etiketler: selman kartal evlilik müslüman gençler
Evet, modern zamanda özellikle Müslüman gençlerin içinde bulunmuş oldukları büyük sıkıntı.
Camii kürsülerinde, seminerlerde, konferanslarda, toplantılarda, kurslarda evliliğin kerametlerini dinlemekten bir hal olan genç kesimden bahsediyorum. Evliliği geciktirmenin ne gibi ahlâki yozlaşmalara, çöküntülere sebep olduğunu, dolayısıyla imkân bulunduğu takdirde derhal evlenilmesi gerektiğini hemen hemen duymayanımız yoktur kanaat önderlerinden veya hocalardan. Dinlerken onları, öyle bir hissiyata kapılırsınız ki, sanki evlenebilmeniz için yığınlarca imkânı önünüze koymuşlar ama siz dönüp de bakmıyorsunuz bile.
Müslüman gençler arasındaki ahlâki dejenerasyonu ancak onların içinde bulunan kişiler bilir.
Meselâ bu konuda şahsen benim şahit olduğum yığınlarca örnekler var. Diğerleri ise duyumlarımdan ibaret. Eğer ki duyumlarımın da gerçek olduğunu varsayarsak, atı alan Üsküdar’ı geçmiş demekten başka söz bulamıyorum.
Gençler ailelerinden habersiz nikâh kıyıyorlar. Özellikle üniversite ortamlarında bunların olduğunu sıkça duyuyorum. İşin enteresan tarafı ise bu kişilerin İslâmi değerler etrafından bir araya gelerek bunları yapıyor olması. Ben bunu “şeytanın sağdan yaklaşması” olarak görüyorum. Ayrıca resmi evlilik öncesi ilişkiler, dokunmalar, aynı evde kalmalar oluyor. Şimdi bunlar gelmiş en deli çağlarına. Daha okullarının bitmesine 2, 3 veya 4 seneleri var. Ne olacak peki bu durumda? Okul bitene kadar “çakma nikah” adı altında gayri meşru ilişkilere, evlerde kalmalara, hatta otellere gitmelere ve dilimin söyleyemediği nice halleri yaşamaya devam.
Duydunuz mu bilmiyorum ama şu an sanal ortamda evlenmek isteyen Müslüman gençleri buluşturmak için bir site kurulmuş durumda. Kimin kurduğu belli değil, ne olduğu belli değil, verilen bilgilerin nereye gittiği belli değil. Sadece domain desteği ABD’ye ait, yani oradan alınmış. İnanın buraya bilgilerini gönderen kişiler var. Çok üzücü…
Şu yukarıda saydıklarımın hiç birini kınamak amacıyla söylemiş değilim. Sonuçta nefis denen bir etken var. Şeytan boş durmuyor, sürekli olur olmaz iteklerde bulunduruyor, aklı, gönlü bulandırıyor. İmam Şafii diyor ki; “Nefis galebe çaldığında, aklın üçte ikisi zail olur.” Akıl zail olmuş bu anlattıklarım çerçevesinde. Yani artık doğruyu yanlıştan ayırt edebilecek kabiliyetini kaybetmiş.Fıtrat bu, kimse bir takım söylemlerle bunun önüne geçemez. Peygamber efendimizin tavsiyesi hükmünce “oruç tutarak” nefsine gem vurabilecek insan sayısı çok az.
Bazı hocalarımız bile 2 veya 3 evli. Talebe; “hocam ben evlenmek istiyorum” dediğinde, hocası sabrı tavsiye ediyor ama görünen o ki kendi pek sabredememiş.
İslâm meşru çerçevede bu ihtiyacın giderilmesinin yollarını bizlere göstermiştir.
Gayrı meşru ilişkiler o kadar çoğaldı ki erkek gençler arasında, artık muhafazakâr erkeklerin çoğu evlenmek istemiyor veya istese de tercihini afili kadınlardan yana kullanıyor. Muhafazakâr kızların çoğu evde kalmakla karşı karşıya. Aslında bu durumu çok garipsememek gerekiyor. Çünkü muhafazakâr kızların çoğu okumakla meşgûl. Diyelim ki 19 yaşında üniversiteye girip 23 yaşında bitirdi. Bitti mi? Yok bitmedi. Şimdi ya öğretmen olacak veya alanıyla alakalı bir işe girmesi gerekecek. Al 2 senede buradan ekleyelim. Yaş oldu 25. Zaten o zamana kadar muhafazakâr erkekler damat olmuş oluyorlar. Erkek olsun kız olsun, sıkıntı her iki tarafı kapsıyor.
Çaresi nedir?
Öncelikle, okumak evliliğin önünde bir engel olarak görülmemeli, engel ise kaldırılmalı. Bu noktada ebeveynlere büyük sorumluluklar düşüyor. Kanaat önderleri, tesiri altında bulunan ailelere bu konuda sıkı sıkıya tembihlerde bulunmalı.
Camii kürsülerinde hocalar “yassak, günaaah” çığırtkanlığı yapmayı bir an evvel bırakıp, insanları yasağa ve günaha düşüren hallere çareler üretebilecek yeteneğe sahip olduklarını icraatlarıyla göstermelidirler. “Hocam evlenin diyorsunuz da, nasıl evleneceğiz?” sorusuyla karşı karşıya kaldıklarında kaçmayacak,saklanmayacak, “mesuliyetli işlerdir bunlar” deyip yan gelip yatmayacaklar.
Evli muhafazakâr erkeklerse, “bekârlara sabır, evlililere bir tane daha” zihniyetinden bir an evvel kurtulup, bu konuda mahcup ve muzdarip gençlerimize bir an önce yardıma koşacaklar.
Son olarak…
İslâmi STK’lar, tarikatler, cemaatler bu konuya çareler üretmek için çalışmalara başlamalı ve kısa sürede bunu sonuçlandırmalıdırlar. Meselâ bir dernek veya vakıf (ciddi ve güvenilir) kurulabilir. Evlenmek isteyen erkekler ve bayanlar buraya başvuru yapabilir. Daha sonra ailelerinin de onayıyla görüştürülebilirler. Evlenmek isteyip de maddi imkânı olmayan gençlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek “hayır kurumları” kurulabilir. Bu konuda yardım edecek çok zenginimiz var.
Temiz nesiller yetiştirebilmemiz için bunları yapmak, başarmak zorundayız.
Yavrularımızı, çocuklarımızın dünyasını ve ahretini perişan etmeyelim. Fıtri, çok masumane olan bu isteklerini okumak gibi ve saçma sapan varyasyona dayalı şeylere kurban etmeyelim, anlayışla karşılayalım.
Unutmayın!
Artık zaman değişti.
Son Güncelleme 20 Eylül 2011 | 17:10