Anasayfa / Yazarlarımız / Bilal Can / Nego ac hernego!

Nego ac hernego!


etiketler: bilal can nego ac hernego

Ve biz onları suçlular gibi büyük korku ve dehşetle mi düşüneceğiz? Nego ac hernego! (hayır derim, kesinlikle hayır)
[Schopenhauer]
 
Kendimizden geçerek bakıyoruz ve söylüyoruz. Kendimizden büyük bir yanlışı silerek doğruya ulaşmak için cesaret bileyliyoruz. Kendimizden kendimizi geçirip kendimizden uzaklaşarak, bunu da göze alarak söylemeye devam ediyoruz. Burası büyük bir yanılgı taşıyor. Yanılmayı seviyoruz. Kendimize en çok hangi yanılgının iyi durduğuna dair kanaatler biriktiriyoruz. Yanılıyoruz dostum. Doğan güneş sadece doğmaz o ayrıca batar da.
 
Bize gözlerinizi kapatın diyorlar. Görmeyiniz diyorlar. Konuşmayın diyorlar. Acımayacak diyorlar. Oysa bilmiyorlar biz gözlerimizi kapatınca kendimizle oluyoruz. Yani insanlıkla oluyoruz. Tüm insanların acılarını paylaşıyoruz. Gözlerimizi kapatınca beynimize hücum ediyor olabildiğince sancılar. Biz bir acıyınca gözlerimizi kapatırız bir de sevince. Gözlerimizi kısarak acımaya başlar, gözlerimizi kısarak sevmeye başlarız. Bu bir hedefi nişan alır gibi olur. Hedefe kitlenmek için. Çünkü biz gözlerimizi kıstığımızda uzaklığı yakınımızda hissederiz. Görmeyiniz diyorlar, oysa biz görebileceklerimizi gördük. Gördük dünyanın metropollerinde açlığın nasıl zengin bir şekilde yerleştiğini. Gördük, bombalar yağınca üzerimize bir insanın parçalanışını. Konuşmayın diyorlar. Oysa her şey biz konuşmayınca başlayacak. Kıyamet o zaman kopacak. “Onlar sanıyor ki biz sussak mesele kalmayacak”. Oysa her şey bizim susmamızla başlayacak.
 
Şimdi ana rahminden dünyaya parmağını uzatan bir çocuk gibi, ağaç kovuğunda annesini bekleyen yavru bir kuş gibi, ayakta durmaya çalışırken düşen küçük bir ceylan gibi cesaretimizi toplayıp bağırıyoruz: Nego ac hernego! Biliyoruz ki bu çığlıkla açılacak dünyanın gözleri. Dünya bu sese kulak verecek ve dinleyecek. Tüm haksızlıklara, işkencelere, adaletsizliğe karşı tekrardan bağıracağız: Nego ac hernego!
 
Yürümenin cesaretini bilerek yürüyoruz. Hayır diyoruz, hayır deyişimiz koca kayalıklardan devasa bir kütleyi koparır gibi oluyor. Hayır diyoruz o kütle yerinden oluyor. Biz bu hayırların neden bu kadar etkili olduğunu yüreğimize değdirerek diyoruz. Bunu tüm evetlerimizle karşılaştırarak. İnsan evetleriyle, hayırlarıyla, yanılgılarıyla, susuşlarıyla insandır. Ve zaten insan en çok kendinde kendini gördüğü zaman bunu hakikat olarak adlandırabiliyorsa insandır.
 
Düşüneceğiz. Düşüncemizde gerçekle yalanın duruşunu, bu duruştaki dirilişi ve ön yargılarımızdan geçerek diyeceğiz. Deyişimiz bir ateşi saklar gibidir. Bu ateş ile dünyanın kutuplarına saldıracağız. Kutuplar tüm artı ve eksiler, birbirine zıt gurupların içine. Buradayız işte kendi künhüne sadık, cevval bir gençliği içinde saklayanlar olarak. Buradayız bir suçlu gibi değil, dehşetli korkular içinde titreyerek değil, buradayız insan olmanın onurlu bir direnişi gerektirdiğini bilerek buradayız. Burada oluşumuzla bunu söyler, buna ilişik cümleler kurarız. Şarkılarımız bu yüzden.
Son Güncelleme 30 Ocak 2012 | 11:07




  • Yorumunuz: