınız hep akar. İnsan doğarken ağladığına göre bunda haliyle bir hikmet var. Aşk beklersiniz, bu vermeden almaktır ve bu adil değil. Beklemek zamansız… Sen zamansız… İki zamansız arasında imkanlar imkansız… İlerlemek için adım atmak boşuna değil. İlk adımlarımızda bu umutla yola çıkmıştınız. Sonra bir taşa yenilmek, siz çok korkaksınız. Ya yanlış şeyden korktuğunuzu düşünüp korkmanız gerekiyorsa… Düşünmediniz. Gerek yoktu belki, belki de düşünecek kadar uzun görmediniz hayatı. Ama o uzundu siz ömür biçtiniz.

Veda zamanı… O zamanlar geldiğinde boynunuz güneşe muhtaç. Bir el beklersiniz, işte size kısa bir zaman. Sözler sukutlarda boğuk boğuk, siz yine mutsuz. Ama bu sefer mutlu olmadığınız için… Karanlık odanın içinde kapalı olmak ve bir bedel. Veda zamanı… Hislere veda… Kendinize son veda… Kolay değil, ama isterseniz yaşamaya mecbursunuz. Vedalar zaten hep acıklıdır, şaşırmayın. Ama ruha son bakış en unutulmaz olanıdır, hatırlamak için vaktiniz yok.

 

Son Güncelleme 29 Eylül 2011 | 15:05




  • Yorumunuz:

  • solmaz
    Hayatın problemleri de böyle birşeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın & Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün & Başınız ağrımaya başlar Daha uzun düşünün & Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur. Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir, Fakat DAHA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez, ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursu, Sevdiklerinize şunu hatırlatın : 'Bardağı yere bırakın bugün!'
    2 Ekim 2011 22:39
  • berna
    çok güzel yazmışsın duyguları böle ifade edebilip bizi yazına bağlıman çok hoş
    1 Ekim 2011 22:56
  • pınar
    nasıl yani neden yazmayacaksın. ne güzel yazılar okuyorduk :(
    1 Ekim 2011 15:57
  • Zade
    Her bir merhaba aslında bir vedadır.Kalemine ve sıcak yüreğine sağlık....
    30 Eylül 2011 19:49
  • SEVDE KAYA
    Sevgili, yazılarımı okurken heyecanlananlar, hüzünlenenler, sinirlenenler, kızanlar ve bana sinir olanlar. üzgünümki artık Sevde Kaya' nın köşesinde bu duyguları hissedemeyeceksiniz. Sevde kaya' nın şu an itibariyle burada yazı yazma serüveni son bulmuştur. Okuma zahmetinde bulunanlara, en azından yarıya kadar okuyanlara, en azından da köşeme göz atanlara sonsuz teşekkür ediyorum.Karşılıklı olarak emek verdiğimizi düşündüğüm için bu şekilde veda etmek istedim. Hoşçakalın.
    30 Eylül 2011 19:08
  • müberra
    çok güzel cnm :)
    30 Eylül 2011 19:04
  • mihri
    çok hoş...
    30 Eylül 2011 19:03
  • tuğba
    tebrikler telfiyenizde hayırlı olsun
    30 Eylül 2011 19:01
  • rahşan
    çok güzel
    30 Eylül 2011 19:01
  • necip
    edebi bir şekilde yazılmış. Herşey çok güzel işlenmiş. inşallah daha daha ilerlersiniz
    30 Eylül 2011 19:00
  • pınarorhan
    ilk defa okudum yazınızı çok güzel devamını bekleriz
    30 Eylül 2011 18:58
  • merve nur
    canım yine her zaman ki gibi müthiş bir yazı tebrik ediyorum. tamamen o güzel kalbin duygularıyla yazılmış bozulmadan yıpranmadan kalemine sağlık
    30 Eylül 2011 18:57
  • pınar
    yazı insanın içindekilerin bir kısmını anlatır. İçindekilerin bir kısmı bunlar ya devamı... Hepimizin his tercümanı olduğunu düşündüm bu yazında... devam etmek,iyidir. bekliyorum.
    29 Eylül 2011 21:10
  • Deniz
    Anlamadigim bir nokta var:) Sevde Kaya ve Ayse Busra en populer yazarlar. Onlarin yazilarina yorum yazmak icin yarismis "sevgili" okurlar:)
    29 Eylül 2011 21:01
  • aynur
    tebrik ediyorum çok güzel bir yazı olmuş kalemine ve yüreğine sağlık
    29 Eylül 2011 20:35
  • mehmet
    tebrikler yine güzel bir yazı olmuş sevde hanım. Kaleminize sağlık.
    29 Eylül 2011 20:05
  • Hüseyin
    Kalemine sağlık sevde..
    29 Eylül 2011 17:13
  • selim
    Tebrikler güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık. genç yazarlardan terfi etmeniz hayırlı olsun o zaman daha dinamik yazılar beklemek lazım dimi sizden :) :) elinize sağlık yeniden
    29 Eylül 2011 17:01
  • seda
    Tebrik ederim her zamanki yazılarınızı aratmamışsınız. elinize sağlık böyle betimlemeli yazılar daha güzel sanki ? bizi dinlendiriyor bana göre bence böyle daha bararılı yazıyorsunz
    29 Eylül 2011 16:52
  • kübra
    Merhabalar uzun süredir sizi takip etmiyordum ,genç yazarlardan terfi etmişsiniz tebrik ederim. Yazınızı yine çok beğendim kaleminize sağlık bu arada gerçekten haklısınız arınmanın sektörü olmaz. ancak bu sıralar metrolarda yoga afişleri dolanıyor 'aydınlanma' diye altına arınmann sektörü olmaz yazmak lazım :)
    29 Eylül 2011 16:23