etiketler: gökhan kuzeci düşünme Çoğu zaman insan dalar gider unutur dünyayı, yaşadıklarını hatırlamaz anlamsız bulur bir şekilde dalar dalar gider… Bir daha bu dünyaya dönmeyecekmiş gibi… Acaba neleri düşünüyordur bu dalgınlıkta!
İnsanın düşünmesi gereken o kadar çok şey var ki?
Belki de en zoru budur soyut bir kavramı somut bir şekilde anlatmak! “Düşünceyi” yine kendinden yola çıkarak somutlaştırmak,paradoks kokar gibi… Tıpkı “bu cümleyi oku mayın”daki paradoks gibidir “düşünceyi düşünerek ifade etmek”. Zaten zıttı anlamsız olurdu, düşünceyi düşünmeden ifade etmek.
Girizgâh da bile düşünmenin ne kadar ağır bir yük olduğu ortadadır. Aslında düşünmek denen olgu kişinin kendini bilmesidir. Kişi kendini bildiği oranda düşünür ve düşündüklerini ifade eder. Eğer kişi kendini tanımıyorsa düşünmüyor demektir. Aslolan kişinin neyi, ne zaman, nerde, nasıl düşüneceğidir. Kişi eğer yol ayrımında doğru soruları sorabiliyorsa muhataba ( kendisine ) çıkmazdan ( paradoks ) çıkış yada kurtuluş yakın demektir. Düşünmeye başlarken öncelikle neden düşünmeliyim sorusuna cevap vermelidir ( ! ) Aristo’nun dediği gibi biz düşünen bir hayvan mıyız ( !!! ) yoksa biz hakikaten Allah’ın Kur’an’da bahsettiği “Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün muhtelif şekilde (birbiri ardınca gelmesinde), insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Allâh’ın gökten indirip yeri ölümünden sonra hayat verdiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgârları ve yerle gök arasında musahhar (emir bekleyen) bulutları döndürmesinde, akleden kavim için âyetler (deliller) vardır.” (Bakara: 164) o kavim ehlinden miyiz…
Eğer biz düşünen bir hayvansak o zaman neden düşünüyoruz ki hayvanlar düşünemez (!) hayvanlar içgüdüleri ile hareket eder acıkır yer, yorulur dinlenir, istediği yere gider istediği yere pisler… Peki, biz insanlarda böylemiyizdir? Hayır değiliz biz acıktığımız zaman yediğimiz gibi gözümüz açken de yiyebiliyoruz, sadece yorulduğumuz zaman dinlendiğimiz gibi tembellikten dolayı da dinlenme hissi ( ! ) duyabiliyoruz ya da istediğimiz her yere gidebiliyor muyuz, ya da istediğimiz yere pisleyebiliyor muyuz? hayır bence asla! biz birilerinin bizi kınamasından, kızmasından, yadırgamasından, ayıplamasından korktuğumuz gibi birilerinin bizi övmesinden, birilerinin bizi pohpohlamasından hoşlanabiliyor ve bunları anlayabiliyoruz bundan dolayıdır ki hareketlerimizi, fiillerimizi (amellerimizi) bunların çerçevesinde şekillendiriyoruz. Eğer düşünme yeteneğimiz olmasaydı belki de bizde hayvanlar gibi başka canlıların bakışından, düşüncesinden, söyleminden, tepkisinden çekinmez dilediğimizi yapar ve hayatımızı içgüdülerimiz doğrultusunda yaşardık.
Düşünmek insanı özel yapan en önemli özelliktir.
Düşünmeden akletmek olmaz.
Düşünüyorsa insan; iki nefes arasının birbirine ne kadar yakın ve bir o kadar da birbirine uzak olduğunu anlayabilir.
Selam ve dua ile…
Son Güncelleme 22 Eylül 2011 | 16:56