Naneli Sakızlar


Özgür Kızıldağ

dvdoz[@]hotmail.com

  • Önceki Yazıları
  • 18.Kas : Naneli Sakızlar köşe yazısı
etiketler: özgür kızıldağ naneli sakız

Her gün kurulan taze hayallerim var benim. Sizin de vardır eminim. Bugün yapabileceğinize inanıp yarın vazgeçtiğiniz küçük güzel şeyler. Bu şeyler genelde sevdiğim bir şarkının içinde gelirler aklıma. Gereksiz bir neşe, bir heyecan, bir güç verir insana. Sanki o an ne istersen yapabilecekmişsin gibi olur. Kötüdürler midir? Belki istek kırıcı ( sonraki güne dair ). Belki. Belki de pek çoğunuza göre öyledir zaten. İsteyip de yapamadığınız, almak isteyip de alamadığınız ya da gitmek isteyip de göremediğiniz yer gibidir bunlar. Etkisi hemen geçen naneli sakızlar vardır hani. İlk an da yaşattığı ferahlığı 5 dakika sonra kötü bir tada bırakan. İşte bunlar gibidirler.
 
Bu biraz da sizin iradenize bağlı bir şey aslında… Bir gece, sigarayı son içtiği paketten sonra bırakacağına inanan adamın sabah ilk işinin sigara içmesi ve bundan zerre pişmanlık duymaması civarında bir yerlerdeyseniz eğer daha çok böyle şeylerle karşılaşacaksınız demektir. Ya da sene boyunca çok istediğiniz Avrupa tatiline artık çıkmak istiyorsunuz. Belki İsveç’e gitmek… Ucuz olur diye kayak takımlarını bile aylar öncesinden Türkiye'den tedarik ettiniz. Bilumum kar maskesi, eldiveni sapıydı çöpüydü hepsi hazır. Bu sefer kararlısınız. ( yok, arkadaş bu sene ne olursa olsun gideceğim ) diyorsunuz. Ama her hafta yaptığınız halı saha maçında arkadaşınız çiftesine ( bakın tekme demiyorum. Çiftesine! ) maruz kalıyorsunuz. Ve dizde çatlak ve bilekte de bir kırıkla sizi evinizde 3 aylık bir kanepe keyfi bekliyor. Bunlar içinizdeki heyecanı alıp götüren şeyler, bunlar nane sakızları.
 
Ama vazgeçmek yok. Ne de olsa bunlar her zaman olan şeyler. Bunlar sizin güzel bir şarkıda ( benim gibi ) gülen bir çocuk gördüğünüzde, çok sevdiğiniz ya da sevildiğinizde içinizde her zaman bulabileceğiniz planlarınız. Onlara sahip çıkmak, korumak ve kollamak sizin göreviniz. Eğer vazgeçerseniz ( İsveç tatili yapmak isteyen adamın 3 ay sonra alçılarını çıkardığında başlarım İsveççine ) demesi gibi olumsuz yaklaşırsanız, penceremdeki saksıdan farkınız kalmaz affedersiniz.
 
Peki, ne yapacaksın? Sürekli kafanda kurup kurup sonrada yıkılan hayallerinin altında mı kalacaksın. Tabi ki hayır… Öncelikle işe büyük hayalleri bir süreliğine çevrimdışı tutmakla başlayalım ( zamanı gelince onlarla da ilgileneceğiz ). Senden istediğim şey her gün yeni bir şey yapman. Ne olursa. ( markete gittim ekmek aldım ) gibi bir şey beklemiyorum tabi. İşe sana teklif edilen fırsatları kaçırmamakla başlayabilirsin. ( of ne işim var benim orada, yok abi ben tokum, evde izlerim ben siz gidin izleyin, orası çok gürültülüdür şimdi, hasta gibiyim bugün biraz vb. ) cümleleri kendinden uzak tut. Bunu belki de Jim Carrey'nin oynadığı - Bay Evet ( Yes Man ) e benzetebilirsin. Tamam, filmdeki kadar her şeye evet demekten bahsetmiyorum ama en azından eskisinden daha fazla sosyal olmayı deneyebilirsin.( Benim sorunum kurduğum hayallerin gerçekleşmemesi, sosyallikle ne ilgisi var şimdi bunun ) dediğini duyar gibiyim. Ama bu da işin bir parçası… Eskiden hayır dediğin şeylere artık evet demek; ne olursa olsun hiç bir günü boşa geçirmeyerek her gün ama her gün bir şey yapmak demek. Hadi kolay gelsin. Naneli sakızlara dikkat!
 
                                                        Özgür Kızıldağ – İzmir - dvdoz@hotmail.com
Son Güncelleme 18 Kasım 2011 | 11:30




  • Yorumunuz: