Anasayfa / Genç Kalemler / Enes Can / Kalbim Hemoroid Olmuş

Kalbim Hemoroid Olmuş


etiketler: enes can hemoroid

Hayat, bol isotla yoğrulmuş çiğköfte gibi acı olsa da acıdan zevk almayı öğretti öğrencilik hayatı. Açlığın yanında tatlı niyetine çiğköfte hüpletirken midelerimize hemoroid olma korkusu salmadı hiç birimizi. Başka bir nüshası yok bu hayatın, sefilken kahkaha atma sanatıdır öğrencilik.
 
Hiçte hijyenik olmayan bir ortamda tertemiz kalamazdı ya yüreğimiz. Bu yüzden bağladık yüreğimizi en bağlanmayacak pisliklere. Yalnız kalamazdık biz. Mikroplar kalbimizi istila ettiğinden beridir koloniler halinde yaşıyoruz. Her köşede bir çorap, iki ağıt yükseliyor.

Mecnun bize gelseydi dayanamaz şizofreni olurdu. Üniversite aşıklarıyız biz, çağırın Fuzuli’yi bizi yazsın satırlarında. Mecnunlar cirit atıyor odanın dört bir yanında. Acıya da alışmıştık biz aslında şeker bittiğinde acılı çay içtiğimizden beri. Acı aç-ı yakmazmış, korkmadık bu yüzden komşunun yolladığı acı biber turşusunu yemekten.

Yığın yığın hikayelerimiz olur çoğu çiğköftenin etkisiyle acı. Tatlı olanda dimağımıza yabancı artık. Midemizi alıştırdık acıya. Ama unuttuk galiba zihnimizi ve kalbimizi alıştırmaya. Kalbimiz; bir sokak ortasında, üniversite kantininde, otobüs durağında acı bulantısına bulanırken doktor günde beş öğün acılı sövgüler dizme reçetesini kalbi tokken kullanmayı önerir oldu.

--Teşhis ne Doktor Bey, ölecek miyim?
--Yok ama çok acıyacak yavrucum!
--Doğruyu söyleyin Doktor Bey, neyim var?
--Ah be yavrucum, senin kalbin hemoroid olmuş…

Vah bee! Desenize hatırladıkça kanayacak. Ah ulan Mecnun görüyorsun halimizi, al yak şurdan bir cigara bize kavuşma yok bu dünyada Leyla’ya. Yav, Fuzuli Baba senin beyitler çok ağır geldi. Beynimiz iflas, kalbimizde idrake yanaşmıyor. Gel baba sende gel yak bir cigara, sonra gidip beraber yakalım aşkın odu-nu Orhan Babayla.
 
Gül yüzünü göremedik ki gül yüzünü görelim. İki satır şiir yazıp, iki damla gözyaşı dökerdik belki ama buzdolabına asılmış elektrik faturasına söverken unuttuk kelimelerin sanatsal işlevini.

--Hacii! Sigaram bitti kafayı yiyecem.
--Oğlum, benimki de bitmek üzere ne yapsak?
--Hacii! Ferit pintisinin zulasına zızma vaktidir…

---Yarabbiiii! Kim aldı la sigaralarımı??

Empati kurmaya çalışmayın, öğrenciyi sadece öğrenci anlar. İlla bir pati kuracaksanız birazcık sempati istiyoruz. Vay kodaman ağalar vay! İkinci öğretime burs yokmuş. Arkadaş, bursa en çok ihtiyacı olan bizleriz aslında. Öğrenim bursuyla yaşanılan üç günün ardından, parasız geçinilen 27 gün. Gel sen el insaf deyip elini böğrüne vur. Bu kötü gidişata dur deme babında, bütün sefil öğrenciler adına beni araştırıp bul ve en makul miktarda bursla tüm yoldaşlar adına taçlandır beni. Yok yok, ikinci öğretime ikinci insan muamelesi yapanları da iliştiriyoruz büyük harflerle elektrik faturasının yanına.

Sınavlarda, aşkta, işte yanarken, yanmaya da alıştık. Ulan kalorifer, biz bu kadar yanarken hiç mi utanmadın buz gibi yatmaya? Felsefe yapan ev sahipleri size bir diyalektik felsefe yaparız lügatsiz kalırsınız maazallah!

Tez: Öğrenci, her türlü şekilde, her türlü miktarda paraya her zaman muhtaçtır.
Antitez: Para öğrenciye muhtaçsa, kıyametin kopmasına çok az bir süre vardır.
Sentez: O zaman öğrenci her zaman açtır.

Hasılı, kavurma yerken salçalı yumurta tadı almadan ben öğrenciyim dememeli insan. Marketin borç dehlizinden kıyım kıyım kaçarken hoyratça kahkaha atanları görürseniz sarılın, koklayın, öpün onları. Rutubet kokan öğrenci yoldaşlarıdır onlar.

--Gardaşş! Benim kızın bir sevdiği varmış. Alkol yok mu alkol!
--Oğlum, bizim evde ne işi olur alkolün.
--Laa, kolonya da olur. Yüreğim yanıyor…
--Yaa, geçen imam kolonya abdeste engel oluyor dedi, onu da süremiyoruz.
--Gardaş, yüreğim kanıyor. Çok acıyor.
--Valla gardaş kalbin hemoroid olmuş senin, baya acıyacak. Gül suyu var verem mi, içersin.
 

Son Güncelleme 31 Aralık 2011 | 10:43




  • Yorumunuz:

  • mülayim
    sen bizi güldürdün Allahda seni güldürsün. Başarıların hyüzün gibi açık ve güzel olsun.
    31 Aralık 2011 14:59