Anasayfa / Genç Kalemler / Hakan Mert / Bu ne yaman çelişki!

Bu ne yaman çelişki!


etiketler: hakan mert hrant dink aihm

-      Ülkenin her yerinde kelleler, iskeletler fırlarken insanlıktan, özgürlükten bize gelip nasıl bahsedeceksiniz ?

-      90’larda devlet vazifesi diye, bölgeye adam gönderteceksiniz, o adamlar bölge halkını hiç acımadan kaybedecek, katledecek, öldürecek. Sonrada gelip bize özgürlükten, insan hayatından nasıl bahsedeceksiniz ?

-      Orhan Pamuk’a, İşviçre’de bir dergiye verdiği röportajda, “Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi”  dedikten sonra hakkında ‘Türklüğe hakaret’ ettiği için dava açılmadı mı? Şimdi bize, ifade özgürlüğünden, demokrasiden nasıl bahsedeceksiniz ?

-      Hrant, sırf düşünceleri yüzünden öldürülmedi mi ? – görüşleri beğenilir yada beğenillmez, bu onun düşüncesi yüzünden öldürüldüğü gerçeğini değiştirmez –

-      Ve şuan Hrant’ın yüze yakın tane meslektaşı dört duvar arasında değil mi ? Şimdi bize, basın özgürlüğünden, kişi haklarından nasıl bahsedeceksiniz?

Kendi ülkesinde ‘ifade özgürlüğü’ konusunda sicili bozuk, AİHM’de mahkum olma konusunda liderlikte yarışan bir konumda olan bu ülkenin ‘ifade özgürlüğü’ üzerinden Fransa’ya tepki vermesinin bir inandırıcılığı olabilir mi?

Bütün bu olanlara rağmen tabiki, Fransa’ya taviz verilmeyecek. Batılı ülkelerin bu kadar başıboş, bu kadar şımarık hareket etmelerinin nedeni, yıllardır her isteklerinin yapılmış olmasıdır. Gerek Ortadoğudan gerekse uzak doğu ülkelerinden yeterince tepki görmedikleri için bu kadar pervasızca davranabiliyorlar. İsrail, Fransa ve İtalyanın eski lideri, bir ülke liderinden daha çok, şımarık çocuklar gibi davranıyorlar. Uluslararası arenada tabiki gerekli tedbirler alınmalı, yaptırımlar uygulanmalıdır.

Fransa’yı insanların özgürlüklerini kısıtladığı için, özgür düşünmeyi yasakladığı için eleştiripte gelip aynısı kendi ülkende uygularsan, insanları fikirleri yüzünden tutuklarsan, hiçbir inandırıcılığın kalmaz.
Ermeni tasarısı ilk ortaya çıktığı zaman, Uluderede katliam olması, 34 sivilin masumca ölmesi, ardından da AİHM ( Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ) 2011 yılı “ülkelerin sicili” ni açıklaması ve o sicilde Türkiye’nin, rakiplerine fark atarak birinci olması gerçekten yüz kızartıcı. Sicili bozuk birini kim dikkate alır ki?

“Dinime küfreden müslüman olsa” pozisyonuna düşülmemeli. Önce kendi içindeki problemleri halledeceksin,  kendine bakacaksın sonrada diğer ülkelerin verdiği kararlara karşı tepkini koyacaksın. Yukarıda bahsettiğim tüm olaylara rağmen hala Fransa’nın verdiği kararın “ifade özgürlüğünü, insan özgürlüğünü” kısıtladığından bahsederseniz inanın hiç inandırıcı olamazsınız.

Bu çelişki, ülkeyi ilerletmez aksine geri götürür. Bu çelişki belki ekonominin yükselişini durdurmaz, ekonomiyi azaltmaz ama insan ömrünü azaltır. Keşke ekonomide gösterebildiğimiz yükselişi insan haklarında da gösterebilsek.

Son Güncelleme 30 Ocak 2012 | 12:32




  • Yorumunuz: