Anasayfa / Genç Kalemler / Metin Karakuzu / Görünmeyen reklamlar

Görünmeyen reklamlar


Metin Karakuzu

etiketler: metin karakuzu subliminal reklam reklam tv radyo gazete sinema

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde reklam sektörü bir hayli gelişmiş durumda. TV, radyo, gazete, İnternet, cadde, sokak, otobüs, derken reklâm, hayatımızın her tarafını sardı. Hem de son derece etkileyici, bir o kadar da ilgi çekici ve çok büyük meblağların harcandığı reklamlar. Bu açıdan teknolojinin de gelişiminin belki de en çok reklam sektörünün işine yaradığını söyleyebiliriz.

Reklam, şüphesiz firmaların büyüme ve markalaşma yolundaki en büyük yardımcısı ve kurtarıcısı.

Bunun farkında olan büyük, küçük her marka ve firma imkânları nispetince reklâma yatırım yapıyor ve ürün kaliteli olmasa bile iyi bir reklâmın masrafından fazla kâr getireceğini biliyor. Son yüzyılda şiddetli olarak bombardımanlarına maruz kaldığımız reklam kavramının sözlük anlamını araştırdığımızda, karşımıza uzun bir tanımlamayla beraber özet olarak insanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek açıklaması çıkıyor.

Reklâm kısaca bu şekilde izah edilirken ben, gönüllü olma veya olmama meselesi üzerinde biraz durmak istiyorum. Acaba reklâmlara karşı ne kadar direnç gösterebiliyoruz. Reklâmlar gerçekten görünenden mi ibaret, yoksa karşı koyamayacağımız bir biçimde bizi harekete geçirebilen bir tarafı da var mı? Acaba reklâmlar bize sevmediğimiz, istemediğimiz veya karşı koyduğumuz markalara, ürünlere, fikir ve tavırlara da götürebilir mi?

İnsanın tabiatına uygun olarak reklâm da görsellik çok önemlidir. Çünkü insanlar duyduklarından ziyade gördüklerine daha fazla inanırlar. Örneğin, bir radyo reklâmıyla TV reklâmı hedef kitle üzerinde aynı etkiyi göstermeyecektir. Buna bağlı olarak reklâm şirketleri de hedef kitleyi yani müşterilerini önce meşru yollardan ikna etmeye çalışıyorlar. Öyle ki film bütçesi kadar bütçeyle reklâm çekip; bunun yanında insanların yakından takip ettiği, sanatçıdan oyuncuya hatta futbolcuya kadar göz ünündeki tüm ünlü simaları da reklâmlarda oynatmaktan geri kalmıyorlar. Eğer hedef kitlenin yeterince ikna olmayacağı düşünülüyorsa bu sefer de yasal olmayan yöntemlerle seyirciyi ya da hedef kitleyi ikna etme yoluna gidiyorlar. Peki, bu nasıl oluyor ve böyle bir şey mümkün mü?

Aslında bu tür yöntemler bilincin binde 999’unu oluşturan bilinçaltı bölgesinin özelliklerinin keşfedilmesiyle ortaya çıkıyor ve 1950’li yıllarda Amerika’da ilk denemeleri gerçekleştiriliyor. Nasıl ki duyduklarımızdan çok gördüklerimizden etkileniyorsak, gördüklerimizden kat kat daha fazla bizi etkileyen bilinçaltı mesajları bulunmaktadır. Gözle göremediğimiz bu mesajlar insanın en savunmasız yeri olan bilinçaltına depolanıyor ve zamanı geldiğinde, örneğin bir alışveriş esnasında, tercih hakkımızı elimizden alarak bizi reklâmı yapılan o ürüne yönlendiriyor.

Bu reklâmlar dijital ses dosyalarına, afişlere, logolara, yazılara, resimlere ve görüntü dosyalarına kadar her yere gizlenebiliyor aslında. Örneğin TV’de oynayan reklâmları ya da filmleri ele alalım. Şöyle ki teknik olarak bir saniyelik bir videonun oluşturulabilmesi için TV standartlarına göre 24 karenin yan yana gelmesi gerekir. Yani televizyonda bir saniyelik bir görüntü izlediğimizde biz fark etmesek de 24 tane resim arka arkaya akıyor. Eğer bunun dışına çıkılarak 60 saliselik sürenin içerisine 25. kareyi de eklerseniz ve bu kareye de örneğin bir kola reklâmı koyarsanız seyirci bunu göremez. Ancak fark edemediği ve göremediği halde bilinçaltına gönderilen bu gizli mesajdan ki bunun diğer bir adı da subliminal mesajdır çıplak gözle gördüğü reklâmlardan çok daha fazla etkilenir. Buna örnek olarak, Brad Pitt’in, “Dövüş Kulübü” adlı filmini gösterebiliriz. Dikkatli izlerseniz filmin final sahnelerinde de bu tür mesajları gözlemleyebilirsiniz.
 
Diğer taraftan olabildiğince masum gözüken ve çocuklarımızı emanet ettiğimiz çizgi filmler bile birçok pornografik mesaj barındırmaktadır. Bunun için youtube’de subliminal mesaj diye arama yaptıktan sonra birkaç video izlemeniz yeterli olacaktır.
Gerçekten son derece ürkütücü olan bu mesajlar genellikle çizgi filmin içerisindeki sahnelere yerleştirilmiş yazılı ve görsel sembollerin olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun gibi bilinçaltı mesajlarının kullanıldığı birçok yayından söz edilebilir.

Netice olarak subliminal mesaj diye de adlandırılan bu bilinçaltı mesajları ve reklâmları tüm dünyada yasak olmasına rağmen sağlam bir denetim mekanizması işletilemediğinden ülkemizde de kontrol altına alınamamakta ve pervasızca insanlar üzerinde uygulanmaktadır.
 

Son Güncelleme 24 Ocak 2012 | 12:43




  • Yorumunuz:

  • HEMâ
    sanırım ekibe yeni katıldınız öncelikle hoşgeldiniz hayırlı olsun :) ki hayırlı da olmuş maşallah.. Harika olmuş hemen youtube dan dediğiniz videoları okudum.. böyle birşeyin oldugunu duymustum ama nasıllığını bilmiyordum.. hayretler icinde kaldım.. bilgilendirmenizden dolayı Allah razı olsun
    25 Ocak 2012 15:32